Sayfa 3/3 İlkİlk 123
28 sonuçtan 21 ile 28 arası

Konu: Nihilist Manifesto

  1. #21
    kuzeys
    Ziyaretçi

    Standart

    bence o sadece bizi izlemekle yetiniyor ve mukkades kitaplarda sözü geçen meshi yeryüzüne hazırlıyor. Yeryüzündeki bir çok sorun bana göre tanrı'nın yaratmış olduğu sorunlar değil insanların kendine kendine oluşturmuş oldukları sorunlardır. Tanrı dünyanın çok sorunlu bir yer olmasını isteysedi sanırım yüzlerce peygamber gönderme ve belli felaketlerle insanları korkutma ihtiyacı duymazdı. Yalnız şuda var tanrı sözcükleri çoğu zaman bilgimizi aşmakla birlikte en ufak manipülasyonla çarpıtılmaya çok müsaittir bence.

  2. #22
    nil sarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Eylül 2009
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    25

    Standart

    manipülasyon endişeni anlıyorum fakat şunu söylemeden edemeyeceğim tanrının bozgunculuk çıkaracak bir varlık göndermesiyle dünyada doğrudan problem yaratması arasında pratik bağlamda ne fark vardır?
    Aşk altın değildir,saklanmaz.Aşkın bütün sırları meydandadır..rumi

  3. #23
    kuzeys
    Ziyaretçi

    Standart

    bence tanrı insanların özgür iradelerine karışmaz, bilinen anlamda tanrıya inanmak bir dinin takipçisi olmak kuşku barındırmayan bir teslimiyeti gerektir.Hz. İsanın gölün ortasından havarilerine seslenip kuşku duymadan suyun üzerinde yürüyün demesi Hz. Muhammedin insanların tanrı'ya secde etmeye çağırması hep bu sebeptendir bence. Demem o ki bir dinin müridi olmak geniş ve dar anlamda özgür iradeden vazgeçmek ve insana özgür irade ile verilen diğer şeylerle savaşım içerisine geçmektir. Tanrı üstün bir zeka ve yetnekle donattığı insanın kendisi için ne kadar irade ve efor sergiliyeip sergilemeyeceğini izliyor olabilir ama asla direkt olarak hiç bir insana müdegale etmiyor. yeryüzündeki tüm haraketleri ihtiya ve gereklilikler noktasında bir şeylere vesile ederek gerçekliyor ve bu gerçekleme bize seçim yapma hakkı tanıyor. Bir ak sakkalı senden bir bardak su istiyorsa verip vermemek iyiliğini alıp almamak yada karşılılıksız bırakmayı senin özgür iradene bırakıyor. Ve böylelikle tüm davraışlarını gözlemliyor.

    Teslim olmayan daha doğrusu özgür iradesi ile birlikte kendi gerçeğini ve doğrusunu arayan insanlar ise onlarda kendi çizgilerinde bilim felsefe kadın uyuşturucu sahil yolunda yüksek volumle bir tur yaparak ömürlerini turluyor olabilirler. Sonuç itibari ile kendi kaderlerini çiziyorlar. Şimdi tüm bunlar üzerine düşünecek olursak tanrı'nın kendi tarzı vardır. O YÖK gibi insana müfredatta olup ama öğretilmeyen sorulardan sormaz. Buraki tek fark onu anlamlandırma farkımızdır. Onu nasıl görüp hayal ediyorsan ona göre sonuçlar beklersin ve buna göre düşünürsün.

  4. #24
    nil sarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Eylül 2009
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    25

    Standart

    hiçbir zaman bir dine inanmanın özgürlükten vazgeçmek olduğuna inanmamışımdır çünkü eğer tanrı bir din gönderiyorsa(bunda kuşkularım hep vardır)bu din insan doğasıyla tamtamına örtüşmelidir,anahtar-kilit uyumu olmak zorundadır çünkü bunun zıttı insana yapılan en büyük haksızlık olurdu..eğer dinin ritüelleri beni zorluyorsa ya tanrı bana haksızlık yapıyor ya da o öğretiler tanrıdan gelmiyor!!
    özgürlük arzusu insanın en spesifik özelliği ve en doğal sosyolojik açılımı..dolayısıyla din özgürlüğümü engelliyorsa o ''din'' değildir.
    tanrı inancına gelince..onu nasıl duyumsarsanız öyledir,eğer yok diyorsanız sizin için yoktur,gerçekten yoktur;öldükten sonra da olmayacaktır,bu hususun temel belirleyeni insanın ta kendisidir.
    Aşk altın değildir,saklanmaz.Aşkın bütün sırları meydandadır..rumi

  5. #25
    kuzeys
    Ziyaretçi

    Standart

    sevgili nil tartışmanın bundan sonrası bireysel seçimlere ve tercihlere girdiği gibi tamamen subjektif değerlendirmelerdir. din tamamen örtüşmüş olsaydı ve herşey mukaddes kitaplarda denildiği gibi apaçık konulsaydı insanın tercih etme seçeneği olmayacağı gibi insan başını tıpkı melekler gibi secdeden kaldıramazdı. Tanrı karşısında melekler gibi progrlanmış bir insanlık istemiş olsaydı sanırım insanlar bu kadar sorunlu değildir.Kitaplarda da değinildiği gibi harutu marut'u iblisi, bildiğimiz ve bilmediğimiz şerlerin ve iyiliklerin yaratıcısı odur.Tüm bunları o yaratmış ise şüphesiz bir bildiği vardır. Ama açıkarayla görünen o ki onun yarratığı insan bilinen ve bilinmeyen tüm olumsuzlklarla ve onlara karşı var. Bu nedenle tanrı haksızlık mı yapıyor yoksa kendi yasalarıncamı çalışıyor bu inanç ve vicdan muhasebesidir.Kimilerine göre tanrı mastürbasyon yaparak insanlarla oynuyor. Kimilerine görede başka bir şey yapıyor. Dikkatinizi çekmek istediğim düşünce ortalıkta dolanan düşüncelerin hepsi tamamen toplumsal değeryargılarıyla şekillendirilmiş insani şekillerdir. Ben tanrı konusunda spinoza'dan farklı düşünmüyorum. Spinoza'nın tanrısı ile benim tanrım arasında çok ufak nüanslar var. Siz ise kendi tanrınızın peşindesiniz - daha doğrusu kendi inançlarınızın.

    Bana göre tanrı-doğa kendi kendisinin nedenidir;insan bilincinin ve iradesinin ötesindedir. Bu anlamda beşeri olan şeylerin onun açıklayıp tamamlayabileceğini pek düşünmüyorum.

  6. #26
    nil sarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Eylül 2009
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    25

    Standart

    doğrusu ben tanrının pek peşinde değilim fakat o benim peşimi bırakmıyor
    sevgili kuzeys söylemek istediğim yanlış anlaşılmış tarafından,anahtar-kilit uyumu iradeyi saf dışı bırakan bir uyum değildir,bahsettiğim geçişlilik düzleminde iradenin bireyin doğasıyla ters düşmeden hareket edebilmesidir,üztelik burada sözkonusu olan sadece irade değildir,zihin,kalp,genetik yapı..bunların hepsi tanrının sözlerini rahatlıkla duyumsayabilimelidir,fakat burada önemle üzerinde durulması gereken önemli bir nokta vardır;tanrıyı ve beyanlarını kendiyle özdeşleştiren insan,doğal yaşamdan kopmadan,kent şizofrenisiyle kirlenmemiş zihin ve kalp yapısına sahip olan insandır.
    Konu nil sarı tarafından (24 Eylül 2009 Saat 15:20 ) değiştirilmiştir.
    Aşk altın değildir,saklanmaz.Aşkın bütün sırları meydandadır..rumi

  7. #27
    kuzeys
    Ziyaretçi

    Standart

    sanırım demek istediğini anlayabildim, ben bireyin kirlenmesini sadece kentsoylu yada üretim ilişkiletiyle ilgili olarakta düşünmüyorum. İnsanlığın bodoslama çakıldığı bu durum eski bir tregeya yada lanet olabilir sevgili nil. Eski ahit'te bizde hurma-elma ağacı olarak geçen yasak meyve tevrat'ta bilgi ağacı olarak geçer. Bilgi ağacının meyvesinin tadına bakan insan edindiği bilgilerle artık cennet ile bir uyum sağlayamaz ve oradan atılır. Bir benzer mit ise yunan mitolojisinde var bir gece olmyps dağından tanrılar uyurken promethees zeus'un ateşini çalar ve bunu insanlara özgürlük ateşi olarak hediye eder ve yeryüzü titanlardan sonra gördü en güçlü savaşa varoluşu sürece tanıklık etmeye devam eder. Yani insan noktasında bize en büyük zararı veren şey bilincimiz ve sahip olduğumuz bilgidir. Yukarıdada bir yerlerde ifade etmiştim insanın doğa ile olan çelişkisi bittiği zaman insanın insan ile olan çelişkisi başladı. Mesela nicthez tanrı öldü dediği zaman insan binlerce tanrı yarattı kendine. Bu gibi olaylar bende kaos teorisini uyandırır. Birbirinden bağımsız şeyler zaman içerisinde bir bütünlük olarak karşımıza çıkar ve bizim sınırlarımızı aşar. Manifestoda dediği gibi vakit kaybetmeden intihar eden gerçek nihilisttir sevgili nil. tüm kitaplarını dağıtmış ısrarla başını kuma sokmaya çlıaşan bana bakma ben çakma bi karakterim ayrıca zihin kalp genetik toplumsal evrim sürecinin bir parçası olup uyarlanabilir şeylerdir.

  8. #28
    gerdel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30 Ağustos 2010
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    29
    Mesajlar
    28

    Standart

    Hiçbirşeyi kontrolümüz altında tutamayız. Değerleri, kuralları yıkamayız. İnsan kendi var olma içgüdüsünden kurtulamaz. Bir arada olmanın getirdiği güven duygusundan arınamaz. Çevresindekilere bakar, var olduğuna inanır o kadar.

    Ama yeterince korkuyorsa, takıntılarından kurtulamıyorsa, hiçbirşeyden tatmin olmuyorsa, insan teninden pek hoşlanmıyorsa, her gün her an acı çekiyorsa, bir çıkar yol bulamıyorsa; anlam, önem, gerek, değer işine yaramamaya başlar. Sevgi, güven, mutluluk, bağlılık, tanrı da tanıdık gelmez artık.

    Ne yaparsak yapalım hiçbirşeyi ne bozabiliriz ne de düzeltebiliriz. Sadece acılarımızı biraz dindirmeye çabalayabiliriz o kadar. Umarım bir gün
    acılarımız diner.

Sayfa 3/3 İlkİlk 123

Members who have read this thread : 3

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0