Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Düzyazı

User Tag List

Like Tree5Likes

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08.09.17, 19:54   #21
Felsefe Aşığı
 ihaveanidea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2017
Nereden:
Mesajlar: 254
Standart

Ülkece eğitime daha çok önem vermeliyiz.


Yakın zamanda okullarımız açılacak.Yavrularımız,genç kardeşlerimiz,delikanlılarımız ders görmeye başlayacak.Kimisi öğretmenini can kulağıyla dinleyecek kimisi de devamsızlığı şimdiden eritip yaz yaklaşırken dımdızlak kalmamak için gidecek.


Ülkemizde eğitim ne durumda acaba?Bu yazıda müfredat konuşmayacağım.Acaba ne kadar kaliteli eğitim verebiliyoruz eğitim taliplerine?


Kendimi düşünüyorum da yapım gereği her şeyi sona ya da sona yaklaşana kadar ertelerim.Bu yüzden lise dahil bütün MEB'in ilgilendiği örgün eğitim dönemlerinde yattım.Son senede de belkide ülkede sayılı öğrencinin çalışabileceği saat ve verim ile çalışıp çoğu insanın hayalindeki bir bölümü tutturdum.

Hatırlıyorum ders esnasında illaki bişey olur ve kaynardı.Hatta bazı hocalar uğraşmazdı bile gelir laptopunu kurar e okula not girerdi.Ha bu arada meslek lisesi değildi lisem anadolu lisesiydi.

Ben kendi halimde takılırdım.Açardım kitabımı çalışırdım.Hatta çalışmaya çalışırdım çünkü ya sınıfta gürültü olurdu ya da oğlanın teki gelir "Çalışcan da nolcak yine ölcen.Gel sigara içek." derdi.İşin garip yanı inanırdım ve çıkar sigara içerdik.

Sorularım sadece matematikten olurdu.Çünkü sadece onu ders olarak görürdüm.Hocanın yanına götürürdüm soruyu.Allah var ilk bir bakardı.Laf aramızda yapamazdı.Ne yapardı biliyor musunuz?Sorunun numarasını daire içine alıp "Sonra bakalım mı?" derdi ve o sonra hiç gelmezdi.




Eğitime bir el atılmalı.Kimse suç öğrencide,suç öğretmende,suç MEB'de demesin.Suç herkeste.Suç bizlerde.Suç zihinlerimizde.

Eğitimi ciddiye alalım.Ekonomi neyse adalet neyse eğitim de odur.Hatta temiz ve faydacı düşünen bir beyin için hepsinin temelidir.


_______________________
Sadece bir kez yaşarsın.O halde her gün Toblerone ye!
ihaveanidea isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 14.09.17, 23:52   #22
Felsefe Aşığı
 ihaveanidea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2017
Nereden:
Mesajlar: 254
Standart

Ensest,


Artık yavaş yavaş deyim yerindeyse kara kutularımız yavaş yavaş açılıyor.

Bu yazımda ensestin sosyal yanından çok pek fazla konuşulmayan ruhsal boyutunu açıklamaya çalışacağım.Ayrıca ensestin başka ne tür sorunları da beraberinde getirdiğini açıklayacağım.



Ensest ilişki öncelikle bir hastalık değildir.Ensest,bir yetersizlikler toplamıdır.Doğuştan gelmez fakat kişide yer edinmesi için çocukluk döneminden belli bireye nüfuz etmesi gerekir.

Ensestin sebep olmasına yol açan iki akım eksikliğidir.Birincisi sevgi,diğeri tensel(cinsel) akımdır.Bunlardan ilki çocukluk diğeri ergenlik döneminde belirginleşir.

Ensestin hissedildiği ilk kişiler anne ve babalardır.



Çoğu insan bebeklikten beri verilen anne ve baba sevgisinin kutsallığına inanır.Bu tabii ki yadsınamaz ve aksi iddia edilemezdir.Ancak sevgi bir akıştır ve iki kişi arasında geçer.

Anne ya da babanın çocuğuna verdiği aşırı sevgi tersi yönünde de verilmesine imkan sağlamadıkça ebeveyn için bu sevgi erotikleşir(çünkü erotizm istenen derecede ve istenen miktarda yaşanır.) çocuk için ise bir içe kapanıklığa dönüşür.

Sevgisini annesine gösteremeyen çocuk ergenlik çağına geldiğince cinsel uyarımlarla karşılaşır.Kendi vücuduna cinsel vazifeler yükler.Bunu yapmasında serbesttir çünkü ona ebeveyni cinsel bir akış sağlamaz.

Tam da burada anlaşılmıştır ki çocuk tensel akışı çocukluğundan itibaren kendisiyle gelen içe kapanıklığının sorumlusu olan ebeveynlerine istemsiz bir intikam duygusuyla yöneltir.Hatta burada sadece ensest ilişkiyi arzular diyemeyiz.Annesine fahişe,babasına çapkın rollerini atfederek de bu bastırılmışlığını tatmin eder.



Bu bireylerin yetişkinliklerinde ise evlilik hayatları iki yolu takip edebilir.Bunlardan ilki kurtuluş diğeri hayli patolojiktir.Bu yolların seçimindeki etken bireyin yetişkinliğinde ebeveynlerinin ne kadar hayatına müdehale ettiği ve erotikleşmiş sevgilerini daha ne kadar hissettirdikleridir.

Bunların baskısı olmazsa birey eşine karşılıklı sevgi akışını gerçekleştirir(gerçekleştiremezse boşanma olur.) akabinde ebeveynleri ile bağını kopararak kurtulur.Eğer aksi olursa ki bu gerçekten patolojiktir eşine karşı aşırı gözlemci olur ve eşi gayrîhtiyari ebeveynini hatırlatacak bir davranışta bulunduğunda yine içinde kalan intikam duygusundan dolayı belirgin olarak eşini aşağılar,değersizleştirir ve bunu açıkça belli etmese de artık onu tensel akımı gerçekleştireceği insan yani bir seks kölesi olarak görür.

Ancak şunu da belirtmeliyimdir ki içte kalan ensest sevdası bireyde eğer erkekse ruhsal iktidarsızlık(mastürbasyon sevdası) kadınsa cinsel isteksizlik olarak kendini gösterir.


_______________________
Sadece bir kez yaşarsın.O halde her gün Toblerone ye!
ihaveanidea isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.09.17, 15:17   #23
Felsefe Aşığı
 ihaveanidea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2017
Nereden:
Mesajlar: 254
Standart

Savunmak,


İki şekilde yapılır.Biri saldırı karşısında yapılan diğeri suç işlendiğinde yapılan.

Ben ikincisi üzerinde duracağım.

Genelde devlet otorisi tam ve oturmuş olan medeni ülkelerde yargılamalar mahkemelerde yapılır.

Savunma yapmak hukuk alanlarından en çok ceza hukukunda önem arz eder.

Toplum ilişkilerinde müeyyide gerektirsin ya da gerektirmesin ceza davalarında davalı,davacı ve diğerleri bulunur.




İşlenen suç kamuda ne derecede infial yaratır bilmesek de sanık durumundaki kişilere bir savunma hakkı verilmelidir.Çoğu hakim artık pro bono olmuş davalarda sanığın savunmasını dinlemeden karara geçer.Bu kanımca yanlıştır.Ne kadar suç ayan beyan ortada olursa olsun sanık hiç değilse bir iki cümle kurmalıdır.


_______________________
Sadece bir kez yaşarsın.O halde her gün Toblerone ye!
ihaveanidea isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 01.10.17, 07:16   #24
Felsefe Aşığı
 ihaveanidea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2017
Nereden:
Mesajlar: 254
Standart

Yabancılarla aramızdaki farkı çok hassas ve soyut bir örnekle açıklamak istiyorum.



Zamanında çokça dinlenen bir yabancı şarkıyı dinliyordum.İnce bir detay dikkatimi çekti.Adam şarkının arkasına çok az belli olacak şekilde "Blip,blip" diye bir su sesi gibi bir şey koymuş ama şarkı bir caz şarkısı.Hiç bir alaka kuramazsınız yani.

Ya ama o kadar güzel oturmuş ki sadece suyun kendi sesini dinlesem bu kadar hoş ve tatlı gelemezdi herhalde.



Bizde niye yok böyle şeyler?Neden müzikten anladığımız aşk acısının intikamı ya da dıpdıs gibi şeyler?Niye yaratıcı değiliz?



Kendi milliyetimi değersizleştirmiyorum.Aksine bu dünyaya bin defa gelsem ve bininde de Allah bana hangi milliyete gelmek istediğimi sorsa bininde de Türk derdim.Sizleri o kadar çok seviyorum ki.Eksikliğinizi,yeteneklerinizi,yobazlığınızı,iyi kalpliliğinizi.Hepinizi ayrı bir renk olarak kabul edip kalbimde saklıyorum.

Ancak şu ince detaylar benim aklımı çok karıştırıyor.


_______________________
Sadece bir kez yaşarsın.O halde her gün Toblerone ye!

Konu ihaveanidea tarafından (01.10.17 Saat 07:26 ) değiştirilmiştir.
ihaveanidea isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 31.10.17, 21:47   #25
Felsefe Aşığı
 ihaveanidea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2017
Nereden:
Mesajlar: 254
Standart

Bir kızı aldattım.

Evet bunu yaptım.

Yüzüme gelen tükürmeler bittiyse iki kelam edip uyuyacağım.



Zamanında birisini çok sevdim.Çok sevdim.

Sevginin bir başka haliydi bu.

Sadece sevgi,yeterli değil ve sorunludur.Onunla yaşaman gerekir.

Bu da öyleydi.

O kadar çok kavga ederdik ki.Ama her seferinde de barışırdık.Birbirimizin derttaşıydık.

Bir gün çok hararetliydi.Bana yalan söyledi.Dedim ne yaptın sen.Yalan mı söyledin bana?Cevap vermedi.Bir iki şeyler zırvaladım.Bir daha konuşma benle dedi gitti.



Bizim bir kuralımız vardı.Birbirimizi daha hiç canlı görmedik ve korkuyorduk başkasına gönlümüz kayar diye.O yüzden birbirimizle asla başkalarının hayatını konuşmadık.

Bu gitti ya.Nedendir bilmem kuyruğum acıdı ilk defa.Dedim sana göstereceğim.

Gittim melek gibi kız buldum.Kız biraz kiloluydu biraz da fakirdi ama hem yüzü hem kalbi çok güzel bir kızdı.

Bununla konuştum konuştum ve sevgili olduk.

İçimden diyorum.Bana çektirdiği bu acıların kat ve kat fazlasını çekecek.Ona hiç beklemediği sadakatten vuracağım dedim.

Gün geçti.Benzin bitti hacı arabanın.Benim aklıma bu yine düştü.Twitter'ına bakayım dedim.Meğerse o da beni aldatmış





Hani denir ya bazı şeyler yaşanacak,yaşanmazsa öğrenilmez.Doğrudur.

Fakat hakikaten başkasına güvenme.Hatta bırak başkasını kendine bile güvenme bu hayatta.

Derler ya bizim sevgimiz şudur,sadakatimiz budur,ilişkimiz böyledir.

Ebenin hörekesine öyledir.Bu sevgi denilen şey tamamen duygusal ve hormonel.

Senin ya da karşındakinin bunları kaybetmesi bir anda gerçekleşir farkında olmazsın.


_______________________
Sadece bir kez yaşarsın.O halde her gün Toblerone ye!
ihaveanidea isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 13.11.17, 18:23   #26
Felsefe Aşığı
 ihaveanidea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2017
Nereden:
Mesajlar: 254
Standart

Hayattaki her güzel şey bir belirsizliktir.

Aşk buna dahildir.Tarif edebildiğin aşk,aşk değil ilgidir.

İyilik buna dahildir.Tarif edebildiğin iyilik,iyilik değil kibirdir.

Din buna dahildir.Tarif edebildiğin din,din değil öğretidir.

Kebap da buna dahildir.Tarif edebildiğin kebap,kebap değil ettir.


_______________________
Sadece bir kez yaşarsın.O halde her gün Toblerone ye!
ihaveanidea isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 15.11.17, 02:08   #27
Felsefe Aşığı
 ihaveanidea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2017
Nereden:
Mesajlar: 254
Standart

Bireyci olun.


Toplumsal olarak potada her halt var.Önceleri iyi ve kötü diye insanları ayırabiliyorken bir gri sınıfında varlığını öğrenir olduk ve iyiden iyiye hisseder olduk.

Bu sınıfta kendi içinde saf gri,iyiye çalan,kötüye çalan olarak ayrılıyor.

Artık iyi ve kötü ayrımını değil griliğin düzen ve oranları konuşulmalı.



Bireyci olmaksa bu andan itibaren önem kazanıyor.Şöyle ki grilik belirsizlikse ve artık dünyanın kaçınılmaz gerçeği olmaya en yakın aday olarak görülüyorsa bizim bu ucu görünmeyen tünelden,yavaş yavaş haydi eyvallahı vermemiz lazım.

Hafiften insanları kabul etmeyi var oldukları için değil var olduğumuz için yapmamız lazım.



Dipnot:Bencillik,cimrilik değildir.Bencillik underrated bir kelimedir ve bir noktadan sonra insanın doğası gereği kendi adına ve lehinde karar vermesidir.


_______________________
Sadece bir kez yaşarsın.O halde her gün Toblerone ye!
ihaveanidea isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 16.11.17, 22:25   #28
Felsefe Aşığı
 ihaveanidea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2017
Nereden:
Mesajlar: 254
Standart

Devamlı bir süreklilik arz etmek gerekir.


İyi anlar,bir dinlenmedir ve rahatlatır.Sarhoş da yapabilir.

Ancak kötü geçen bir gün esnasında insan kendini tamamen çekip yenilmiş hissetmek yerine,hiç duraklamadan yaşamaya devam etmelidir.Durduğu anda artniyetli insanlar bundan gayet zevk duyacaklar ve daha önemlisi siz kendinizi yenilmiş hissedecek.

İnce detaylar vardır yaşandığını belli etmek için.

Hani derler ya her zaman gülümseyin diye.Yapmayın kardeşim yapmayın.Hayat her zaman bize göre değil ki.Sen güldüğün zaman karşı tarafa bak ben hayat sarpa sarsa da gülüyorum o yüzden benimle iyi geçinmen için bir neden yok diyorsun.

Her zaman gülmemek,ağlamamak gerekir.

Üretin.Bu ister insanlığın kaderini değiştirecek bir icat olur ister matematikte kendi emeğinizle bulduğunuz nacizane bir formül olur.

Bir insana her zaman kibar olun demeyeceğim.İnsan,insana kibardır sadece.Hayvana da olsaydı sırtına semer vurmazdı değil mi?

Kadın olun erkek olun 2 kere 2'nin 4 ettiğini kabul ettiğiniz kadar şunu aklınızdan çıkarmayın ki varlar diye varsınız değil varsınız diye varlar.Siz olmadan da yaşarlar ama sizsiz yaşarlar.


_______________________
Sadece bir kez yaşarsın.O halde her gün Toblerone ye!

Konu ihaveanidea tarafından (16.11.17 Saat 22:35 ) değiştirilmiştir.
ihaveanidea isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:43.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz