Felsefe yapmak/yapabilmek insanoğlunun en yüce, en arı ,en rafine faaliyetidir.Ondan haberdar olabilmek bile ne şanstır...
Felsefe yapmak/yapabilmek insanoğlunun en yüce, en arı ,en rafine faaliyetidir.Ondan haberdar olabilmek bile ne şanstır...
Mükemmel aşk , insanın kendisini mutsuz edecek kişiyi sevmesidir. S.Kierkegaard
insanda, özellikle düşünmeye alışmamış insanda bir yansıtma ya da yakıştırma eğilimi vardır, insan zihinsel kabasabalıkla ürettiği yabancılığı da çok zaman bir yakıştırmayla ya da bir yadsımayla gidermeye çalışırız. Paslı ve kırık bir çiviyi paslı ve kırık bir başka çiviyle sökmeye çalışmaktır bu. Her şey tam bir huzursuzluk etkenine dönüşmekte olan yabancılığı bastırmak içindir, insanoğlu yabancılığı dindirmek için bastırma'yı bulmuştur, insan böyle bir telaş içinde yabancılıktan kaçmaya giderken iyiden iyiye yanlış bilinç oluşturmanın yolunu tutabilir. Her bastırma yanlış bilinç oluşturanının ya da daha doğrusu yanlış biçimi kökleştirmenin, daha derine çakmanın yalnızca bir adımıdır. Herder'in "insan evrenin bir özetidir" sözüne bir içerik yakıştırırsam, örneğin "Bu söz insanın dünyadaki güçsüzlüğünü antatıyor" dersem ya da bu sözü "Aman ne saçma söz" diye kafamdan kovmaya kalkarsam bir bastırmayı gerçekleştirmiş olurum. Bastırma bir yabancılaşmayı geçici olarak giderirken bilinci bozarak köklü bir yabancılaşmaya yol açar. Öyleyse benim için tek yol Herder'in bu sözünün doğru bilincine ulaşmaya çalışmaktır, bir başka deyişle onu kendi bağlamında çözerek aşmaktır. Böylece onu bilinçlendirmiş ve kendimin kılmış olurum.
Afşar Timuçinin yazısından bu alıntıyı bu gün ikinci kez yapıyorum.(ilki yabancılşma konusunda idi)
İnsanın doğru bilince ulaşma çabasında , felsefe günlük pratiği çevreleyen ,ilk bakışta farkedilmesede tüm prtaiğin zeminin oluşturan ilkelerii araştırmayı amaçlar.
Örneğin etik,ahlak denilen toplumsal geçerliliğe sahip pratiğin ilkelerine,epistemoloji nesnelerin bilgisine nasıl ulaştığımıza,ontoloji çevremizde gördüğümüz "varlık" dünyasının gerçeklik ,kavranabilirlik ve anlamına ilişkin sorular ile uğraşır.
Bu bakımdan felsefe özel ve doğru bilince ulaşma anlamında emek ,sabır isteyen bir uğraştır.Bu uğraşın sonucunda nesnel olarak sunulan pek çok bilgi tefekkür süreci içeisinden süzülerek özümsenir ve zihinsel içeriğe katılır.Sahip olunan bilinç halleri ise tamamen kişiye özel (öznel) dir.
Felsefeye ilginin mutsuzluk kaynaklı olduğu fikrine karşı (istisnai durumlar düşünüldüğünde tamamen reddetmemekle birlikte) ben "sağlıklı bir merakın" sonucu olduğunu düşünüyorum.
Keşke bütün toplum felsefe ile ilgilenseydi..
Konu Dr. Can Güngen tarafından (07 Mayıs 2010 Saat 14:32 ) değiştirilmiştir.
http://www.varoluscupsikoterapi.net
Felsefe demek, "düşünebilmek" demektir. Düşünebilme (felsefe) ihtiyacı duymayanlar, sadece ölülerdir.