Sonuçlar: Aşk var mı ve Mümkün mü?

Katılımcı sayısı
52. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor
  • Evet

    34 65.38%
  • Hayır

    13 25.00%
  • Kararsızım

    5 9.62%
Sayfa 8/9 İlkİlk ... 6789 SonSon
83 sonuçtan 71 ile 80 arası
Like Tree3Teşekkür

Konu: Aşk var mı ve Mümkün mü?

  1. #71
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.742

    Standart

    Alıntı glsezinrs Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Öldürerek "sahiplenme/sahip olma" güdüsü...Ölünün , yaşadığı takdirde varsayılan/ muhtemel tüm edimlerini ortadan kaldırarak, eylemsizleştirerek kontrol altında tutmak..Burada pekala bir "mülkiyet" bilincinden (ya da bilince çıkarılmayan mı demeliydim?)sözedilebilir.Ya da mülkiyet tutkusu altbilince ait, töre bunu meşru kılmakla bilince taşınmasına yardımcı oluyor..Namus cinayetleri övünç kaynağı olabiliyorsa, birey bunun "farkında"lığıyla eyleme geçerken daha rahat olmuyor mu?Bu denli soyutlamalara girersek, katilin yaptıklarının sonucuna katlanmasını, cezalandırılmasını nasıl talep ederiz? Hukuk "bilinç ve farkındalık" kavramlarına felsefeciler kadar karmaşık/çok boyutlu baksa idi ne olurdu acep?Not:töre cinayetlerinde ceza indirimi yapan bir hukukçu olayı nasıl değerlendiriyor gerçekten merak ettim şimdi...Ortak töre bilinci algısına saygısından mı, bilinç ve farkındalığı gelişmemiş ilkel bir varlığa acıdığından mı?(kümese dadanmış tilkiye bakar ve ceza keser.. miş gibi mi?Hukukçuya göre değişir demeyin hemen..Öyle bile olsa karar vermek göründüğü kadar kolay değil..
    Simdi, bir kac olum siralayalim. Intihar eden bir kisi dusun, evladini arabanin altindan kurtarmak isterken olen bir anneyi dusun, bir intihar bombacisini dusun, idam kalemini kiran hakimi dusun, idami gerceklestiren cellati dusun, savasta olmemek icin olduren askeri dusun, birini iskence ile oldureni dusun, parali katili dusun ve serial katili dusun.

    Bir de bunlarin disinda bunlari savunan bir savciyi, avukati dusun. Iste bu avukat ve savci olaya disaridan bakmali ve notr olmalidir, yani olaya hic bir subjektivizmini duygusal olarak katmamalidir.

    Bir kisinin nerede nasil ve neden oyle davrandigi,onun beyninin kendisini o davranisa inandirmasi ile paraleldir. Iste bu beynin, beyinde olanlara teslimiyetidir. Ortada sadece uygulama vardir, dusunce ve sorgulama yoktur. Bunun olmamasinin tek nedeni de olay ne olursa olsun, o olayi uygulayanin kendi aklini yapilanin dogru olduguna ideolojik/inancsal inandirmis olmasidir. Iste bir savci olayi boyle degerlendirmelidir ki, kisiyi kendi subjektivizmiyle yargilamasin, ya da degerlendirmesin.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  2. #72
    Mutlu Fakir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Eylül 2011
    Mesajlar
    45

    Standart

    Aşk var Aşk'ım yok..
    Aşk'ım nerde benim?..
    Adalet nerde?..
    Nerde hükümet?..
    Bari Aşk hususunda demokrasi gelsin..
    Abd uyuyor mu?
    Sayın Barack, wallstreeti bırack,
    Tepeme aşk bombaları bırak
    Aşk istiyorum naklen..
    Aşk bakanlığı kurulsun..
    Başka şeye bakmasın ama.
    Teşekkürler.

    Heyecanımın mazur görülmesi ricasıyla tamamlıyorum;

    "Aşk vardır ve mümkün değildir."
    birazdahaderinmavi likes this.
    Boşuna kıskanmayın, adımı ben koymadım.

  3. #73
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.545

    Standart

    ozan ne diyor? ; "dünyayı güzellik kurtaracak/bir insanı sevmekle başlayacak herşey" ....sevgi/aşk...var ve mümkün. R.Dawkins diyor ki; "mutasyon rastgele olabilir ama seçilim kesinlikle değildir"...aşk bir seçilimdir.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  4. #74
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.291

    Standart

    Efendim, aşkı aramak/bulmak için burnumuzu klavyeden çıkarmamız şart...Çünkü, koku duyusu, yani burnumuz işbaşında imiş aşık olurken...Görsellik, tensel uyum vs. hikaye imiş...Burnumuz seçimin sorumlusu...Şşşşt Herşeye burnunu sokma bakiiimm...(Aşkın kimyasından aklımda kalanlar)
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

  5. #75

    Üyelik tarihi
    14 Kasım 2011
    Yaş
    18
    Mesajlar
    4

    Standart

    Bir önyargı biçimidir aşk. İhtiyaç duyduğun şeyi seversin, sana iyi bir duygu veren şeyi, işine geleni. Dünyada tanıyabilsen daha çok seveceğin on kişi varken birine aşık olduğunu nasıl söyleyebilirsin? Ama asla tanımayacaksın o insanları. Charles Bukowski

    Aslında aşk hiç var olmadı
    Konu mavimor tarafından (15 Kasım 2011 Saat 00:03 ) değiştirilmiştir.

  6. #76

    Üyelik tarihi
    22 Ocak 2012
    Yaş
    14
    Mesajlar
    5

    Standart Cevap: Aşk var mı ve Mümkün mü?

    Aşk depresyonun gelişmiş bir halidir.

  7. #77

    Üyelik tarihi
    29 Aralık 2011
    Yer
    dikili
    Mesajlar
    362

    Standart Cevap: Aşk var mı ve Mümkün mü?

    aşk, yalnızca olanaklı değil, ama aynı zamanda vardır da... insanın kendini gerçekleştirip varolma sürecinde -zaten olan kendisinden yola çıkıp, hedef kendini kazanma sürecinde- kendisine sunulmuş, kendi sınırlarını zorlayıp geliştirme şansı veren bir olanak, bir fırsattır... aşk, hiçbir zaman sevenden tümüyle kopuk ve uzak bir nesneye yönelemez (örneğin günümüz gençlerinden kimse, kleopatra'ya aşık olmaz)... ama tümüyle sevenin kendisine ait olan bir nesneye de yönelemez (yine kimse kendi pankreasına aşık olamaz)... öyleyse aşkın nesnesi,aslında potansiyel olarak sevene ait olan, yani sevenle bir bütün olursa onu 'hedef kendisine' yakınlaştıracak olan, ama eylemli olarak henüz kendisine aiy olmamış olan bir nesne olacaktır.. yani aşkın nesnesi, ara yerde bir şey olmak zorundadır ; aşkın nesnesi, potansiyel olarak sevene ait olan, eylemli olarak sevene ait olmamış olandır...fakat, insan kendisine ait olmayan her nesneyi aşkının nesnesi kılmaz..aşkın nesnesi olabilmek için, sevenin bilincindeki 'iyi' imgesine uygun olmak ve fakat sevenin kendisinde bulunmamak, zorunlu koşuldur...buradan aşk süreci,devindirici ve devrimci, giderek geliştirici ve dönüştürücü, dinamik bir süreçtir...seven, sevdiğiyle bütünleşebilmek için harcadığı çabayla, aslında zihnini ve fiziksel enerjisini tüketmez,tam tersine geliştirir...sevdiğine ulaşma ve onu kazanma çabasını, 'hedef kendine' ilerleyişinin bir olanağı olarak kullanır...ve aslında bireyin aşkı,aşkının nesnesi üzerinden ve aşkının nesnesi dolayısıyla, kendini gerçekleştirme mücadelesinin yoğunluk ve şiddet kazanarak doruğa çıkma sürecinden başka bir şey değildir...sevmek demek, yüzde yüz vermek demektir ; derken bile, verdiklerimizle ve verdiklerimiz dolayısıyla -zaman,enerji,para ve gereğinde can...gibi çılgınca özveriler- aslında 'hedef kendimizi' alıyoruz/kazanıyoruzdur.....

  8. #78

    Üyelik tarihi
    23 Nisan 2011
    Mesajlar
    56

    Standart Cevap: Aşk var mı ve Mümkün mü?

    aynılıkda ayrılıktır aşk
    ne muhteşem yaradış
    ne gülşen yaradır
    YaRabbi
    glsezinrs likes this.

  9. #79

    Üyelik tarihi
    25 Şubat 2012
    Yer
    hatay
    Yaş
    20
    Mesajlar
    26

    Standart Cevap: Aşk var mı ve Mümkün mü?

    Aşk, mizahtır.
    Aşk, tutkudur.
    Aşk, aptallıktır.
    Aşk, mutluluktur.
    Aşk bir hediyedir.
    Aşk vardır, mümkündür.. İnanın yeter..
    En uzak mesafe
    Ne Afrika’dır,
    Ne Çin,
    Ne Hindistan, ne seyyareler
    Ne de yıldızlar geceleri ışıldayan...
    En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir
    Birbirini anlamayan... Can Yücel

  10. #80
    faşist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26 Kasım 2011
    Yer
    trabzon
    Mesajlar
    315

    Standart Cevap: Aşk var mı ve Mümkün mü?

    İnsanlar yeryüzünde ki varoluşları iki türlüdür.Biri fiziksel diğeri düşünsel.Fiziksel varlıklarıyla insanoğlu türü olarak genelleştirilebilecek özelliklere sahiptirler.Çünkü bu görgül bir hakikattır,ne inkarı mümkündür ne de saptırılması.Bilimsel yaklaşımda bunun birçok kanıtını sağlamalarıyla ortaya koymuştur.Oysa düşünce fiziksel varlıktan bağımsız olarak her bireyde farklı doğar ve gelişir.Her fiziksel doğuşta aynı zamanda yeni bir akıl,zeka,algı doğmuştur.Bilinenin aksine fizik düşünceden değil,düşünce fizikten doğmuştur.Yani madde tinden değil,tin maddeden doğmuştur.

    Aşk ise görgülün tine taşınmasıdır.Yeryüzünde ki mükemmeliklerin düşünce tarafından kavranmasıdır.Bu mükemmellik sadece karşı cins olarak algılanmamalı.Tüm görgüller düşünceyle aşka taşınabilir.Ama yeryüzünde varlığı reddeden sadece düşünce üzerine kurulu ilginç bir aşk kavrayışı vardır.Maddeyi kötüleyen,sadece düşünce üzerine kurulu bir anlayış...Bu anlayıştan dolayı kimseyi yargılayamam ama benim anlayamadığım bir anlayıştır.Görgül güzellik yaratmayan bir şeye nasıl aşk duyabilirim ?

    Aşk deyince akla gelen ise cinsi aşktır.Yani burada ki cinsi aşk kavrayışı cinsel istekten duyulan şehvettir.Ve bu aşk değildir.Aşk,cinsel istekten arındırılmış sanatsal bir güzelliğe duyulan istem olmalıdır.Peki şehvette olmamalı mı ? Olmalıdır,ancak sanatsal güzelliğinin önüne geçmeden.Çünkü sanat aşkındır,çünkü sanat sadece onu hissedenindir,fakat şehvet ağzını gererek ortalıkta gezinen ayak takımı tarafından bile hissedilebir.Yani ancak sanatı kavrayabilen ince ruhlular aşkı hissedebilir.
    KENDİMİ O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ SÜRÜ BENDEN NEFRET EDİYOR.

Sayfa 8/9 İlkİlk ... 6789 SonSon

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0