Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Felsefe

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 21.08.14, 18:57   #1
Gönüllü Felsefeci
 tersinim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2011
Nereden:
Mesajlar: 92
Lightbulb Öjenizm ve Evrim




ÖJENİZM VE EVRİM

Evrim teorisinin kurucusu ve duayeni Darwin’in de öjeni kavramına olumlu baktığını ve ilk tohumlarını attığını görmekteyiz.

Darwin öjeni ile ilgili olarak İnsanın Türeyişinde şöyle yazmaktadır:

-Yabanıl insanların vücutça ve kafaca zayıf olanları eleniverir ve sağ kalanlar çoğunlukla, gerçekten sağlıklı kimselerdir.

Öte yandan biz uygar insanlar, elenme sürecini engellemek için elimizden geleni yaparız.

Geri zekâlılar, sakatlar ve hastalar için bakım evleri kurarız. Yoksulları koruma yasaları çıkarırız.

Tıp uzmanlarımız her hastayı yaşatmak için en son ana kadar bütün ustalıklarını gösterir...

Böylece uygarlaşmış toplumların zayıf bireyleri kendi soylarını sürdürmektedir.

Evcil hayvan yetiştiriciliği yapmış hiç kimse, bunun insan ırkına büyük zararı dokunduğundan şüphelenmez.


Darwin’e göre medeniliğin göstergeleri olan acıma, merhamet etme, zayıfları koruma, yardımlaşma, tıbbi olanaklardan faydalanma ve faydalandırma gibi insansı meziyetlerin uygulanmasıyla evrim engel olunmaktadır.

Dikkatli bir okuyucu Darwin'in evrimleşmemiş kabul ettiği yabanıl insanlar arasında doğal seleksiyon gibi evrim mekanizmalarının sağlıklı işlediğini fakat uygarlaşmış toplumlarda sevme, acıma, merhamet etme gibi zaaf sayılan duygular nedeniyle sağlık işlemediğini belirterek evrim mekanizmalarının işleyişi ve sonuçları konusunda tam bir çelişkiye düştüğünü hemen fark eder.

Darwin’in yukarıdaki sözleri bize; eğer yabanıl toplumlarda evrim mekanizmaları daha iyi işliyorsa niçin diğerlerinden daha çok evrimleşmemiştir sorusunu sorma hakkını verir.

Medenilikle evim kuralları arasında herhangi bağın olmadığı medeniyetin insansı meziyetlerin eksiksiz uygulanmasıyla sağlandığı açıktır.



Öjenizmin sakat mantığı: Öjenizm materyalizm taraftarlarının hayallerini süsleyen üst uygarlık olarak tanımladıkları bir çeşit ileri görüşlülüktür.

Bu, varoluş sürecinin başlangıcından beri kendiliğinden sürmekte olan yaşamı doğal seyrinden kopararak, önceden belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden yönlendirip oluşturma çabası olarak ifade edilebilir.

Amacı da evrim mantığını temel alarak daha gelişkin canlılara özellikle insanlara ulaşmaktır.

Öjenik Uygarlık anlayışı, biyoteknolojinin insana ve tüm diğer canlı organizmalara yoğun olarak uygulanmasını; bu yolla evrimin hızlandırılmasını, ihtiyaçların doğrultusunda yönlendirilmesini savunmaktadır.

Galton ve destekçisi Wund’a göre insan denen canlı türünün en önemli özelliği zekâdır.

Zeka olgusu ise insanlardan insanlara değişmektedir.

Galton ve Wunda göre zekâ farklılıklarının görme keskinliğinden, acıya karşı duyarlılığa, kafatası büyüklüğünden avuç içi çizgilerine kadar pekçok etkeni vardır.

Tersinim teorisi de bilginin algılama sonuçları olduğunu kabul eder.

Fakat algılama yeteneklerimizin sınırlı ve aldanabilir oluşu beynimizi de kısıtlar ve yanılgılara götürür.

Nitekim bu önermeler liberal siyaset felsefesinin kurucusu olarak kabul edilen John Locke'un bilginin duyumlardan geldiği şeklindeki önermesi paralelindedir.

Yukarıda belirtilen verilerle ulaşılan sonuç zekanın da algılama yeteneklerinin paralelinde olduğudur.

Diğer ifade ile bireyler arasındaki algılama farklılıkları zeka farklılıklarını da meydana getirebilir.

Bu nedenle zekâyı ölçmeye çalışan kimi psikologlar bireyler arasındaki duyusal-motor farklılıklara yönelmişler, araştırmalarını bu yönde yoğunlaştırmışlardır.

Bilimsel araştırmalarda sağlıklı sonuçlar almak tam bir tarafsızlıkla mümkün olabilir.

Eğer bir konuyu gerçek olduğu en baştan kabul edilen fakat kanıtlanmamış şüpheli durumdaki verilere endeksleyerek değerlendirmeye kalkışma, ulaşılan sonuçları tartışılamaz bilimsel gerçekler gibi kabul etme bilimsel tarafsızlığı bozar, bu bir taassup olur, taassuplar ise bilime zarar verir.

Temel hatalı ise ayrıntılarda hatalı olur.

Bu nedenle yapılan sözde araştırmalarda ulaşılan sonuçlar bilimde tarafsızlık ilkesi zedelendiğinden bilinen bir ideolojinin paralelinde oluşmuştur.

Dolaysıyla bilimsel değildir.

Öjenizm uygulamaları: Amerika’da öjenizm tartışmaları Dr. Harry Haiselden adında bir tıp doktorunun sakat doğan bir bebeği ameliyat etmeyi reddetmesi ve bebeğin ölümüyle başlamıştır diyebiliriz.

Adı geçen doktor açılan dava da öjenik olduğunu ret etmemiş, kendini şöyle savunmuştur:

-Eğer o bebeği tedavi etseydim toplum için daha büyük bir suç işlerdim.

Mümkün olsaydı bu cevabına karşılık Dr. Harry Haiselden'e, sakat doğan ve ölümüne neden olduğu bebeğin bir Stephen Hawking, Helen Keller ya da Franklin Delano Roosevelt ruhuna sahip olup olmayacağını nereden bildiğini sormak gerekirdi.

İşte öjenizmin sakat mantığı buradadır.

Dr. Harry Haiselden dava sonucu meslekten men edilince aynı fikirde olanlar bir dernek kurmuşlar, öjenist çalışmalarını bu derneğin çatısı altında gerçekleştirmişlerdir.

Dr. Harry Haiselden’in sakat doğan bir bebeği ameliyat etmeyi ret ederek ölümüne neden olması ve bu konudaki öjenik gerekçesi hoş karşılanmamış olsa da bu davranışına herhangi bir toplumsal tepki de verilmemiştir. Bu da çoğunluğun aynı fikirde olduğunu gösterir.

Bu tepkisizliğin ortaya koyduğu gerçek ise o dönem Amerikasında koyu bir ırkçılık olarak gözlemlenen öjenik faaliyetlerin artmasına neden olmuştur.


Öjenizm ve ırkçılık: İnsanlar arasındaki farklılıkların neden ve niçinleri öteden beri insanların merak ve ilgisini çekmiş, sonuçta ırkçılık denilen insanlık dışı bir deyimin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Dna'nın keşfi ırkçılığı bir kez daha gündeme getirmiştir.

Harvard’dan Richard Lewontin genler yoluyla ırkları tespit ihtimalini çok düşük olarak görmüştü.

Lewontin farklı topluluklarda kan, protein varyasyonlarını analiz etmiş ve insanlar arası çeşitliliğin en az % 90’ının ırklar içinde, sadece % 10’unun ırklar arasında olduğunu belirlemişti.

Bu, 1997’de İtalyan Guido Barbujani tarafından teyit edildi.

2003’te genetikçi Anthony Edwards ABD’de 3636 kişiden aldığı örneklerde yaptığı DNA analizleriyle beyaz, siyahî, Doğu Asyalı ve Hispanik şeklinde kabaca dört grup ortaya çıktığını belirledi. Fakat buradan ileri gidemedi.

Yani ne bir ırkın, genomuna bakarak zekâ ve kabiliyetçe daha üstün veya geri olduğunu söylemek, ne de beyazların ve diğer ırkların içinde alt-grupları ayırmak mümkündü.

Netice itibariyle, insan toplulukları farklı coğrafyalara göç edip, burada uzun süre izole hâlde kalıp, kelimenin bilinen manasıyla farklı ırklara dönüşmüş, bu arada dilleri de farklılaşmış olabilir ki bu da tersinim teorisinin görüşüdür.

Farklı çevre ve beslenme şartları sadece bebeklerde değil, yetişkinlerde de genlerin ifadesi üzerinde rol oynamış olabilir.

Var edilen ilk insanların dolayısıyla çocuklarının zihin, duygu ve genetik potansiyellerinin yeni coğrafya, iklim ve beslenme şartlarına uyum sağlayabilecek şekilde eksiksiz var edildiğini gösteriyor.

İnsanlarda diğer canlılar gibi çevreye uyum göstermek için değişebiliyorlar.

Fakat bu değişimler insan şablonları (gen havuzları) sınırları içindedir ve sadece ayrıntı farklılıklarındadır.

Günümüze kadar yaşamış (yaklaşık yüz milyar) insanın hiç biri birbirine tıpatıp benzemez.

Tüm canlılarda olduğu gibi ayrıntı farklılıkları insan denen canlının zenginliğidir.

= = = =

Öjenizmin ana hedefi toplumları mümkün olduğunca en iyi bireylerden oluşturmaktır.

En iyi birey özelliklerini sahip olmayanları toplum içinden soyutlamaya çalışmanın amacı da zaten budur.

Fakat en iyi bireyler kavramı en iyi olmayan bireyler kavramını da beraberinde getirir.

Bu nedenle en iyi olmakla en iyi olmama arasında bir takım farklılıklar bulunmalı ve bu farklılıklar ayrım yapanlarca doğru olarak bilinmeli, seçim bu farklılıklar göz önünde bulundurularak yapılmalıdır.

Prensip olarak en iyilerle sistematik şekilde ilgilenmeyi ve nüfuslarını çoğaltmayı esas alan pozitif öjenizmde (diğer adıyla hümanist öjenizmde) en iyiler olarak tanımlanan hedef kitlenin çok çocuk sahibi olmasını teşvik etmek, çocuklarını yetiştirmelerinde yardımcı olmak, toplumları en güzel, en güçlü, en sağlıklı, en zeki bireylerden oluşturmaya çalışmak birinci amaçtır.

Hangi toplum bireylerinin güzel, güçlü zeki ve sağlıklı olmasını istemez ki..

Bu nedenle hümanist öjenizimce hedeflenen amaç ilk bakışta mâkul, meşru ve akıllıca denilebilir.

Akıllıca denilebilir ama gerçekten de akıllıca olabilmesi için en iyileri doğru olarak bilmek ve tarif etmekte gerekecektir.

Fıtratta denilen insansı meziyetleri yok sayan, insanları da diğer canlılar gibi birbirleriyle etkileşim ve tepkileşim içinde bulunan bir bio moleküller yığını olarak gören ve kabul eden materyalizm ve uzantısı teoriler dış görünüşle ifade bulan maddesel oluşumları ön plana çıkarır, en iyi olma sıfatlarını buralarda arar.

Bunun nedeni ise insan denen canlıyı tam olarak bilmemek, son derece karmaşık olan bedensel ve ruhsal yapısını gerektiğince farkına varmamaktır.

Bu nedenle materyalizmin ve uzantısı teorilerin insanlar içinde en iyi olma tarifi eksik ve hatalıdır.

Akla, mantığa ve bilime uygun olmadığı gibi genelde pis bir ırkçılık kokar.

Temel kavram yanlış ve hatalı olunca uygulamalarında yanlış ve hatalı olacağı açıktır.

Genelde en iyi bireyler konusunda yanlış tarif ve kavramları ön planda tutan hümanist öjenizm, kaçınılmaz olarak en iyi bireylerin ters simetriği olan kötü bireyleri de mücadele için ön plana çıkarır ve insanları dış görünüşlerine bakarak iyi ve kötü olarak ayırır.

Bu ayırım önce kötü genler, sonra kötü bireyler daha sonrada kötü, aşağı, yeterince evrimleşmemiş ırklar kavramlarının ortaya konulmasına neden olmuştur.

Hümanist öjenistler en iyi bireyler kategorisinde bulunan bir kadının (örneğin avrupalı bir beyaz kadının) çok doğum yapmasına teşvik edip ödüllendirirken diğer taraftan aşağı, alt tabaka, kötü ırk olarak bitelenen bir başka kadının (örneğin bir zenci kadının) çok doğum yapmasını iyi gözle bakmaz, engel olmaya çalışır, bunu toplumsal bir felaketin habercisi olarak niteler

Modern öjenizmin kurucusu kabul edilen Galton bu konuda araştırmalar yapmış bazı eserler yayınlamıştır.

Galton bireylerdeki iyi ve kötü özelliklerin irsiyetle yakından ilgisinin olduğunu zannediyordu.

Galton’un ortaya koyduğu bu mantık yüzeysel ve basittir.

Galton’a göre iyi ve kötü farklılıkları ırklar arasında derin, geniş ve büyüktü.

İyi ve kötü ayrımı alt ırklarla aralarında olan ayrımlar kadar derin, geniş ve büyük olmasa da aynı kandan gelen topluluklar içinde geçerliydi

Galton’a göre en kabiliyetli fertler çok kabiliyetli fertlerin yakın akrabasıydılar.

Ona göre asiller, hâkimler, devlet adamları, subaylar, bilim adamları, sanatçılar, kilisenin önde gelenleri gibi elit tabakadan gelen bireyler aynı ırka mensup olsalar bile daha alt tabakada olan diğer bireylerden (örneğin köylülerden gelenlerden) üstündüler.

Öjenistlere göre davranışlarda genlerin rolü ön plandaydı ve çok büyüktü. Bu nedenle suç işleme, uyum sağlayamama gibi toplumsal problemlerin sıkı bir irsiyet kontrolüyle çözüleceğine inanıyorlardı.

Öjenistlere göre devlet gerekli kanunları çıkarak; zenginleşerek diğerlerine üstün gelen elit tabakayı sınırsız desteklemeli, gerekli yardımları yapmalı, zayıf kişileri de kısırlaştırarak nesillerinin devamını engel olmalıdır.

Görüleceği gibi öjenistler öjenizmi bir devlet politikası yapmak istemişler, kimi yerlerde başarılı olmuşlardır.

Öjenistler fizikî ve kültürel ortamı genellikle hesaba katmıyor, davranışlarda genlerin rolünü ön plâna çıkarıyor, suç oranları ve sosyal bozukluklarla ilgili problemlerin sıkı bir ırsiyet kontrolüyle çözüleceğine inanıyordu.

Bugün yanlışlığı ortaya konmuş olan bu düşünce fıtrat denilen insansı meziyetleri yok sayıyor, bunun toplumlar üzerindeki etkisini almıyordu.





_______________________
Evrimleşen Tek Şey BİLİMDİR.
tersinim isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:15.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2015, Jelsoft Enterprises Ltd.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz