3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Anarşizm – Peter Kropotkin (1910)

  1. #1

    Üyelik tarihi
    24 Mart 2011
    Yaş
    22
    Mesajlar
    2

    Standart Anarşizm – Peter Kropotkin (1910)

    Anarşizm (Grekçe åv, ve aoxn’den, yetkeye karşı), toplumun devletsiz olarak
    tasarlandığı yaşam ve yönetim ilkesine veya kuramına verilen ad. Böylesi bir
    toplumda uyum, yasaya boyun eğerek ya da her türlü yetkeye itaat ederek değil,
    üretim ve tüketim amacının yanısıra, uygar bir varlığın sonsuz çeşitlilikteki
    gereksinim ve isteklerinin de yerine getirilmesi amacıyla özgürce oluşturulmuş
    çeşitli bölgesel ve mesleki gruplar arasında varılan özgür sözleşmeler yoluyla
    elde edilecektir. Bu çizgiler boyunca gelişecek bir toplumda, insani etkinlik
    alanlarının tümünü kapsamaya başlayacak gönüllü birlikler, devletin tüm
    işlevlerinin yerini almak üzere daha da büyük bir yayılım kazanacaklardır.


    Bunlar, –geçici ya da az çok süreli– sonsuz çeşitllilikteki yerel, bölgesel,
    ulusal ve uluslararası, her büyüklük ve düzeyden, grup ve federasyonlardan
    oluşan, içiçe geçmiş bir ağ örgüsünü andıracaktır; olası bütün amaçlar için
    biraraya gelebileceklerdir: üretim, tüketim ve değişim, haberleşme, sağlık
    düzenlemeleri, eğitim, karşılıklı (mutual) koruma, alan savunması ve dahası; öte
    yandan sürekli artan bilimsel, sanatsal, yazınsal, ve toplumsal gereksinimlerin
    yerine getirilmesi için de çalışacaklardır. Dahası, böylesi bir toplum değişmez
    olan hiçbirşeyi temsil etmeyecektir. Aksine –genellikle organik yaşamda
    görüldüğü gibi — uyum, güçlerin ve etkilerin çokluğu arasındaki dengenin sürekli
    değişen düzenlenmesi ve yeniden düzenlenmesinden kökenlenecektir ve hiçbir
    gücün, devletin özel koruması altında olmaması nedeniyle, bu düzenlemeyi
    sağlamak daha kolay olacaktır.


    Toplum bu ilkeler çevresinde örgütlendiği zaman, üretici çalışma sırasında
    insanın kendi güçlerini özgürce kullanması devletçe sürdürülen bir kapitalist
    tekel tarafından kısıtlanmayacaktır. Kişinin isteklerinin yerine getirilmesi,
    inisiyatif çöküntüsüne ve aklın köleleşmesine yol açan ceza korkusuyla ya da
    bireylere veya metafizik varlıklara boyun eğme ile de kısıtlanmayacaktır.


    İnsan, kendi benliği ile çevresinin etik kavramları arasındaki özgür eylem ve
    tepkinin izlenimini ister istemez taşıyarak, kendi eylemlerine kendi anlayışıyla
    yön verecektir. Böylelikle insan, tekelciler yararına aşırı çalışma tarafından
    ya da çok sayıdaki akıl tembelliği ve akıl köleleşmesi ile engellenmeksizin
    zihinsel, sanatsal, ahlaksal, tüm yeteneklerinin tam gelişimini elde
    edebilecektir. Bu sayede, modern bireyci sistemin altında ya da Volksstaat (halk
    Devleti) denilen bir Devlet sosyalizmi sistemi altında olanaklı olmayan, tam
    bireyleşmeye ulaşabilecektir.


    Ayrıca, anarşist yazarlar, kavramlarının, bir kaç zorunluluğun koyut olarak
    kabul edilmesiyle, öncel (a priori) bir yöntem üzerine kurulmuş bir ütopya
    olmadığını da düşünürler. Devlet sosyalizmi reformlarla geçici bir saygınlık
    kazanabilse de, anarşizmin halen iş görmekte olan eğilimlerin çözümlenmesinden
    türevlendiğini ileri sürerler. Yaşamın bütün gereksinimlerini şaşılacak denli
    yalınlaştıran modern teknikteki ilerlemeler; gelişen bağımsızlık ruhu; ve
    –önceleri Kilise ve Devlet’in gerçek niteliği olarak düşünülenleri de kapsayan–
    tüm etkinlik dallarında özgür inisiyatif ve özgür kavrayışın hızla yayılması,
    devletin olmaması eğilimini kararlı biçimde güçlendiriyorlar.


    Anarşistler ve Devlet



    Ekonomik kavramlara gelince; anarşistler, beraberce sol kanadı oluşturdukları
    tüm sosyalistlerle birlikte, egemen özel toprak mülkiyeti sisteminin ve kar
    amacıyla yapılan kapitalist üretimin, adalet ve yararlılık ilkelerine aykırı
    biçimde işleyen bir tekel oluşturduğunu ileri sürerler. Bunlar, modern
    tekniklerin genel refahı sağlamak üzere herkesin hizmetine girme başarısını
    önleyen esas engellerdir. Anarşistler ücret sistemini ve kapitalist üretimi
    ilerlemeye bir engel olarak görürler. Bunun yanı sıra, Devletin, toprakları
    tekellerine almaları için bir avuç insana ve yıllık birikmiş üretim fazlasının
    oldukça orantısız büyük bir bölümünü kendilerine ayırmaları için kapitalistlere
    izin veren esas aygıt olduğunu da belirtirler. Sonuçta, toprağın tekelleşmesine
    ve kapitalizme karşı bütün olarak mücadele ederken, Anarşistler devletin belirli
    bir özel biçimine karşı değil, ister monarşi olsun, isterse de referandum
    aracılığıyla yönetilen bir cumhuriyet olsun bütünüyle Devlete, bu sistemin temel
    desteği olarak Devlete karşı aynı enerji ile mücadele ederler.


    Hem antik çağda hem de modern çağda (Makedonya İmparatorluğu, Roma
    İmparatorluğu, modern Avrupa Devletleri özerk kentlerin yıkıntıları üzerinde
    yükselmişlerdir) her zaman yönetici azınlıklar yararına tekeller kurma aracı
    olmuş olan Devlet örgütü, bu tekellerin yıkılması için çalışamaz. Bu nedenle,
    Anarşistler ekonomik yaşamın tüm temel kaynaklarını –toprak, madenler,
    demiryolları, bankacılık, sigorta vb.– ve aynı zamanda halen elinde tuttuğu tüm
    işlevlere (eğitim, Devlet-destekli dinler, ülkenin savunması vb.) ek olarak
    sanayinin tüm temel dallarının işletilmesini Devletin kontrolüne vermenin yeni
    bir zorbalık aygıtı yaratacağı anlamına geleceğini düşünürler. Devlet
    kapitalizmi sadece bürokrasi ve kapitalizmin gücünü arttıracaktır. Hakiki
    ilerleme, hem toprak hem de işlev bakımından merkezileşmenin yıkılması
    (decentralisation) doğrultusunda, yerel ve kişisel inisiyatif ruhunun
    gelişiminde ve merkezden çevreye doğru olan mevcut hiyerarşi yerine, yalından
    karmaşığa doğru olan özgür federasyonun gelişiminde yatmaktadır.


    Pekçok sosyalistle ortak olarak anarşistler de, doğadaki tüm evrim gibi,
    toplumun yavaş evrimini ara sıra, devrimler adı verilen hızlandırılmış evrim
    dönemlerinin izlediğini bilirler; ve devrimler çağının henüz kapanmadığını
    düşünürler. Hızlı değişim dönemlerini yavaş evrim dönemleri izleyecektir ve bu
    dönemler devlet gücünün arttırılması ve genişletilmesi için değil, her yörede
    örgütlenme ya da yerel üretici ve tüketici grupları komünleri aracılığıyla, aynı
    zamanda bu grupların bölgesel ve sonuçta uluslararası federasyonları
    aracılığıyla Devlet gücünün azaltılması için kullanılmalıdır.


    Yukarıdaki ilkelerden dolayı, anarşistler mevcut devlet örgütlenmesine parti
    olarak katılmayı ve ona taze kan şırınga ederek desteklemeyi reddederler.
    Parlementoda siyasal partiler oluşturmaya ne kendileri yanaşır ne de işçileri
    teşvik ederler. Buna uygun olarak, parlementer yaşamaya güvenmeyerek, 1864′de
    Birinci Uluslararası İşçiler Birliği’nin (I. Enternasyonal) kuruluşundan beri
    düşüncelerini doğrudan emek örgütleri arasında yaymaya ve bu birlikleri
    sermayeye karşı doğrudan mücadele içine sokmaya çabalamışlardır.

    Anarşizm – Peter Kropotkin (1910)

  2. #2
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.292

    Standart

    Anarşizm harika.Ama ben insan doğasının anarşizmin ruhuna uymadığı kanısındayım.Keşke daha olumlu bakabilseydim insana (kendim dahil) İnsan egosu doymaz.Bu doyumsuzluktur onu bilgi çağına taşıyan.Anarşizm, egosundan arınmış insanlar-insanötesi-ler , sanayi atıklarıyla, kanla , mayınla kirlenmemiş topraklar, yemyeşil doğa, tok ve sağlıklı insanlar, mutlu çocuklar vs vs ile resimlenmiş bir peri masalıdır.
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

  3. #3
    felsefehayat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    11 Mayıs 2011
    Yer
    samsun
    Mesajlar
    2

    Standart

    Baskı ve barbarlık içindeki bir geçmişin mirasıyla oluşturulmuş, ister seçilmiş olsun, ister devralınmış herhangi bir otorite tarafından dayatılmış yasalarla değil, kişiler arası ilişkilerin özgürce başlatılmış ve her an bitirilebilir olan karşılıklı yükümlülükler ve özgürce onaylanmış gelenekler ve alışkanlıklar ile düzenlenmiş olduğu bir toplum hayal ediyoruz.
    ......-kropotkin-

    devamı için tıklayın...

Members who have read this thread : 3

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0