Sayfa 1/6 123 ... SonSon
54 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Parca ve Butun/Kap ve Icerik Uzerine

  1. #1
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.756

    Standart Parca ve Butun/Kap ve Icerik Uzerine

    Gunumuzun epistemolojik gelismisligi temelinde; canli ve cansiz tum varliklarin; ortaya atilmis en kucuk parcasi belirlenmistir. Parca konusunda; evrimci ve bilimsel girisimler her zaman gozlemlendigi halde; yaratisiscilik ve akilli tasarim, hic bir zaman parca ile ilgilenmemis ve parcayi; tanriya teslim etmis ve mahkum kilmistir.

    Hem evrim, hemde bilim ise; parca konusunda, en kucuk parcaya epistemolojik temelde ulasabilmek ve onu ortaya koyabilmek icin devamli gozlem ve teori uretmektedir. Her parcanin, ki epistemolojik olarak; hem ortaya konabilir daha kucugu ve hemde kendi tek butunu olacaktir. Buradaki, ilk butun; ayni parcalarin olusturdugu birimsel butundur. Mesela atom. Fakat, bu birimsel butunlerde, aslinda baska bir butunun parcasidir ve bu butun parca iliskisi bu sekilde surer gider. Ana butune gelindiginde; bu bilimsel olarak; bugun evren temelinde ortaya konmustur.

    Yaratiliscilarin butunu ise bellidir, Yaratan, ki bu Allah, ilah, tanri v.s. olarak kavramlastirilmistir. Yaratilisciligin; parca ile ilgilenmemesinin disinda; butunde de, bir sabitligi soz konusudur. Bilim ise; bugun butunu orata epistemolojik temelde koymus olsa bile; bilimselliginden dolayi, onu da sorgulamakta ve nedenlemektedir.

    Dini ve tanrisal temelde; bazi ideolojiler; evren-tanri bagini bir cesit inanc olarak ortaya koymuslardir. Her iki temelde de, goruldugu gibi.

    Buradaki inanclar panteizm ve panenteizmdir. Her ikiside evreni fenomen olarak tanrilari ile ozdeslestirirler. Biri evrenin yaraticisi olarak alirken, digeri evren=tanri esitligini one surer. Buradaki ana sorun evrenin mekan olmasidir. Tanri bir mekandan ziyade bir varliksal anlam ve icerikte algilandigindan, tanrinin mekani ikileminde tanri mekan zamansal sorunu ortaya cikar. Tanri zamansiz kilinsa bile, bir mekani olmasi gerekir. Bu acidan yaratilisciligin bir baslangici ve sonucu olmasi yaninda; bilimin hem parca, hem de butun temelindeki epistemolojik olarak gozlem ve teorileri daimi olarak surmektedir.

    Iste, bundan dolayi; yaratiliscilik sabit; bilim ve bilimsellik ise, epistemolojik duzeyde degiskendir. Yaratiliscilik, ancak; bilimin bu epistemolojik degisimine karsi; kendi inanci capinda bazi cevaplar turetmektedir. Ki, akilli tasarimcilikta bunlardan biridir.

    Konuyu eger kap ve icerik temelinde ele alirsak; bilime gore epistemolojik kap, evren; yine bilime gore icerik ise; cesitli katagoriler temelinde siniflandirilmis; ve her katagorinin kendi bilim dali yaratilmistir.

    Bu konuda ise; yaratisciligin, belirtebildigi bir inanc yoktur. Yani, tanri bir kap degildir, cunku insanoglu veya diger varliklar, tanrinin icinde, bunyesinde yer almaz. Sanki; tanri bir yerde; evren ve icindekiler baska bir yerdedir. Buradaki icerikte, yaratiliscilarin inancina gore; tanrinin icerigidir, yani nelere "muktedir"oldugu ve "ne" oldugu. Tanri kap olarak; algilanmadigindan; icerikte; kabin kapsami icinde bulunan, icinde barinan veya icinde yer alan v.s. olarak algilanmaz.

    Butun bu aciklamalarin isiginda; insanoglunun en buyuk cikmazi ortaya cikmaktadir. Bilimsel olarak; epistemolojik temelde; ne parcanin en kucugune, ne de butunun en buyugune ulasamayacak olan insanoglu; nedense, kendisi de; bir butunun parcasi ve bir kabin iceriginin bir parcasi olarak; hem parcanin, ki bu parca hem kendi turu anlaminda, hemde kendi biri anlaminda, hem de butunun; ne oldugunu ortaya koymaya calismaktadir.

    Bu parca/butunu ve kap/icerigi ortaya koyus; birincisi; sadece kendi turunu ilgilendirir; baska ve kendi turu disindaki parcalari hem kapsamaz hem de baglamaz.

    Ustelik; insanoglu turu, sanki tum parcalarin sozcusuymus gibi; sirf kendi algisiyla butunu/kabi ortaya koymaya calismaktadir.

    Bir parca ve iceriginin, butun ve kabini ortaya koymasi ancak kendi parca ve icerigi adina mumkundur, baska parca adina degildir.

    Ustelik kendi parcasi dahil, parcalarida, butunlerini de ancak epistemolojik olarak ve temelde ortaya koyabilen insanoglu, parca ve icerigi, parca butununu v.s. yi de bu acidan sonlandirma olarak ortaya koyamamaktadir. Bu hem bilimsellige ters olur, hem de boyle bir sonlama inanctan oteye gecemez.

    Bugun ve ayni turden olan bizler icin, herzaman; insanoglu; bir parca/icerik olarak sormus-cevaplamistir. Ne bu sorular-cevaplar bitecek; ne de bu sorular ve cevaplar; hem insanoglu turunun disindaki herhangi bir parcayi baglayacak, ne de insanoglunun kendi disindaki bu parcalar adina; yaptigi parca/butun ve kap/icerik sozculugu gecerli olacaktir.

    Ayrica, bu zaten; butunun/kapin kendisini de ilgilendirmez. Cunku;

    Butun/kap ve insanoglu disinda kalan parca ve icerik, ayni parcanin ve icerigin birer uyesi olarak ancak bizler eliyle, bizim algimiz ile ortaya konabilir. Bizim kendi parca ve icerigimiz de buna dahildir. Bizim disimizda kalan ve yine bizim algimiz ile ortaya konan, kendi kendini ortaya kendi adina koysa bile, bizim bu ortaya konani kendi algimiz disinda koyan adina algilayacagimiz bir dialogumuz yoktur. Ayrica bu oznel ve teleolojik icerik, yine sadece biz insasnoglu turune aittir. Baska parcalarin ya da butunun boyle bir icerigi oldugunu dusunmek, onlara kendi yeti ve ozelliklerimizi yuklemekten baska bir sey degildir. Bu temelde ortaya koyamayis ve konanlara cevap veremeyis olmak ve boyle bir sorunu olmamak insanoglu disindaki her parca icin gecerlidir.

    Bu da bize;"evren, sirf dunya yasami icin mi var?" sorusuna; "evren ve dunya, sirf insanoglu icin mi var?" sorusunu sordurtur.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  2. #2
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    649

    Standart Cevap: Parca ve Butun/Kap ve Icerik Uzerine

    Tanrı; herşeye gücü yeten/hiçbirşeye ihtiyacı olmayan....... ..... şimdi bu özeliklere sahip bir Tanrıya inanan bir insanın onun için zamanda olduğu gibi mekandada bir anlayış zorlugu ile karşılaşması mümkün degil ..çünkü ilk baştaki özellikleride zaten akılsal yargılamalarla anlaması tam olarak mümkün değil işte ben mantık dizininde/zincirinde, elimde geldiğince buna dikkat ederim/farketmeye çalışırım..

    örneğin Dinlere yöneltilen; bu dinin Tanrısı bizi korkuyla, Cehennemle inanmaya/ emirlerine itaate zorluyor mantıksal çıkarımı mesala..Tanrı bunu isteseydi ortaya gerçek bir tehdit koyar, yada gösterir bu istediğini zaten alırdı.. bu ve benzeri bağlantısı kırık mantıkla Tanrı reddedilmez.. çünkü senin inandığın Tanrı diğer özelliklerinde böyle birşey (anlattığım durum) yapmayacağını beyan ediyor ve Tanrının kendi özelliklerinede sığmıyor zaten bu mantalite.... o zaman böle mantık yürütme kökten reddet..

    kısaca Tanrıyı gerek dinlerde gerekse dogada/kainatta sadeleştirmeler yaparak yargılamak yanlış sonuçlara götürebiliyor..

    tekrar sorgulamanıza dönersem ve kendi aklımın yettiğince cevaplamaya çalırsam sorgulamanızı şöyle derim;

    Tanrı herşeyin dolayısıda -Hiç-liğinde sahibidir..o hiçliğede hükmedebilir yani.. mekan mantıksal kurgusu Konu Tanrı olunca dörtbir yanından kırılır ve dökülür..

  3. #3
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.756

    Standart Cevap: Parca ve Butun/Kap ve Icerik Uzerine

    Alıntı donkişot Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tanrı; herşeye gücü yeten/hiçbirşeye ihtiyacı olmayan....... ..... şimdi bu özeliklere sahip bir Tanrıya inanan bir insanın onun için zamanda olduğu gibi mekandada bir anlayış zorlugu ile karşılaşması mümkün degil ..çünkü ilk baştaki özellikleride zaten akılsal yargılamalarla anlaması tam olarak mümkün değil işte ben mantık dizininde/zincirinde, elimde geldiğince buna dikkat ederim/farketmeye çalışırım..

    örneğin Dinlere yöneltilen; bu dinin Tanrısı bizi korkuyla, Cehennemle inanmaya/ emirlerine itaate zorluyor mantıksal çıkarımı mesala..Tanrı bunu isteseydi ortaya gerçek bir tehdit koyar, yada gösterir bu istediğini zaten alırdı.. bu ve benzeri bağlantısı kırık mantıkla Tanrı reddedilmez.. çünkü senin inandığın Tanrı diğer özelliklerinde böyle birşey (anlattığım durum) yapmayacağını beyan ediyor ve Tanrının kendi özelliklerinede sığmıyor zaten bu mantalite.... o zaman böle mantık yürütme kökten reddet..

    kısaca Tanrıyı gerek dinlerde gerekse dogada/kainatta sadeleştirmeler yaparak yargılamak yanlış sonuçlara götürebiliyor..

    tekrar sorgulamanıza dönersem ve kendi aklımın yettiğince cevaplamaya çalırsam sorgulamanızı şöyle derim;

    Tanrı herşeyin dolayısıda -Hiç-liğinde sahibidir..o hiçliğede hükmedebilir yani.. mekan mantıksal kurgusu Konu Tanrı olunca dörtbir yanından kırılır ve dökülür..
    Benim mesajlarimda konu tanrinin kabulu/reddi, varligi/yoklugu ve inanmasi/inanmamasi, sudur/degildir'i degil; Bilimsel olarak bir kavram oldugu ve ifadesinin de bilimsel olmadigidir. Fenomenal goruntu vermeyen hic bir sey bilimsel degildir. Bu baslikta da tanrinin zamandan bagimsiz olarak algilanmasi halinde bile, mekandan bagimsiz olamaz. Bu da tanriyi mekansiz yapar, ya da bir mekana ozdes kilar. Bunu da panenteizm ve panteizm olarak acikladim, hepsi bu.

    Sonucta tanri kavramini ifade etmek ve tanri kavrami bunyesinde olumlu/olumsuz bir taraf almak, beynin bir akilci ihtiyacidir. Bu ihtiyaca ancak ihtiyac duymayan, tanri kavramini da diger kavramlar da oldugu gibi notr algi ve disaridan bakis acisi ile, yani tanri disi dile getirir. Evrensel-insan zihniyetinin yaptigi da budur.

    Benim bir birey olarak serbest dusunurlugum, tanrinin varliksal degil, sosyal bilgi temelindedir ve herturlu ve herbiri dahil hic bir tanriya inanc besleme ve duyma ihtiyacinda degilim. Hicligi ve yoklugu ben nedir basliklarinda acikladim. Bunlar sadece insanoglunun varladiginin olumsuz ifadeleridir.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  4. #4
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    649

    Standart Cevap: Parca ve Butun/Kap ve Icerik Uzerine

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Benim mesajlarimda konu tanrinin kabulu/reddi, varligi/yoklugu ve inanmasi/inanmamasi, sudur/degildir'i degil; Bilimsel olarak bir kavram oldugu ve ifadesinin de bilimsel olmadigidir. Fenomenal goruntu vermeyen hic bir sey bilimsel degildir. Bu baslikta da tanrinin zamandan bagimsiz olarak algilanmasi halinde bile, mekandan bagimsiz olamaz. Bu da tanriyi mekansiz yapar, ya da bir mekana ozdes kilar. Bunu da panenteizm ve panteizm olarak acikladim, hepsi bu.

    Sonucta tanri kavramini ifade etmek ve tanri kavrami bunyesinde olumlu/olumsuz bir taraf almak, beynin bir akilci ihtiyacidir. Bu ihtiyaca ancak ihtiyac duymayan, tanri kavramini da diger kavramlar da oldugu gibi notr algi ve disaridan bakis acisi ile, yani tanri disi dile getirir. Evrensel-insan zihniyetinin yaptigi da budur.

    Benim bir birey olarak serbest dusunurlugum, tanrinin varliksal degil, sosyal bilgi temelindedir ve herturlu ve herbiri dahil hic bir tanriya inanc besleme ve duyma ihtiyacinda degilim. Hicligi ve yoklugu ben nedir basliklarinda acikladim. Bunlar sadece insanoglunun varladiginin olumsuz ifadeleridir.
    eyvah eyvah yazımı birdaha okuyunca şahıs eklerimin gayet yanlış anlaşılmaya uygun oldugunu fark ettim..size yönelik değil o şahıs ekleri genele yönelik ama evet öyle anlaşılmıyor... öncelikle kusura bakmayın üstad..Benim en yakın arkadaşlarımda oldukça fazla sayıda A- deist ve teist var..alışkınım yani elbette tarafım bu durumdan hoşnutum diyemem ama kolay kolay hırçınlaşmam bu sebeble..yanlış olmasın efenim size yönelik yazmadım bir kez daha tenzih ediyorum..sizin deyimizinle yazara yönelmedim ama asla yönelmem diyemem onuda söleyim


    epistemolojik zemindeki rasyonellik yada mantıksallıkla mekan zorunluluğuna katılmıyorum..heryerde olmak ,hiçbiryerde olmamak mantıksal karşılığını doğuruyor.aynı şeyi ifade etmiş oluyoruz..nese böle karmaşık oldu..


    mekanı hiçlikten ayıran nedir? boşluk kime göre neye göre mekandır? hiçlik kime göre neye göre mekan değildir? epistemoloji/bilim ikilisi bunun cevabını verebilir mi? kısaca epistemoloji yada bilim bilmediği Tanrıya mekanı nasıl zorunlu kılar? bu zaten bilimsel olamaz ki..evrenin dışı hakkında bilinen bişi yok hiçlik hakkındada varlığın olumsuzu tanımı hiçbirşey ifade etmiyor..kısaca durum karmana çormana üstad..

    benim dediğim Tanrı özellikleri itibari ile hiçlik karşısında noksanlık göstermiyecek onada hükmedecektir özetle..Sınırlanamaz bir kudreti ne sınırlayabilir? sınırlarsa kudret sınırsız değildir..sonucu çıkar mantık baştan çöker .. mantıksal çıkarımım ve anlatmaya çalıştığım budur...

  5. #5
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    649

    Standart Cevap: Parca ve Butun/Kap ve Icerik Uzerine

    bu konuyu keşkem Sevgili Okur Yazar görsede düşüncesini paylaşsa..Mekan- sızlık tam onluk konu ya.. gör bu konuyu sevgili Okur Yazar ..

  6. #6
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.756

    Standart Cevap: Parca ve Butun/Kap ve Icerik Uzerine

    Alıntı donkişot Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    eyvah eyvah yazımı birdaha okuyunca şahıs eklerimin gayet yanlış anlaşılmaya uygun oldugunu fark ettim..size yönelik değil o şahıs ekleri genele yönelik ama evet öyle anlaşılmıyor... öncelikle kusura bakmayın üstad..Benim en yakın arkadaşlarımda oldukça fazla sayıda A- deist ve teist var..alışkınım yani elbette tarafım bu durumdan hoşnutum diyemem ama kolay kolay hırçınlaşmam bu sebeble..yanlış olmasın efenim size yönelik yazmadım bir kez daha tenzih ediyorum..sizin deyimizinle yazara yönelmedim ama asla yönelmem diyemem onuda söleyim


    epistemolojik zemindeki rasyonellik yada mantıksallıkla mekan zorunluluğuna katılmıyorum..heryerde olmak ,hiçbiryerde olmamak mantıksal karşılığını doğuruyor.aynı şeyi ifade etmiş oluyoruz..nese böle karmaşık oldu..


    mekanı hiçlikten ayıran nedir? boşluk kime göre neye göre mekandır? hiçlik kime göre neye göre mekan değildir? epistemoloji/bilim ikilisi bunun cevabını verebilir mi? kısaca epistemoloji yada bilim bilmediği Tanrıya mekanı nasıl zorunlu kılar? bu zaten bilimsel olamaz ki..evrenin dışı hakkında bilinen bişi yok hiçlik hakkındada varlığın olumsuzu tanımı hiçbirşey ifade etmiyor..kısaca durum karmana çormana üstad..

    benim dediğim Tanrı özellikleri itibari ile hiçlik karşısında noksanlık göstermiyecek onada hükmedecektir özetle..Sınırlanamaz bir kudreti ne sınırlayabilir? sınırlarsa kudret sınırsız değildir..sonucu çıkar mantık baştan çöker .. mantıksal çıkarımım ve anlatmaya çalıştığım budur...
    Rica ederim. Sen eger yazara yonelirsen ve bu konuda da kisiselligi one cikarirsan! merak etme, ben seni uyaririm.

    Yapilandirmaci epistemolojik temelinde her sey bir insanoglu yapilandirilmisligi oldugu icin, spatiotemporal temeldeki bir algi soz konusudur. Zaman ve yer insanoglu parcasini tamamlayan bir butundur. Yerde ikamet eder, zamanda yasar. "hicbiryerde olmamak" soyleminin hic bir mantigi yoktur, sadece aklin bir inancidir. Hiclikte bosluk olarak bir mekandir. Eger bir seyden bahsediliyorsa, o mutlaka mekansaldir. Mekansal olmayan sey olamaz. Nerede sorusu mekani belirler. Bilim tanrinin yerinin akilda oldugunu pekala bilir. Tanrinin mekani akildir. Buradaki bilimsellik, tanri degil; bu kavramin insanoglu uzerindeki her turlu etkisinin gozlemidir. Zaten kullandigin "hukmetmek" eylemi aklin bir urunudur. Bu da tanrinin mekanini akil olarak belirler. Dolayisi ile insanoglu ya aklinda tanriya bir anlam ve icerik ve ifade verir, ya da verilmisi gozlemler. Bilimsel olan ikincisidir.

    Bana kudretin tanimini yaparmisin? Aklin inandigi ve kendine dogruladiklarinda mantik aranmaz.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  7. #7
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    649

    Standart Cevap: Parca ve Butun/Kap ve Icerik Uzerine

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Rica ederim. Sen eger yazara yonelirsen ve bu konuda da kisiselligi one cikarirsan! merak etme, ben seni uyaririm.

    Yapilandirmaci epistemolojik temelinde her sey bir insanoglu yapilandirilmisligi oldugu icin, spatiotemporal temeldeki bir algi soz konusudur. Zaman ve yer insanoglu parcasini tamamlayan bir butundur. Yerde ikamet eder, zamanda yasar. "hicbiryerde olmamak" soyleminin hic bir mantigi yoktur, sadece aklin bir inancidir. Hiclikte bosluk olarak bir mekandir. Eger bir seyden bahsediliyorsa, o mutlaka mekansaldir. Mekansal olmayan sey olamaz. Nerede sorusu mekani belirler. Bilim tanrinin yerinin akilda oldugunu pekala bilir. Tanrinin mekani akildir. Buradaki bilimsellik, tanri degil; bu kavramin insanoglu uzerindeki her turlu etkisinin gozlemidir. Zaten kullandigin "hukmetmek" eylemi aklin bir urunudur. Bu da tanrinin mekanini akil olarak belirler. Dolayisi ile insanoglu ya aklinda tanriya bir anlam ve icerik ve ifade verir, ya da verilmisi gozlemler. Bilimsel olan ikincisidir.

    Bana kudretin tanimini yaparmisin? Aklin inandigi ve kendine dogruladiklarinda mantik aranmaz.
    ahaa !! moderatör olduğunuzu unuttum bir an iyi mi ! ya bu arada üstad ben geldiğimden beri hiç uyarı almadım ..bozuluyorum bazen tatlı su anarşisti oldum ben galiba

    Mekansal olmayan şey olamaz ! hayır! bu sırtını bilinmeyene dayamaktır..ki bilinmeyenlerin ensesi bayağı kalındır

    Tanrının Mekanı Akıldır ! gönülde de olabilir ama..

    ben mantık dizinini elimden geldiğince kırmamaya çalışıyorum..

    Kudret sorunuzdan kastınızı anladım..bu konuyu biraz zamana bırakalım üstad ..çünkü bu açtığınız konu çok çok çok bilinmeyenli..

  8. #8
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.756

    Standart Cevap: Parca ve Butun/Kap ve Icerik Uzerine

    Alıntı donkişot Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ahaa !! moderatör olduğunuzu unuttum bir an iyi mi ! ya bu arada üstad ben geldiğimden beri hiç uyarı almadım ..bozuluyorum bazen tatlı su anarşisti oldum ben galiba

    Mekansal olmayan şey olamaz ! hayır! bu sırtını bilinmeyene dayamaktır..ki bilinmeyenlerin ensesi bayağı kalındır

    Tanrının Mekanı Akıldır ! gönülde de olabilir ama..

    ben mantık dizinini elimden geldiğince kırmamaya çalışıyorum..

    Kudret sorunuzdan kastınızı anladım..bu konuyu biraz zamana bırakalım üstad ..çünkü bu açtığınız konu çok çok çok bilinmeyenli..
    Oradaki "uyari" simdiki gibi, tirnak icinde olacakti, kusura bakma!

    Dedimya akilda mantik aranmaz. Bilimde mekansiz ve zamansiz bir sey olmadigi halde, aklin inancinda olmasi da bunu gosteriyor, zaten. Bilim bilimsel olarak bilinmiyen hakkinda akil yurutmekten ziyade, gozlemini dile getirir. Dogru Kuran'da bildigim kadariyla, beyin yerine kalpten bahsediliyor.

    Sadece kudret kavramindan ne algiladigini ve bu kavrama nasil bir anlam ve icerik verdigini sordum.

    Biliyorsun, matematikte bilinmiyenli denklemler vardir, ama cozumu ile beraber.

    Bir; sence butun mudur, parca midir? Mustakilligi var midir, yok mudur?
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  9. #9
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    649

    Standart Cevap: Parca ve Butun/Kap ve Icerik Uzerine

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Oradaki "uyari" simdiki gibi, tirnak icinde olacakti, kusura bakma!

    Dedimya akilda mantik aranmaz. Bilimde mekansiz ve zamansiz bir sey olmadigi halde, aklin inancinda olmasi da bunu gosteriyor, zaten. Bilim bilimsel olarak bilinmiyen hakkinda akil yurutmekten ziyade, gozlemini dile getirir. Dogru Kuran'da bildigim kadariyla, beyin yerine kalpten bahsediliyor.

    Sadece kudret kavramindan ne algiladigini ve bu kavrama nasil bir anlam ve icerik verdigini sordum.

    Biliyorsun, matematikte bilinmiyenli denklemler vardir, ama cozumu ile beraber.

    Bir; sence butun mudur, parca midir? Mustakilligi var midir, yok mudur?
    akılda mantık aranmaz mı !! et tırnaktan ayrılmaz ..

    Özel Kutsal Kitap ismi zikretmişsiniz üstad ..işte bu sohbeti/paylaşımı kökünden sarsar..özel isimler anılmadanda birçok şey anlaşılabiliyor zaten..öyleyse bu bir elzem mi? değil ..faydası mı çok, zararı mı?

    Kudret; kelimesini kime yönelttiğime ve cümle içindeki yerine göre değişebiliyor..Kudret kısaca insanda ; kendine hakimiyet,hükmetme,zaafları insanı sarssa bile anlık bile olsa yıkılmama,güçlü olma, anlamında ..

    Bilinmeyenli denklerde mantık bütünlü süreklilik (kural anlamında sabitlik) arz eder ve duruma göre esneklik göstermez..ama insan çoğu zaman sorgulamalarında bu mantık zincirini kırar, esnetir, sündürür,kendine çeker v.s yani sonunda Saçma /uyumsuza getirir..ama kendi süper anlamlar(!) çıkarır..bir bakarsınız tüfek saçmalarını birleştirip tank mermisi yapmış

    Bir; neyin biri? nasıl bir bir? modern bilime göre parça diye bişi var mı? bütün diye bişi var mı? her parçanın, parçası var mı yok mu? bütün nerede bitiyor ki Parça başlıyor? vs vs
    Üstad isterseniz bende size cevaplanamıyacak ama bir amaca hizmet edecek birkaç soru sorayım?

    ama hayır! bunlar bize birşey kazandırmaz..siz inandığınız doğrulara göre işletiyorsunuz tüm sistemleri (akıl,mantık.bilim,bilgi vs).. serbest düşünürüm diyorsunuz! inanın hiç öyle görünmüyor..
    Konu Pyramos tarafından (27 Aralık 2011 Saat 10:11 ) değiştirilmiştir.

  10. #10
    Süreyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16 Nisan 2010
    Mesajlar
    463

    Standart Cevap: Parca ve Butun/Kap ve Icerik Uzerine

    @akılda mantık aranmaz!

    -mantıkta akıl aramamızın mahzuru yoktur umarım -


    akla sahip olup! ve dahi..o'aklı yürütmeden ne gözlem ne gözlem'e yönelme ne gözlemleme süreci olmazken...
    bilimde; kimyadan olup, yine kimyası geregi reaksiyonda velâkin ölçümlenemeyen geçişlerde olan,! her/bir oluşumu -o' oluş/um- ol ay/dınlanıncaya (bizce) olgu gözlem verinceye degin- mekansız zamansız (ancak) VAR/sayar!

    insan, bu biyolojik formasyonu ile bilinçli olsun.... vel hâsıl!!! kaynağı-n-da, bilinç olmasın -bilinci içermesin- herşey, tesadüfi gelişime bağlansın-olsun!
    --işte bu şekil düşünmek mantıksız ve ben bir mantığa! ve O' mantıkta da bir akl'a ihtiyaç duyuyorum-

    dolayısıyıyle düşünüyorum ki..
    canli tabiatın biyolojik gelişiminin soy agacını bilim daha bunca öngörüp detaylandırıp çizememişken
    Kur'an!! diyor.... ki -''cebrail/vah'y'' melek-e!! bildiriyor.. halefi (beni adem)(elçi) aktarıyor -

    Âl-i imrân 59 :'....onu topraktan yarattı. sonra ona “ol” dedi. o da -hemen- oluverdi.

    şimdi o devirden bu devire ilimi bilimi gözlemi deneyi ile gelişen insanlık ilk canlı oluşumdan gelişim ile en ileri form insana değin tabiatını gözlemliyor ve bu 'topraktan oluşum'u yerli-yerine isterse düzgün oturtabiliyor da

    biyolojik soy ağacı- dünyada canlı hayat /toprak ve OLuşum Süreci!

    ─ Bitkiler
    ├─ Mantarlar
    ├─ Protistler
    ├─ Bakteriler
    ─ Hayvanlar
    ├─ Omurgasızlar └─ Omurgalılar ├─ Kuşlar ├─ Sürüngenler ├─ Balıklar ├─ Amfibiler └─ Memeliler ├─ Etçiller ├─ Deniz memelileri ├─ Kemirgenler ├─ Yarasalar ├─ Böcekçiller ├─ Keseliler └─ Primatlar ├─ Önmaymunlar ├─ Maymunlar └─ İnsansılar ├─ Gibon ├─ Şempanze ├─ Goril ├─ Orangutan └─ İnsan

    demem o ki Kur'an kalbden ziyade beyin'e beyinle hitap ediyor ve.. ne az düşünürsünüz/hiç düşünmezmisiniz diye defaatle de tekrar ediyor

    ve/fakat...Bilime yönlendirdiği halde bilmek için niyet ve amel ile, egoyu aşmak.. üst bir çaba içinde olup, İnsanlıga! onun birliğine ermek gerektiğinden...
    insan sa henüz kendi nefsine hizmetin hazzına doyamadığından-dengeyi sağlayamadığından!!... ve yine O'nun... birliği!ndeki ikili mana dualiteyi -anlamaya - çalışmadan inandık kabul ettik deyip de ancak kendi birine hizmet etmekten vazgeçemediğinden... olacak, parça bütün -kap içerik daha çook tartışmalıdır!

    Kuranın yolu gösteren ışığı...uyarısı-önerisi-tebliği, anlayışta takılı olduğu halde uygulamada deneme, yanılma -yine de-yol alınıyorsa ve halen bu gelişme yavaş diye düşünülüyor sa
    diyebiliriz ki... ha deyip hak'ı usulünce bilmedikçe, hakkı niyet ile amele işlemedikçe insanın kaderi de insanliğin kederi de- akibeti de degişmez

    ne diyebilirim ki-başka... kudretinden sual olmayan O' insana, kıyamıyor-kırmıyor ! velâkin zamanı var gelişsin anlayışı deyi ekip biçtirip kendim ettim kendim buldum dedirtiyor
    Hayat...
    Konu Süreyya tarafından (27 Aralık 2011 Saat 13:57 ) değiştirilmiştir.

Sayfa 1/6 123 ... SonSon

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0