Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Felsefe.NET Felsefe Kulübü

User Tag List

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07.04.15, 23:14   #1
Düşünür
 evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.115
Standart Insanoglunun Kendini, Kendi Biri/Turu Ile Ozdeslestirmesi

Artik gunumuz ve cagimizda biyoloji evrim olarak gen uzerine okunmaktadir.

Kisaca bir fenomenin insanoglu turune ait bir bir olup olmadigini onun genetik ozelliklerine bakarak ortaya koyabiliriz.

Bu da insanoglunu genetik olarak evrimsel en yakin akrabalarindan da farkli kilar.

Yalniz gunumuzde hala bir insanogluna soruldugunda, "sen kimsin/nesin?" diye alinan yanitlar, cagdisidir.

Burada felsefi, metafizik bilincli ya da bilincsiz ve de etik alisilagelmis yanitlar halas soz konusudur.

Bu yanitlar genelde "kulum, koleyim, maddeyim, metayim, atomum, embriyoyum, bitkiyim, hayvanim, maymunum" v.s. temelinde insanoglu kendisini kendisi ile ozdeslestirmez.

Bu konu da bir de ozdeslestirmenin etik temeli vardir, burada da insanoglu kendisine dogumdan itibaren verilen degerlerle kendisini ozdeslestirir.

Bu yanitlar da genelde "Erkegim/kadinim, adim-soyadim, milletim, dinim, etnigim, mezhebim" temelli yanitlardir.

Bir de ozdeslestirme de sosyo-psikolojik yanitlar vardir.

Bu yanitlar genelde "delikanli, genc, genc kiz, efe, kulhanbeyi, serseri, berdus, asik, baba, anne kardes, yasli, amca, dayi, ihtiyar, moruk v.s. temelli olabilir.

Hayvan ve bitki ozdeslestirmeleri de algi temelinde mevcuttur;

Ornek "aslan, kaplan, kurt, ayi, kopek, kedi, kuzu, okuz, deve, maymun, bit, pire, papatya, manolya, lale, gul, v.s.

Bunun disinda mesleki ozdeslestirmeler soz konusudur.

Ornek "doktor, muhendis, ogretmen, sofor, kapici, yonetici, memur, isci, copcu, bakici" v.s.

Bu iki turludur ya kisi kendini bu sekilde ozdeslestirir, ya da etrafindakiler algi olarak bu ozdeslestirmeyi kisi uzerinde yaparlar.

Kisaca insanoglu kendisini; deyim yerinde ise "gunesin altinda ne varsa" onun ile ozdeslestirir.

Aslinda bu gayet dogaldir. Cunku insanoglu her bir seyi gozlemler ve algilarken, ona kendince ona uygun bir ad verir ve bu uygun buldugu ozellikleri de kendinde bulur. Boylece adlandirdigi her bir seyin, kendi ile ozdeslesmesi de kacinilmazdir.

Burada ilginc olan butun bu ozdeslestirmelerde, kendi ile ozdeslesimin olmamasidir.

Bir yerde her seyi gozlemler algilar ama kendisini gozlemleyemez ve algilayamaz.

Nihilizm ile birlikte gelen yeni akim ile birlikte insanoglu ilk defa, kendinin farkina varmis ve bu farkindaligi "ben" basligi ve temelinde kullanmaya baslamistir.

Bu aslinda ve bir yerde sadece kendi farkina varis ve kendini one cikaris olsa da henuz tum turunun farkindaligini ve bilincini tasimamaktadir.

Cunku bu kendi farkina varis kendi ego temelli akilci ve duygusal farkinin baskalari uzerindeki cikar kullanimi temelinde olmasi ve kendi birsel cikari icin herkese ve herseye istedigini yapmasinin dusunmesinin mesru ve mubah kilinmasidir.

Bu sekildeki ben bilincini, yani bireysellik, bireycilik, bencillilik, bencilik ve bananecilik temelini ilk ortaya atan Ayn Rand'dir.

Yaziyi bitirmeden bir filmdeki bir soylemi buraya ornek olarak alalim.

O film de bir kisi soyle bagiriyordu "I am not a number, I am a man"

"Ben bir numara degilim, ben bir insanogluyum"

Kisaca insanoglunun heuz kendini sadece kendi egosal cikarci temelde kendi ile ozdeslestirdigi ve beninin farkina vardigi cagimizda, henuz bunu tursel butunluk bilincine tasiyamamis olmasi da acidir.

Tarih bize bunu ne zaman insanoglu kendi turu bunyesinde bir birini oldurmez svasmaz ve her turlu dusunce ve davranis farki ile birlikte yasar ve bu farklari kendi turu bunyesinde bilim ve teknikte kullanir ve gelistirirse; iste o zaman, bugun en azindan kendi birinin bilinci bilissellige cikacak ve tursel bilinci ve bilisselligi de kapsayacaktir.

Henuz dunyamizda kendi bilincinin egosal olarak yansimaya yeni basladigini dusunursek; bunun tursellige ulasmasi pek ufukta gorunmuyor.

Yani insanoglunun, kendini ozdeslestirirken, su ya da benzeri cumleyi kullanmasi.

"Ben insanoglu turumun tek bir biriyim"

Iste bu cumle maalesef evrimsel degil; ancak beyinlerin zihinsel devrimi ile gerceklesecektir.

Yani bir fiziksel degisim degil, zihinsel bir degisimdir.


_______________________
Evrensel-Insan - Yapilandirmaci Epistemoloji/Qua Felsefesi/Bilissel Bilim/Serbest Dusunurluk/Devrimci Sorgulama/Numenal Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 19.04.15, 21:15   #2
Düşünür
 dijital - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 3.054
Standart

Bu yazınızdan insan kendini "insan" olarak değil de sürekli olarak dünyevi kimlikler ile tanımlar ve değersizleştirir demek istediğinizi anlıyorum ve bunu da egoya bağlıyorsunuz. Yaratıcıya inanç da yine kişinin kendini değersizleştirmesidir şeklinde bir sonuca varmışsınız ve beraberinde bu durumu kölelik kabul ediyorsunuz.

Benim anlatmaya çalıştığım ise; kölelik diye bir durum söz konusu değildir çünkü her görünen ve görünmeyen varlık Yaratıcı'nın bir yansıması, gölgesi olduğu için herşey bir ve ayrılamazdır. Sizin ayrı ayrı birey kabul ettiğiniz her bir insan, dünya yaşamında birey olarak yaşamını sürdürse de aslında bu tümüyle bir yanılsamadır. Algılarımız sizin de belirttiğiniz gibi ayrılık-farklılık algılamaya programlı olduğu için kendini tüm insanlık ve evren ile bir bütün olarak göremiyor. Kötülük de bir yanılsama ve dünyevi bir kavramdır. Kötü insan ile iyi insan bir midir diye sorulur ya hep, aslında kötü insan da yoktur sadece verilen rolü oynamak vardır. Tek bir hayat şansımız olsaydı bu çok adaletsiz olabilirdi fakat insan her rolü bu dünyada yaşamak zorundadır. Zengin de olacak, fakir de iyi de olacak kötü de en sonunda hangi rolle ne kadar özdeşleştiği ve ne dersler çıkarttığına göre hesap verecektir. Hesabı da kendi vicdanı ile bizzat kendisi yapacaktır.

Ego-sahte ben diğer başlıkta da yazdığım gibi bir yüktür ve kurtulabildiğiniz an zaten özünüze dönmüş olduğunuz için yerine birşey koymanıza gerek yoktur. Yükü attınız o size ait değildi zaten ve kendi gerçekliğinizi anladınız işte o an dünyaya farklı gözle bakmaya, görünenin ardındakini farketmeye başlarsınız.

Siz yaratıcı gücün varlığını kabul etmeyi kölelik kabul ediyorsunuz oysa ki kabul edip, idrak ettiğiniz an özgürsünüzdür. İnanmaktan bahsetmiyorum, bilmek-anlamak-hissetmek-idrak etmek ve farkına varmaktan bahsediyorum, işte asıl farkındalık budur.

Şu an 60 yaşındasınız, 2 saat sonra yapmak istediğinizi yapabileceğinizin garantisi var mı? Yok çünkü şartlar el vermezse yaşayacağımızın bile garantisi yoktur. Hayatımızın kontrolü tam manası ile bizde mi? Hayır, değil bir çok şeyi değiştiremiyoruz. Kısacası özgür olmak için gerçekten kim olduğumunuzu idrak etmemiz gerekiyor. Yaratıcıyı yok sayarak bunu elde etmeniz münkün değildir, siz ne kadar çok şey bilirseniz bilin hep bir taraf eksik kalacaktır. Eninde sonunda bu gerçekle birgün karşılaşacaksınız, hepimiz karşılaşacağız. Şu an yaratıcıyı inkar da egonun size oynadığı bir oyundur. İnsan çok değerli bir varlıktır fakat dünya yaşamına aşırı bağlanmak da bir çeşit köleliktir ve en kötüsüdür.


dijital isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 19.04.15, 21:28   #3
Düşünür
 evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.115
Standart

dijital Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu yazınızdan insan kendini "insan" olarak değil de sürekli olarak dünyevi kimlikler ile tanımlar ve değersizleştirir demek istediğinizi anlıyorum ve bunu da egoya bağlıyorsunuz. Yaratıcıya inanç da yine kişinin kendini değersizleştirmesidir şeklinde bir sonuca varmışsınız ve beraberinde bu durumu kölelik kabul ediyorsunuz.


Kolelik degil, kulluk.

Burada "kolelik" system ve duzenin dayattigidir. Yani Insanoglunun kendisine yonelik koleliktir.

Alıntı:
Benim anlatmaya çalıştığım ise; kölelik diye bir durum söz konusu değildir çünkü her görünen ve görünmeyen varlık Yaratıcı'nın bir yansıması, gölgesi olduğu için herşey bir ve ayrılamazdır. Sizin ayrı ayrı birey kabul ettiğiniz her bir insan, dünya yaşamında birey olarak yaşamını sürdürse de aslında bu tümüyle bir yanılsamadır. Algılarımız sizin de belirttiğiniz gibi ayrılık-farklılık algılamaya programlı olduğu için kendini tüm insanlık ve evren ile bir bütün olarak göremiyor.
Neden gormesi gerekiyor?

Ustelik bu zaten kendinin gordugu butunde kaybolmasidir.

Ben ise kendiligini bulmasindan bahsediyorum.

Alıntı:
Kötülük de bir yanılsama ve dünyevi bir kavramdır. Kötü insan ile iyi insan bir midir diye sorulur ya hep, aslında kötü insan da yoktur sadece verilen rolü oynamak vardır. Tek bir hayat şansımız olsaydı bu çok adaletsiz olabilirdi fakat insan her rolü bu dünyada yaşamak zorundadır. Zengin de olacak, fakir de iyi de olacak kötü de en sonunda hangi rolle ne kadar özdeşleştiği ve ne dersler çıkarttığına göre hesap verecektir. Hesabı da kendi vicdanı ile bizzat kendisi yapacaktır.
Kotuluk ya da iyilik, insanoglu dusunce ve davranisinin yine insanoglunca algiladigi ve degerlendirdigidir.

Alıntı:
Ego-sahte ben diğer başlıkta da yazdığım gibi bir yüktür ve kurtulabildiğiniz an zaten özünüze dönmüş olduğunuz için yerine birşey koymanıza gerek yoktur. Yükü attınız o size ait değildi zaten ve kendi gerçekliğinizi anladınız işte o an dünyaya farklı gözle bakmaya, görünenin ardındakini farketmeye başlarsınız.
Iste fark ta burda , ben bunu kendiligin bulunmasi icin onerirken, tasavvuf kendini butununde yok etmekicin oneriyor.

Alıntı:
Siz yaratıcı gücün varlığını kabul etmeyi kölelik kabul ediyorsunuz oysa ki kabul edip, idrak ettiğiniz an özgürsünüzdür. İnanmaktan bahsetmiyorum, bilmek-anlamak-hissetmek-idrak etmek ve farkına varmaktan bahsediyorum, işte asıl farkındalık budur.
Bunun kulluk oldugunu yukarda acikladim.

Alıntı:
Şu an 60 yaşındasınız, 2 saat sonra yapmak istediğinizi yapabileceğinizin garantisi var mı? Yok çünkü şartlar el vermezse yaşayacağımızın bile garantisi yoktur. Hayatımızın kontrolü tam manası ile bizde mi? Hayır, değil bir çok şeyi değiştiremiyoruz. Kısacası özgür olmak için gerçekten kim olduğumunuzu idrak etmemiz gerekiyor. Yaratıcıyı yok sayarak bunu elde etmeniz münkün değildir, siz ne kadar çok şey bilirseniz bilin hep bir taraf eksik kalacaktır. Eninde sonunda bu gerçekle birgün karşılaşacaksınız, hepimiz karşılaşacağız. Şu an yaratıcıyı inkar da egonun size oynadığı bir oyundur. İnsan çok değerli bir varlıktır fakat dünya yaşamına aşırı bağlanmak da bir çeşit köleliktir ve en kötüsüdür.
Bir kisinin kendi kendini yonlendirmesi ve control etmesi; birey bilincidir.

Bir kisinin kendisini tamamiyla baska bir guce teslim etmesi de kulluktur.

Tabiki hic bir seyin garantisi olmaz, yalniz ne dusunup nasil davraniyorsam; bunu ben yaparim, kimsenin bunda bir rolu yoktur.

Ben yaratilistan yola cikmiyorum. Sonucta insanoglu zaten yaratandir. Tum soyutlarin ve soyut degerlerin kavramsal bilginin yaraticisi.

Konu dunya yasami degil, sadece yasamdir.

Bir kisinin elinde de sadece yasam vardir. Cunku dogumu kendi insiyatifinde degildir, kendi olmesini de yasayamaz.

Iste o yuzden zaten yasam sadece yasayana aittir. Bu konuda da secim ve kararlarini kendi alir ve verir.

Yani bir kul degildir.


_______________________
Evrensel-Insan - Yapilandirmaci Epistemoloji/Qua Felsefesi/Bilissel Bilim/Serbest Dusunurluk/Devrimci Sorgulama/Numenal Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 19.04.15, 22:09   #4
Düşünür
 evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.115
Standart

Insanoglunun "kendini neden kendi ile ozdeslestiremedigi ve nerelerde kendini "kaybettigi" surada aciklaniyor.

Evrensel- Insan Zihniyeti


_______________________
Evrensel-Insan - Yapilandirmaci Epistemoloji/Qua Felsefesi/Bilissel Bilim/Serbest Dusunurluk/Devrimci Sorgulama/Numenal Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 20.04.15, 00:20   #5
Düşünür
 dijital - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 3.054
Standart

evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Yalniz gunumuzde hala bir insanogluna soruldugunda, "sen kimsin/nesin?" diye alinan yanitlar, cagdisidir.

Burada felsefi, metafizik bilincli ya da bilincsiz ve de etik alisilagelmis yanitlar halas soz konusudur.

Bu yanitlar genelde "kulum, koleyim, maddeyim, metayim, atomum, embriyoyum, bitkiyim, hayvanim, maymunum" v.s. temelinde insanoglu kendisini kendisi ile ozdeslestirmez.

.
Yazınızda kulum köleyim ifadesini insan için kullandığınızdan yola çıkarak inançlı olmayı kölelik kabul ettiğinizi varsaymıştım, tamam yanlış anlamışım ancak embriyoyum, bitkiyim, hayvanim, maymunum v.s. tarzında cevap veren birine hiç rastladınız mı onu da cidden merak ettim.

Bu durumda inançlı birisi ile inançsız birisinin ortak paydada buluşması imkansız olduğu için çok da söylenecek birşey kalmıyor.


dijital isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 20.04.15, 00:29   #6
Düşünür
 evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.115
Standart

dijital Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Yazınızda kulum köleyim ifadesini insan için kullandığınızdan yola çıkarak inançlı olmayı kölelik kabul ettiğinizi varsaymıştım, tamam yanlış anlamışım ancak embriyoyum, bitkiyim, hayvanim, maymunum v.s. tarzında cevap veren birine hiç rastladınız mı onu da cidden merak ettim.

Bu durumda inançlı birisi ile inançsız birisinin ortak paydada buluşması imkansız olduğu için çok da söylenecek birşey kalmıyor.
Neden rastlamadin.

Bu en basta insanoglunun ne ile ozdeslestirilmesi ile paraleldir.

Bebek dogmadan once bir embriyodur, canli olarak bir bitkidir, ayni siniftan olarak bir hayvandir, evrimsel olarak insanogluina en yakin akraba maymundur v.s.

Materyaliste gore "maddedir, atomdur"

Inancli ile inancsiz burda birlesir.

Sonucta her ikisi de insanoglunu baska bire seyle ozdeslestirir.

Cunku buradaki ortak nokta, akilciligin "ilk, tek, mutlak" aramasinda ve herseyi onun ile ozdeslestirmesindedir.

Insanoglunun kendini nerede kaybettigini gormek istersen, bir onceki mesajdaki linki okuyabilirsin.


_______________________
Evrensel-Insan - Yapilandirmaci Epistemoloji/Qua Felsefesi/Bilissel Bilim/Serbest Dusunurluk/Devrimci Sorgulama/Numenal Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 20.04.15, 00:49   #7
Düşünür
 dijital - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 3.054
Standart

evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Neden rastlamadin.

Bu en basta insanoglunun ne ile ozdeslestirilmesi ile paraleldir.

Bebek dogmadan once bir embriyodur, canli olarak bir bitkidir, ayni siniftan olarak bir hayvandir, evrimsel olarak insanogluina en yakin akraba maymundur v.s.

Materyaliste gore "maddedir, atomdur"

Inancli ile inancsiz burda birlesir.

Sonucta her ikisi de insanoglunu baska bire seyle ozdeslestirir.

Cunku buradaki ortak nokta, akilciligin "ilk, tek, mutlak" aramasinda ve herseyi onun ile ozdeslestirmesindedir.

Insanoglunun kendini nerede kaybettigini gormek istersen, bir onceki mesajdaki linki okuyabilirsin.
Daha önce okumuştum şimdi tekrar baktım, yazdıklarınızda haklılık payı var bunu inkar etmiyorum. Geçmiş yazılarımda toplumun en büyük hapishane olduğunu ve kişi toplumdan bağımsız hareket edemezse asla özgürleşemeyeceğini ben de dile getirmiş birisiyim. Mutlak-ilk arayışı değil kendi adıma var olduğunu bilmekten bahsediyorum, bildiğim bir şeyi aramama gerek yok zaten çünkü varlığından haberdarım. Bu beynimin bana oynadığı bir oyun değil gerçekle hayali ayırt edebiliyorum.

İnançlı birisi olarak ben, sahte egonun bir oyunu olarak sizin yaratıcıyı kabul etmediğinizi düşünürken siz de sahte egonun bir oyunu olarak benim yaratıcıya inandığımı düşünüyorsunuz işte bu noktada taban tabana zıt düşmüş oluyoruz. Akıl-zihin-bilinç çerçevesinde olaylara bakmak inançsız olmayı gerektirmiyor ya da inançlı birisi bilinçsizce hareket etmiş olmuyor, bunu anlatmaya çalışıyorum siz ise inançlı olmayı bilinçsizlik-farkında olamamak ya da metafizik-mitoloji-din üzerinden çağdışılık kabul ediyorsunuz. Kısacası siz inançlılar için kesin bir yargıya sahipsiniz.


dijital isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 20.04.15, 00:55   #8
Düşünür
 evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.115
Standart

dijital Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Daha önce okumuştum şimdi tekrar baktım, yazdıklarınızda haklılık payı var bunu inkar etmiyorum. Geçmiş yazılarımda toplumun en büyük hapishane olduğunu ve kişi toplumdan bağımsız hareket edemezse asla özgürleşemeyeceğini ben de dile getirmiş birisiyim. Mutlak-ilk arayışı değil kendi adıma var olduğunu bilmekten bahsediyorum, bildiğim bir şeyi aramama gerek yok zaten çünkü varlığından haberdarım. Bu beynimin bana oynadığı bir oyun değil gerçekle hayali ayırt edebiliyorum.

İnançlı birisi olarak ben, sahte egonun bir oyunu olarak sizin yaratıcıyı kabul etmediğinizi düşünürken siz de sahte egonun bir oyunu olarak benim yaratıcıya inandığımı düşünüyorsunuz işte bu noktada taban tabana zıt düşmüş oluyoruz. Akıl-zihin-bilinç çerçevesinde olaylara bakmak inançsız olmayı gerektirmiyor ya da inançlı birisi bilinçsizce hareket etmiş olmuyor, bunu anlatmaya çalışıyorum siz ise inançlı olmayı bilinçsizlik-farkında olamamak ya da metafizik-mitoloji-din üzerinden çağdışılık kabul ediyorsunuz. Kısacası siz inançlılar için kesin bir yargıya sahipsiniz.
Aramizdaki ana fark; benim inanc ya da varliktan yola cikmamam ve bu iki nitelikte de qua felsefesi olarak sorunun tum resmini icinde yer almadan vermis olmam.

Eger senin inancliligin karsisinda ben inancsiz olsa idim, o zaman zit olurduk.

Ya da senin tanriyi ilkledigin gibi, ben maddeyi ilkleseydim; o zaman zit olurduk.

Ben her ikisinin de ufkunun disinda bir bakis acisi sunuyorum ve yukarida zitlasanlarin sorununun temelini veriyorum.

Benim yargim yok. Ben farkjlarin farkindayim.

Ne inancliya ne de inancsiza karsiyim, cunku inancsal niteligim yok. Inanc disiyim.


_______________________
Evrensel-Insan - Yapilandirmaci Epistemoloji/Qua Felsefesi/Bilissel Bilim/Serbest Dusunurluk/Devrimci Sorgulama/Numenal Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 22.04.17, 23:14   #9
Düşünür
 sanalmanik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2013
Nereden:
Mesajlar: 3.261
Standart

evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu iki turludur ya kisi kendini bu sekilde ozdeslestirir, ya da etrafindakiler algi olarak bu ozdeslestirmeyi kisi uzerinde yaparlar.

Kisaca insanoglu kendisini; deyim yerinde ise "gunesin altinda ne varsa" onun ile ozdeslestirir.

Aslinda bu gayet dogaldir. Cunku insanoglu her bir seyi gozlemler ve algilarken, ona kendince ona uygun bir ad verir ve bu uygun buldugu ozellikleri de kendinde bulur. Boylece adlandirdigi her bir seyin, kendi ile ozdeslesmesi de kacinilmazdir.

Burada ilginc olan butun bu ozdeslestirmelerde, kendi ile ozdeslesimin olmamasidir.

Bir yerde her seyi gozlemler algilar ama kendisini gozlemleyemez ve algilayamaz.

(ilk posttaki Nasreddin Hoca fıkrasıyla birlikte düşünülmesini ve ayna kavramının icad olunmamışlığı gibi eğreti düşünülmesini ekleyeceğiz-Yani kişi kendi yüzüne bakamaz-Kendi yüzünü kendinden göremez çoğulu ile birlikte fasıl)

Kisaca insanoglunun henuz kendini sadece kendi egosal cikarci temelde kendi ile ozdeslestirdigi ve beninin farkina vardigi cagimizda, henuz bunu tursel butunluk bilincine tasiyamamis olmasi
da acidir.

Henuz dunyamizda kendi bilincinin egosal olarak yansimaya yeni basladigini dusunursek; bunun tursellige ulasmasi pek ufukta gorunmuyor.

Yani insanoglunun, kendini ozdeslestirirken, su ya da benzeri cumleyi kullanmasi.

"Ben insanoglu turumun tek bir biriyim"

Iste bu cumle maalesef evrimsel degil; ancak beyinlerin zihinsel devrimi ile gerceklesecektir.

Yani bir fiziksel degisim degil, zihinsel bir degisimdir.
okurken şu oluyor-belirli bir iç ses var-denizin sesi -bunu bilenler bilir-oluyorsa-eğer oluyorsa-benzerse;

---------- Mesajlar Birleştirildi at 19:14 ---------- ilk Atılan Mesaj Zamani at 18:54 ----------

evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bir kisinin kendi kendini yonlendirmesi ve control etmesi; birey bilincidir.

Bir kisinin kendisini tamamiyla baska bir guce teslim etmesi de kulluktur.

Ben yaratilistan yola cikmiyorum. Sonucta insanoglu zaten yaratandir.

Konu dunya yasami degil, sadece yasamdir.

kisinin elinde de sadece yasam vardir.
Iste o yuzden zaten yasam sadece yasayana aittir.
Bu konuda da secim ve kararlarini kendi alir ve verir.
...


_______________________
"sanalmanik yazımlarının, yapılandırmacı/eleştirel ve empatik/eleştirel okuma süzgeçlerinden geç-mesini rica etmektedir"
-
Bilgi toplamak ve öğrenmek için çabalayan bir grup; bilindik ve antik yöntemlerle bilgi toplarken , bir yandan da viya tahtalarıyla deneme oturumları sürdürdüler ve umulmadık bir biçimde, aşağıdaki masalı derlerler.
-
İşte buna viya/tamyol ileri diyoruz
-
Türkçe Tanıtım
http://tr.cassiopaea.org/

Giriş
http://www.baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=7
sanalmanik isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 23.04.17, 00:08   #10
Gönüllü Felsefeci
 ElChupakabra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2014
Nereden:
Mesajlar: 47
Standart

evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ne inancliya ne de inancsiza karsiyim, cunku inancsal niteligim yok. Inanc disiyim.
Rica etsem biraz daha malumat verebilirmisiniz. Merakımı celbetti.


_______________________
...
ElChupakabra isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
felsefe, felsefe forum, felsefe forumu, felsefi, filozof, forum, hakkında, insan, nedir, tartışma, üzerine


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:40.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz