okey üstad

bayramda biraz dinleneyim sonra gıcığa devam

esas yorgunluğum felsefeden değil üstad hayattan ve çalışma koşullarından ..boşuna dememişler felsefe zengin işi diye
...........Eger inandigin dogrularini sabitlediysen ve seni akilsal olarak tatmin ediyorsa, o zaman zaten beynini dusundurtmeye yoneltecek bir gerekce de yoktur.....
bakın bu satırlarda sizin temel savlarınızdan biri.... genel durumla ilgili aklımdan geçen bir versiyonu açayım size; temelde vurgusunu yaptığınız; akıl tatmini,doğal zihniyet,sabitlenmiş inanç, numenal yeti,beyni zorlama v.b savlarınız ile direkt karşınızdakin (yada genel insanların) düşünce ve akıl temelini hedef alarak yanlışın ordan başladığı teorisini ortaya atarak ..karşıdaki insanın tüm birikimlerini sarsmaya/alt üst etmeyi hedefliyerek kısa yoldan karşınızdakinde bir ''acaba'' düşüncesi yaratmayı düşündüğünüzü ve bunun bilinçli yapıldığını düşünüyorum bazen .. ayrıca Tanrıya ve dinlere inanan insanların zihinsel,duygusal psikolojik ve sosyal yapılarını gereğinden fazla basitleyerek hafifleyerek değerlendirdiğinizi düşünüyorum onları anlamadığınızı/anlayamadığınızı düşünüyorum.. kısaca onların düşünce yapısına bakışınız sığ kalıyor derine inemiyor..insan anlamak o kadar basit iş değil oldukça karmaşık faktörler ve bu faktörlerin etkileşimleri ile insanda oluşan zihinsel ve davranışsal oluşumlar konusunda bence bilimde oldukce yetersiz gerçi onuda söyleyim..

biraz alıştım ama yazılarınızda yoruyor genede diliniz ağır yani.) buna yapacak bişi yok ama genede çakim lafı dedim

ben halkım ya halk bu dili nası anlicek

iyi günler, iyi akşamlar iyi geceler.)