İnsanlar aşk diye inliyorlar.İntihar edip umut bağlıyorlar,çılgına dönüyorlar.Neden??????
İnsanlar aşk diye inliyorlar.İntihar edip umut bağlıyorlar,çılgına dönüyorlar.Neden??????
Bizde sözlükten bakarız anlamına.Benim anladığım kadarıyla soru o değil.Aşık olan varmı içinizde,ne hissetti,nedir bu aşk? Nasıl oluyorda oluyor,sahici birşeymi yoksa insanlar öyle olmasını istiyordamı oluyor..
Bense anlamış değilim böyle şeylerden,ne godaiva geçer yoldan ne bir kimse kör olur.
Bu aşk denen şey ya çok yüksek bir his durumu bende bir odunum anlamıyorum yada insanlar feda olmaya yüksek değerlere muhtaç yada böyle hislerle kendilerini buna hazırlıyolar vede oluyolar.Ben anlamıyorum,ondan yaşamışlar varsa anlatsın dedim.
Sanırım yanlış anlamaya yol açtım.Benim merakım şu:İnsanlar nasıl oluyorda aşkları için kendilerini paralayıp vazgeçiyorlar.Mesela aşkı için intihar edenler,çine gidenler...dolu örnek verebilirim.Ama nasıl oluyor,ne oluyor da bu oluyor.Bunu merak ettim.
eger ask var mi ve mumkun mu diye soruyorsan, once bir ask tanimi uzerinde karar kilinmali ve ondan sonra mumkun mu bu var mi diye sormalisin.. obur turlu herkes ask kelimesinden ne anliyorsa ona gore yazar ve inan bana herkes bu konuda farkli birsey dusundugu icin konu icinden cikilmaz hale gelir.
ayrica,
schopenhauer oku bir de.. tavsiye ederim..zenon Nickli Üyeden Alıntı
Aşk yabancı kökten bir sözcük olduğu için bilincimizdeki izdüşümü de açık değil. Bu yüzden aşkın olup olmadığı bile tartışma konusu yapılabiliyor. Aşkın Türkçe karşılığı sevgidir. Bu durumda sevgi var mı diye sormamız daha uygun. Toplum yaşamında seven ve sevilen bireyleri gördüğümüz gibi, doğal yaşam alanında diğer canlılar arasında da bu olgu açık biçimde görülebilir. Öyle ki çok küçümsenen Ortaçağ'da gezegenlerin ve tüm evrenin Tanrı'ya duydukları sevgi ile devindikleri düşüncesi egemendir. sevgi her yerde egemendir. Bu yüzden Fuzuli demez mi ki:
Evrende her ne var ise aşk imiş
Aşktan başka her şey kîlü kâl/boş söz imiş
Ancak çağdaş düşünce gözlerimizi gökyüzünden yeryüzüne çevirmeye başladıktan sonra yüksek değerler görmezden gelinerek ya da yok olduğu varsayılarak sevgi de belden aşağısına bağlanmıştır. Hatta Foucault gibi kimi çağdaş düşünürler sevgi ilişkilerini, iktidar ilişkisi olarak görmekle gündelik yaşamı içinden çıkılamaz sorunlarla yüzyüze bırakmıştır. Eşcinselliği önerecek kadar ileri giden bu yozlaşma sonucunda toplumsal yaşamın sevgiden arındırıldığını görmek kadar üzüntü duyduğum hiç bir şey yok.
arkadaşlar sorumun cevabını buldum sağolun.est sana ayrıca teşekkürler çok işime yaradı verdiğin bilgi.
Gerçek aşk insan türünün devamlılığını sağlayan aşktır. Yani cinsel aşk.
Schopenhauer cinsel aşkın, ufak bir hoşlaşma ile tutkulu bir aşka kadar derecelerinin olduğunu söyler.
İnsanın iradesi ile aşkın derecesi arasında da ters bir orantı vardır.
İnsanı aşk diye inleten insanın kendisi değil insan türünün ruhudur.
"Dil uzatanın dilini koparırım."
Aşk var mı?
Bu soru yanlış bir soru ve bu Tartışmada öyle.
Doru olcak soru aşk Nedir? Aşkı tartışmak anlamsızdır çünkü o herkeze göre farklı bir anlam taşır.
Aşkın ne olduğu Herkeze göre farlıyken aşk varmı sorusu mantıksızdır.
dolayısıyla nasıl ki felsefe nedir sorusu her filozofta farklı anlam bulursa aşk nedir sorusuda bu sonuca ulaşacaktır.
Bu arada aşk sevgidir diyen arkadaşımıza cevap verelim.
Aşık bir insanı bilimsel araştırma için test ediorlar.O kişi sevdiği bir aile fertini gördüğünde beyin sinyalleri ve beynin çalışma noktası farklı.Aşık olduğu kişiyi görünce sinyaller ve çalışma noktası farklı buda Aşk la sevginin Farklı Şeyler oduğunun bilimsel Kanıtıdır.