Simdi, bir kac olum siralayalim. Intihar eden bir kisi dusun, evladini arabanin altindan kurtarmak isterken olen bir anneyi dusun, bir intihar bombacisini dusun, idam kalemini kiran hakimi dusun, idami gerceklestiren cellati dusun, savasta olmemek icin olduren askeri dusun, birini iskence ile oldureni dusun, parali katili dusun ve serial katili dusun.
Bir de bunlarin disinda bunlari savunan bir savciyi, avukati dusun. Iste bu avukat ve savci olaya disaridan bakmali ve notr olmalidir, yani olaya hic bir subjektivizmini duygusal olarak katmamalidir.
Bir kisinin nerede nasil ve neden oyle davrandigi,onun beyninin kendisini o davranisa inandirmasi ile paraleldir. Iste bu beynin, beyinde olanlara teslimiyetidir. Ortada sadece uygulama vardir, dusunce ve sorgulama yoktur. Bunun olmamasinin tek nedeni de olay ne olursa olsun, o olayi uygulayanin kendi aklini yapilanin dogru olduguna ideolojik/inancsal inandirmis olmasidir. Iste bir savci olayi boyle degerlendirmelidir ki, kisiyi kendi subjektivizmiyle yargilamasin, ya da degerlendirmesin.


3Teşekkür
LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı

