tarihsel bellekten kastım idealist bir tanım değildir. İnsan nesneden kopamaz ve fizik-ötesini ancak zorlayabilir; fizik-dışını yaratamaz. tarihsel bellek birikimin varlığına işarettir. şöyle ki insanlaşma aşamasındaki austrolopitecus africanus bebeği ile günümüz bebeğini yan yana getirelim ve alfabeyi çözmelerini isteyeleim;ilkinde süreç daha uzun iken diğerinde daha kısa olacaktır. önemli olan o belleğin kullanılmasının öznel/nesnel koşullarının varlığıdır. onu da şöyle açıklayabilirim; bu gün doğan bir bebeği vahşi ortama bırakalım, tarihsel belleği olduğu halde hayvanlaşacak konuşamayacaktır. demek ki tarihsel bellek diyalektik süreçten ve nesneden kopuk değildir.
bilginin uzmanlık çerçevesinde tekelleştirilmesi sonuçta bilgi ve bilmin körelmesine neden olmuştur. bu da slında üretim ilişkilerinden bağımsız değildir. bunun en güzel örneği orta-çağda yaşanmıştır.
karar vermek hakkının toplumsal uzlaşı ile biçimlendirilmesi elbette gereklidir ki edilgenliğin karşısında yer alır. demokrasi tanımını nereden alıyor dersiniz?


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı
gülümseyince de al sana devlet. 
