Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Felsefe

Etiketlenen üyelerin listesi

Like Tree7Likes

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 16.12.2018, 23:44   #11
 true blue - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2015
Nereden:
Mesajlar: 385
Standart

kahin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
kardeşim sen burdakilere bakma, ben senin devlet herkesi evlendirsin, hatta bunun için kanun çıkartılsın, düşüncene canı gönülden katılıyorum, muhteşem ve mükemmel
bir düşünce keşke sen başbakan olsaydın, sırf bu düşünce için bile oyumu sana
seve seve verirdim, bu düşünceni takdirle karşılıyorum ve seni ayakta alkışlıyorum bravo..
Hocam, aslında bu tartışma, İslam Devleti'nin bu evlilik işini kendi görevi görmemesinden sonra da hiçbir şey yokmuş gibi kendi haklıymış gibi zina edeni cezalandırması bahsinden çıktı, ama aslında laik insanların ideal devleti de evliliği devletin vazifesi görmeli, ama bizler medeni hukukda evliliği devletin görevi görmeyeceksek onlara kızma hakkını da kaybediyoruz. Aslında burada bazı yaratılışssal problemler de var. Çocuklar 12-13 yaşında ergen oluyor, bu insanları bu küçük yaşta nasıl evlendireceksin, hadi evlendirdin diyelim, bunlar daha bedensel, zihinsel gelişimlerini tamamlamadığı için bir sürü sorun ortaya çıkacak. Dediğim gibi burada Tanrı'nın insan tabiatına koyduğu bir kusur var. Hani hep diyorum ya: Tanrı'nın tuzakları diye.
kahin bunu beğendi.


_______________________
https://resmim.net/f/LdIIWK.jpg

Türk milleti!Zenginliğin ve endişenin olmadığı Ötüken Ormanları'nda kalırsan ebedi devletini muhafaza edersin...
Sana söyleyeceğim herşeyi ebedi taş üzerine yazdım.Ötüken Ormanı'ndan ayrılmayın! (Bilge Kağan)
true blue isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 17.12.2018, 00:22   #12
 kahin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2018
Nereden:
Mesajlar: 1.196
Standart

true blue Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocam, aslında bu tartışma, İslam Devleti'nin bu evlilik işini kendi görevi görmemesinden sonra da hiçbir şey yokmuş gibi kendi haklıymış gibi zina edeni cezalandırması bahsinden çıktı, ama aslında laik insanların ideal devleti de evliliği devletin vazifesi görmeli, ama bizler medeni hukukda evliliği devletin görevi görmeyeceksek onlara kızma hakkını da kaybediyoruz. Aslında burada bazı yaratılışssal problemler de var. Çocuklar 12-13 yaşında ergen oluyor, bu insanları bu küçük yaşta nasıl evlendireceksin, hadi evlendirdin diyelim, bunlar daha bedensel, zihinsel gelişimlerini tamamlamadığı için bir sürü sorun ortaya çıkacak. Dediğim gibi burada Tanrı'nın insan tabiatına koyduğu bir kusur var. Hani hep diyorum ya: Tanrı'nın tuzakları diye.
kardeşim bu ayet hakkında ne düşünüyorsun? yetimleri çocuk yaşta evlendirin diyen bir ayet, trajıkomık değilmi? akılca olgunlaşmak bu 13 yaşındada olabilr.
16 yaşındada olabilr. herhangi bir yaş koymamış ama ayet diyorkı remen çocuk yetim
kızlarla evlenmek helaldir demeey getiriyor bu ayeti yaratıcı yazamaz ama bir
arap zihinli biri yazabilr. bu ayetten çok sankı arap töresine benziyor ne dersin..

Yetimleri evlenme / erginlik çağına varıncaya kadar gözetip deneyin. Akılca olgunlaştıklarını görürseniz mallarını kendilerine teslim edin. Büyüyünce ellerine alacakları düşüncesiyle o malları israfla tüketmeyin. İhtiyacı olmayan veli, yetim malına tenezzül etmesin. Muhtaç olan ise meşrû sûrette, ihtiyaç ve emeğine uygun olarak yararlansın. Onlara mallarını teslim ettiğinizde bunu şahitlerle tesbit ettirin. Allah hesab sorandır ve O’nun hesap sorması kâfidir.” (Nisa, 4/6)

birde şuraya takıldım, ergenlık çagına gelene kadar onları gözetmek denemekten kasıt onlarla ilişkiye girmektir. diye düşünüyorum.. akılca olgunaşınca örnegın 13 yaşında
deneme olsa 17 yaşındada mallarını teslım etme gibi adetler oldugunu düşünüyorum ben bu
nisa süresi 4/6 yı ayet olarak değilde bir adet olarak görüyorum.

bildiğin pedofili ve pedofillerle ilişkiyi destekleyen bir ayet bu resmen..
true blue bunu beğendi.



Konu kahin tarafından (17.12.2018 Saat 00:29 ) değiştirilmiştir.
kahin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 17.12.2018, 09:36   #13
 kahin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2018
Nereden:
Mesajlar: 1.196
Standart



kahin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 17.12.2018, 09:44   #14
 kahin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2018
Nereden:
Mesajlar: 1.196
Standart

Kuran da diyor hadis de. Nisa 3 Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.
Ahzap 50 "Ey peygamber! Biz bilhassa sana şunları helâl kıldık: Mehirlerini vermiş olduğun eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak ihsan buyurduklarından sahip olduğun cariyeleri, amcalarının kızlarından, halalarının kızlarından, dayılarının kızlarından, teyzelerinin kızlarından seninle beraber hicret etmiş olanları, bir de mümin bir kadın kendini peygambere hibe ederse, peygamber nikâh etmek istediği takdirde, onu başka müminlere değil de sadece sana mahsus olmak üzere helâl kıldık. Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neyi farz kıldığımızı biliyoruz. Bunlar sana hiçbir darlık olmaması içindir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.....
true blue bunu beğendi.


kahin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 08.01.2019, 00:28   #15
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.696
Standart

Felsefe Tek Başına Yeterli mi? / Prof. Dr. Afşar Timuçin

Üniversite öğrenciliğimiz sırasında hocalarımız bize felsefeyi başka bilgi alanlarıyla karıştırmayın derlerdi. Onlar saf felsefeden yanaydılar: onlara göre felsefeyi özellikle toplumbilim gibi ruhbilim gibi iktisat bilimi gibi tarih bilimi gibi alanlara yaklaştırmak yanlıştı. Felsefeye hiç yaklaştırılmaması gereken alan tarihin alanıydı: tarihin felsefeyle bir ilişkisi olamazdı. Hocalarımız derslerini de doğal olarak bu anlayış çerçevesinde anlatırlardı. Onların bu tutumları mesleki bir titizlikten mi yoksa siyasal bir kaygıdan mı geliyordu? Biz öğrenciler sorunu kendi aramızda enine boyuna tartışmış olmasak da en azından bazılarımız bu katıksız bu saf felsefe anlayışına akıl erdiremiyorduk. Bize göre felsefe bütün insan bilimlerinden hatta gerektiğinde doğa bilimlerinden yararlanmalıydı. Biz bunu konu edecek durumda değildik. Hocalarımız genelde bizim gibi geniş insanlar değillerdi: onlara ters gelecek bir söz söylediğimizde ağır eleştiriye uğrardık.

İnsan bilimleriyle bağlantı kurmazsanız örneğin Platon’un devlet anlayışını nasıl kavrayacaksınız? Nitekim çok şeyi kavrayamıyorduk. Tarihsel ve toplumsal temellerine oturtmadığınızda Platon’un devleti gözünüze bir düşçünün gerçekliğe dokunmayan tasarımı olarak görünür. Descartes’da XVII. yüzyılın Fransa’sını, Hume’da XVIII. yüzyılın İngiltere’sini göremezsek, aynı zamanda bütün geçmiş yüzyılların toplumsal ve siyasal oluşumlarını göremezsek yaptığımız felsefe ne anlama gelir? Ayrıca tüm yeni felsefelerin temellerini araştırırken onlarda özellikle Yeniçağ’ın gelişmekte olan ve Rönesans’a hatta ta XIII. yüzyıla dayanan ortak kültürünü bulamazsak felsefeden ne elde ederiz? Gerçek bilgi zamanda ve uzamda doğrulanan bilgidir ve bilgiler her koşulda birbirleriyle açıklanırlar. Bütün bilgi alanları bir yana, tarihsel temeli olmayan bir bilginin felsefede hiçbir karşılığı yoktur. Örneğin Stoa’cılığın ve Epikuros’çuluğun uzağında anlaşılan bir Rönesans anlaşılmamış bir Rönesans’dır.

İki Yeni Bilim

Felsefe bilim olmamakla birlikte bilimsel ağırlığı olan bir bilgi alanıysa bunu biraz da insan bilimleriyle olan ilişkisine borçludur. Özellikle XIX. yüzyılın verimi olan ve düşünce dünyamıza yeni boyutlar kazandıran, biri insan gerçeğini bütün evrenselliğiyle öbürü onu bütün derinliğiyle ele alan iki yeni bilim, toplumbilim ve ruhbilim sanatları zenginleştirirken felsefeye de yeni olanaklar kazandırdı. Oysa XVIII. yüzyılın Kant’ı da toplumbilimin kurucusu olan XIX. yüzyılın Comte’u da ruhbilimin bir bilim olabileceğine inanmamışlardı. Felsefe alanında yanılgılar bile gün olur bizi zenginleştiren etkenler olarak iş görürler, en azından karşıtlarını düşündürerek.

Felsefe dediğimiz bilgi alanı tarihsel kavrayışa sıkı sıkıya bağlıdır: tarihten kopar ya da uzaklaşırsa anlamını yitirir. Felsefe tarihinin dışında felsefe yoktur dersek aşırıya kaçmış olmayız. Zaten hangi alan söz konusu olursa olsun, bir alanda bilgiler tarihin dışında ele alındıkları zaman canlılıklarını hatta anlamlarını yitirirler. En küçük bir bilgi bile tarihsel öngörünün uzağında kalmamalıdır.

Tarih dışında düşünülen yani kendi olarak ele alınan her bilgi yanıltıcıdır. Tarihi basitçe olaylar tarihine indirgemeden nedenlerin tarihiyle ilgilenmek gerekir. Tarih için olaylar elbette bir gerekliliktir ama salt olay anlatımına dayanan bir tarih kavrayışı bizi eğlendirmeye bile yaramaz. Özellikle uygarlıkların dönüşüm noktaları göz önünde tutularak yazılmış bir tarih, insan bilimlerinin verileri göz önünde tutularak yazılmış bir tarih bir nedenler araştırması olmakla her alana olduğu gibi felsefeye de aydınlıklar getirecektir.

Hocalarımızın katışıksız felsefe ya da salt felsefe savları sanırım ideolojik kaygılardan kaynaklanıyordu. Felsefenin kendiyle bir sıkıntısı yoktur, onun sıkıntısı bozucu iç ve dış etkenlerden gelir. Felsefenin ne olduğunu kavramadan felsefe yapmaya kalkmak yararsız olduğu gibi zararlı da bir girişimdir. Felsefeyi siyasetten arındırmaya kalkmak boşunadır. Arayıcı ve dönüştürücü yapısıyla felsefe zorunlu olarak siyasal bir ağırlık taşıyor. Felsefe yaparken siyaset yapmış oluyoruz.

Felsefe Siyasettir

Felsefe yapıyorsak gözler üstümüzde olacaktır. Bu yüzden kurulu düzenler sürekli bir değişimi öngören felsefeden yıldılar ve yakın zamanlarda yapay felsefe anlayışları icat edildi. Sözde felsefeler dünyanın 68'er köşesinde hali vakti yerinde olanları eğlendirmeye çalışıyor. Arı felsefe düşleri felsefenin doğasını bozmaktan başka bir işe yaramıyor. Bu da ileri biçimlerinde bir yalanın izini sürmek anlamına geliyor. En acı gerçek bile kendini bilene en tatlı yalandan daha tatlıdır. Felsefe bir araştırma alanı olarak ahlakı kendinde barındırırken doğruların bilgisi olmakla zaten başlı başına bir ahlaktır. Onu amacından saptırmak biraz da ahlak yolundan ayrılmak olmaz mı?

Hiçbir şey ya da hiçbir kişi kendi olarak yani tek başına pek de önemli değildir, her şey ya da her kişi kendi olarak başkalarıyla ilişkisi içinde ve o ilişkinin niteliğine göre anlam ve değer kazanır.


_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 08.01.2019, 00:33   #16
X
FAdmin
 X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2013
Nereden:
Mesajlar: 702
Standart

Simdi konuyu bir acip okuyayim dedim, bir bakti. @kahin gelmis yine olayi Kuran’a baglamis. Yahu arkadas konunun basligiyla senin girdigin icerigin uzaktan yakindan herhangi bir alakasi varmi gozunu seveyim?
meyelan ve Lefty bunu beğendiler.


_______________________
If you want peace, work for justice.
X isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
baskanlari, bolum, calistayi, felsefe, turkiye


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:47.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2019 DragonByte Technologies Ltd. Runs best on HiVelocity Hosting.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz