Sayfa 1/2 12 SonSon
13 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Felsefenin Yararı Nedir

  1. #1
    mavimor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Ayvalık
    Yaş
    32
    Mesajlar
    1.422

    Standart Felsefenin Yararı Nedir

    Felsefenin Yararı Nedir

    Felsefenin yararı veya gerekliliği onun toplumsal-kültürel işlevi ve felsefenin tarihsel gelişimi ile ilgili olarak birkaç şey söylemek gerekir. Mongolfier kardeşler icat etmiş oldukları balonla ilk uçuşlarını yapmak istedikleri sırada gösteriyi izlemek için meydanda toplanan seyirciler arasından biri yanında bulunan tonton tavırlı, yaşlı, saygıdeğer bir baya dönerek biraz saf bir tavırla şu soruyu sorar İyi de bu ne işe yarıyor bayım Sözü edilen yaşlı bay - ki o sıralarda Fransa'yı ziyaret etmekte olan ünlü Amerikalı bilgin ve siyaset adamı Benjamin Franklin'dir - aynı ölçüde hoşgölürü bir şekilde gülümseyerek şu cevabı verir Yeni doğmuş bir bebek ne işe yarar bayım

    Kanımızca bu cevap, felsefenin ve aslında daha genel olarak diğer temel kültürel etkinliklerin son tahlilde ne işe yaradıkları sorusuna verilebilecek en güzel ve en anlamlı cevaptır. Konuya bir işe yaramak açısından baktığımızda en çok işe yaradığı düşünülen bazı etkinliklerimizin bir işe yaramadığını da görebiliriz. Örneğin bilim bile çoğu kez bir işe yaramaz.

    Felsefe; insanı insan yapan ve bir hiç olmaktan kurtaran araştırma ruhunun, anlamlandırma, yorumlama ve değerlendirme etkinliğinin, önemli sorular sorma ve onlara ciddi olarak cevaplar arama özelliğinin, erdemli olma ve mutlu yaşama talebinin, kısacası bilgeliğe ulaşma özleminin en hakiki ifadesidir.

    Kaynak Prof. Dr. Ahmet Arslan - Felsefeye Giriş Kitabı
    Söz uçar, yazı kalır...

  2. #2
    Furkan Topal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Ekim 2010
    Yer
    Mersin
    Mesajlar
    116

    Standart

    Kitap okumak nasıl insana bir şeyler katmasının yanı sıra insanın kelime haznesini geliştiriyor ve okuma akışkanlığını hızlandırıyorsa, felsefede insana kattıkları bir yana en azından beynin dolu dolu çalışmasını sağlıyor diye düşünüyorum.
    Dünya bana bir Tanrı`nın buluşu ve rüyasıymış gibi görünüyor. Dünya canı sıkılmış bir Tanrı`nın gözleri önündeki boyalı buharlara benziyor. İyi ve Kötü, mutluluk ve acı ve sen ve ben, benim için bir yaratıcının gözlerinin önündeki boyalı buharlardır. Yaratıcı gözlerini kendi üstünden çekmek istiyordu ve dünyayı yarattı. Acı çeken birisi için gözlerini kendi acısından başka bir yere çevirebilmek baş döndürücü bir mutluluktur.

  3. #3
    gerdel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30 Ağustos 2010
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    29
    Mesajlar
    28

    Standart

    Felsefe neye yarar?

    Felsefe dışında her şey insanı iğrendiriyorsa, iğrenmemeye yarar.
    Çevredeki herkes yabancılaşmış ise, tanıdık olmaya yarar.
    Felsefede gerçeği bulacağını ümit ediyorsan, ümit etmeye yarar.
    Felsefede gerçeği bulamayacağını anlamışsan, yalana alışmaya yarar.
    Felsefeden öğreneceğin akıl almaz bir şey ile, tüylerini diken diken etmeye yarar.
    Tutunduğun ipin ne kadar ince olduğunu görüp mutlu bir ölü olmaktan korkmaya yarar.
    Önünde göremediğin bir duvara defalarca toslamaya yarar.
    Aynı gün içinde bin kez ölmeye yarar.
    Tanrıya inanmamaya yarar.
    Kendine inanmamaya yarar
    İnsanlara inanmamaya yarar
    Aynı gün içinde kendini bin kez öldürmeye yarar.
    Yok olmaktan endişe duymamaya yarar.
    Kaybettiklerinin kendine ait olduğunu anlamana yarar.
    Cehenneme inanmamaya yarar.
    Kendi cehennemini yaratıp onda kendini yakmaya yarar.
    Seni o cehennemden çıkarması için inanmadığın tanrıya tüm gece yalvarmaya yarar.
    Sınırsıza sahip olduğunu sanmana yarar.
    Ölüme ait olduğunu anlamana yarar.
    Ahlaksız biri olabilmeye yarar.
    Bildiklerin için kahrolmaya yarar.
    Tüm teselllileri kaybetmeye yarar.
    Zihninin ellerinden kayıp gitmesine yarar.
    Kukla olmaktan kurtulmaya yarar.
    Yeniden doğmayı haketmediğini anlamaya yarar.
    Yanıtsızlıklarla kıvranmaya yarar.
    Kıskanç olmadan delice sevmeye yarar.
    Sevmeden delice kıskanmaya yarar.
    Sana deli denmesine yarar.
    Unutamamaya yarar.
    Felsefe dışında herşeyden dışlanmışsan, sığınmaya yarar.
    Kolaylıkla yalnız kalabilmeye yarar.
    Yalnız kalmaya mecbur kalmaya yarar.
    Bir ahmak gibi ortada kalmaya yarar.
    Kendin olmaya yarar.
    Tüm cesaretini toplamaya yarar
    Tüm cesaretinin bile kendini öldürmeye yetmediğini anlamana yarar.

  4. #4
    Süreyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16 Nisan 2010
    Mesajlar
    463

    Standart

    neye mi yarar...

    (İnancı /imanı(saçmalık sarkacının diğer ucuna yerleştirip, elinde ve efendisi görme sayıklamalarından/hep aynı terane den) aklına- başına devşirip..Gözlem yapmaya-neden sonuç ilişkisi kurmaya-yansız kalıp, buna ihtiyaç duymamaya-hep yolda olmaya...inanmaya, kaybeden/kazanan dan ziyade -ister deli ister veliden sayıl- kimseye borcunun olmamasına.... yine inanmaya : ) sığınma ihtiyacı duymamaya...cennet/cehennemden, 'yokluğun cehennemin öbür adıdır'ı anlamaya .............................. ...........ohhoooooo zabaha kadar sayarım ben en iyisi, dilimi tutmaya... : ))

    Alıntı MuratSSRG Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    neye mi yarar...

    (İnancı /imanı(saçmalık sarkacının diğer ucuna yerleştirip, elinde ve efendisi görme sayıklamalarından/hep aynı terane den) aklına- başına devşirip..Gözlem yapmaya-neden sonuç ilişkisi kurmaya-yansız kalıp, buna ihtiyaç duymamaya-hep yolda olmaya...inanmaya, kaybeden/kazanan dan ziyade -ister deli ister veliden sayıl- kimseye borcunun olmamasına.... yine inanmaya : ) sığınma ihtiyacı duymamaya...cennet/cehennemden, 'yokluğun cehennemin öbür adıdır'ı anlamaya .............................. ...........ohhoooooo zabaha kadar sayarım ben en iyisi, dilimi tutmaya... : ))
    Selam
    ya huu arkadaşlar aha da felsefenin iflas ettiği an : ))

    yorgun bir gün geçirdim daha doğrusu bir hafta vee şimdi şu yazdığıma bakınca demek istediğimi anlatamadığımı görüyorum ancak toparlanacak düzenlenecek gibi görünmüyor gözüme, yine de bir deneyim : )

    şu imanın/inancın, safsata saçmalık olarak kestirilip atılmasına tepkim. Duyumsama,çıkarsama,zihinsel faaliyet,sezgiler,öngörüler,ha yaller vs. düşünceye ve dahi bilmeye giden yolu döşeyen yapı taşları iken İnsanın kendisi fizik/metafizik ,zihin/beden düşünen bir varlık iken ve görece iken herşey yekdiğerinde bile ve yine herşey değişip dönüşmekte evrilmekte iken imanı/inancı gericilik ile eşdeğer tutmak İnsanı budamak, imanlı/imansız farketmez ,esas- gerçek gericiliktir.

    üstteki mesaj içinde pek kendisini anlatamadım bu mesajda parantezi olsun
    Konu Phi tarafından (22 Şubat 2011 Saat 12:25 ) değiştirilmiştir.

  5. #5

    Üyelik tarihi
    19 Haziran 2009
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    52
    Mesajlar
    773

    Standart

    Felsefe; bugünkü anlamı ile bana; yaşamın güzellikleri ve güçlükleri yolunda, masada onca tatlı tuzlu yiyecek arasında, bazen zevkle çıtlanan, bazen fazla tuzuyla yüzümü buruşturan çıtır çerez çekirdeği anımsatıyor. Ne işe yaradağı; tırnak yeme alışkanlığını bertaraf etmek amacıyla, bu takıntısı olanlara önerilmesi anlamı içinde gibi geliyor.
    "Değişmeyen tek şey değişimdir"denir ya; çok doğru. Atasözü olmamakla birlikte olduğu gibi kalmalı.

  6. #6
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.545

    Standart

    Felsefe, bilge sevgisi olarak bilinmektedir. Bilge ve sevgi yan yana geldiğinde bir zarardan söz edilebilir mi? Ya da, soruyu tersinden soracak olursak, felsefenin zararı var mıdır? Bilge sevgisinin zararı olur mu hiç?! Öyle ise, felsefenin yararları nelerdir? Soruyu bu şekilde değiştirdiğimizde daha geniş bir alanı görmek olanaklı olacaktır.

    Felsefe yapan tek tür –canlılar dünyasında- insandır. İnsanı diğer canlılardan ayıran en büyük fark nedir? Tercih yapabilmesidir. Tercih yapmak çok sıradan görünse de gerçekte öyle değildir. İnsan yaptığı tercihlerin ürünüdür. Sorumluluk bu tercihlerine göre belirlenmektedir.

    İnsan tercih yaparken neye göre davranır? Ya da tercihlerinde ne denli özgürdür? Tercih yapamayan insan özgür müdür? İç-güdüsel edimler/edimsizlikler birer tercih olmadıklarına göre, iç-güdüsel tüm eylemlilik yalın olarak bir değere sahip olamazlar; yararlı olmaları onların değerli oldukları anlamına gelmez.

    İnsan tercih yaparken düşünerek tercih yapmalıdır. İrdelemeli/ayıklamalı/ölçmeli ve biçmelidir. Buradaki ölçü metreler/arşınlar/kilolar ile ölçülemez ki? Öyle ise, felsefe her alanda bir ölçme/değerlendirme ve görme uğraşısı olarak hem var olacak hem de insanın insanlaşmasına katkı sağlayacak düşünsel bir yapı olmayı sürdürecektir.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  7. #7
    alpine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    11 Nisan 2009
    Mesajlar
    120

    Standart

    Nejdet Bey, insanin yaptigi tercihlere ornekler verebilirmisiniz? Bu ornekler uzerinden davranislar ne derece icgudusel, ne derece bilincli, tartisma imkanimiz olur.

  8. #8
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.545

    Standart

    sayın alpine,

    Refleks, iç-güdü, tercih, zorunluluk, rastlantı gibi olgular bu formun kapsamı dışında olmakla birlikte, tercihler konusunda bir soru geldiğine göre soruyu daha genişleterek ve derinliğine ele-alıp forumun yapısına uygun hale getirmek gerektiğini düşünüyorum.

    Örneğin, somutlaştırırsak; düşünme ,algılama, karar verebilme yetisini yitirmemiş ve fakat kollarını ve bacaklarını kullanamayan biri yaşamını dönüştürmek istediğinde –ölmek- bir diğerinden bunu yapmasını isteyecektir; ötanazi...bu tercihi yapan kişiye felsefenin katkısı var mıdır? Felsefenin bu kişi açısından yararı nedir?
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  9. #9
    alpine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    11 Nisan 2009
    Mesajlar
    120

    Standart

    Nejdet Bey, insanlasmaktan ne kast ettiginizi bilemiyorum ancak kast ettiginiz eger empati cemberini genisletebilmesi ise (ki gezegendeki diger canlilardan ayrilmamizin tek nedeni, fazlasiyla abartilan dusunme eylemi degil, empatimizdir bana kalirsa), zaten varliginin yegane kaynagina gore yontulmus bir organizmadir mevzu bahis olan. Yani insanlasmak diye bir tabiri kabul etmiyorum, zaten insan oldugumuzu dusunuyorum. Bu nedenle ortada olmadigini dusundugum bir olguya(insanlasma) felsefenin yararli olup olmadigini tartisamiyorum.

  10. #10
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.545

    Standart

    farklı düşünüyoruz, anlıyorum; insanlaşma konusundaki forumuma gönderme yapmiakla yetineceğm ve ayrıca insan neyi yarattı formuma, teşekkürümdür...

    ../.
    İnsanlaşma/Değer
    İnsan Neyi/Kimi Yarattı?
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

Sayfa 1/2 12 SonSon

Members who have read this thread : 1

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0