Sayfa 1/3 123 SonSon
30 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Tersinim Teorisi Tanıtımı

  1. #1

    Üyelik tarihi
    25 Mart 2011
    Yaş
    65
    Mesajlar
    28

    Lightbulb Tersinim Teorisi Tanıtımı


    Evrimleşen Tek Şey Bilimdir


    TERSİNİM TEORİSİ TANITIMI

    Tersinim teorisi Türk düşünür ve yazarlarından Hüdai ÇAKMAK’ın ortaya attığı teoridir.

    Varoluş insanoğlunun var edildiği ilk anlardan beri ilgisini çekmiş, konusunda pek çok fikirler, düşünceler ortaya atılmış, teoriler üretilmiştir.

    Bu teoriler çok ve çeşitli olmasına rağmen varoluş bir Yaratıcının eseridir ya da bir Yaratıcının eseri değildir, rastlantılarla oluşmuştur cevaplarına uygun olmak üzere iki büyük grupta toplanır.

    Bir teori gerçek olduğu kuvvetle inanılan bir varsayım üzerine kurulur, ayrıntılanır ve kanıtlanmaya çalışılır. Ulaşılan bilimsel sonuçlar genelde doğru olduğu kuvvetle inanılan varsayıma uygun olarak yorumlanır.

    Temel varsayımın yanlış olabileceği hiç bir zaman düşünülmez.

    Tek taraflı düşünce bilimin en büyük düşmanıdır. Bu da bilimin olması gereken tarafsızlığına gölge düşürdüğü gibi pek çok hata ve yanlışlara yol açar, yanlış ve hatalara sürükler, sonuçta teorileri bilim dışına iter.

    Örneğin evrim teorisinin doğruluğu kuvvetle inanılan varsayımı milyonlarca tür ve cinste olan tüm canlıların rastlantılarla oluşmuş bir canlı hücresinin zamanla evrimleşmesi sonucu oluştuğudur.

    Bir evrim teorisi taraftarı hiç bir zaman bu temel varsayımın yanlış olabileceğini düşünmez. Bilimsel bulguları bu temel varsayıma uygun yorumlanmaya çalışır. Bu yorumların temel kanun ve ilkelerle çelişip çelişmediğine pek dikkat etmez. Kimilerini görmezlikten, bilmezlikten gelir.

    Tersinim teorisinin kurgulanma yöntemi bu uygulamanın tamamen tersidir.

    Önce bilim sonuç sonra sonuç ilkesine dayanır. Bu nedenle bilimin ortaya koyduğu tüm kanun ve ilkelerle uyumludur, hiç biriyle çelişmez.

    Tersinim teorisi herhangi bir teoriye karşıt ya da destek olmak amacıyla ortaya konulmuş değildir. Tamamen kendine özeldir.

    Varoluşun belki de en büyük gerçeği üzerine kurulu olduğundan evrenseldir.

    Tersinim teorisi maddenin sakımı, entropi, yapmanın zor bozmanın kolay olduğu ilkesi gibi tüm doğal kanun ve ilkeleri temel alır.

    Karşıtı olan diğer teorilerin bilimsel yöntemlerle doğruluğu onaylanmış esaslarını da temel almaktan çekinmediği gibi olmayana ergi metoduyla yanlışlıkları kanıtlanmış olanlardan da yararlanır.

    Bu nedenle tersinim bilim dışına kaymadığı gibi konusundaki tüm teorilerin bilimle doğrulanmış temellerinin birleştiği bir sentez, bir odak durumundadır.

    Tersinim teorisi özet olarak bilimsel araştırmaların sonuçları olan şu esasları temel alır.

    1)-Evrenimizin bir sınırı vardır. Gitgide genişlemektedir ve barındırdığı madde miktarı belirlidir. Diğer ifade ile evrenimiz kapalı bir düzenli sistemler bütünlüğüdür. Çeşitli kanun ve ilkelerle kontrol edilen devinimler içindedir.

    2)-Tersinim teorisine göre evrenimiz, evrenimize benzeyen ya da benzemeyen sonsuz sayıda varlıkların olduğu, ezelden gelip ebede giden saf enerjiden oluşmuş, Bir Büyük Bütünün içinde yüzmektedir.

    Evren Büyük Bütün tarafından çepeçevre kuşatılmıştır.

    Tersinim bu görüşüne kanıt olarak maddenin sakımı kanununu gösterir.

    3)-Varoluşun değişmez kanun ve ilkelerle kurgulanmış kompleks bir bütün oluşu bir eser olduğunu gösterir.

    Eserler ise bilgi, irade, güç, madde ve yeterli zaman beşlemesinin sonucudur. Bilgi ve güç sahibi bir varedici irade vardır ve eserlerinin dışındadır.

    4)-Art arda gelen olaylar dizimi olarak tarif edilen zaman devinim ve değişim içinde olan evrenimize ve diğerlerine özeldir.

    Zaman, ezelden gelip ebede uzandığından durağan, bu nedenle değişmez ve hareketsiz olan Büyük Bütün için söz konusu değildir.

    5)-Değişim, varoluşun herhangi bir olgusundaki düzen sahibi sistemlerde bozunum (tersinim) şeklindedir.

    6)-Tersinim teorisine göre Varoluş, tüm evreni kapsayan kompleks bir bütündür. Canlılık ve cansızlık olarak ayrılmaz.

    7)-Varoluş (evrenimiz) canlılığın oluşum ve devamlılığı amaçlıdır. Her şey bu amaca uygun planlanmış ve var edilmiştir.

    8)-Canlılar zaman içinde gelişim değil, tersinim gösterir. Canlılar tersinime engel olmak için savunma, korunma, bağışıklık gibi mükemmel sistemlere sahiptirler. Fakat tersinim her durumda az ya da çok etkisini gösterecektir.

    9)-Her canlı türünün mükemmel ve eksiksiz yaratılmış bir arı ırkı vardır. Diğer tür ve çeşitler arı ırkların tersinimsel çeşitlenme sonuçlarıdır.

    10)-Tersinime uğramış arı ırklardan kimi özelliklerini yitirmiş ya da zayıflatmış diğer ırklar oluşur. Canlı yaşam avantajlarını büyük ölçüde zayıflatmış yada yitmiş ise hayat sahnesinden silinir.

    11)-Hiç bir canlı varlığını tersinime uğramamış olarak geleceğe aktaramaz.

    Sorular ve irtibat: tersinim@gmail.com

    kaynak:tersinim.net

  2. #2

    Üyelik tarihi
    25 Mart 2011
    Yaş
    65
    Mesajlar
    28

    Standart

    Evrimleşen tek şey bilimdir.

    Tersinim Teorisinin Ana Mantığı ve Kurgulama Yöntemleri

    Tersinim genel anlamda değişim demektir. Fakat bu değişim negatiftir ve canlı cansız tüm varoluşu kapsar. Bu nedenle tersinim olayı evrenseldir; durdurulması, engel olunması mümkün değildir.

    Bazı karşıt düzenlerle (örneğin yararlanma mekanizmalarıyla) yavaşlatılabilir fakat etkisi asla sıfırlanamaz.

    Bunun nedeni de evrenimizin düzenli sistem ve karmaşaların bir arada bulunduğu kapalı bir sistemler bütünlüğü olmasıdır.

    Tersinimsel değişim karşımıza genelde çeşit azalması, sistemlerin bozulması, metal yorgunlukları, eskime, yıpranma, canlılarda ihtiyarlama vb. gibi onlarca şekilde karşımıza çıkar.

    Evrenimiz saf enerjiden oluşmuş, ezelden gelip ebede giden bu nedenle durağan Bir Büyük Bütünün içinde (tıpkı okyanuslardaki hava kabarcıkları gibi, insansı ölçülerimize göre dev, evrensel ölçülere göre hiç denecek kadar küçük) bir küre şeklindedir.

    Tersinim teorisine göre ezelden gelip ebede giden, her şeyi sarıp kuşatan bu Büyük Bütünün içinde evrenimize benzeyen ya da benzemeyen sonsuz sayıda başka evrenler vardır.

    = = = =

    Öncelikle şunu belirtelim ki Tersinim Teorisi pozitif bilimi temel alır. Akıl, mantık ve bilim dışı verilerden uzak durmaya çalışır.

    Uzak durmaya çalışır ama insan aklının bir algılama sınırının olduğunu da bilir.

    Bunun nedeni algılama yeteneklerimizin sınırlı ve hatalara açık olmasıdır.

    Diğer ifade ile biz gerçeklerin sonsuz dünyasına daracık bir pencereden şaşı gözlerle bakabiliyoruz. Bu nedenle sık sık yanılıp aldanabiliyoruz.

    Bir başka ifade ile algılama dolaysıyla öğrenebilme imkanlarımız sınırsız değildir. Her zaman yanılma ve aldanmalar açıktır.

    Şu ya da bu şekilde algıladığımız şu anın ne olduğunu neyi ifade ettiğini gerçekte bilemeyiz.

    En güçlü ve hızlı algılama duyularımız bile evrensel büyüklüklerin yanında hiç denecek kadar küçük ve zayıftır.

    Örneğin biz güneşin dünyamızı aydınlatıp ısıttığını, hayat verdiğini biliriz ya da öyle zannederiz.

    Gerçekte bizi şu anda aydınlatıp ısıtan yedi dakika önce güneşten kopup gelmiş ısı ve ışık dalgalarıdır. Şu anda var olduğunu gözlemlediğimiz güneşi biz gerçekte yedi dakika öncesindeki durumuna göre gözlemleyebiliyoruz.

    Bu da güneşe bir şey olsa bunu ancak en erken yedi dakika sonra algılayabileceğiz demektir.

    Evrensel boyutlarda düşündüğümüzde algılamalarımız çok vahim ve büyük hatalara açık olduğu bir gerçektir.

    Başımızı kaldırıp gökyüzünü incelediğimizde ışıldayan milyonlarca yıldız görürüz de gözlemlediğimiz o yıldızların o anda gerçekte var olup olmadıklarını asla bilemeyiz.

    Örneğin güneş sistemine en yakın yıldız olan Alfa Centauri’yi gözlemlediğimizde bu yıldızın 4.8 yıl önceki haline görebiliyor ve gözlemleyebiliyoruz.

    Evrensel boyutta gözlemleyip algılayabildiklerimiz bir kaç yıldan milyarlarca yıla doğru uzanan kademeli bir geçmiştir. Asla şimdiki zaman değildir.

    = = =

    Tersinim teorisi olayları bilimsel yönden irdelerken bu büyük gerçeği göz önünde bulundurur, materyalizmin bilim için gözlem ve deneylerle sınanma şartını hatalara açık olduğundan yetersiz görür.

    Tersinim teorisine göre algılama sınırlarımızın dışında pek çok gerçekler vardır.

    Algılama sınırlarımızın dışında olduğundan ret ve inkar etmek gerçeklere bir zarar vermez, ancak bizim bu konudaki acizliğimizi gösterir.

    Materyalizmin gözlem ve deneylerle sınama kuralı bilimi dar ve şaşı olan; sık, sık aldanıp yanılabilen algılama yeteneklerimizle sınırlar.

    Bu nedenle gerçekler dünyasından alabildiklerimiz koca bir okyanusta bir damla bile değildir.

    Söylemek istediğimiz; gözlem ve deneylerle sınanamayan, algılama yeteneklerimizin dışında kalan pek çok gerçeklerin olduğudur.

    Kendimizi gereğinden daha büyük görmekteyiz. Bu da bize pek çok ve vahim hatalara sürüklemektedir.

    Eğer algılama yeteneklerimiz biraz daha geniş ve derin olsaydı bu gün bilgi dağarcığımız çok daha çeşitli ve zengin olacaktı.

    = = =

    Tersinim Teorisi bu gerçeğin farkındadır. Yorumlarını bu gerçeğe uygun yapmaya çalışır.

    Bir teori genelde doğruluğu kuvvetle inanılan bir ya da bir kaç varsayım üzerine kurgulanır. Bu varsayım ya da varsayımlar temel alınarak ayrıntılanır.

    Bu temele uygun kanıtlar aranır, bulunanlarda bu temele uygun yorumlanır.

    Kanıtlar doğruluğu kuvvetle inanılan temel varsayıma ya da varsayımlara uygun yorumlamak o varsayım taraftarlarının gerçek bilimden uzaklaştırmakta, koyu bir taassuba yöneltmekte, vahim hatalara düşmelerine neden olmaktadır.

    Materyalizm ve uzantısı teoriler bu büyük ve vahim hataların içindedirler.

    Tersinim teorisi ise doğruluğu kuvvetle inanılan herhangi bir varsayıma ya da varsayımları temel almaz.

    Tersinim teorisi hatalı ya da yanlış olmaları muhtemel sonuçlardan nedenler çıkarmaz. Temelsiz bilgilere ulaşmaya çalışmaz.

    Tam tersine insanlık tarihi boyunca elde edilmiş tüm bilgileri her hangi bir ayırım yapmadan kendine temel ve esas alır; bu bilgileri gruplandırır; kıyaslar, sentezler; doğru oldukları kanaatine varılanlarla gerçekleri bulmaya çalışır.

    Her alanda, her konuda, her kaynaktan alıntılar yapar.

    Yanlış olduğu sonucuna varılanları da kaldırıp atmaz.

    Çünkü tersinim yanlış bilgilerin doğruların kanıtları olduğunu çok iyi bilir. Buna bilim dilinde olmayana ergi metodu denilir.

    Bu nedenle tersinim teorisinin temel aldığı her varsayım çok ve çeşitli kanıtlarla ortaya konulmuş kuvvetle gerçek zannedilenlerdir.

    Tersinim teorisi bu nedenle çelişkili, karşıt gibi görünen varsayımların, teorilerin bir sentezlenme yeridir.

    Nitekim tersinim teorisi karşıtı gibi görünen evrim teorisinin hemen hemen tüm mekanizmalarını, varsayımlarını yorum faklılığıyla kendisine mekanizmalar, varsayımlar olarak almıştır.

    Sonuç olarak şunları söyleyeceğiz.

    Tersinim teorisi Epikür’den, Lucretus’tan, Lamarck’tan, Charles Darwin’den, Haeckel’den, Enstein’den, Davkins’ten, Berry’den, Jan Gould’dan, Behe’den, Hawking’den….vb gibi ulaşabildiğimiz tüm düşünür ve bilim insanlarından alınmış fikirlerin, görüşlerin, gözlem ve deney sonuçlarının birleştirilme, yorumlanıp, sentezleme yeridir ve tamamen bilimseldir.

    Temel aldıkları çeşitli fikir ve düşüncelerin, varsayımların, gözlem ve deneylerin sentezlenme, kıyaslanma, birleşme, ayrışma sonucu ortak ulaştıklarıdır.

    Tersinim hata ve yanlışlara düşebileceğinin farkındadır.

    Hata ve yanlışlara düşmekten sakınmaya çalışır ama akıllı insanlar için hata ve yanlışların iyi bir öğretmen olduğunu da çok iyi bilir.

    Düştüğü hata ve yanlışlardan ders almaya çalışır. Bu nedenle eleştirilere, ikazlara büyük değer verir.

    Herhangi bir varsayımı ya da varsayımları değişmez temel almadığından, taassupla bağlanmadığından gerektiğinde düzeltilip değişebilir.

    Bu da tersinim teorisinin önünü açar, özgürleştirir, bilimin sonsuzluklarına doğru uçmasını sağlar.

    Sonu olarak şunları söyleyeceğiz.

    Biz sadece gerçeklere, doğrulara ulaşmaya çalıştık; kimi yerlerde yanılmış, aldanmış olabileceğimizi de biliyoruz.

    Fakat hiç bir zaman peşin fikirli olmadık. Taassubun karanlıklarına kendimizi bırakmadık.

    Fikir ve düşünce özgürlüğünün bilimin kanatları olduğunu çok iyi biliyoruz.

    Muhakkak ki Tersinim felsefesi yakın bir gelecekte gerçekler dünyasına yeni bir pencere açacak, yeni bir görüş ve anlayış getirecektir.

    Artık bilime neden, nasıl, niçin sorularının yanına acaba sorusunu da koymanın zamanı gelmiştir.

    kaynak:tersinim.net

  3. #3
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.292

    Standart

    11)-Hiç bir canlı varlığını tersinime uğramamış olarak geleceğe aktaramaz.
    Metinde yer alanlar savları, bilimsel/bilim dışı olarak adlandıramam çünkü ayrı bir uzmanlık gerektiriyor.Ancak, yaşamsal süreç boyunca yenilenen kuşaklar için şunu canlandırabiliyorum yukarıdaki alıntı ışığında:Asıl olan (organizma) aslını üretemez, suretini üretir.Fotokopisini çeker gibi..Zamanla mürekkep azalır,makina eskir.. yazılar netliğini ve okunabilirliğini (işlevini) kaybeder.Sonunda da silinir gider...mi?
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

  4. #4

    Üyelik tarihi
    25 Mart 2011
    Yaş
    65
    Mesajlar
    28

    Standart

    Canlılıkta dahil tüm düzenli sistemler zaman içinde tersinime uğrarlar.

    Canlılar var edilişlerinde mevcut olan korunma, savunma, çevreye uyum gibi yetenekleriyle tersinim etkisini en aza indirmeye çalışırlar, ama tamamen gideremezler. Sonuçta tersinim etkisi ihtiyarlama, yıpranma, bozulma eskime vb. şeklinde kendini gösterir.

    Saygılar.

  5. #5
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.292

    Standart

    [QUOTE=tersinim;22240]Canlılıkta dahil tüm düzenli sistemler zaman içinde tersinime uğrarlar.

    O zaman evrilmek, tersinimi en aza indirgemek ve türün devamını sağlamak açısından bir zorunluluk haline geliyor.Evrilmekten ileri bir düzey sıçramasını değil, mevcutun yaşamsal niteliklerini devam ettirmek yönünde bir tür onarım etkinliğini anlıyorum yanlış anlamadı isem.Bu durumda evrilmek, ileri-geri /aşağı-yukarı değil, salt uyumu ve devamlılığı sağlamak/mümkün kılmak işlevini gerçekleştiriyor.Melezlenme, tersinimi azaltan bir faktör olabilir mi?(bağışıklık vb).(Algılama hatalarım varsa lütfen uyarın, tekrar okuyayım.cevapladığınız için teşekkürler.)
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

  6. #6
    kuzeys
    Ziyaretçi

    Standart

    adnan oktar ve tayfası iş başında.. baktlılar evrim teorisini yok edemiyorlar başkalaştırıyorlar:rolleyes:

    bu arada evrenin genişlediği nasıl tanıtlıyorsunuz merak ettim. Yüzölçümü olmayan bir şeyi nasıl hesaplıyorsunuz..

  7. #7
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.292

    Standart

    Alıntı kuzeys Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    adnan oktar ve tayfası iş başında.. baktlılar evrim teorisini yok edemiyorlar başkalaştırıyorlar:rolleyes:

    bu arada evrenin genişlediği nasıl tanıtlıyorsunuz merak ettim. Yüzölçümü olmayan bir şeyi nasıl hesaplıyorsunuz..
    Bildiğim kadarıyla A.Oktar, diğer adıyla H.Yahya, evrim teorisine karşıt tezler içeren kitaplar, konferanslar (üstelik ücretsiz), biyoloji ansiklopedileriyle epey yatırım yapmıştı.Tersinim konusu onun bir versiyonu mu bilemem.Evrenin genişlemekte olduğu, bilimsel bir veridir.S.Hawking'in big bang kuramı bir yana, gökcisimlerinin birbirinden uzaklaşmakta olduğu saptanmış bir olgudur.
    Metin yazarının cevap hakkına müdahale etmek gibi olmasın ama, ben yazılanları salt akıl/sorgulama bağlamında , tarfsız ele aldığımı -tüm iletilerim için ilkemdir-hatırlatmak istedim.
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

  8. #8
    kuzeys
    Ziyaretçi

    Standart

    evren sınır koymaz biz inanışlarımızla sınırlarız evreni. Bing bang teorisi hakkında az çok bilgim var. Nesnelerin birbirinden uzaklaşması bir genleşmeyi işaret edebilceği gibi boşluğun içerisinde yer değiştirmesinide işaret edebilir. Neticede kimse bilinen güneş sisteminin dışı hakkında fazla bir fikire sahip değil. Ve Sonsuz kavramı halen geçerlidir.

    Diğer yandan tersinim.net adresini incelersen sevgili yazarımızın H.Yahyadan pek farklı bir noktada olmadığını göreceksin. H.Yahya ve ekibi ( ekibi diyorum çok profesyonel ücretli kadrolardır bana göre ) evrim teorisin altında kaldıkları gibi varoluşculuk düşüncesinin altında ezilmektedirler.

    *(A.Oktar ineternet üzerindeki tüm forumları takip eden bir kadroya sahip olup hoşuna gitmeyen yazıları avukatı aracılığıyla kaldırabilcek kadar despot bir yapıya sahiptir. Daha önce admini olduğum bir foruma dava açma girişiminde bulunmuşlardır kendileri )

    çünkü kendilerine zarar veren şeyin evrim teorisi yada darwinizm olmadığını daha yeni anlamış durumdalar. Roussesu varoluşçu bir düşünce sistemi içerisinde aynen şöyle der.

    "İnsan toplum için yartılmışsa en gerçek din aynı zamanda en toplumsal ve en insani olandır."

    Şimdi 21.y.y en geçerli inanışı dini sorduğumuzda karşımıza çıkabilecek tek akım varoluşcuçuluk'dur. Spinoza ve Satre gibi düşünürlerin etkisi altında gelişen varoluşculuk gerçek anlamda ve modern anlamdada dinler üstü bir düşünce akımıdır. Ve bir ahtapotun kolları gibi er düşünce ve inanç sisteminde kendine yer bulabilecek bir çıtaya sahiptir. Varoluşçuluğun en temel özelliği ise kendi kendini çok rahat eleştirebilmesidir ve sürekli algılanan tanılar üzerinden yola çıkmasıdır ki. Bu aslında dinsel inanışlar için çok tehlikeli bir durumdur. Bkz. nicelizm, nihilizm, narsizim,budizm,taoizm batı edebiyatı ve doğu felsefesi.

    Aydınlanan insan varoluş felsefesini keşfettikçe dogmaların dışına çıkarak katoik inanışların dışında kendine üçüncü bir yol açmaya çalışıyor. Birilerin buna mühahale edip manipüle etmesi bence gayet normal bi durum

  9. #9

    Üyelik tarihi
    25 Mart 2011
    Yaş
    65
    Mesajlar
    28

    Standart

    Alıntı kuzeys Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    evren sınır koymaz biz inanışlarımızla sınırlarız evreni. Bing bang teorisi hakkında az çok bilgim var. Nesnelerin birbirinden uzaklaşması bir genleşmeyi işaret edebilceği gibi boşluğun içerisinde yer değiştirmesinide işaret edebilir. Neticede kimse bilinen güneş sisteminin dışı hakkında fazla bir fikire sahip değil. Ve Sonsuz kavramı halen geçerlidir.

    Diğer yandan tersinim.net adresini incelersen sevgili yazarımızın H.Yahyadan pek farklı bir noktada olmadığını göreceksin. H.Yahya ve ekibi ( ekibi diyorum çok profesyonel ücretli kadrolardır bana göre ) evrim teorisin altında kaldıkları gibi varoluşculuk düşüncesinin altında ezilmektedirler.

    *(A.Oktar ineternet üzerindeki tüm forumları takip eden bir kadroya sahip olup hoşuna gitmeyen yazıları avukatı aracılığıyla kaldırabilcek kadar despot bir yapıya sahiptir. Daha önce admini olduğum bir foruma dava açma girişiminde bulunmuşlardır kendileri )

    çünkü kendilerine zarar veren şeyin evrim teorisi yada darwinizm olmadığını daha yeni anlamış durumdalar. Roussesu varoluşçu bir düşünce sistemi içerisinde aynen şöyle der.

    "İnsan toplum için yartılmışsa en gerçek din aynı zamanda en toplumsal ve en insani olandır."

    Şimdi 21.y.y en geçerli inanışı dini sorduğumuzda karşımıza çıkabilecek tek akım varoluşcuçuluk'dur. Spinoza ve Satre gibi düşünürlerin etkisi altında gelişen varoluşculuk gerçek anlamda ve modern anlamdada dinler üstü bir düşünce akımıdır. Ve bir ahtapotun kolları gibi er düşünce ve inanç sisteminde kendine yer bulabilecek bir çıtaya sahiptir. Varoluşçuluğun en temel özelliği ise kendi kendini çok rahat eleştirebilmesidir ve sürekli algılanan tanılar üzerinden yola çıkmasıdır ki. Bu aslında dinsel inanışlar için çok tehlikeli bir durumdur. Bkz. nicelizm, nihilizm, narsizim,budizm,taoizm batı edebiyatı ve doğu felsefesi.

    Aydınlanan insan varoluş felsefesini keşfettikçe dogmaların dışına çıkarak katoik inanışların dışında kendine üçüncü bir yol açmaya çalışıyor. Birilerin buna mühahale edip manipüle etmesi bence gayet normal bi durum
    Sevgili kuzeys

    Konuyu bilimsellikten çıkarıp ideolojik bir platforma çekmeye çalışmışssınız.
    Anladığım kadarıyla karşıt fikirleri tahammül edemeyen koyu bir evrimistsiniz.

    Sayın HY'nin hangi eserinde, yazısında yada sitesinde
    tersinimden bahseden bir yazı yada resim var?

    İddia sizin kanıt göstermekte size düşer.

    Kanıtlayamazsanız sizi bir müfteri ilan edersem gücenmezsiniz değil mi?

  10. #10

    Üyelik tarihi
    25 Mart 2011
    Yaş
    65
    Mesajlar
    28

    Standart

    Alıntı glsezinrs Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    11)-Hiç bir canlı varlığını tersinime uğramamış olarak geleceğe aktaramaz.
    Metinde yer alanlar savları, bilimsel/bilim dışı olarak adlandıramam çünkü ayrı bir uzmanlık gerektiriyor.Ancak, yaşamsal süreç boyunca yenilenen kuşaklar için şunu canlandırabiliyorum yukarıdaki alıntı ışığında:Asıl olan (organizma) aslını üretemez, suretini üretir.Fotokopisini çeker gibi..Zamanla mürekkep azalır,makina eskir.. yazılar netliğini ve okunabilirliğini (işlevini) kaybeder.Sonunda da silinir gider...mi?
    Hiç bir canlının varlığını tersinime uğramamış olarak geleceğe aktaramaz görüşü tersinim kelimesini değişim olarak değiştirme kaydıyla aynen evrim teorisinin sahibi ve duayeni Chales DARWİN'de de var.

    Aralarındaki fark bu değişimim evrime göre pozitif, tersinime göre negatif olmasıdır.

    Tersinim teorisi hiç bir doğal kanun, yasa kural ilke ile çelişmez.

    saygılar.

Sayfa 1/3 123 SonSon

Members who have read this thread : 4

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0