Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Düzyazı

User Tag List

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 24.03.17, 14:21   #11
ls2
Düşünür
 ls2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 2.295
Standart

Celebhol Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

@ls2

Evet, geldi. Ölümün doğal bir şey olduğunu kabullenemiyorsanız, bu sizin probleminiz. Zira, hayatın -güzel olmasa da- bir parçası. Sonsuza kadar yaşam olacağı fikrine ihtiyaç duymuyorum, bu gerçeklikle baş etmek için. Hatta, bu sonsuzluk iddiasının bildiğim her şeye ters olduğunu görüyorum. Ortada doğaya bir iman durumu yok.
O zaman sonsuza kadar hayat olmayacağı fikrine ihtiyaç duyun ya dostum biraz yanlış anlamışın. esas kastım ;doğa ve gerçeklik ne olursa olsun- bir yerden sonra- umrumda değil, sonsuzluk varmış yokmuş( bu zaten anlaşılması imkansız olan kavram doğruymuş yanlışmış -bir yerden sonra- umrumda değil. başka bir yazında gerçekliğin bizi umursamadığını söylüyordun. öyleyse sende -bir yerden sonra- onu umursama! Tanrılara, dinlere yüceliğe inan falan demiyorum. gerçeklik-sonsuzluk-doğa gibi kavramlara da fazla inanma diyorum. ölünce yok olucaz gerçeklik budur diye tüm kapıları kapatmak saçma diyorum. bırak sal gitsin belkide umut vardır...kimse gerçekliğin ne olduğunu bilemez, hatta gerçeklik diye birşey bile yoktur belkide..herşey değişiyor ve dönüşüyorsa bir durma/donma yoksa her ihtimal açık demektir. gerçeklik diye inanılan şeylerin sonsuza kadar devam edeceğini kim garanti ediyor? hem sonsuz hem kesin! zaten saçma olmaz mı bu ikisi yan yana?

ayrıca varlığımızı severiz bu öz sevgidir bu yüzden ölümden korkarız. ölümden korkmayan biri ya varlığını sevmiyordur ya kendini kandırıyordur yada bazı şeylere olması gerekenden fazla kanalize olmuştur..
**
bir kaç satırda ifade edecek cümleleri bulamadım..demek istediğim bu yazdıklarım toplamıdır efenim..


_______________________
Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur. Tolstoy

Konu ls2 tarafından (24.03.17 Saat 14:23 ) değiştirilmiştir.
ls2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 24.03.17, 17:16   #12
Özel Üye
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.040
Standart

@Celebhol

Wolf, büyük bir araştırma grubunun parçası olarak yaptığı araştırmaları zaten meslektaşları ya da akademik çevreler ile paylaşıyor ayrıca bu çalışmaları dışarıdan takip edip, katılmak isteyenlere de imkan tanıyorlar kısacası şeffaf bir şekilde çalışmalar yürütülüyor. Grup zaten bilgi birikimini daha genç yaştaki fizikçilere aktarmak sureti ile de çalışmaların aksamadan devamını hedefliyor. Bu sebeple bilim dışı bir tavır takındıklarını düşünmüyorum.

Katı tavır takındığınızı iddia ettim çünkü henüz sonuçlanmamış araştırmalarda son noktaya gelinmiş gibi kesin konuşuyorsunuz. Ben de bazı konularda net konuştuğumun farkındayım, öznel deneyimlerim ya da gözlemlerim sonucu emin olduğum konular var fakat bu şekilde davranmamam gerektiğinin de bilincindeyim.
Tabii ki bir tarafa yakın olacaksınız sonuçta savunduğunuz görüşler var ancak yine de biraz esnek düşünmek daha faydalı olacaktır.

Beynin ön bölgesini güçlendirme çalışmaları yani farkındalık nörologların-psikiyatristlerin ortaya attığı bir iddia ve kendi yaşamımda da deneyimlediğim kadarı ile olumlu sonuç veriyor. Ne geçmiş ne de gelecek sadece An'da kalabilmek hedefleniyor.

Size göre dinler bir illüzyon olabilir fakat inanan birisi için de inanmamak bir illüzyondur. Gerçeklikle uyumlu bir dünya görüşü arıyorsunuz fakat hangi gerçeklik? Sizin gerçeklik kabul ettikleriniz hakikatin bir yansıması sadece ve trilyonlarca gerçeklik ile karşı karşıyayız. Kişi her an ölebilir ve yaşamı boyunca gerçeklik adı altında hakikatin yakınından bile geçmemiş olabilir, bu durum hepimizin başına gelebilir. İşte tüm mesele her bireyin kendi yaşam amacını bulmak için gayret sarf etmesidir ancak bunu yaparken de başkalarının yaşamını hiçe sayarak değil, bütünün hayrına olabilecek bir yön bulmalıdır. Kendi yaşamında neye inanmak istiyorsa inansın yeter ki başkalarının yaşamına müdahale etmesin. Yaşatılan dinler ile hakiki dinler çok farklı, bu sebeple bu yanıltıcı tablodan dolayı inanmayanların da tepkisini anlayabiliyorum.



Konu Lefty tarafından (24.03.17 Saat 18:40 ) değiştirilmiştir.
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 24.03.17, 20:29   #13
Gönüllü Felsefeci
 Celebhol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2016
Nereden:
Mesajlar: 87
Standart

dijital Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
@Celebhol

Wolf, büyük bir araştırma grubunun parçası olarak yaptığı araştırmaları zaten meslektaşları ya da akademik çevreler ile paylaşıyor ayrıca bu çalışmaları dışarıdan takip edip, katılmak isteyenlere de imkan tanıyorlar kısacası şeffaf bir şekilde çalışmalar yürütülüyor. Grup zaten bilgi birikimini daha genç yaştaki fizikçilere aktarmak sureti ile de çalışmaların aksamadan devamını hedefliyor. Bu sebeple bilim dışı bir tavır takındıklarını düşünmüyorum.

Katı tavır takındığınızı iddia ettim çünkü henüz sonuçlanmamış araştırmalarda son noktaya gelinmiş gibi kesin konuşuyorsunuz. Ben de bazı konularda net konuştuğumun farkındayım, öznel deneyimlerim ya da gözlemlerim sonucu emin olduğum konular var fakat bu şekilde davranmamam gerektiğinin de bilincindeyim.
Tabii ki bir tarafa yakın olacaksınız sonuçta savunduğunuz görüşler var ancak yine de biraz esnek düşünmek daha faydalı olacaktır.

Beynin ön bölgesini güçlendirme çalışmaları yani farkındalık nörologların-psikiyatristlerin ortaya attığı bir iddia ve kendi yaşamımda da deneyimlediğim kadarı ile olumlu sonuç veriyor. Ne geçmiş ne de gelecek sadece An'da kalabilmek hedefleniyor.

Size göre dinler bir illüzyon olabilir fakat inanan birisi için de inanmamak bir illüzyondur. Gerçeklikle uyumlu bir dünya görüşü arıyorsunuz fakat hangi gerçeklik? Sizin gerçeklik kabul ettikleriniz hakikatin bir yansıması sadece ve trilyonlarca gerçeklik ile karşı karşıyayız. Kişi her an ölebilir ve yaşamı boyunca gerçeklik adı altında hakikatin yakınından bile geçmemiş olabilir, bu durum hepimizin başına gelebilir. İşte tüm mesele her bireyin kendi yaşam amacını bulmak için gayret sarf etmesidir ancak bunu yaparken de başkalarının yaşamını hiçe sayarak değil, bütünün hayrına olabilecek bir yön bulmalıdır. Kendi yaşamında neye inanmak istiyorsa inansın yeter ki başkalarının yaşamına müdahale etmesin. Yaşatılan dinler ile hakiki dinler çok farklı, bu sebeple bu yanıltıcı tablodan dolayı inanmayanların da tepkisini anlayabiliyorum.
Son paragtafta yazdıklarınızın çoğuna katılıyorum. Evet, sizin bakış açınızdan da benimki bir illüzyon olacaktır ve hangisinin doğru olduğunu -veya daha doğru olduğunu- zaman gösterecektir. Ancak, bu gerçekliğin bilinemez olduğu anlamına gelmez. Bu yazıda da, olabildiğince hakikate dayalı bir anlam inşa edilmek amaçlandı. Sizin hakikat olduğunu düşündüğünüz şeylerle çakışıyor ve bu yüzden, anlaşabileceğimizi sanmıyorum. Zaten okuyucu kitlesini inananları baz alarak bu yazıyı yazdığımı söyleyemem.

Bahsedilen araştırmaların bilimsel olmadığını söylüyorum ve nedenlerini belirttim. Çalışma grubunun olması, başkalarına açık olması vs. bu araştırmaların bilimsel yöntemin başkaları tarafından doğrulanması dışında kaldığı gerçeğini değiştirmiyor. İsterse yüz kişilik bir araştırma grubu olsun -sayının bir alakası yok bilimsellikle zaten- peer review şart. Öne sürdüğü hipotezleri düzgün bir bilimsel yöntemle sınadığını görmenin yolu budur ve bunu yapmayanlar, bilim yapmıyordur. Bilim yapan herhangi bir insan için, meslektaş seçimine uğrayan fikirler öne sürmek şarttır. Olay bu kadar basit ve açıklamaya rağmen buna katılmıyorsanız, fikrinizi hiç bir şekilde değiştirmenin yolu olduğunu düşünmüyorum.

Esnek düşünmek, eleştirelliği elden bırakmak değildir diyorum ve bir kez daha, size katılmadığımı söylüyorum. Bu arada, önceki mesajda yanlış anlamış olabilirim ama burada söyleyeyim; farkındalık konusunda güçlendirme çalışmaları yapılabilir. Self-awareness denilen kişisel farkındalık durumunun sabit olmadığını ve zaman ile koşullara bağlı olarak değiştiğini düşünene bilim insanları var. Ancak bu, durumun, zorunlu olarak özgür iradeyle bir bağlantısı olduğu anlamına gelmiyor. Farkındalık çok bariz şekilde var olan bir fenomen ve bilinçle de bağlantılı.

@ls2

Sonsuzluk olmamasından korkmamam, ölümden korkmadığım anlamına gelmiyor. İkisi çok farklı şeyler. Sonluluk, hayatı değersizleştirmekten öte, daha değerli kılıyor. Bu sonluluk durumu da beni rahatsız etmiyor, yani, içinden çıkamadığım bir sorun olmadığı için boşverme veya sahte umutlara kendimi kaptırma durumuna girmeme de gerek yok. Benim yaptığım, size bir vazgeçiş olarak geliyor olabilir. Sizin yaptığınız da, bana, her şeyi bir girdaba ve anlamsızlık yığınına dönüştürerek, bilinemezliği ön plana çıkararak, yüzleşilmek istenmeyen gerçeklerden kaçış olarak geliyor. Bunu bir hakaret olarak söylemiyorum.


Celebhol isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 25.03.17, 01:11   #14
Özel Üye
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.040
Standart

@Celephol

Gerçekliği bilmek yani hakikati idrak edebilmek o kadar kolay görünmüyor. Bilimin geldiği son nokta, bir gerçeklik gibi algılanamaz çünkü her an değişebilir. Beynimizin bize yarattığı dünyanın dışına çıkamıyoruz ki hakikati bulabilelim. Beyin bize maddeyi katı algılatıyor fakat ortada katı bir madde bile olmayabilir. Beyin dalga frekanslarını dönüştürmek sureti ile duygular, düşünceler ya da koku algısı yaratıyor, peki madde gerçekten katı mı yoksa beynin yarattığı bir algı mı?
Bilinmeyen ve zamanla netleşmesini beklediğimiz o kadar çok konu var ki, şu aşamada hakikate temas zor görünüyor. Parapsikolojik araştırmalar bu sebeple çok önemli çünkü şu an bilinmeyen konuların cevaplarının bu alandan geleceğini düşünüyorum.


Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 25.03.17, 02:23   #15
Gönüllü Felsefeci
 Celebhol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2016
Nereden:
Mesajlar: 87
Standart

dijital Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
@Celephol

Gerçekliği bilmek yani hakikati idrak edebilmek o kadar kolay görünmüyor. Bilimin geldiği son nokta, bir gerçeklik gibi algılanamaz çünkü her an değişebilir. Beynimizin bize yarattığı dünyanın dışına çıkamıyoruz ki hakikati bulabilelim. Beyin bize maddeyi katı algılatıyor fakat ortada katı bir madde bile olmayabilir. Beyin dalga frekanslarını dönüştürmek sureti ile duygular, düşünceler ya da koku algısı yaratıyor, peki madde gerçekten katı mı yoksa beynin yarattığı bir algı mı?
Bilinmeyen ve zamanla netleşmesini beklediğimiz o kadar çok konu var ki, şu aşamada hakikate temas zor görünüyor. Parapsikolojik araştırmalar bu sebeple çok önemli çünkü şu an bilinmeyen konuların cevaplarının bu alandan geleceğini düşünüyorum.
Gerçeklik bilinemezse, tartışmanın da anlamı yok çünkü yapılan her şey aynı derecede muğlak olacaktır. Bilim hiç bir zaman gerçeği birebir vermez ama gerçeğe en yakın resmi, bilim verir. Ancak bu demek değil ki, içindeki her şey her an değişebilir. Belli koşullar altında Newton kanunları denilen matematiksel denklemlerin geçerliliği değişmeyecektir örneğin, veya mutasyonların evrime kaynak sağlaması, doğal seçilimin de farklılaşmanın seçilimine yol açması. Değişecek olan şeyler, bunların geçersiz de olabildiği durumların veya üstüne çıkılacak şeylerin keşfedilmesidir. Örneğin, Newton kanunlarının geçerli olmadığı koşulların bulunmuş olması, veya doğal seçilim dışında, genetik sürüklenmenin de evrimde rol oynamasının bulunması. Bu, önceki durumların tamamen yanlış olduklarını göstermez. Newton kanunlarının yine geçerli olduğu koşullar vardır ve doğal seçilim yine evrimde çok önemlidir. Sadece, sırasıyla, her zaman geçerli değillerdir, veya tek etken değillerdir. Bilimin değişkenliği genel olarak burada yatar işte.

Katı-sıvı-gaz gibi madde formlarının, bizim hislerimizden bağımsız olarak özellikleri -moleküllerin dizilişine bağlı olarak- vardır. Fizikte bu yüzden bu madde formlarından bahsedilir, insanlar böyle hissettiği için değil. Koku algısı da, havadaki molekülleri algılamak için evrilmiştir. Bu bahsi geçen formları algılayabilmemizi sağlayan sinirler de. Hisler, gerçekliği anlamada yönlendirici olsa da, yanıltıcı olabilirler. Felsefe, bilim, parapsikoloji, astroloji vb. daha farklı yaklaşımları konu alıyor. Bunlar içinden, hiç birisinin bilimsel yöntem kadar başarılı olduğunu görmedim. Özellikle parapsikoloji ve astroloji gibi, yıllarca araştırmaya rağmen hiç bir doğrulanabilir bilgi verememiş alanların.



Konu Celebhol tarafından (25.03.17 Saat 02:25 ) değiştirilmiştir.
Celebhol isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 25.03.17, 13:10   #16
Özel Üye
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.040
Standart

@Celebhol

Moleküller de atomlardan, atomlar da atomaltı parçacıklardan oluştuğuna göre katı diye algılatan beyin olmalıdır. Kalbi duran bir insan, dakikalar sonra elektro şok ile hayata döndürüldüğünde bu şok cihazı, molekülleri bir araya mı getirmiş oluyor?
Parapsikolojik araştırmalar bazı Metafizik istihbarat örgütleri tarafından kontrol edildiği için kolay kolay sonuçlar insanlığa duyurulmayacaktır. Astral seyahat deneyimi olan birisi olarak şunu söyleyebilirim ki; beden terk edildiği an ortaya çıkan dünya yaşadığımız dünya ile kıyaslanamayacak kadar huzurlu ve sakin bir ortam. Bedenini dışardan görebilmek ve düşündüğün an, o düşünülen yerde olabilmek de ayrı bir tecrübe ve beden dışındaki beni ne temsil ediyor olabilir, ruh tabii ki.Tüm bu konuları Parapsikoloji olmadan çözemeyiz.
Astroloji konusu ise yine ciddi olarak ele alınması gereken, saçma gazete fallarına indirgenemeyecek kadar önemli bir alandır. Darbeden bir gün önce Antalya'lı bir astrolog yorum yazmıştı ve bu yorumu Türkiye'nin yıldız haritasına bakarak, gezegenlerin dizilimine göre yaptı. Piramitlerin hepsi de yıldızlara göre dizilmiştir.

Astrolog Sema Kılıç 15 Temmuz darbe girişiminden 1 gün önce Twitter'da Türkiye’nin yıldız haritasını inceleyip “Ya tepemizdekiler bu ülkede darbe gibi bir şey yapacaklar ya da birileri bunların üstüne darbe yapacak ve sıkıyönetim gelecek. Sanki ortası yok gibi bu işin” diye yazmıştı. Sema Kılıç'ın attığı bu tweet 14 Temmuz'da takipçileri tarafından okundu, 15 Temmuz sonrası da tüm gazetelere manşet oldu.

Bilim insanları da bizler gibi birer insan bu sebeple hakikatin ne kadarına temas edebilirler, bilinmez. Bilim de ilerleyecek elbette fakat ömrümüz yeter mi ki?

Ölümden neden korkuyorsunuz? Ölüm sonrası, zihninizde bir bıçak gibi kesiliyor mu yoksa ölümden sonrası bile zihninizde canlanıyor mu? Kendinizi yukarıdan görmek veya yakınlarınızın ağlaması v.s. gibi bir görüntü canlanıyor mu? Ölümden sonrasını yok olmak gibi algılamamızın mümkün olmayacağını düşünüyorum. Ölüm sonrası bir sürpriz sizi korkutuyor olabilir mi?



Konu Lefty tarafından (25.03.17 Saat 13:39 ) değiştirilmiştir.
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 25.03.17, 20:06   #17
Gönüllü Felsefeci
 Celebhol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2016
Nereden:
Mesajlar: 87
Standart

dijital Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
@Celebhol

Moleküller de atomlardan, atomlar da atomaltı parçacıklardan oluştuğuna göre katı diye algılatan beyin olmalıdır. Kalbi duran bir insan, dakikalar sonra elektro şok ile hayata döndürüldüğünde bu şok cihazı, molekülleri bir araya mı getirmiş oluyor?
Parapsikolojik araştırmalar bazı Metafizik istihbarat örgütleri tarafından kontrol edildiği için kolay kolay sonuçlar insanlığa duyurulmayacaktır. Astral seyahat deneyimi olan birisi olarak şunu söyleyebilirim ki; beden terk edildiği an ortaya çıkan dünya yaşadığımız dünya ile kıyaslanamayacak kadar huzurlu ve sakin bir ortam. Bedenini dışardan görebilmek ve düşündüğün an, o düşünülen yerde olabilmek de ayrı bir tecrübe ve beden dışındaki beni ne temsil ediyor olabilir, ruh tabii ki.Tüm bu konuları Parapsikoloji olmadan çözemeyiz.
Astroloji konusu ise yine ciddi olarak ele alınması gereken, saçma gazete fallarına indirgenemeyecek kadar önemli bir alandır. Darbeden bir gün önce Antalya'lı bir astrolog yorum yazmıştı ve bu yorumu Türkiye'nin yıldız haritasına bakarak, gezegenlerin dizilimine göre yaptı. Piramitlerin hepsi de yıldızlara göre dizilmiştir.

Astrolog Sema Kılıç 15 Temmuz darbe girişiminden 1 gün önce Twitter'da Türkiye’nin yıldız haritasını inceleyip “Ya tepemizdekiler bu ülkede darbe gibi bir şey yapacaklar ya da birileri bunların üstüne darbe yapacak ve sıkıyönetim gelecek. Sanki ortası yok gibi bu işin” diye yazmıştı. Sema Kılıç'ın attığı bu tweet 14 Temmuz'da takipçileri tarafından okundu, 15 Temmuz sonrası da tüm gazetelere manşet oldu.

Bilim insanları da bizler gibi birer insan bu sebeple hakikatin ne kadarına temas edebilirler, bilinmez. Bilim de ilerleyecek elbette fakat ömrümüz yeter mi ki?

Ölümden neden korkuyorsunuz? Ölüm sonrası, zihninizde bir bıçak gibi kesiliyor mu yoksa ölümden sonrası bile zihninizde canlanıyor mu? Kendinizi yukarıdan görmek veya yakınlarınızın ağlaması v.s. gibi bir görüntü canlanıyor mu? Ölümden sonrasını yok olmak gibi algılamamızın mümkün olmayacağını düşünüyorum. Ölüm sonrası bir sürpriz sizi korkutuyor olabilir mi?
Ben de yazdığım bir hikayede ülkede OHAL edileceğini, bunun da baştaki insanın kendi gücünü arttırmak ve muhalifleri bastırmak için olduğunu planlamıştım. 15 Temmuz'dan bir buçuk ay önce de, bir denememde ülkenin büyük bir kaosa sürüklendiği, bir dönüm noktasında olduğumuzu, yakın zamanda feci şekilde kan döküleceği ve bunun her şeyi değiştireceği tahminini yapmıştım. Tanrılığımı ilan ediyorum burada. Yine de, sizin parlaklığınıza ulaşmam için daha çok ama çok fazla çabalamam gerek (Teach me, senpai).

Brandolini'nin kanununun pratiğini görmek güzel bir deneyim oldu. Bu konuda huhteşem bir yeteneğiniz var. Umarım gelecekte, sizin gibi insanlar daha da çoğalır. Aydınlatma için -floresanla da olsa- teşekkürler.


Celebhol isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 25.03.17, 21:13   #18
Özel Üye
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.040
Standart

Celebhol Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben de yazdığım bir hikayede ülkede OHAL edileceğini, bunun da baştaki insanın kendi gücünü arttırmak ve muhalifleri bastırmak için olduğunu planlamıştım. 15 Temmuz'dan bir buçuk ay önce de, bir denememde ülkenin büyük bir kaosa sürüklendiği, bir dönüm noktasında olduğumuzu, yakın zamanda feci şekilde kan döküleceği ve bunun her şeyi değiştireceği tahminini yapmıştım. Tanrılığımı ilan ediyorum burada. Yine de, sizin parlaklığınıza ulaşmam için daha çok ama çok fazla çabalamam gerek (Teach me, senpai).

Brandolini'nin kanununun pratiğini görmek güzel bir deneyim oldu. Bu konuda huhteşem bir yeteneğiniz var. Umarım gelecekte, sizin gibi insanlar daha da çoğalır. Aydınlatma için -floresanla da olsa- teşekkürler.
Evet benim gibi insanların sayısı arttıkça sizler için de faydalı olacağından hiç şüphem yok. Huhteşem yetenekli biriyimdir, doğru tespit

Astrolog Sema Kılıç'ın darbe tahmini sizin yaşadığınız tarzda bir öngörü değildi. Gezegen dizilimlerine göre Türkiye için çok büyük bir önem arz eden konuyu Twitter'da paylaştı, bu o kadar kolay bir analiz değildir. Konuya ilgisi olanlar anlayacaktır. Neden korktuğunuz konusu ise cevapsız kalmış, ölümden sonrasını gözünüzde canlandırmama gibi bir şansınız olmadığının farkına varmış olmalısınız. Sizin bakış açınızdan böyle görünmesi çok normal çünkü benim açımdan da sizin iddialarınız çoğu zaman anlamsız kalıyor, zamanla kim haklı ortaya çıkacaktır.




Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:31.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2018 DragonByte Technologies Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz