Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Düzyazı

User Tag List

Like Tree4Likes

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08.09.17, 19:54   #21
Felsefe Aşığı
 ihaveanidea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2017
Nereden:
Mesajlar: 236
Standart

Ülkece eğitime daha çok önem vermeliyiz.


Yakın zamanda okullarımız açılacak.Yavrularımız,genç kardeşlerimiz,delikanlılarımız ders görmeye başlayacak.Kimisi öğretmenini can kulağıyla dinleyecek kimisi de devamsızlığı şimdiden eritip yaz yaklaşırken dımdızlak kalmamak için gidecek.


Ülkemizde eğitim ne durumda acaba?Bu yazıda müfredat konuşmayacağım.Acaba ne kadar kaliteli eğitim verebiliyoruz eğitim taliplerine?


Kendimi düşünüyorum da yapım gereği her şeyi sona ya da sona yaklaşana kadar ertelerim.Bu yüzden lise dahil bütün MEB'in ilgilendiği örgün eğitim dönemlerinde yattım.Son senede de belkide ülkede sayılı öğrencinin çalışabileceği saat ve verim ile çalışıp çoğu insanın hayalindeki bir bölümü tutturdum.

Hatırlıyorum ders esnasında illaki bişey olur ve kaynardı.Hatta bazı hocalar uğraşmazdı bile gelir laptopunu kurar e okula not girerdi.Ha bu arada meslek lisesi değildi lisem anadolu lisesiydi.

Ben kendi halimde takılırdım.Açardım kitabımı çalışırdım.Hatta çalışmaya çalışırdım çünkü ya sınıfta gürültü olurdu ya da oğlanın teki gelir "Çalışcan da nolcak yine ölcen.Gel sigara içek." derdi.İşin garip yanı inanırdım ve çıkar sigara içerdik.

Sorularım sadece matematikten olurdu.Çünkü sadece onu ders olarak görürdüm.Hocanın yanına götürürdüm soruyu.Allah var ilk bir bakardı.Laf aramızda yapamazdı.Ne yapardı biliyor musunuz?Sorunun numarasını daire içine alıp "Sonra bakalım mı?" derdi ve o sonra hiç gelmezdi.




Eğitime bir el atılmalı.Kimse suç öğrencide,suç öğretmende,suç MEB'de demesin.Suç herkeste.Suç bizlerde.Suç zihinlerimizde.

Eğitimi ciddiye alalım.Ekonomi neyse adalet neyse eğitim de odur.Hatta temiz ve faydacı düşünen bir beyin için hepsinin temelidir.


_______________________
Sadece bir kez yaşarsın.O halde her gün Toblerone ye!
ihaveanidea isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 14.09.17, 23:52   #22
Felsefe Aşığı
 ihaveanidea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2017
Nereden:
Mesajlar: 236
Standart

Ensest,


Artık yavaş yavaş deyim yerindeyse kara kutularımız yavaş yavaş açılıyor.

Bu yazımda ensestin sosyal yanından çok pek fazla konuşulmayan ruhsal boyutunu açıklamaya çalışacağım.Ayrıca ensestin başka ne tür sorunları da beraberinde getirdiğini açıklayacağım.



Ensest ilişki öncelikle bir hastalık değildir.Ensest,bir yetersizlikler toplamıdır.Doğuştan gelmez fakat kişide yer edinmesi için çocukluk döneminden belli bireye nüfuz etmesi gerekir.

Ensestin sebep olmasına yol açan iki akım eksikliğidir.Birincisi sevgi,diğeri tensel(cinsel) akımdır.Bunlardan ilki çocukluk diğeri ergenlik döneminde belirginleşir.

Ensestin hissedildiği ilk kişiler anne ve babalardır.



Çoğu insan bebeklikten beri verilen anne ve baba sevgisinin kutsallığına inanır.Bu tabii ki yadsınamaz ve aksi iddia edilemezdir.Ancak sevgi bir akıştır ve iki kişi arasında geçer.

Anne ya da babanın çocuğuna verdiği aşırı sevgi tersi yönünde de verilmesine imkan sağlamadıkça ebeveyn için bu sevgi erotikleşir(çünkü erotizm istenen derecede ve istenen miktarda yaşanır.) çocuk için ise bir içe kapanıklığa dönüşür.

Sevgisini annesine gösteremeyen çocuk ergenlik çağına geldiğince cinsel uyarımlarla karşılaşır.Kendi vücuduna cinsel vazifeler yükler.Bunu yapmasında serbesttir çünkü ona ebeveyni cinsel bir akış sağlamaz.

Tam da burada anlaşılmıştır ki çocuk tensel akışı çocukluğundan itibaren kendisiyle gelen içe kapanıklığının sorumlusu olan ebeveynlerine istemsiz bir intikam duygusuyla yöneltir.Hatta burada sadece ensest ilişkiyi arzular diyemeyiz.Annesine fahişe,babasına çapkın rollerini atfederek de bu bastırılmışlığını tatmin eder.



Bu bireylerin yetişkinliklerinde ise evlilik hayatları iki yolu takip edebilir.Bunlardan ilki kurtuluş diğeri hayli patolojiktir.Bu yolların seçimindeki etken bireyin yetişkinliğinde ebeveynlerinin ne kadar hayatına müdehale ettiği ve erotikleşmiş sevgilerini daha ne kadar hissettirdikleridir.

Bunların baskısı olmazsa birey eşine karşılıklı sevgi akışını gerçekleştirir(gerçekleştiremezse boşanma olur.) akabinde ebeveynleri ile bağını kopararak kurtulur.Eğer aksi olursa ki bu gerçekten patolojiktir eşine karşı aşırı gözlemci olur ve eşi gayrîhtiyari ebeveynini hatırlatacak bir davranışta bulunduğunda yine içinde kalan intikam duygusundan dolayı belirgin olarak eşini aşağılar,değersizleştirir ve bunu açıkça belli etmese de artık onu tensel akımı gerçekleştireceği insan yani bir seks kölesi olarak görür.

Ancak şunu da belirtmeliyimdir ki içte kalan ensest sevdası bireyde eğer erkekse ruhsal iktidarsızlık(mastürbasyon sevdası) kadınsa cinsel isteksizlik olarak kendini gösterir.


_______________________
Sadece bir kez yaşarsın.O halde her gün Toblerone ye!
ihaveanidea isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.09.17, 15:17   #23
Felsefe Aşığı
 ihaveanidea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2017
Nereden:
Mesajlar: 236
Standart

Savunmak,


İki şekilde yapılır.Biri saldırı karşısında yapılan diğeri suç işlendiğinde yapılan.

Ben ikincisi üzerinde duracağım.

Genelde devlet otorisi tam ve oturmuş olan medeni ülkelerde yargılamalar mahkemelerde yapılır.

Savunma yapmak hukuk alanlarından en çok ceza hukukunda önem arz eder.

Toplum ilişkilerinde müeyyide gerektirsin ya da gerektirmesin ceza davalarında davalı,davacı ve diğerleri bulunur.




İşlenen suç kamuda ne derecede infial yaratır bilmesek de sanık durumundaki kişilere bir savunma hakkı verilmelidir.Çoğu hakim artık pro bono olmuş davalarda sanığın savunmasını dinlemeden karara geçer.Bu kanımca yanlıştır.Ne kadar suç ayan beyan ortada olursa olsun sanık hiç değilse bir iki cümle kurmalıdır.


_______________________
Sadece bir kez yaşarsın.O halde her gün Toblerone ye!
ihaveanidea isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 01.10.17, 07:16   #24
Felsefe Aşığı
 ihaveanidea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2017
Nereden:
Mesajlar: 236
Standart

Yabancılarla aramızdaki farkı çok hassas ve soyut bir örnekle açıklamak istiyorum.



Zamanında çokça dinlenen bir yabancı şarkıyı dinliyordum.İnce bir detay dikkatimi çekti.Adam şarkının arkasına çok az belli olacak şekilde "Blip,blip" diye bir su sesi gibi bir şey koymuş ama şarkı bir caz şarkısı.Hiç bir alaka kuramazsınız yani.

Ya ama o kadar güzel oturmuş ki sadece suyun kendi sesini dinlesem bu kadar hoş ve tatlı gelemezdi herhalde.



Bizde niye yok böyle şeyler?Neden müzikten anladığımız aşk acısının intikamı ya da dıpdıs gibi şeyler?Niye yaratıcı değiliz?



Kendi milliyetimi değersizleştirmiyorum.Aksine bu dünyaya bin defa gelsem ve bininde de Allah bana hangi milliyete gelmek istediğimi sorsa bininde de Türk derdim.Sizleri o kadar çok seviyorum ki.Eksikliğinizi,yeteneklerinizi,yobazlığınızı,iyi kalpliliğinizi.Hepinizi ayrı bir renk olarak kabul edip kalbimde saklıyorum.

Ancak şu ince detaylar benim aklımı çok karıştırıyor.


_______________________
Sadece bir kez yaşarsın.O halde her gün Toblerone ye!

Konu ihaveanidea tarafından (01.10.17 Saat 07:26 ) değiştirilmiştir.
ihaveanidea isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:51.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2017 DragonByte Technologies Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz