Forumumuza Hoş Geldiniz

Hoşgeldiniz. Ücretsiz içerikler ve özel hizmetler sizi bekliyor. Hemen üye olun!

Oznel Materyalizm

Konu Görüntülenme İstatistikleri

Şu an görüntüleyenler
Misafir: 1

Toplam: 9,242
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Aristo'nun formel mantigi; tam 2000 yil rakip gormedikten sonra, ilk defa hegel eliyle diyalektige tasinmistir.

Yalniz buradaki akilcilik degismeyerek ayni kalmistir. Yani indirgemecilik ve determinizm. Sonucta bu temeldeki bir algi; diyalektik monizmi dogurmustur. Iste buradaki monizm farki da, Marx eliyle materyalizme tasinarak; hegelin getirdigini idealist kilmistir.

Sonucta ister idealizm, ister materyalizm olsun; diyalektigi indirgemeci ve determinizm olarak o eski madde/dusunce tartismasina geri dondurmustur.

Iste materyalizmin hegel'in diyalektigini idealizm ve kendi diyalektigini materyalizm olarak lanse eden, Marx'in eseridir.

Cunku bu oznel materyalizm, eski klasik maddeciligin de tarihsel sonunu belirlemistir.

Burada Max'in bilgisi kendi oznel beyninin matematiksel/mantiksal bilgisine dayanir.

Burada Marx ve materyalistlerin algilayamadigi, materyalizmin bir insanoglu beyninin urunu oldugudur. Nitekim bu yeni bilgi, klasik bilimin de felsefi tabanini olusturmustur, taki epistemolojinin bilimin tabani olarak algilanmasiuna gelene kadar.

Sonucta E.Kant'in fenomeni taban olarak bilime ve numeni de tanrisina vermesinden sonra; insanoglunun illa bir tek, mutlak, ilk ve kesin fenomenal bir taban aramasi, zaten diyalektigin madde ve dusunce temelindeki gelisimini getirmistir.

Iste bu temelde Popper'a kadar bilim klasik olarak, ispattan, kanittan, mutlaktan ve kesinlikten yola cikmis; bilimin bilimsel gelismesinin aslinda yanlislanabilirlik oldugunu algilayamamistir.

Evet, determinizm ve indirgemecilik bilimi belki ispat eder, ama gelistirmez, ilerletmez. Cunku akilciligin her turlu mutlaklik, sabitlik, kesinlik algisi; sadece bilime nokta koymaya yarar. Ustelik bilim bu noktayi yanlisladigi zamanda kendi kendi ile celiskiye duser. (Mesela en kucuk bolunmez parca olan atomun daha sonra parcalanip, atom parcalarinin ve parcaciklarinin ortaya cikmasi gibi)

Iste bu temelde fenomenal tabanin nesnelligi ve maddeselligini one cikarmak ve oznel akilciliga mutlak, ilk tek v.s. olarak tasimak; bilimin bilimselligine ve yanlislanabilirligine ters geldigi gibi; numenal yetiyi de ya ateizm temelinde red etmesine, ya da mistisizm temelinde maddeye vererek, insanoglunu da sadece maddeye indirgemektedir.

O yuzden de marxizmin bu oznelligi, hem tarihi hem etik hem de metafizik olarak sosyal/psikolojik guce ve hakimiyete dayanan ve toplumu sadece bir yigin ve kelle sayisi olarak goren ve bu inanc ugrunda savastiran ideolojileri dogurmustur.

Bugun maalesef bu ideolojinin nemasini da emperyalist zihniyet yemektedir.

O yuzden maddeyi oznele tasimak yerine, sadece bir fenomen olarak gozlemlemek; iste bilimsel olan da budur.
 

Ferdinand Bardamu

Yeni Üye
Katılım
30 Nis 2012
Mesajlar
1,302
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
44
Felsefi literatürde yer alan Materyalist anlayışlar şunlardır

Diyalektik materyalizm

Tarihsel Materyalizm

Kendiliğinden Materyalizm

Kaba/Vulger Materyalizm

Mekanikçi Materyalizm

Lİteratürde Öznel Materyalizm için kaynak gösteriniz..
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Felsefi literatürde yer alan Materyalist anlayışlar şunlardır

Diyalektik materyalizm

Tarihsel Materyalizm

Kendiliğinden Materyalizm

Kaba/Vulger Materyalizm

Mekanikçi Materyalizm

Lİteratürde Öznel Materyalizm için kaynak gösteriniz..

Kaynak benim beynimin, algi, bilgi, bilinc ve farkindalik duzeyi. Okursun diyecek bir seyin varsa da yazarsin. Ben beyin olarak kendi matematiksel/mantiksal bilgi, bilinc, birikim ve farkindaliga sahibim.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Isin ilginci varmis da;



Ayrica daha senin ne bilmedigin materyalizm cesitleri var.
 

Ferdinand Bardamu

Yeni Üye
Katılım
30 Nis 2012
Mesajlar
1,302
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
44
""""Now we get to the concept I asked about one of the last lessons we had. Is there such a concept as “Subjective Materialism”? I think that despite it not being a generally accepted term within philosophy, it’s a pretty good was of describing the quite confused relationship many people have today with faith and science"""

bir felsefe öğrencisinin yazdığı iki satırı (ki bunlar kendi düşüncesi üstelik öznel materyalizmin felsefi terminolojide kabul görmediğini belirtiyor) buraya postlayarak çarezisliğinizi tescil etmiş oldunuz. BU durum içinde bulunduğunuz vehameti gösteriyor..Siz mi felsefe yapacaksınız? Siz mi şartlanmamışsınız? Sizi köşeye sıkıştırdım diye Marks hakkında ipe sapa gelmez şeyler yazıp bir de literatürde olmayan bir materyalizmi gelip burada konu diye açarak, aslında ne olduğunuzu ortaya koymuş oldunuz..Ben artık ne desem sizin kadar kendimi bertaraf edemem..Şimdi siz felsefe yapmaya devam edeceksiniz ha? Hadi kolay gelsin...
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
""""Now we get to the concept I asked about one of the last lessons we had. Is there such a concept as “Subjective Materialism”? I think that despite it not being a generally accepted term within philosophy, it’s a pretty good was of describing the quite confused relationship many people have today with faith and science"""

bir felsefe öğrencisinin yazdığı iki satırı (ki bunlar kendi düşüncesi üstelik öznel materyalizmin felsefi terminolojide kabul görmediğini belirtiyor) buraya postlayarak çarezisliğinizi tescil etmiş oldunuz. BU durum içinde bulunduğunuz vehameti gösteriyor..Siz mi felsefe yapacaksınız? Siz mi şartlanmamışsınız? Sizi köşeye sıkıştırdım diye Marks hakkında ipe sapa gelmez şeyler yazıp bir de literatürde olmayan bir materyalizmi gelip burada konu diye açarak, aslında ne olduğunuzu ortaya koymuş oldunuz..Ben artık ne desem sizin kadar kendimi bertaraf edemem..Şimdi siz felsefe yapmaya devam edeceksiniz ha? Hadi kolay gelsin...

Senin Marx'in da bir zamanlar kendi diyalektik materyalizmine boyle iki satir ile baslamisti. Kitlesellesti ve eskidi. Bakarsin bu arkadas ta ileride kitlesellesebilir, ama belki bunlari gormeye bizlerin omru vefa etmez.
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
öznel materyalizm diye bir felsefi akım/ekol/anlayış yoktur... felsefe tarihi boyunca , materyalizmin yeminli düşmanları ( diyelim piskoposunuz bile); materyalizme her türlü eleştiriyi yönelttikleri halde, ''öznellik'' eleştirisi diye bir şey söz konusu edilmemeiştir... ama, ''benim böyle bir eleştirim var'' diyorsanız... buyrun...
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
öznel materyalizm diye bir felsefi akım/ekol/anlayış yoktur... felsefe tarihi boyunca , materyalizmin yeminli düşmanları ( diyelim piskoposunuz bile); materyalizme her türlü eleştiriyi yönelttikleri halde, ''öznellik'' eleştirisi diye bir şey söz konusu edilmemeiştir... ama, ''benim böyle bir eleştirim var'' diyorsanız... buyrun...

Bu baslik ile buyurdum bile.
 

Ferdinand Bardamu

Yeni Üye
Katılım
30 Nis 2012
Mesajlar
1,302
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
44
Literatürde öznel materyalizm diye bir şey yoktur..Bilgilenmek isteyenleri yanıltmamak adına bu uyarıyı tekrarlıyorum ve bu başlığın karalama amacı ile açıldığı notunu da buraya düşüyorum....Ve bu konuyu açan kişinin imzası ile eylemi arasındaki çelişkiye dikkatinizi çekmek istiyorum.Bu sohbeti kendi adıma burada noktalıyorum
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
.... ''marks'ın kendi öznel beyni'' filan diyerek açıkça saçmalıyorsunuz... epistemoloji dediğiniz şey, ne zamandan beri 'bilimin tabanı olarak algılanmaya' başlamış... bilimin tabanı gerçekliktir... sizin epistemeoloji dediğiniz; felsefenin ikincil problemi, yani gerçekliğin aslına uygun(hakikat sorunu) bilgisi olanaklı mıdır...nasıl...diye ifade edilebilecek bir sorunun felsefesidir... bilginin ne olduğu ve aslına (nesnel gerçekliğe) uygun olup olmadığı sorunu; tarihin hiçbir döneminde bilime ait bir sorun olmadı... her zaman felsefenin sorunudur..... yok öyle öğretmen edasıyla atıp tutmak...
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Literatürde öznel materyalizm diye bir şey yoktur..Bilgilenmek isteyenleri yanıltmamak adına bu uyarıyı tekrarlıyorum ve bu başlığın karalama amacı ile açıldığı notunu da buraya düşüyorum....Ve bu konuyu açan kişinin imzası ile eylemi arasındaki çelişkiye dikkatinizi çekmek istiyorum.Bu sohbeti kendi adıma burada noktalıyorum

Birseyin olmasi icin, daha once olmus olmasi mi gerekiyor, bir ilk olamaz mi?

Ayrica ne oldugu aciklanmis, itirazin varsa, yazarsin. Ya da yazilanlarin ne oldugunu degerlendirirsin.

Materyalizm, aklin bir urunudur. Bu temelde de akil soyuttur ve dolayisiyle soyut akil da ozneldir.

Ayrica materyalizmin, maddeye verdigi "ilk, tek, mutlak" gibi soyutlarda vardir. Cunku bu kavramlar gozlem vermez ve bilimsel degildir. Aklin yarattigi soyut kavramlardir.

Iste maddeye bu sekilde aklin ekledigi soyut olarak dile getirilen materyalizm, oznel materyalizmdir. Cunku akli icerir.
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
''öznel materyalizm'' miş...pöhh.... nereden uyduruyorsunuz böyle saçma sapan çatısı bozuk kavramları... bir şeyin öznel olması demek, o şeyin insan bilincinin içinde başlayıp bitmesi (örneğin, kurduğumuz herhangi bir hayal...) demektir... oysa materyalizm demek, alemdeki bütün varoluş biçimlerinin (madde ve maddeye bağlı olarak var olan ama kendisi madde olmayan bilinç) , son çözümlemede ya madde ya da maddenin bir fonksiyonu ( yani bilinç) olduğunu ileri süren ve başka bir varoluşa olanak tanımayan bir felsefi anlayıştır... burada ''öznellik'' le ''materyalizmin'' uzlaşır bir tarafı var mı ki, 'öznel materyalizm' diye tutarlı bir kavram ortaya konabilsin...
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
''öznel materyalizm'' miş...pöhh.... nereden uyduruyorsunuz böyle saçma sapan çatısı bozuk kavramları... bir şeyin öznel olması demek, o şeyin insan bilincinin içinde başlayıp bitmesi (örneğin, kurduğumuz herhangi bir hayal...) demektir... oysa materyalizm demek, alemdeki bütün varoluş biçimlerinin (madde ve maddeye bağlı olarak var olan ama kendisi madde olmayan bilinç) , son çözümlemede ya madde ya da maddenin bir fonksiyonu ( yani bilinç) olduğunu ileri süren ve başka bir varoluşa olanak tanımayan bir felsefi anlayıştır... burada ''öznellik'' le ''materyalizmin'' uzlaşır bir tarafı var mı ki, 'öznel materyalizm' diye tutarlı bir kavram ortaya konabilsin...

Hosunuza gitmedi mi/akliniza yatmadi mi. Eh ne yapalim, herseyin herkesin hosuna gidecek diye bir durumu yok. Tabi ki indirgemeci ve determinist akilcilik ile boyle bir "uzlasi" kurulamaz. Ama bak birileri "oznel idealizm" diye kurmus.

Baslamasi tamamda bitmesi sart degil. Yoksa evren nasil tanri olabilir di?
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
Hosunuza gitmedi mi/akliniza yatmadi mi. Eh ne yapalim, herseyin herkesin hosuna gidecek diye bir durumu yok. Tabi ki indirgemeci ve determinist akilcilik ile boyle bir "uzlasi" kurulamaz. Ama bak birileri "oznel idealizm" diye kurmus.

Baslamasi tamamda bitmesi sart degil. Yoksa evren nasil tanri olabilir di?

öznel idealizm diye bir kavram ( hem de gayet tutarlı bir kavram) olur ve zaten hem literatürde hem de felsefe tarihinde vardır da... çünkü, ''öznellikle'' (yani bilince ait olmakla), tüm varoluşun bilincin fonksiyonu olduğunu ileri süren anlayış uyumlu ve tutarlıdır... bu tartışılmayı gerektirmeyecek kadar açıktır....
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
öznel idealizm diye bir kavram ( hem de gayet tutarlı bir kavram) olur ve zaten hem literatürde hem de felsefe tarihinde vardır da... çünkü, ''öznellikle'' (yani bilince ait olmakla), tüm varoluşun bilincin fonksiyonu olduğunu ileri süren anlayış uyumlu ve tutarlıdır... bu tartışılmayı gerektirmeyecek kadar açıktır....

Bakin idealizm ve materyalizm dusunce ya da madde bazinda nesnelk ya da oznel indirgemecilik ve determinizmdir.

Uygun duseni oznelin idealizmi ve nesnelin materyalizmidir.

Burada bahsedilen bir uygunsuzluktur. Yani materyalizmi oznel ile akilcilik ile elde etmek. Sonucta maddeye verilen ve gozlem vermeyen her turlu kavram akilciliktir ve ozneldir. Iste nesnel tanrilar da akilda boyle ortaya cikar. Bu ayni zamanda nesnel gorunume ozsel bir icerik vermektir ve bir teleolojik anlam yuklemektir.

Iste burada herhangibir nesnel goruntuye oznel bir akilcilik yuklemek, mantiga ne kadar ters gelse de; nesneli oznellestirmektir. Evrenin tanri yapiulmasi gibi, ya da maddeye ilklik, mutlaklik, teklik v.s. verilmesi gibi, ya da bir fenomeni kesin kilmak gibi.

Ben bunu zaten dahaonce baska basliklarda acikladim, ama bu baslik adini kullanmamistim.

Kisaca nesneye oznel icerik vermek; oznel materyalizmdir.

Sen buna baska bir ad vereceksen, verebilirsin.
 

birazdahaderinmavi

Yeni Üye
Katılım
29 Ara 2011
Mesajlar
1,442
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
61
kavramlar; bilincin,aklın, bilimin ve felsefenin araçlarıdır... tıpkı, imgelerin sanatın araçları olduğu gibi...ve tıpkı günlük işlerin araçları olan, pense, makas, çay kaşığı...gibi... ve bir aracın değeri/anlamı hangi işe ne kadar yaradığına yani, işlevselliğine bağlıdır... 'nesneye öznel içerik vermek' diye tanımladığınız, 'öznel materyalizm' sözde kavramı; nesneye öznel içerik verilemeyeceğinden (ki nesne ne ise odur, yani insan bilinci ona kafasına ya da keyfine göre içerik yükleyemez), tıpkı con ahmet'in devr-i daim makinası gibi, boş, anlamsız ve işlevsizdir... gelin, bu tip çatısı bozuk, tutarsız ve işlevsiz kavramlardan vaz geçelim....
 

glsezinrs

Yeni Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,358
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
65
Literatürde öznel materyalizm diye bir şey yoktur..Bilgilenmek isteyenleri yanıltmamak adına bu uyarıyı tekrarlıyorum ve bu başlığın karalama amacı ile açıldığı notunu da buraya düşüyorum....Ve bu konuyu açan kişinin imzası ile eylemi arasındaki çelişkiye dikkatinizi çekmek istiyorum.Bu sohbeti kendi adıma burada noktalıyorum

İleti yazmaya başladığınız ilk günlerde, soyut/somut kavramlara ilişkin bir mesajıma karşılık, benden bu kavramlara ilişkin kaynak göstermemi istediğinizi hatırladım.Sorun, sizin bu kavramları materyalist (Marx'a göre) öğreti çerçevesinde ele almanız/anlamlandırmanız, benimse de daha genel-geçer içerik taşıyan (öyle betimlediğim)günlük dilde hepimizin algıladığı
biçimde kullanmış olmamdı.Bana , felsefede genel-geçer bir şey olur mu?diye karşı çıkmıştınız.Şimdi kendinizle çeliştiğinizi düşünüyorum.."Literatürde yeri yok", bir karşı çıkış/yanlışlama yöntemi olamaz..tutarsızlığını/çelişkisini bulur gösterirsiniz biter..
 

Ferdinand Bardamu

Yeni Üye
Katılım
30 Nis 2012
Mesajlar
1,302
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Yaş
44
Felsefenin somutu/soyut kavramları ile günlük dilin genel geçer soyut/somut kavramları farklıdır..Felsefe disiplininin tanımlamaları, tıpkı diğer dsiplinler gibi kendi ne özgüdür ,terimlerden bahsediyorum yani . Sadece materyalizm değil başka felsefi akımların da soyut somut ya da başka kavramları, günlük dildeki sesteşleri ile aynı değildir. Bilgisayar programcısı iseniz program dilini kullanırsınız ve sonuca ulaşırsınız. Ben bu dsiplinin içinde kalmaya çalışarak bişeyler yapılmalı diyorum. Örneğin Hakikat nedir? mesela
Materyalizm ne kadar öznel yahut değil gibi bir başlık açılır tartışılır .Ancak öznel materyalizm başkadır.."""Öznel Materyalizm"" tabiri bir materyalizm anlayışını tanımlamakta ve bu tanımlama uydurmadır, felsefi literatürde yer almayan bir yaklaşımdır...5 dakika içerisinde bir materyalizm türü ortaya konamaz (ki burada durum böyledir), bu uzun bir düşünme sisteminin ürünü olarak ortaya konur, bu da kolay bir şey değildir ve öyle ben yaptım oldu gibi bir oldu bitticilik ile nihayetlenemez..
 

glsezinrs

Yeni Üye
Katılım
12 Ara 2010
Mesajlar
1,358
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
65
Farklı olan, felsefenin soyut/somut kavramları ve günlük dilin soyut/somut kavramları değil, İdeolojilere/kişilere göre içerik kazanmış soyut/somut kavramlarıdır.Tıpkı fenomen (görüngü) kavramının Kant'a, Husserl'e,Diyalektik (karşıtların birliği) kavramının Herakliatos'a, Hegel'e, Marks'a göre içeriklendirilmesi gibi.Felsefe, konuları itibarı ile de, kavramları itibarı ile de geneldir.Onu ,düşünürlerin ,düşünme yöntemleri/kavrayışları ve yaratıcılıkları (yeni kavram oluşturma)ve yükledikleri anlamlar öznel kılar.İlk cümleniz hariç, farklı şeyler söylemiyoruz zaten.Felsefede temellendirme yoksa, ortaya konan ne olursa olsun, felsefi değeri yoktur, katılırım.Ama, ortaya konma/ileri sürülme/sorgulama vs için dakika/sn/yy kriteri koyamazsınız.Newton kafasına elma düştü diye yerçekimi yasasını formüle etmedi, aramaktaydı zaten..Archimedes de öyle..Uydurma demek yerine, temellendirme konusundaki yetersizliği tartışmak daha makuldur kanımca.Literatür konusundaki esnemeyen tutumunuz tıpkı "zinhar,kitapta yeri yoktur" ya da "kitap öyle diyor" u çağrıştırıyor bende..Bir de, evrensel-insan'ın varlık konusundaki agnostik yaklaşımını biliyoruz.Buradan "agnostik, materyalizme ilişkin herhangi bir çıkarımda bulunmamalıdır"yargısıyla mı hareket etmeliyiz?O vakit, literatürdeki farklı materyalizm anlayışlarını , temelde materyalistlere sesleniş olarak algılamalıyız..Bir karşı-materyalistin bunları okuyup değerlendirmesine, hele yorumlamasına gerek yok(mu?)..Bir kaç gün önce,Tarih konusunda , farklı tarih tezlerinin başlıklarını vermiştiniz.Literatürden kuşkusuz..Sonra , katılımcılara yorumlarını sordunuz..yanıtlar, literatürdeki tezlerle uyuşuyor muydu, bilmiyorum..ama ben kendimce tarih algımı yazarken "acaba bu tezlerden en az birine uyar mı" diye düşünmedim -gerek duymadım-,.Tüm bunları , yukarıdaki literatür meselesine açıklama/örnek olsun diye yazdım.
 
E

evrensel-insan

Ziyaretçi
Bir de, evrensel-insan'ın varlık konusundaki agnostik yaklaşımını biliyoruz.Buradan "agnostik, materyalizme ilişkin herhangi bir çıkarımda bulunmamalıdır"yargısıyla mı hareket etmeliyiz?

Ben bunu daha oncede aciklamistim. Ben varliga varlik olarak degil; gozlem ve yansi veren fenomen olarak bakiyorum. Iste bu fenomenin verdigi gozlem ve yansiyi insanoglunun alarak bilgiye, bilime, felsefeye, inanca, ideolojiye v.s. tasidigini soyluyorum.

Agnostik bakis acisi "bilinemez" demektir ve bu metafizigin bir varliksal bakis acisidir.

Ben ise fenomenin gozlem ve yansi vermesinden ve buna insanoglu fenomeninin de dahil olmasindan bahsediyorum.

Kisaca varligin ne oldugu ve varlik ile ilgili tum metafizik varliksal ve teolojik bakis acilarinin bilimsel olmadigini soyluyorum.

Yani varlik icin ne bilinir, ne bilinemez, ne var, ne yok v.s. demiyorum. Bir fenomen olarak gozlem ve yansi verdigini soyluyorum.

Bunun ne metafizik, ne varliksal ne de agnostik bakis acilari ile bir ilgisi yok. Bu bilgisel, bilimsel, bilissel bakis acisidir.

Umarim anlasilmistir. Fenomen insanogluna gozlem ve yansi veren bir tabandir. Bu tabana ait tum ortaya konanlarda insanoglu bilgisidir.
 

Yeni Konular

Üst