Sayfa 1/3 123 SonSon
26 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: ÖZGÜRLÜĞÜMÜN ADI AHLAKSIZLIK (5 Nolu Yazım)

  1. #1
    Feylesof TeCe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    31 Aralık 2010
    Yer
    Sakarya & Bolu
    Yaş
    18
    Mesajlar
    830

    Thumbs up ÖZGÜRLÜĞÜMÜN ADI AHLAKSIZLIK (5 Nolu Yazım)

    Öncelikle merhaba ben felsefe olimpiyatlarına hazırlanıyorum ve olimpiyatlara hazırlık olsun diye felsefi denemeler yazıyorum paylaşmak istedim.

    “Ahlak, sürü hayvanının içgüdüsüdür.” Nietzsche


    ÖZGÜRLÜĞÜMÜN ADI AHLAKSIZLIK

    Yalan söylüyorum, küfür ediyorum, ucuz fahişelerle yatıyorum. Bunları seviyorum çünkü sessiz mahkeme denilen vicdanım bunlara karşı çıkmıyor.
    Sessiz mahkemenin hâkimini kim atıyor? İçinde bulunduğumuz sürü atıyor. Yalan söylemenin, küfretmenin ahlaksız olduğunu iddia edenler kim? Ahlak kurallarına bağlıyken özgür değiliz! Bir zamanlar silik olan kurallar şimdi silinmiyor. O saçma kuralların yaratıcısı da biziz. Biz diyorum, sürüyü ifade ediyorum. Evrensel ahlak yoktur. Her şeyin değişebileceği dünyada düşüncelerimizin, düşüncelerimizle beraber inançlarımızın, inançlarımızla beraber kurallar, yani ahlak kuralları değişecektir.
    Ahlak değişken bir tanımsa özgürlüğü için çabalayan insanlara damgaladığımız ahlaksız kavramının tanımı da değişecektir. Bugün kötü görülen ahlaksızlık yarın iyi görülecektir diyemiyorum çünkü iyi–kötü kavramlarının da tanımları değişkendir. Aslında küfrettiğimi iddia edenler sizsiniz. Ağzımdan çıkan kelimelerin küfür olduğuna nasıl karar verdiniz? İçgüdülerimiz her zaman doğruyu söyleyemez. İçgüdü psikolojik bir kavram olmakla beraber psikolojide çocuklar 3 yaşına kadar cinsiyet kavramını algılayamazlar. Sürümüzün küfrü algılaması cinsiyeti algılama şekli kadar basittir. Cinsiyet için penisi varsa erkek yoksa kadındır ya da vajinası varsa kadın yoksa erkektir. Bu basit yöntemi küfür kavramında kullanmaları sonucu şu kelimeler varsa küfür yoksa küfür değildir.
    “Ahlak, sürü hayvanının içgüdüsüdür.” diyen Nietzsche “Bütün gerçekler basittir - Bu iki misli bir yalan değil mi?” dememişmidir. Her şey karmaşıkken ahlak kavramını ve ahlaka olan inancı basite indirgemek saçmalık değil midir? Bana dini kitaplarla, tanrının sözleriyle gelmeyin. Aklımın algılayabileceği aklın ürünü sözlerle gelin.
    İşte olay burada başlıyor. Ahlak zincirlerini parçalar özgür ve üstün insan oluruz ama ahlaksız damgasını yeriz. Şu soruyu da unutmayalım; ne zamana kadar içgüdü tasmasını taşıyacağız? Ahlak zinciri, ahlaksız damgasından daha ağır bir yük. Özgürlük her şeye rağmen elde edilmelidir.
    Özgürlüğümün adı ahlaksızlıksa ben ahlaksızım!


    15 Ocak 2011

  2. #2
    Feylesof TeCe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    31 Aralık 2010
    Yer
    Sakarya & Bolu
    Yaş
    18
    Mesajlar
    830

    Standart

    Arkadaşlar daha iyi yazılar için eleştiri (iyi ya da kötü) almalıyım. Düşüncelerinizi paylaşmanız beni mutlu eder.

  3. #3

    Üyelik tarihi
    14 Eylül 2010
    Mesajlar
    337

    Standart

    Özgür olmak kendini keşfetmektir. Ahlak ve toplumsal değerler sadece zihin-bedene yönelik yaptırımlardır.

  4. #4
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.545

    Standart

    sosyolojik olarak bireyi yok saydığınızda özgürlük zaten olmayan bir fenomene dönüşecektir. "insan", "özgürlük", "sosyal/bireysel etik" hepsi de sosyal/tarihsel içerikli olgulardır. Nietzsche özgürlük ve etiği birey ve toplumu karşılaştırmak/karıştırmak suretiyle yanılmıştır.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  5. #5
    kuzeys
    Ziyaretçi

    Standart

    ahlak ve özgürlük bunlar bir bardağın içerisinde duran zeytinyağ ve su gibidir.. ucuz içkiler içip ucuz kadınlarla yatmak.. ve bir yol kenarında daha önce hiç bilmediğin bir yerde dudakların kurumuş bir şekilde uyanmak.. seni terk eden geceye ve doğan güne inat ilkel acılarını da alıp yanına gülümseyip yola devam etmek. Sırf toplum böyle düşünüyor aksini ispat edeceğim diye yapılan şeyler değil bunlar.. Bunlar birebir mutsuzlukla yalnızlıkla dışlanmışlıkla.. ve geçmişsiz bir hayatın hisseli metinleri ile ilgili şeyler.. kabul etsende etmesen de..

    derler ki; unutmak özgürlüktür.. soramadan edemeyeceğim belki senin özelin öznelin ama ; sen neyi hatırlıyorsun sevgili talha..

    vicdanınla düşüncelerinin uyum göstermesi yalnız seni kendi içinde aklar.. oysa insan kendi içinde aklanma ihtiyacını yalnız sosyal konularda hisseder. Zaten insan sosyalliğin dışında bir yaşama eylemini idame ettiren bir h'iç'tir.

    küfür ve serbest yaşam konusunda düşüncelerine katılmakla birlikte dibe vurduğum zamanlarda sıklıkla yaşadığım şeyler. ben bunu kentsoylu hüzünlerim diye isimlendiriyorum. edip canseverin deyimili ile puslu düşün katı gerçeğe katışmasıda diyebiliriz. çok sesli bir sessizliğin senfonoside diyebiliriz.

    gidemediğin ama hep kaldığın bu yerde tek ucuz olan sensin dostum..arabana aldığın kaldırım oruspusu bunu benden önce sana şöylemiş olmalı.. oysaki hatırlasın özgürlük bir başka şey..

    mesela bedenini açlığa yatırıp ölümle salamura yapanlar; mesela o ucuz kadınların senin arabana değilde kendi arabasına binmesi.. özgürlük karanfillerin varoşlarda çamurlarda açması gibi bir şey olmalı.. özgürlük bu karanlık kanlı sistemin gölgesine sığınıp kendine yer açıp aklamaktan daha başka bir şey olmalı..

    o eski mübarek tanrıya gelince; haleluya.. o kendini bizimle sınırlamadığı gibi bizide kendi ile sınırlamamış.. biz birbirimizi; birbirimizle sınılarmışız.. kah adına ahlak demiş kah töre kah kural; kah ana yasa deyip bunları toplum kuralı haline getirmişiz.

  6. #6
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.292

    Standart

    Alıntı Talha.CAN Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Arkadaşlar daha iyi yazılar için eleştiri (iyi ya da kötü) almalıyım. Düşüncelerinizi paylaşmanız beni mutlu eder.
    Konuya bir de şöyle bakalım mı?Evrensel ahlak yasası evrenin ve doğanın/doğallığın yasasıdır.Yalın ve saftır.Öcü değildirler.Yargıç hiç değildirler.Eğer yaşamın akışı sizi sokak aşkına sürüklerse(başka ifade bulamadım) yaşamla akın.Bu akıştan çok şey öğrenebilir/öğretebilirsiniz.Ama bunu insanca ve yargılamadan yapın.Siz yargılara karşı çıkar gibi görünüp bir fa....yi hemencecik yargılayıverdiniz...Ne hakla?Aynı yargıları toplum size dayatınca da özgürlük gitti diye bağırmayalım olur mu?İçimizdeki insanın sesi bazen çok cılız ve kırılgandır.Ama onu duymak için çabalarsak ne kitaplara, ne ahlak hocalarına ihtiyacımız olur.Evrensel öz hepimizin içindedir.O bizi özgür ve sorumlu kılar...

  7. #7
    iuflsfozkn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09 Ocak 2011
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    26
    Mesajlar
    675

    Standart

    Alıntı Preatorian Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Özgür olmak kendini keşfetmektir. Ahlak ve toplumsal değerler sadece zihin-bedene yönelik yaptırımlardır.
    zihin ve beden özgür mü? ki özgürlük nasıl var?? zihinin tanımlarına güvenmeyeceksem özgürlüğü nasıl kavrayacagım..hem zihin kendi dışını nasıl kavraycak ki sizin özgürlük tanımınız nasıl olacak...kendin kim??yani zihnin cizecegi kendin tablosu zihnin elinde olmayan imkanlarla olmayacak dolayısıyla zihinin tanımladıgı dünyayı var kabul ediyoruz...garip geldi

  8. #8

    Üyelik tarihi
    14 Eylül 2010
    Mesajlar
    337

    Standart

    Alıntı iuflsfozkn Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    zihin ve beden özgür mü? ki özgürlük nasıl var?? zihinin tanımlarına güvenmeyeceksem özgürlüğü nasıl kavrayacagım..hem zihin kendi dışını nasıl kavraycak ki sizin özgürlük tanımınız nasıl olacak...kendin kim??yani zihnin cizecegi kendin tablosu zihnin elinde olmayan imkanlarla olmayacak dolayısıyla zihinin tanımladıgı dünyayı var kabul ediyoruz...garip geldi
    Zihin beden özgür mü? evrene ve bu evrenin yasalarına bağımlı olan nasıl özgür olabilir? Zihnin tanımlarına değil ötesine bakarak. Zihin gibi göreceli bir sistem nasıl özgürlüğü kavrayabilir? Zihnin dışını kavrayan zihin değil sizsiniz. Dikkatli bakın ve görün. Esas ilginç olan göreceli zihnin tanımlarına oturtuğunuz göreceli dünyanızı var kabul etmenizdir!

  9. #9
    iuflsfozkn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09 Ocak 2011
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    26
    Mesajlar
    675

    Standart

    siz kimsiniz zihin olmadan siz kimsiniz ???ben kendimi aklım olmadan bilincim olmadan nasıl kavrayacagım??

  10. #10

    Üyelik tarihi
    14 Eylül 2010
    Mesajlar
    337

    Standart

    Alıntı iuflsfozkn Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    siz kimsiniz zihin olmadan siz kimsiniz ???ben kendimi aklım olmadan bilincim olmadan nasıl kavrayacagım??
    Siz kimsiniz sorusu bir kişilk gerektirir. Siz bir kişimisiniz? Soru siz nesiniz şeklinde daha doğrudur. Ben neyim? Zihnizin kavradığı ve kavramadığı herşeyim ve hiçbirşeyim. Bunları mümkün kılan fakat bunlardan azadeyim. Tanımlara sığmayan fakat tanımları mümkün kılanım. Herşeyden ve hiçbirşeyden öte herşeyi ve hiçbirşeyi mümkün kılanım. Bilinci mümkün kılan bilinçten aşağımıdır?
    Peki siz nesiniz? ya da kimsiniz?

Sayfa 1/3 123 SonSon

Members who have read this thread : 7

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0