Sayfa 1/2 12 SonSon
18 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Platon a göre varlık tanımı

  1. #1
    iuflsfozkn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09 Ocak 2011
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    26
    Mesajlar
    675

    Standart Platon a göre varlık tanımı

    Platon’a göre iki ayrı dünya bulunmaktadır. Bunlardan birincisi “idea”larin evrenidir. İdea’lar düşünsel varlıklardır, nesnellik taşımazlar. Ancak gerçektirler. Her İdea’dan bir tane vardır. Hem tek hem de gerçek olan idea’ların bilgisi de tek ve gerçektir. Ancak idea’ları duyu organlarıyla kavramak olanaksızdır. Onlari bilgisine ancak akıl yolu ile ulaşabiliriz. Platon bu bilgilere “episteme”, “sophia” (gerçek bilgi) adını verir.Bu bilginin pesine düşen insan da gerçek bilginin dostu olan filo-sophia yani filzoftur.Gerçek bilgiyi sağlayan disiplinde felsefedir. İkinci evren ise şu an içinde yaşadığımız “fenomen”ler evrenidir. Fenomenler idea’ların gölgeleridir.

    Fenomenler evreni nesneldir. Ancak gerçeklikten yoksundur. O bir yanılsamadır (İllizyondur). Sanal bir evrendir. İdea’ların fenomenler evreninde birden çok gölgesi yani yansımaları vardır. Gölgelerin hiç biri tam olarak idea’ları yansıtamazlar. Bir fenomen (gölge) idea’sına ne kadar benzerse o kadar o “şey” olur. Varlık dışı nitelik kazanır.Fenomenler duyu organları ile kavranırlar. Biz onlar hakkında bu yolla bilgi sahibi olabiliriz. Ancak bu bilgiler fenomenler evreni gibi “tek”likten ve “gerçek”likten yoksundurlar. Doxa (sani bilgisi) adını verdigi bu bilgilerin peşinde koşan ve ideaların farkında olmayan kişilere sani dostu anlamına gelen filo-dox adını kullanmıştır.

    Platona göre insan ruh olarak idea’lar evreninde yaşar. Bu nedenle de idea’lar bilgilere ruh olarak sahiptir. Ancak insan zaman zaman bir beden içinde fenomenler evrenine ulaşabilmektedir. Fenomenler dünyasında yaşarken idea’ları unutur. Fenomenlerin aldatıcı bilgileri peşine düşer. Filodox olur. İçlerinden bazıları ise idea’ların bilgisini akılları aracılığı ile anımsarlar ve gerçek bilgilerin peşine giderler. Filozof olurlar. O zaman kısaca, belirtmek gerekirse gerçek bilgiye sadece filozoflar ulaşabilmektedirler.

  2. #2
    iuflsfozkn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09 Ocak 2011
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    26
    Mesajlar
    675

    Standart

    müslüman filiozoflar platonun bir semavi din bilgisi oldugunu soylemişler daha farklı deyişle mezopotamya kültüründen bağımsız olmadığını söylemişler

  3. #3
    iuflsfozkn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09 Ocak 2011
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    26
    Mesajlar
    675

    Standart

    Töz, bir kavramın meydana gelmesi için başka bir kavrama ihtiyaç yoktur.
    spinoza nın varlık hakkındaki düşüncesi de Tanrı düşüncesine paraleldir

  4. #4
    Hiç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Şubat 2011
    Yer
    Ankara
    Yaş
    20
    Mesajlar
    8

    Standart

    Platon, yanılmıyorsam Devlet kitabında bir Mağara benzetmesi yapıyordu. Bu tasviri anlamak sanırım onun varlık felsefesine bakışını anlamak için gerekli ve yeterlidir.

  5. #5
    Lucretius - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    11 Şubat 2011
    Mesajlar
    22

    Standart

    Bana göre, günümüzde Platon'un bu adeta "komik" ve hayalperest fikirlerinin hala değerlendiriliyor olması utanç verici.

  6. #6
    iuflsfozkn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09 Ocak 2011
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    26
    Mesajlar
    675

    Standart

    Alıntı Lucretius Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bana göre, günümüzde Platon'un bu adeta "komik" ve hayalperest fikirlerinin hala değerlendiriliyor olması utanç verici.
    O halde bizim yeni platonlar ortaya koymamız gerekir !!! Eğer platon U taniyorsaniz ne demek istediğimi anlarsınız

  7. #7
    Hiç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Şubat 2011
    Yer
    Ankara
    Yaş
    20
    Mesajlar
    8

    Standart

    Devrine göre de değerlendirmede bulunmak gerekir. Platon, bundan yaklaşık 2500 yıl önce yaşamış bir filozoftur. Hala bugün bile okunabilecek ve tartışabilecek düzeyde eserleri vardır ki bunların pek çoğu düşünceler için "temel" oluşturur. Hoca Sokrates'in yazılı eserinin bulunmaması ona daha da değerli kılar.

  8. #8
    iuflsfozkn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09 Ocak 2011
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    26
    Mesajlar
    675

    Standart

    Aslında ben biraz geri kafaliyim. ? Bazan sorguluyorum medeniyetimizi acaba 2500 yıl önce yasamış o insanlar mı daha nezih yasamış yoksa elinde iPhone gözünde 3 boyutlu gözlük olan bizler mı ?
    Eski toplumlarda öyle güzel kainat anlayışı var ki hayvana da bitkiye de insana da hakkettiklerini vermeye gayret etmişler .!! Biz eski insanlara bakarken onların devrine göre düşünmeli hatta aynı donemde diğer toplumlarda neler olmuş buna da bakmalıyız
    Bakın bir ornek biz batılıları hep deha olarak gördük matematikte okurken ve pascal üçgeni dediğimiz bir acilim var batılıya atfettigimiz bugün öğrendim ki Çinli bunu 900 yıl önce zaten biliyormuş bunun gibi yığınla ornek var
    Biz biraz ezber bozalım artık !!

  9. #9
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.545

    Standart

    oryentalizmin bataklığından çıkmadıkça ezber bozulmayacak; işin kötüsü bunu yaparken tek-yönlü bakıştan uzaklaşamamaktır. çok yönlü bakarak tarih içerisindeki kişi ve düşünürleri önemseyerek hatırlamak gerekir. küçümsemek bir şey kazandırmayacaktır.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  10. #10
    Macavity - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Eylül 2009
    Yaş
    26
    Mesajlar
    144

    Standart

    Alıntı Lucretius Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bana göre, günümüzde Platon'un bu adeta "komik" ve hayalperest fikirlerinin hala değerlendiriliyor olması utanç verici.
    Einstein'dan sonra Newton'un "uzaktan etki" kavramı da komik midir? Nedir o uzaktan etki? Açıklanamayan, bilinemeyen, görülemeyen (etkinin kendisi görülemiyor) bir şey. İdealardan farkı yok anlayacağın. Ama 150 yıl boyunca bilim dünyasında tek otorite olmuştur. Muhtemelen bundan 500 sene önce yaşasaydın Dünya'nın döndüğü ve Güneş etrafında dolandığı fikri de sana komik gelecekti, bunu savunanlara hayalperest diyecektin ve onlardan utanacaktın. 2000 sene önce yaşasaydın da köleliğin insanlık dışı olduğunu söyleyene gülecektin... Bu kadar kendi yaşadığı çağı mutlaklaştırabilmek için ya hiç okumamış olmak ya da Hegel gibi dünyanın sonunda durduğunu sanmak gerekir herhalde. Ama Hegel bugün yaşasaydı aynı şeyi söyleyemezdi. Ben de asıl bu çağda böyle kaba bir pozitivist görüşte olanları komik buluyorum. Tarihten hiç mi bir şey öğrenmez insan.

Sayfa 1/2 12 SonSon

Members who have read this thread : 3

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0