Kardeşlerim; hayatta mutlak doğru olsa bile bunu bulacak insanları ya dinlemeyiz, ya da deli saçması der atarız. . D. Defoe şöyle diyor:
"Eğer bir insan başkaları farklı düşünüyor diye gerçeği açıklamaktan çekiniyorsa hem budala hem alçaktır. Birinin "benden başka herkes yanılıyor" demesi güç elbette, ama sahiden de yanılıyorlarsa o ne yapsın?"
Ha benim fikrimi sorarsanız, mutlak iki doğru vardır: Doğum ve Ölüm.
Şu an mutlak olan bu mesajı okuyor olmanızdır.
Keşke o kadar kolay olsaydı. Eğer onu okuyor olduğum, şu anda yazıyor olduğum, şu anda oturuyoru olduğum vs. mutlak olsaydı, Descartes ile bütün epistemoloji, hatta ontoloji bitmiş olurdu. Düşünmemiz de, herhangi bir başka eylemimiz de yalnızca bizim onları yapıyor olduğumuza dair algımızdan ibarettir. Her algımız mutlak mıdır ki bunlar mutlak olsun? Ya da hadi bunlar mutlak olsun, peki ya başkasının eylemleri ne olacak? Öyle ya, eğer kendimize dair algılarımız mutlaksa diğerleri neden öyle olmasın? O zaman her algımız mutlak olur. Peki öyle midir? Öyle olsaydı mutlak sorusu bir soru olmaktan çıkardı.
glezinrs ve Macavity bu "mutlak" konusunun o kadar basit olmadığını ben de biliyorum ve bu konu başlığına da çok değer veriyorum. Konuya yeni fikirler/mesajlar yazısın diye öyle yorumda bulundum ve bakınız ki 3 Mayıstan sonra tekrardan mesajlar ve yeni bilgiler eklendi. Bu çok güzel bir şey...
Bilgi, bilimsel olarak surekli suregelen bir surec daimiliginde, yanlislanabilen,degisebilen, gelisebilen,yenilenebilendir. Bu anlamda, bilimsel bilgi; hic bir zaman, kesin, mutlak, degismez v.s. olamaz. Olgular, bilgi temelinde evrensel onay almis, tartismadan bagimsizdirlar ve bilimsel gercekliktirler. Taki bir gozlem ile yanlislanabilene kadar.
Eger bilgi icerigimiz, inancsal,ideolojik, akilci temelde ise; o zaman zaten kesinlesmis, mutlaklasmis bir iddia tartismasidir ve bilimsel degildir.
Gerceklik, insanoglu disinda ona yansiyan ve gozlem veren bir gerceklik vardir, yalniz bu gercekligin ne oldugu ve bu gerceklige verilen her turlu anlam ve icerik, insanoglu yapilandirmaciligidir.
Kisaca aklin kendini inandirdigi ve kendine dogruladigi hersey, o akil icin; sabit, sahipli, savunulan bir degerdir.
Gozlemin ortaya koydugu bilgi ise teorisi ve de teorisinin testinden sonra olgulasmasini ve de baska bir gozlem ile yanlislasnabilene kadar da dogrulugunun gecerliligini getirir.
Sabit, degismez, mutlak v.s. her dogru, gercek, bilgi v.s. inancdir. Bilimsel olarak ta, her turlu dogru, gercek ve bilgi degisebilen, yanlislanabilen ve yenilenebilendir.
Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.
Mutlak doğru olsaydı, bu sorunun da cevabı "net" olur ve cevaplar da Evet-Hayır olurdu. Evet, mutlak doğru var desek bu tartışılamazdı, çünkü cevabımız mutlak. Hayır, mutlak doğru yok desek bu tartışma asla başlamazdı. Evet ya da Hayır diyemiyoruz öyleyse YOK'tur. Ama "Yok" dediğimizde Hayır, mutlak doğru yok desek bu tartışma asla başlamazdı. cümlesi tekrar başlıyor. Ve gidiyor...