2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Karl Max - Yabancilasma Teorisi(Alienation)

  1. #1
    heisenberg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08 Aralık 2010
    Yer
    Canada/Kingston & Kocaeli
    Mesajlar
    20

    Standart Karl Max - Yabancilasma Teorisi(Alienation)

    Alienation Nedir

    insanın çevresinden, işinden, emeğinin ürününden ya da benliğinden uzaklaşma ya da ayrılma duygusunu dile getiren kavram.çağdaş yaşamın çözümlenmesinde çok kullanılan bu kavram değişik anlamlara gelir.

    1)güçsüzlük: insanın geleceğini kendisinin değil, dış etkenlerin, yazgının, şansın ya da kurumların belirlediğini düşünmesi

    2)anlamsızlık: herhangi bir alanda etkinliğin kavranabilirlik ya da tutarlı bir anlam taşımadığı ya da genel olarak yaşamın amaçsız olduğu düşüncesi.

    3)kuralsızlık: toplumca benimsenmiş davranış kuralarına bağlılık duygusunun yokluğu ve dolayısıyla davranış sapmalarının, güvensizliğin, sınırsız bireysel rekabetin yaygınlaşması.

    4)kültürel yaygınlaşma: toplumdaki yerleşik değerlerden kopma duygusu.

    5)toplumdan yalıtlanma: toplumsal ilişkilerden dışlanma ya da yalnız kalma duygusu.

    6)kendine yabancılaşma: insanın şu ya da bu şekilde kendi gerçekliğini kavrayamaması

    Terimi en iyi bilinen anlamıyla karl marx kullanmıştır. marx’a göre bu kavram, insansal ürünlerin insanı boyunduruğu altına alan karşıt güçler haline gelmeleri ve bunun sonucu olarak da insanı insan olmayana dönüştürmeleri sürecini dile getirir. tarihsel süreçte insan , tarihsel ve toplumsal yasaların bilgisini edinip onlara egemen olamamasından ötürü, toplumsal gelişmeyi insansal özünü geliştirici bir biçimde geliştirememiştir. toplumsal yasaların bilincine varmadan toplumsal gelişmeyi bilinçle ve insanca yönetmek olanaksızdı. bu bilgisizliğin sonucu olarak, tarihsel süreçte hep kendisine yabancı, eş deyişle insansal olmayan ürünler ortaya koymuştur. bundan ötürü insan, yarattığı özdeksel ve tinsel dünyasını durmadan zenginleştirdiği halde bizzat kendisini özdeksel ve tinsel olarak durmadan yoksullaştırmıştır. bunun sonucu olarak insan, bizzat kendi kendisine yabancılaşmış ve insan olmayana dönüşmüştür.

  2. #2

    Üyelik tarihi
    01 Haziran 2011
    Mesajlar
    8

    Standart Yabancılaşma üzerine notlar

    Yabancılaşma kavramı; insana aykırı ilişkilerin hüküm sürdüğü bir dünyada özellikle son mülkiyet-üretim biçimi olan kapitalizm de yaşamın her alanında genlerimize kadar ulaşan bir illet halini alıyor/almakta. Toplumsal bir sorunun bertaraf edilmesi; sorunu yaratan durumların kaynağına inilmesi, nesnel duruma uygun çözüm önerileri ve pratik mücadele süreçlerini beraberinde getiriyor.

    Yabancılaşmanın tohumlarını emeğin özgür insan faaliyetinden ziyade, yarattığı artı ürün ve-veya metanın kendinden bağımsızlaşarak kendiyle çelişen-nesneleşmesinden alıyor.

    Sermayenin emeğe olan hiyeraşik boyunduruğu yanında ezilen sınıflara zihinsel araçlar vasıtasıyla;nasıl düşünmesi gerektiği, karşılaşıldığı toplumsal bir soruna bakış açıları ve sorunu alt etme(me) yöntemleri , sistem içi sağ-sol politik figürler , tüketim çılgınlığının bir yansıması olan 'moda' ile kısaca ezilen halkları olan-biteni izleyen edilgen bir 'yığına' dönüştürme amacı taşır. Burjuva yazılı-görsel basının varoluş özü sınıflı toplum ilişkilerinin sıradanlaştırılması/ sistemin kendini yeniden üretmesidir.

    Maddi yönün yanında emeğin işlevsel dağılışının geliştiği günümüz dünyasında egemenlik-hegomanya araçlarına sahip sınıfların ezilenler üzerindeki sosyo-kültürel temelleri olan bilinç/ilizyon ağıdır.

    Emeğin ikili karekteri -kullanım,değişim değeri- üretenin kendi emeğinin kendinden bağımsız bir hal alması yabancılaşmasının meta ayağını oluşturuyor.

    Marx yabancılaşmanın ortadan kaldırılabilmesinin ön koşulunu; üretim güçleri gelişiminin ileri bir aşamasında; dünya ezilenlerinin, mülkiyetten yoksun bir halde bırakılmasına ve yabancılaşmanın yaşamın tüm yönlerinde ezilenler için gittikçe ağırlaşan bir hal almasıdır. Kapitalizmin üretim biçimi ve mantığı dünyayı hegomanyasına almıştır, Sorunun evrenselliği, mücadelenin evrensel olmasını beraberinde getiriyor, yerellerden başlayan evrenselleşmeyi ilke edinen mülksüzlerin mücadelesi kapitalist üretim biçimine son verebilir.

    Tinsel çözüm arayışları insanlığı yeni kaosların öbeğine iter.Yabancılaşmanın panzehiri; sorgulayan/mücadele eden mülksüzlerin pratik faaliyetidir

    Tarihsel gelişim; felsefi/tinsel kahramanlıklar-aforizmalar üzerinden değil, somut olayların-olguların, üretim araçları ve ilişkilerinin karşılıklı etkileşimiyle açıklanabilir. Bilinci; soyut düşünce yığınından, üretim güçlerinin gelişme seviyesiyle diyalektik bir bağ olduğunu / sürekli hareket halinde olan maddenin ürünü olduğu realitesini ete kemiğe büründüren diyalektik materyalizmdir.

    Özel mülkiyete-işbölümüne dayanan yabancılaşmanın bertaraf edilmesinin önkoşulu sorgulayan-eleştiren-dönüşen proleteryanın pratiği olan örgütlü sınıf mücadelesinde gizlidir.

    Kara Kalem

Members who have read this thread : 8

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0