Sayfa 2/2 İlkİlk 12
13 sonuçtan 11 ile 13 arası

Konu: Felsefeye ihtiyacımız var mı?

  1. #11
    tribalistic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    11 Nisan 2010
    Yaş
    30
    Mesajlar
    93

    Standart

    Felsefe yapmak/yapabilmek insanoğlunun en yüce, en arı ,en rafine faaliyetidir.Ondan haberdar olabilmek bile ne şanstır...
    Mükemmel aşk , insanın kendisini mutsuz edecek kişiyi sevmesidir. S.Kierkegaard

  2. #12
    Dr. Can Güngen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29 Ekim 2008
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    32

    Standart

    insanda, özellikle düşünmeye alışmamış insanda bir yansıtma ya da yakıştırma eğilimi vardır, insan zihinsel kabasabalıkla ürettiği yabancılığı da çok zaman bir yakıştırmayla ya da bir yadsımayla gidermeye çalışırız. Paslı ve kırık bir çiviyi paslı ve kırık bir başka çiviyle sökmeye çalışmaktır bu. Her şey tam bir huzursuzluk etkenine dönüşmekte olan yabancılığı bastırmak içindir, insanoğlu yabancılığı dindirmek için bastırma'yı bulmuştur, insan böyle bir telaş içinde yabancılıktan kaçmaya giderken iyiden iyiye yanlış bilinç oluşturmanın yolunu tutabilir. Her bastırma yanlış bilinç oluşturanının ya da daha doğrusu yanlış biçimi kökleştirmenin, daha derine çakmanın yalnızca bir adımıdır. Herder'in "insan evrenin bir özetidir" sözüne bir içerik yakıştırırsam, örneğin "Bu söz insanın dünyadaki güçsüzlüğünü antatıyor" dersem ya da bu sözü "Aman ne saçma söz" diye kafamdan kovmaya kalkarsam bir bastırmayı gerçekleştirmiş olurum. Bastırma bir yabancılaşmayı geçici olarak giderirken bilinci bozarak köklü bir yabancılaşmaya yol açar. Öyleyse benim için tek yol Herder'in bu sözünün doğru bilincine ulaşmaya çalışmaktır, bir başka deyişle onu kendi bağlamında çözerek aşmaktır. Böylece onu bilinçlendirmiş ve kendimin kılmış olurum.

    Afşar Timuçinin yazısından bu alıntıyı bu gün ikinci kez yapıyorum.(ilki yabancılşma konusunda idi)
    İnsanın doğru bilince ulaşma çabasında , felsefe günlük pratiği çevreleyen ,ilk bakışta farkedilmesede tüm prtaiğin zeminin oluşturan ilkelerii araştırmayı amaçlar.
    Örneğin etik,ahlak denilen toplumsal geçerliliğe sahip pratiğin ilkelerine,epistemoloji nesnelerin bilgisine nasıl ulaştığımıza,ontoloji çevremizde gördüğümüz "varlık" dünyasının gerçeklik ,kavranabilirlik ve anlamına ilişkin sorular ile uğraşır.

    Bu bakımdan felsefe özel ve doğru bilince ulaşma anlamında emek ,sabır isteyen bir uğraştır.Bu uğraşın sonucunda nesnel olarak sunulan pek çok bilgi tefekkür süreci içeisinden süzülerek özümsenir ve zihinsel içeriğe katılır.Sahip olunan bilinç halleri ise tamamen kişiye özel (öznel) dir.

    Felsefeye ilginin mutsuzluk kaynaklı olduğu fikrine karşı (istisnai durumlar düşünüldüğünde tamamen reddetmemekle birlikte) ben "sağlıklı bir merakın" sonucu olduğunu düşünüyorum.
    Keşke bütün toplum felsefe ile ilgilenseydi..
    Konu Dr. Can Güngen tarafından (07 Mayıs 2010 Saat 14:32 ) değiştirilmiştir.
    http://www.varoluscupsikoterapi.net

  3. #13

    Üyelik tarihi
    23 Kasım 2010
    Mesajlar
    11

    Standart

    Felsefe demek, "düşünebilmek" demektir. Düşünebilme (felsefe) ihtiyacı duymayanlar, sadece ölülerdir.

Sayfa 2/2 İlkİlk 12

Members who have read this thread : 5

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0