Sayfa 1/4 123 ... SonSon
37 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Etik Uzerine

  1. #1
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.756

    Standart Etik Uzerine

    Etik; tamamen bir insanoglu urunu ve ortaya koyumu olup, sadece insanoglu mono dialogunun kendi turu icin/adina/eliyle/ait soyut degerler butunudur.

    Felsefenin, metafizigi ile etigi, insanoglunun "birarada yasam" degerlerini, verilerini, tabularini, kanun ve kurallarini; icinde bulundugu cografyanin ve o cografyada yasayan toplumlarin tarihi sureci icinde nesillerden nesillere aktarilan bir yonlendirim ve yaptirim degerleridir.

    Insanoglu yasam ve iliskilerinde kendisini yoneten ve yonlendiren bu verilerle, sistemini ve duzenini kurar. Sosyal, siyasal, toplumsal, dini, milli, ahlaki, geleneksel, toresel tum soyut degerler etigin konusudur.

    Etik, ayni metafizik gibi; ne bilimin konusudur, ne de bilimseldir. evrensel ortak bir onayi olmadigi gibi, yanlislanamaz da. Sadece icinde bulundugu toplumun ideolojik inancsal dogrusu olarak o toplumu baglar.

    Ayni cografyanin ayni toplumunda bile, kisilerin; bilgi, bilinc, birikim, v.s. deneyleri temelinde; hem etiksel degerler, hem de bu degerlere verilen icerik ve baglar farklilik gosterir.

    Etigin bu degiskenligi ve goreceliliginden dolayi, evrenselligi soz konusu degildir. Etiksel olarak bilhassa ideolojik inancsal dogrular kavram ve izm olarak evrensel olsa bile, bu izm ve inancsal dogrulara verilen icerik ve kurulan baglar; sadece parcasaldir. Yani insanoglu turunun butununu kapsayan herhangibir etik algisi yoktur.

    Herhangibir insanoglu dusunce ve davranisinin, etiksel bir icerik alabilmesi icin, toplumu yonlendiren ve yapilandiran bir icerigi olmasi gerekir.

    Bu da tarihler boyu, insanoglunun icinde bulundugu duzen ve sistemini yonetmek ve yonlendirmeye paralel olarak; hem icerik degistirir, hem de bag kurumu farklilasir.

    Her bilinc duzeyinin kendi bunyesinde bir etiksel algisi vardir ve bu etiksel algilari; dogumdan itibaren kisiye ve topluma verilen degerler, tabular belirler.

    Oyuzden etiksel yanasimda, onemli olan herhangibir soyut degere bir icerik verirken; negatif ya da pozitif bir icerikten ziyade notr algi temelli bir icerik vermektir.

    Etiksel degerlerin mimari insanoglu oldugunu dusunur ve bu insanoglunun hem yonlendiren hem de yonlenen hem etiksel degerleri veren, hem de uzerine etiksel degerler verilen olan oldugunu algilarsak; etigin tek gordugu islev, toplumlari biribirinden ayirmaktan ve en onemlisi kisinin yasaminin onune bu degerleri koymasindan baska bir icerik tasimaz.

    Oyuzden herkes kendi bilinc v.s. yuzeyinde bu etiksel degerleri uygularken, kendisine ters dusebilecek ayni etiksel degerlerin farkli uygulamalarini da notr algilamalidir.

    Sonucta "bu konuda boyle dusunmeli/davranmalidir" icerikli bir mudahelenin kimseye bir yarari olmaz. Sonucta zaten boyle bir mudahele, bir ideolojik inancsal dogru gucu ve otoritesi anlamini tasir. Bu da farkli algiya sahip kisilerin, birbirleriyle "Iideolojik, inancsal etik dogru" mucadelesine iter ki, bunun da bir sonucu yoktur ve kisir dongudur.

    Toplumlarin cografi ve tarihsel yapilanisindan dolayi, kisinin ideolojik inancsal dogrusu ne olursa olsun, yani farkli dogrular tasisa bile; toplumda yerlesmis ve otomatiklesmis ortak etiksel algilarin dusunce ve davranislari mevcuttur.

    Oyuzden metafizik ile birlikte, insanoglunun soyut yonlendiricisi, yaptirimcisi bu etiksel degerleri, iyi algilamali ve onlarin bizleri degil, bizlerin onlari kontrol edebilmesini saglamaliyiz.

    Sonucta insanoglunun en buyuk sorunu; kendi yarattigi soyutlari, kendisinin somutlastirmasi, sistemlestirmesi ve inancsal ideolojik dogrular eliyle ayristirmasi ve ustelik bu soyutlara yasam ve iliskisini teslim etmesi ve bunlara sahiplenip, sabitliyerek; insanoglu butunu bunyesinde ideolojik inancsal dogru ayrimciligi yapmasidir.

    Ayrica bir kisinin kendi ideolojik inancsal etiksel dogrusunu baska birine empoze etmesi ve mudahelesi; bireysel hak ve ozgurluklerle de celisir. Insan haklarina da yapilmis bir mudaheledir.

    Evet, etiksel degerlerimizle yasayip, iliski kuralim, ama; hic bir zaman bu soyutlarin bizleri idare etmesine ve bu soyutlara teslim olmamiza izin vermeyelim.

    Madem bu soyutlari biz yarattik, o zaman onlarin kontrolunun de, bizlerin insiyatifinde olmasi gerekir.

    Aksi; bir bakarsiniz, yasaminiz ve iliskileriniz size ait degil; deger verdiginiz etiksel verilere ait olur.

    Etik felsefenin bir dalidir ve icerdigi konular sifat olarak; milli, dini, sosyal, siyasal, toplumsal, ahlaki, toresel, tarihi, kulturel, geleneksel deger, veri ve tabulardir.

    Bu konuda bilimsel olabilmek demek, insanoglunun birlikte yasamindaki iliski, duzen, sistem ve etik yonlendirim ve yaptirimlarin,nasil toplumlari biribirinden ayirdigini, cikarciligini ve yonlendirim yaptirim adina yapilan her turlu baskiyi, zorlamayi, mucadeleyi v.s. insanoglunu numenal insanlastirmayan bir sorun olarak gozlem temelinde ortaya koymaktir.

    Ayrica dunyanin hangi cografya ve toplumunda olursa olsun, bu etik degerler; kisi ve toplumlarin kisilik ve kimlik degeri haline geldigi icin, buradaki onem kazanan konu da, insan haklari, evrensel hukuk ve farkli halklarin ve kisilerin farkli hak ve ozgurluklerinin, hic biri one cikarilmadan, hicbiri digerine ustun kilinmadan ve hicbirinin fark penceresinden bakilmadan taninmasi, temsili ve esitligidir.

    Bu da her etik farkin, kendi farkini korurken, diger farklari da icsellestirmesi ve saygi gostermesi anlamina gelir. Hic bir etik fark, sadece kendi farkini korumak ile kalmaz, kendi farkini baskasina empoze etmemeli ve kendi farkini diger farklar uzeriunde bir baski araci olarak kullanmamali ve bilhassa politika olarak belirli bir amac adina, arac haline ve duygu somurusu haline getirmemeli ve toplumlari surulesmekten ve baski altindaki korku felsefesinden korumalidir.

    Gerci bu bireyi olan ve bireyi icin var olan toplumun devletleri ile mumkundur.

    Sonucta toplumsal kisilik temelli vatandas devletleri, vatandasina sadece kendi inandigi dogrunun verimini ve bunun tek duzeligini saglar. Cunku boyle toplumlarda devletler parti ve politik devletlerdir. Oyuzden de sadece kendi inandiklari dogrularina izin vardir, baska inanc temelli ideolojik ve etik dogrular ya inkara,ya gormemeye ya da yasaga maruz kalir.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  2. #2
    iuflsfozkn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09 Ocak 2011
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    26
    Mesajlar
    675

    Standart

    Sadece bir paragraf bana yetti...

    Etik; tamamen bir insanoglu urunu ve ortaya koyumu olup, sadece insanoglu mono dialogunun kendi turu icin/adina/eliyle/ait soyut degerler butunudur.


    Bana bunu kanıtlar mısın
    Yani insan nasıl oluyor da ahlak sistemi kuruyor??
    Ahlak sisteminin kusurlu olanını kabul etmiyorum tabi ki. Ornek Hindistan da olmalı ., kocası ölen kadını kocasının yanında diri diri yakıyorlar .. Kadın da hic bir sey deme hakkına sahip değil bu gelenek ahlak mıdır hayır!! Ahlak vicdanda rahatsızlık oluşturmayacak bir dizi davranistur . TİKSİNTİ oluşturduysa mesela metro otobüs gibi toplu yerlerde opusme gibi seyler ahlaki olamaz fakat gelenek gornek olabilir. Arada fark var
    Neyse bana ahlakın insan eliyle utlretilmesini ispatlamalisin
    Tabi istersen
    İnsanoğlu eğer en iyiye ulaşacaksa hangi yolu izlemelidir

  3. #3
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    650

    Standart

    ..........Madem bu soyutlari biz yarattik, o zaman onlarin kontrolunun de, bizlerin insiyatifinde olmasi gerekir............. işte üstadım sizin numenlere en derin eleştrilerimde biri bu noktadan geliyor... insanın içinde yolunu kaybetmesin diye bir pusula var adı Vicdan...siz bu da doğal zihniyetin işidir diyeceksiniz ama bence değil....hiçbir kişisel bilinç bu sistemi kendiliginden oluşturamaz..benim olan ama beni dinlemeyen başka şeyler söyleyen birşey var içimde nasıl olur? insan zaman içinde bilinçli olarak vicdanını susturabilir,saptırabilir,düze nleye bilir ama yok edemez..vicdanlarına bu şekilde aşkın ve sapkın bir müdahalede bulunanların ise ruhu ve zihniyeti hastalık boyutuna gelmiş demektir.....numenal yetinin soyutları biz yarattık teorisi gerçeğe tutunabilecek bir teori değildir bana göre..

  4. #4
    iuflsfozkn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09 Ocak 2011
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    26
    Mesajlar
    675

    Standart

    Oyuzden herkes kendi bilinc v.s. yuzeyinde bu etiksel degerleri uygularken, kendisine ters dusebilecek ayni etiksel degerlerin farkli uygulamalarini da notr algilamalidir.


    Böyle bir sey insan yapısına uygun olamaz... Baskasının toplumumda sex serbest diye ben o memlekette oranin ahlak (siz) ına nötr kalamam ..
    Zeus protagoras da ahlaki koyarken hermes e sanırım emir veriyor . Der ki : su su kurallara uymayan insanlar ya toplum dışına atılsın ya da öldürülsün ... Bakın nötr bir duruş sergilenmiyor cunku mitolojiyi kurgulayan insandı ve yapı olarak insan sevmediğine , yabancı olana notr olamaz ... Ahlak insanın bedeni icin değil ruhu icin bir beslenme mekanizması dir.. o halde insan beslenmek icin ahlaklı davranma ölçütleri ve sonunda da çıkarı olacak ki tatmin olsun... Ahlaksızlığın da bir cezası olmalı ki sakınsın
    Aslında belki de ben dindarlık taslayan bir salagim bunu da benim vicdanım bilir
    O halde ben ahlak - din - inanç meselesinin insan eliyle uretilemez olduğunu gören biriyim ...bana bir budistin de ahlaklı olduğunu söylen olursa , budist hayatın ne kadar icinde sorusunu sormalıyım
    Hayatın merkezinde yaşanabilecek bir din , insanı tanıyip bilen biri tarafından ortaya koyulabilir...
    İnsanoğlu eğer en iyiye ulaşacaksa hangi yolu izlemelidir

  5. #5
    iuflsfozkn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09 Ocak 2011
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    26
    Mesajlar
    675

    Standart

    siz bu da doğal zihniyetin işidir diyeceksiniz ama bence değil....hiçbir kişisel bilinç bu sistemi kendiliginden oluşturamaz.

    Neden bence diyorsun ... Burada zayiflatiyorsun iddianı arkadasım.. Arkasında durmak icin sağlam kaynaklar sunmalısın bize
    Devam et bekliyorum merkla
    İnsanoğlu eğer en iyiye ulaşacaksa hangi yolu izlemelidir

  6. #6
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    650

    Standart

    Alıntı iuflsfozkn Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    siz bu da doğal zihniyetin işidir diyeceksiniz ama bence değil....hiçbir kişisel bilinç bu sistemi kendiliginden oluşturamaz.

    Neden bence diyorsun ... Burada zayiflatiyorsun iddianı arkadasım.. Arkasında durmak icin sağlam kaynaklar sunmalısın bize
    Devam et bekliyorum merkla
    bence demeyi seviyorum galiba üstadım numenal yeti ve bilimsel bilgiyle..insanoğlunun kavram,düşünce,inanç,kültür,hu kuk, v.b insana ait herşeyin insan yapılandırması olduğunu öngörerek bu yapılandırmaların köküne inmeye çalışan bütün sorunun buradan yani en baştan kaynaklandığını düşünen bir teorisi var.. ancak bunu yaparken ve köke doğru inerken insan ait ne varsa kırıp geçiriyor bizi ait şeyleri hepten reddediyorr sadece numenal yeti bırakıyor nerdeyse yani insan türü bireyi olalım derken insanı sağdan soldan tırpanlayıp bir odun gibi sap gibi bırakıyor ortada biz insanız üstadım birbirimiz için yaşar birbirimiz için ölürüz bir filden replikti işyerindeyim şimdilik anca bu kadar efenim sevygiler saygılar..

  7. #7
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    650

    Standart

    Alıntı donkişot Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bence demeyi seviyorum galiba üstadım numenal yeti ve bilimsel bilgiyle..insanoğlunun kavram,düşünce,inanç,kültür,hu kuk, v.b insana ait herşeyin insan yapılandırması olduğunu öngörerek bu yapılandırmaların köküne inmeye çalışan bütün sorunun buradan yani en baştan kaynaklandığını düşünen bir teorisi var.. ancak bunu yaparken ve köke doğru inerken insan ait ne varsa kırıp geçiriyor bizi ait şeyleri hepten reddediyorr sadece numenal yeti bırakıyor nerdeyse yani insan türü bireyi olalım derken insanı sağdan soldan tırpanlayıp bir odun gibi sap gibi bırakıyor ortada biz insanız üstadım birbirimiz için yaşar birbirimiz için ölürüz.. bir filden replikti işyerindeyim şimdilik anca bu kadar efenim sevygiler saygılar..
    Üstadım eleştrimi şöyle açayım; İnsan yapılandırması olan herşeyin temelinde suçlu olarak gösterdiğiniz doğal zihniyet var..peki ben şimdi dünyaya ve tarihe bakıyorum ve diyorum ki; insanların doğasında adalet var ki hukuku buldular, insanların doğasında sevgi varki aşkı buldular, insanların doğasında bilme ,kavrama ,anlama,sorgulama var ki bilimi ve felsefeyi buldular, insanların doğasında yaratıcılık ve hayal gücü varki sanatı buldular v.b numenal yeti diyor ki; doğal zihniyet İnsan türü ve bireyi olmayı insanlaşmayı engeller dünyaya bakıyorum numenal yetiden eser yok herşey doğal zihniyetin eseri yalan dünya dedikleri bu olsa gerek o zaman yani kısaca numenal yeti İnsan doğasını, aklını zekasını, düşünce sistemini, duygularını haddinden çok fazla dışlıyor..gerçeğe böyle ulaşacağını savunuyor..özü-biçimi tutmazken asıl özden bahsediyor. sizi sözümüm meclisinden dışarı bırakarak söylüyorum benim kişisel kananatim bu felsefenin kurucuları sadece Tanrıyı ve inancı hedef almışlar ..çünkü öbür yönler çok açık veriyor... bu ideolojik bir üründen ve zorlama bir yöntemden başka hiç birşey değil

  8. #8
    iuflsfozkn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09 Ocak 2011
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    26
    Mesajlar
    675

    Standart

    Alıntı donkişot Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bence demeyi seviyorum galiba üstadım numenal yeti ve bilimsel bilgiyle..insanoğlunun kavram,düşünce,inanç,kültür,hu kuk, v.b insana ait herşeyin insan yapılandırması olduğunu öngörerek bu yapılandırmaların köküne inmeye çalışan bütün sorunun buradan yani en baştan kaynaklandığını düşünen bir teorisi var.. ancak bunu yaparken ve köke doğru inerken insan ait ne varsa kırıp geçiriyor bizi ait şeyleri hepten reddediyorr sadece numenal yeti bırakıyor nerdeyse yani insan türü bireyi olalım derken insanı sağdan soldan tırpanlayıp bir odun gibi sap gibi bırakıyor ortada biz insanız üstadım birbirimiz için yaşar birbirimiz için ölürüz bir filden replikti işyerindeyim şimdilik anca bu kadar efenim sevygiler saygılar..

    Kesinlikle bu doğru... Kainat incelendiğinde her olayın iki görüntüsü olduğu görülecektir. Ornek insan - ruh da olduğu gibi ... İki neden biri varolussal digeri ereksel..
    Kökene giderken hadiseleri bu iki koldan incelemekle sorumluyz. Sadece aklın gördüklerinden ibaret değil hayat .. Maddenin bilimi olduğu kadar mananın da bilimi vardır ve olmak zorundadır.
    Yazının devamını daha sonra ele alacağım ins
    İnsanoğlu eğer en iyiye ulaşacaksa hangi yolu izlemelidir

  9. #9
    iuflsfozkn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09 Ocak 2011
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    26
    Mesajlar
    675

    Standart

    Bakın şimdi HUME amcamız ne diyor ! Her izlenim bir tasarıma ve her tasarım bir izlenime sahiptir . İzlenim dediği saf duyum yani elmayı görmeniz ve elmanın ne olduğu hakkında fikriniz olması izlenim, tasarım ise elmanın karşınızda olmasa bile sizin zihninizdeki halı , yani hafizadaki elma...
    Şimdi Tanri nin izlenimi yoktur o halde Tanri nin tasarımı yok. Tasarımı yoksa izlenimi de yok ... İste bak Tanri yok ... Nasıl ispat !! Bu konuyu iyi irdeleyecegim ve hume nasıl anlamış ve bu saçmalığı nasıl üretmiş bakacağım
    ...
    Şimdi bir önceki yazıda anlatmaya çalıştığım iki taraflı bakma meselesini acalım.
    Biz tanrıyı görmüyoruz empirik zihniyetine gore görmüyorsak yoktur
    Fakat aleni olarak görme yetimiz var mı ??? Hadi zorla bakalım çıplak gözle elektriği , hiv i , vb mikro ve makro yü girebiliyor musun ??? .... Demek ki aceleci olmamak lazım .. Demek ki olaylara tek gözle aklın gözüyle bakmak eksik olduğunu anlamak lazm.. Şimdi devam...
    Mana gözü ile bakalım... Ereksel acıdan... Bu önünde görebildiğin hersey ve ilk önce bedenin ve hayatın seenin iradEnle mı ortaya çıktı .. Midene hüküm edebiliyor musun , göz kirpisinin refleksif hareketine hakim msin ,soruları çoğaltıp gidin......
    Peki rastgele olma mümkün mu?? Bana sunu ispat etmeliler tesadüfe imkan verenler
    Hadi şimdi bas ağrısı hapı yapmak istiyoruz ... Gerekli herseyden 1 kılo aldım geldim ... Şimdi bunların kapaklarını actım tezgaha koydum karıştırmadan ... Bekliyorum bAs ağrısı ilacı oluşacak mı??
    Karıştırsak rastgele oranlarda olur mu?? O zMan bilinçli ölçülü bir karışım lazım ... Kimin bilinci yeter??? Manav olur mu? Tuvaletci olmaz mı??? Biyolog mu olmalı?? Demek ki bilen biri lazım!!

    Uzatmadan toplayalım
    Önümüzde gördüğümüz bu milyarlarca yıllık evren bizden epey bir yaşlı fakat ne yörüngeden çıkıyor ne de rastgele hadiselere olanak veriyor ... Hersey ölçülü , düzenli kontrol altında belli ki!!! Belli ki bir bilen bildigi seylere gücü yeten ve bildiklerini uygulayan biri var ... İzlenimim bu benim ... Şimdi tasarım
    Benim icimde bir sonsuza ulaşma arzusu var ,,, daima mutlu olmalıyım, hic param bitmemeli... Hepiniz kendinize bakın içinizde vicdan var .. Doğru ve yanlısı ölçüp tartip dürüyor !! Neden size bir ölçü mu lazım ??? Evet norm bir insan olmak icin vicdan sizi norma oturtmaya calisiyor... İstekleriniz hic bitmiyor fKat ömür istekleri yerine getirmek icin pek bı vefasiz ... HastalikLar , basımızdan eksik olmuyor ...yağmur çok yağsa durduramaz az yağsa yagdiramaz bir aciz insanız ... Tasarım diyor ki bunlardan emin korkusuz olmak istersen vicdanına kulak ver o sana Tanri yi gösterir...
    Felsefe hYTin merkezinde yeter ki bakmayı bileleim
    İnsanoğlu eğer en iyiye ulaşacaksa hangi yolu izlemelidir

  10. #10
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    650

    Standart

    bugün Numenal yeti amcamıza çok yüklendik gibi üstad gelince vicdanında doğal zihniyet ürünü çevresel ve toplumsal koşullarla oluşmuş bir insan yapılandırması olduğunu söyletecek muhtemelen amcamız düşünce dünyamıza bir ışık katıyor onu inkar edemem ama onla tartışmak hiç eğlenceli değil haberin olsun çünkü varsada yoksada numen numen

Sayfa 1/4 123 ... SonSon

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0