Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Diğer Sosyal Bilimler > Din Bilimleri

User Tag List

Like Tree2Likes

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07.11.11, 03:03   #1
evrensel-insan
Guest
 evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Nereden:
Mesajlar: n/a
Standart Mistisizm/Gizemcilik Uzerine

Mistisizm, gizemcilik, tasavvuf, tarikat v.s.; genelde ne oldugu ortaya evrensel onay olarak konulamiyan, bilim ve bilimselligin konusu olmayan ve felsefenin varlik dali ile ilgilenen metafizigin bir ideolojik inancsal dogrusudur.

Mistisizm, genelde bilinemezlik, algilanamazlik ve bunun paralelinde, korku, endise, caresizlik, psikolojik bozukluk ve teslimiyet ile sonuclanan ve gercek hayatta, yasamda degilde, zihinde var olarak lanse edilen bir metafizik inancsaldir.

Mesela, idealizm; materyalizmi elestirirken, maddenin zihinde yer alan, mistik bir olgu oldugunu ve gercekte olmadigini savunan bir tasavvuf gorusudur.

Mistisizmin, insanoglu ile olan iliskisi, yine bir insanoglu yaratimi olarak, cok eski tarihlere dayanir ve dunya capinda da, her turlu dini, tanrisal, ilahi v.s. inanista da cok yaygindir.

Mistik temelli uygulamalar, dusunce ve davranislar, mistik temelli varliklar v.s. insanoglunun tarihinden ve zihninden hic cikmamis ve cikmamaktadir. Bunlar uzerine, pitoreskler, tarihi yaratilan karakterler, filmler, kitaplar, dini ve ilahi orgutlenmeler, hatta yasamini buna adayanlar dunya cografi dagiliminda cok yaygindir. Kutsallik, ilahilik, yucelik, dokunulmazlik, belirsizlik, sirlik, gizemlilik v.s. temelini teskil eder.

Yoga, meditasyon v.s. temelli ogreti ve uygulamalar da mistisizmin bir parcasidir.

Basta belirttigim gibi, bu konu ne bilimin konusudur, ne de bilimseldir. Fakat insanoglu, bu konu ile her yonlu cikar, iktidar, guc ve teslimiyet, otorite saglamaktadir. Bu konudaki duygu ve dusunceler, somuru ve istismar olarak, kisilere milyarlar kazandirmaktadir.

Oyuzden konu bilimsel bir gozlem olarak; insanoglu uzerindeki her turlu olumsuz etkisiyle ortaya konabilir ve insanogluna yarattigi her turlu numenal ve psikolojik sorunlar ortaya konabilir.

Konu mistik olarak lanse edilen varliklarin varligi/yoklugu veya mistisizme inanmak/inanmamak degil; insanoglunun tarihler boyu suren bu insandisi ve yerine gore insanlikdisi sistem, uygulama ve davranislarini,mistisizmi yasam yonlendiricisi haline getirmelerini iyi algilamak, analiz etmek, sorgulamak ve insanoglunun her turlu insani dusunce ve davranisini onlemekle kalmayip, yasamini da elinden alan veya baska bir degere teslim eden bu olgu, bulgu ve kurgunun insanoglu turu ve birine, getirdigi her turlu ufuk darligini, tikanikligini ve psikolojik etkilerini iyi etud etmek gerekir.

Mistisizm, sonucta ya bilerek, ya da bilincinde olmayarak kisiyi insandisi bir guce teslim etme ve bir cesit tanrisina ulastirma yontemi olarak taraftar bulur. Yalniz buradaki tanrisal zihniyet, kitaplasmis ve rehberi olan bir zihniyetten ziyade, kisinin kendi kendisini, kisisel olarak bagladigi bir tanrisal ulastirimdir.

Ayrica mistisizmin, her turlu ve orgutlu, kitapli sekilli dini uygulama ve inanislarin, her turlu tanrilastirmanin ve bir cesit kisinin kendi algisina gore tanri ile butunlesmesinin, ya datanrisina ulasmasinin da bir yolu olarak algilanir.

Anadolu'muzda da, mistisizm; tarihlerdir varligini kilik ve icerik degistirerek surdurmektedir.

Monizm, haniflik, vahdet-i vucud, varolus, Budha, ve Anadolu tarihinden gelen kulturdeki gunumuzun ve gecmis mistik orgutlenme, tarihi karakter ve isimlendirmeleri de oldukca yogundur. Bunlarin basinda Mevlana, Pir Sultan Abdal gelir. Tum efsaneler, mitolojik masallar v.s. de konumuza dahildir.

Cinlerin, perilerin, buyunun, melegin, seytanin, inegin ekmegin kutsalliginin v.s. olarak ta bunyesine alan mistisizm, kisaca bilinemezlik/gizem/sir genis bir konudur.

Bilhassa bu konuda, konuya disaridan bakabilecek ve notr algi temelinde bu konuyu, icinde yer almadan olumlu/olumsuz bir degerlendirmeye tabi tutmadan, sadece ne oldugunu, ne algiladigini, ya da yasadigi deneyimi, bildiklerini dile getirecek ve bu konuyu bir bilgi, birikim, gozlem v.s. alis-verisine tasiyabilecek dusunceleri olan site yazar arkadaslarin, gorus, dusunce ve yorumlariyla, konuyu detaya tasimaya ve masaya yatirmaya cagiriyorum.

Parapsikoloji, altinci his, tarot, astroloji her turlu fal, medyumluk v.s. de konumuz dahilindedir.


 
Alıntı ile Cevapla
Alt 01.09.12, 19:51   #2
Düşünür
 okur-yazar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Nereden:
Mesajlar: 2.349
Standart Cevap: Mistisizm/Gizemcilik Uzerine

evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Mistisizm, genelde bilinemezlik, algilanamazlik ve bunun paralelinde, korku, endise, caresizlik, psikolojik bozukluk ve teslimiyet ile sonuclanan ve gercek hayatta, yasamda degilde, zihinde var olarak lanse edilen bir metafizik inancsaldir.
Mistik yolculukta amaç farkındalığa ermektir. Mistik inanışa göre her bireyde bu farkındalık vardır. Ve mistik metodların amacı da bu farkındalık potansiyelinin edimleşmesine engel olan engelleri, şartlanmaları, korkuları yumuşatmak, yok etmek, ortadan kaldırmaktır; bunlar ortadan kalkınca irade potansiyeli ortaya çıkar.

Bu metodların aslı astarı bilinmediği vakit ki bu kalabalıklarca bilinmez çünkü metodun bulunduğu ülkenin kültürüne takılmıştır o insanlar, bu sefer o metodlar kişiye sağlıksızlığa götürür ve metodların amacına yönelik metodlar uygulanmadığı için de bu metodlar kişide sonuç vermez, yıllarca mistik bir metodu uygulayan kişinin ne algısı, ne farkındalığı, ne idrakı, ne de şahsiyeti değişir ve aynı olarak kalır fakat mistik yolculukta amaç şahsî olarak tekâmül etmektir, bu tekâmül etme sürecine inisiyasyon ve seyr u sülûk deniyor.

Mistik metodlarla deneyim yaşayan insanlar bu tekâmül sürecinde hissettikleri kendi üzerlerindeki değişime, gözleme, deneyime, idraka göre bu yolda yaşadıkları, aştıkları, deneyimledikleri hislere ve değişimlere mertebe isimleri vermişlerdir. Nefs mertebeleri, çakralar, vd. gibi. Ama elbette kendi idraklarınca bunu ifade etmişlerdir.

Bu mistik yolculukta her mertebe bir mekana, bir zamana, bir isme işaret etmez, her mertebe bir hâle işaret eder. Amaç farkındalık olduğu için, her aşılan korku ve şartlanma sonrası edinilen farkındalığın şiddeti isimlendirilmiştir. Bu isimlendirmeler kişilerin kendi isimlendirmeleridir, mühim olan yaşanan hâllerdir.

Bu yolculuğun sonuna varan yani saflaşan insan, farkındalık potansiyeli, irade kuvveti tam olarak ortaya çıkan insan insan-ı kâmil olmuştur, yani insan olmuştur ya da insan olduğunun farkındalığına varmıştır ya da insanın ne demek olduğunu ilk kez görmüştür ve bilmiştir, yani kendisi ile ilk kez tanışmıştır. Bunlar bu yolculuğun müsbet taraflarıdır.

Sizin yukarıda bahsettiğiniz sonuçlar, bu yolda yaşanan trafik kazalarının sonuçlarıdır, yani korku, endişe, çaresizlik, psikolojik bozukluk, vd.. Şüpheci ve eleştirel yaklaşmışsınız, bu yüzden de sadece müsbet, olumlu taraflarını değil de menfî, olumsuz taraflarını yazmışsınız.

evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu konudaki duygu ve dusunceler, somuru ve istismar olarak, kisilere milyarlar kazandirmaktadir.
Bu çıkarım bir ...e göre'ye bağlıdır. Yani çokça tanık olduğum şekilde grup terapilerden, mistik metodlardan müsbet olarak çıkan insanlar bu çalışmaları övmüşlerdir, bu çalışmalara şükran duymuşlardır ve farkındalıklarının keyfini sürmüşlerdir fakat bu çalışmalardan menfî olarak çıkanlar yani kendisini açmayanlar, kendilerini çalışmalarda kapatanlar ise menfî olarak çıktıkları için, o sıkışmış enerjide, şartlanma ve korkuları ile kala kaldıkları ve hiçbir fayda sağlayamadıkları için bu çalışmaları kötülerler, arkadan dedikodu yaparlar, para tuzağı olduğunu söylerler. Bunları çok gördük. Şahidim. Ama onlar kendi hallerine bırakılır. Onlar farkındalık yolunda pes ederlerse eğer o zaman bu görüşleri ölene kadar aynı kalır fakat pes etmeler ve yolculuğa bir şekilde devam ederlerse, korkuları ile yüzleşip yavaş yavaş fayda sağlamaya başlarlar ve bu tür çalışmaları suçlamayı bırakırlar. Bu tamamen ...e göre'ye bağlıdır. Müsbet sonuna göre överler, menfî sonuna göre de yererler.

Sağlıcakla.


okur-yazar isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 01.09.12, 21:49   #3
evrensel-insan
Guest
 evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Nereden:
Mesajlar: n/a
Standart Cevap: Mistisizm/Gizemcilik Uzerine

Konu ile ilgili, yapmis oldugun aciklamalarin icin tesekkurler. Bu baslik bilgi ve dusunce paylasim basligi oldugundan yazilanlara kendi subjektif bakis acim ile yanit vermeyecegim.

Yalniz benim ..e gorem her zaman aynidir. Insanoglu temelli her turlu ortaya koyum sorununun, dile gelmesi ve bunun numenal insanlik adina sorgulanmasi.

Senin yukaridaki degerlendirmelerinin ...e goresi nedir? ve neden o dur?


 
Alıntı ile Cevapla
Alt 02.09.12, 02:40   #4
Düşünür
 okur-yazar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Nereden:
Mesajlar: 2.349
Standart Cevap: Mistisizm/Gizemcilik Uzerine

Sizin tanımınızla aynı desem bi acayip mi durur acaba? Çünkü öyle. Fakat belki insanı ele alış tarzımız farklı olduğu için ya da sadece farklı cüzlerdeki farklı bakış açılarından ibaret olduğumuz için söylemde, zahirde aynı fakat anlamda, batında farklı olabilir. Benim ...e göre'm farkındalıktır, yani bulunduğum andaki farkındalıktır, daha sonra bu değişebilir, bu ...e göre terk edilebilir çünkü ileride edineceğim farkındalığın derecesi şimdi mevcut bulunan, şimdi idrak edilen farkındalıktan daha ileri olabilir.

Fakat elbette ...e görem tam farkındalık olamaz, sadece benlik olabilir, benlikten sıyrıldıkça ...e göre'm azalır, arttıkça da artar. Çünkü benim inancıma göre her bireyde, cüzde aynı farkındalık bulunur ve her birey bireyliğinden, kişiliğinden, benliğinden yani personality'likten (persona=maske) kurtulduğunda sanki bireye hasmış gibi duran farkındalıklar edimleşir ve aslında her bireyde var olan farkındalıkların tek bir farkındalık olduğu ortaya çıkar, tek bir farkındalığın olduğu yerde de ...e göre'ler kalmaz çünkü orada artık teklik vardır, yani aslında biz sadece bir ...e göre oyunu oynuyoruz ama bunun mümkün olmadığının farkında değiliz.

Bu bahsettiklerim inançtır fakat inisiyasyonun başlangıcında olan kişi için bir inançtır, kişi tekamül ettikçe, o sizin de sürekli üstünde durduğunuz farkındalığa, bilinçlilik hâline erince bu sistem o kişi için teorik halden çıkar ve pratik hale gelir, yani onu yaşar, sükûnetini, huzurunu, huşusunu hisseder, çevresindekilere enerjisi ile hissettirir ve her korkusunun, sorununun, derdinin kökenini görür, bulur ve ondan kurtulması çok kolay olur. Aslında psikolojik sorunu olanlar da felsefe ile, hikmet sevgisi ile, hakikat ile, tasavvuf ile ya da her hangi bir mistik felsefesinin hikmeti ile biraz ilgilense, sorgulasa, sorsa, kendisi ile yüzleşmeye karar verse işte o zaman korkularından, fobilerinden, hastalık hastası hallerinden kurtulacaktır ve kurtuluyorlar da, hem de çok hızlı bir şekilde, bunun örnekleri çoktur. Yani bu çizgi, bu felsefe direk olarak insan ile ilgilenir, din ve felsefenin içindedir bu çizgi, oradan geçer, fakat içinde bulunduğu din ve felsefeden kendisini ayıran sadece ama sadece insanın kendisi ile, kendini tanı felsefesi ile ilgilenmesidir fakat felsefe ve din kendini tanımak dışında şeylerle de ilgilenir. İşte bu yüzden de benim ...e görem bu çizginin üzerindedir.

Ben teşekkür ederim sn. evrensel-insan.

Sağlıcakla.


okur-yazar isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 02.09.12, 02:45   #5
evrensel-insan
Guest
 evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Nereden:
Mesajlar: n/a
Standart Cevap: Mistisizm/Gizemcilik Uzerine

okur-yazar Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sizin tanımınızla aynı desem bi acayip mi durur acaba? Çünkü öyle. Fakat belki insanı ele alış tarzımız farklı olduğu için ya da sadece farklı cüzlerdeki farklı bakış açılarından ibaret olduğumuz için söylemde, zahirde aynı fakat anlamda, batında farklı olabilir. Benim ...e göre'm farkındalıktır, yani bulunduğum andaki farkındalıktır, daha sonra bu değişebilir, bu ...e göre terk edilebilir çünkü ileride edineceğim farkındalığın derecesi şimdi mevcut bulunan, şimdi idrak edilen farkındalıktan daha ileri olabilir.

Fakat elbette ...e görem tam farkındalık olamaz, sadece benlik olabilir, benlikten sıyrıldıkça ...e göre'm azalır, arttıkça da artar. Çünkü benim inancıma göre her bireyde, cüzde aynı farkındalık bulunur ve her birey bireyliğinden, kişiliğinden, benliğinden yani personality'likten (persona=maske) kurtulduğunda sanki bireye hasmış gibi duran farkındalıklar edimleşir ve aslında her bireyde var olan farkındalıkların tek bir farkındalık olduğu ortaya çıkar, tek bir farkındalığın olduğu yerde de ...e göre'ler kalmaz çünkü orada artık teklik vardır, yani aslında biz sadece bir ...e göre oyunu oynuyoruz ama bunun mümkün olmadığının farkında değiliz.

Bu bahsettiklerim inançtır fakat inisiyasyonun başlangıcında olan kişi için bir inançtır, kişi tekamül ettikçe, o sizin de sürekli üstünde durduğunuz farkındalığa, bilinçlilik hâline erince bu sistem o kişi için teorik halden çıkar ve pratik hale gelir, yani onu yaşar, sükûnetini, huzurunu, huşusunu hisseder, çevresindekilere enerjisi ile hissettirir ve her korkusunun, sorununun, derdinin kökenini görür, bulur ve ondan kurtulması çok kolay olur. Aslında psikolojik sorunu olanlar da felsefe ile, hikmet sevgisi ile, hakikat ile, tasavvuf ile ya da her hangi bir mistik felsefesinin hikmeti ile biraz ilgilense, sorgulasa, sorsa, kendisi ile yüzleşmeye karar verse işte o zaman korkularından, fobilerinden, hastalık hastası hallerinden kurtulacaktır ve kurtuluyorlar da, hem de çok hızlı bir şekilde, bunun örnekleri çoktur. Yani bu çizgi, bu felsefe direk olarak insan ile ilgilenir, din ve felsefenin içindedir bu çizgi, oradan geçer, fakat içinde bulunduğu din ve felsefeden kendisini ayıran sadece ama sadece insanın kendisi ile, kendini tanı felsefesi ile ilgilenmesidir fakat felsefe ve din kendini tanımak dışında şeylerle de ilgilenir. İşte bu yüzden de benim ...e görem bu çizginin üzerindedir.

Ben teşekkür ederim sn. evrensel-insan.

Sağlıcakla.
Rica ederim, yalniz neyin/kimin farkindaligi?


 
Alıntı ile Cevapla
Alt 02.09.12, 03:33   #6
Düşünür
 okur-yazar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Nereden:
Mesajlar: 2.349
Standart Cevap: Mistisizm/Gizemcilik Uzerine

evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Rica ederim, yalniz neyin/kimin farkindaligi?
Bu farkındalığa erişmeden bilinemez. Fakat farkındalığa erişen de yine kendi farkındalığı ile bunu açıklayacaktır, yorumlayacaktır.

Kimileri açıklanmaması taraftarıdır çünkü hakikat dile döküldüğü anda, dillendirildiği anda anlamını kaybeder derler.

Fakat kimileri de açıklarlar fakat mecazlarla ki bu alanda mitolojiler, tasavvufî hikâyeler, şiirler, vd. alanına girmektedir.

Mistik çizgide, şahsî tekâmülünü takip eden kişi kendi mantığı, sorgulaması, şüphesi ile yol alır fakat hep %50 bir pay bırakır anlayışında, yani tam hükme varmaz, tamamen bir yargıya varmaz, kendi anlayışı ile bir yargıya varır fakat bu mutlak hakikattir demez çünkü bir anlayışı vardır ve bu anlayış tekâmül ettikçe gelişir ve geliştikçe de algılamaları, idrakları farklılaşır, genişler ve farkındalık sonucu daha da bütünden, kuş bakışı görmeye, analiz etmeye başlar, işte bu deneyimleri yaşadıkça pay bırakma hakkını %50'den itibaren arttırmaya başlar %60, %70, %80, vd.. diyerekten çünkü her idrak edişte geçmişteki yargılamarından pişmanlık duyar, çünkü geçmişte sınırlı idrakı ile bir yargıya varmıştı fakat şimdi bunun yetersiz olduğunu görüyor, işte bu tür deneyimlerle, tecrübelerle kişi adım adım farkındalığa erer.

O sorduğunuz sorunun cevabı kişi eğer adım adım yol alırsa yavaş yavaş kendisine açılıyor. Sırlı olan bir şey yok. Her şey aşikârdır. Aşikâr. Ama dediğim gibi bunu müsbet ya da menfî görmek kişiye kalmış.

Sağlıcakla.
tazmanyayahnisi likes this.


okur-yazar isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 02.09.12, 03:50   #7
evrensel-insan
Guest
 evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Nereden:
Mesajlar: n/a
Standart Cevap: Mistisizm/Gizemcilik Uzerine

okur-yazar Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu farkındalığa erişmeden bilinemez. Fakat farkındalığa erişen de yine kendi farkındalığı ile bunu açıklayacaktır, yorumlayacaktır.

Kimileri açıklanmaması taraftarıdır çünkü hakikat dile döküldüğü anda, dillendirildiği anda anlamını kaybeder derler.

Fakat kimileri de açıklarlar fakat mecazlarla ki bu alanda mitolojiler, tasavvufî hikâyeler, şiirler, vd. alanına girmektedir.

Mistik çizgide, şahsî tekâmülünü takip eden kişi kendi mantığı, sorgulaması, şüphesi ile yol alır fakat hep %50 bir pay bırakır anlayışında, yani tam hükme varmaz, tamamen bir yargıya varmaz, kendi anlayışı ile bir yargıya varır fakat bu mutlak hakikattir demez çünkü bir anlayışı vardır ve bu anlayış tekâmül ettikçe gelişir ve geliştikçe de algılamaları, idrakları farklılaşır, genişler ve farkındalık sonucu daha da bütünden, kuş bakışı görmeye, analiz etmeye başlar, işte bu deneyimleri yaşadıkça pay bırakma hakkını %50'den itibaren arttırmaya başlar %60, %70, %80, vd.. diyerekten çünkü her idrak edişte geçmişteki yargılamarından pişmanlık duyar, çünkü geçmişte sınırlı idrakı ile bir yargıya varmıştı fakat şimdi bunun yetersiz olduğunu görüyor, işte bu tür deneyimlerle, tecrübelerle kişi adım adım farkındalığa erer.

O sorduğunuz sorunun cevabı kişi eğer adım adım yol alırsa yavaş yavaş kendisine açılıyor. Sırlı olan bir şey yok. Her şey aşikârdır. Aşikâr. Ama dediğim gibi bunu müsbet ya da menfî görmek kişiye kalmış.

Sağlıcakla.
Neyin kimin farkindaligi oldugu bilinmeden farkindaliga nasil erisilir.

Eger farkindalik bir hedef ise, bu hedefin ne oldugu neden o oldugu ve neye/kime gore o oldugu bilinmelidir.

Farkindalik sorunun farkindaligidir. Ona erisildiginde de onun bilincine varmak ve ondan kurtulmak gerekir.

Burada algiladigim kadariyla, mistisizm sadece hedef degil; ayni zamanda yol ve yontem de.

Ayrica eger farkindalik bilinmiyorsa, onaerisildiginin kistasi nedir?

Asikar olan tek sey sorundur, bu da farkindaligin algi ve bilgisini gerektirir.

O yuzden benim algimda mistisizm ve gizemcilik yoktur. Bilimsellik ve bilissellik vardir. Zaten bilginin her turlu degisimi de, algi ve gozlemin sinirsizligi serbestligi ve sonsuzlugu demektir. Buna konacak her nokta, sadece bir akli tatmini, ve her turlu bilgi, algi ve gozlemi sonlandirma olur. Bilimsellik ve bilissellik, bilgi olarak algi ve gozlem olarak daima bir virguldur.


 
Alıntı ile Cevapla
Alt 02.09.12, 04:10   #8
Düşünür
 okur-yazar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Nereden:
Mesajlar: 2.349
Standart Cevap: Mistisizm/Gizemcilik Uzerine

evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Neyin kimin farkindaligi oldugu bilinmeden farkindaliga nasil erisilir.
Issız bir adada tek başına yaşayan bir insan dahi farkındalığa erebilir. Neyin, kimin farkında olduğunu bilmesine lüzum yoktur. Kendi tabularını yıkmaya başladığında ve tabu üreten benliğinden kurtulmaya başladığında kişi zaten farkındalığa ermeye başlar. Merak ve araştırma, arama bu işin başlangıcıdır, bir his uyanması lazım, tâ içlerden gelen bir his.

evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ona erisildiginde de onun bilincine varmak ve ondan kurtulmak gerekir.
Doğru. Çünkü buldum, oldum diyen henüz farkında değildir. Çünkü her bulunan yok edilebilinir, sizin deyiminizle ondan kurtulunur ve kurtulmak gerekir; bulanın kalmaması mevzusu. Ona eriştikten sonra onun bilincine varıp ondan kurtulabiliyorsanız o zaman o o değildir zaten ve yolculuk devam etmektedir. Sorgulamalar, aramalar, merak etmeler, şaşkınlıklar bitmez.

evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Burada algiladigim kadariyla, mistisizm sadece hedef degil; ayni zamanda yol ve yontem de.
Evet, sadece bir felsefeden, teoriden ibaret değildir, aynı zamanda pratik de vardır. Pitagoras'ın ve talebelerinin ve bu gibi diğer feylezofların ve mistiklerin disiplinli hayat düzenlerine bakınca bu görülecektir.

evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ayrica eger farkindalik bilinmiyorsa, onaerisildiginin kistasi nedir?
Eriştim diyen erişmemiştir. Fakat benim anlayışıma ve inancıma göre ve bu yolda olduğunu iddia edenlerin anlayışlarına, deneyimlerine göre yaklaştıkça uzaklaşılır yani anladıkça aslında hiç bir şey anlaşılmadığı daha net anlaşılmaya başlar. Nitekim Sokrates şöyle der, "Bildiğim tek şey hiç bir şey bilmediğimdir." Sokrates bazı mistik çevrelerce peygamber olarak kabul edilir ve Platon da Eflatun-u İlâhi diye anılır.

Belli anlatımlar, işaretler vardır erişmekle, yaklaşmakla ilgili. Bunlar okunup geçilir, nitekim bu okunanlar farkındalığa yaklaşınca hissedilir ve yaşanırsa o zaman okunanın sahih olduğu anlaşılır çünkü söylenenler işe yararsa, o söylenenler birer tecrübe sonucu söylenmiştir. Ve henüz farkındalığa erişmeyenin farkındalığa inanması gibi farkındalığa eriştiğini iddia edenlerin sözleri de kaale alınır, mutlak olarak inanmak şart değildir çünkü bu yolda bilmekdikten, bilemedikten, farkına varamadıktan, şahsî olarak anlamadıktan sonra o anlamın başka yerde anlaşılır olarak mevcut bulunması anlamayanın hiçbir işine yaramaz.

Sağlıcakla.


okur-yazar isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 02.09.12, 04:30   #9
evrensel-insan
Guest
 evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Nereden:
Mesajlar: n/a
Standart Cevap: Mistisizm/Gizemcilik Uzerine

okur-yazar Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Issız bir adada tek başına yaşayan bir insan dahi farkındalığa erebilir. Neyin, kimin farkında olduğunu bilmesine lüzum yoktur. Kendi tabularını yıkmaya başladığında ve tabu üreten benliğinden kurtulmaya başladığında kişi zaten farkındalığa ermeye başlar. Merak ve araştırma, arama bu işin başlangıcıdır, bir his uyanması lazım, tâ içlerden gelen bir his.



Doğru. Çünkü buldum, oldum diyen henüz farkında değildir. Çünkü her bulunan yok edilebilinir, sizin deyiminizle ondan kurtulunur ve kurtulmak gerekir; bulanın kalmaması mevzusu. Ona eriştikten sonra onun bilincine varıp ondan kurtulabiliyorsanız o zaman o o değildir zaten ve yolculuk devam etmektedir. Sorgulamalar, aramalar, merak etmeler, şaşkınlıklar bitmez.



Evet, sadece bir felsefeden, teoriden ibaret değildir, aynı zamanda pratik de vardır. Pitagoras'ın ve talebelerinin ve bu gibi diğer feylezofların ve mistiklerin disiplinli hayat düzenlerine bakınca bu görülecektir.



Eriştim diyen erişmemiştir. Fakat benim anlayışıma ve inancıma göre ve bu yolda olduğunu iddia edenlerin anlayışlarına, deneyimlerine göre yaklaştıkça uzaklaşılır yani anladıkça aslında hiç bir şey anlaşılmadığı daha net anlaşılmaya başlar. Nitekim Sokrates şöyle der, "Bildiğim tek şey hiç bir şey bilmediğimdir." Sokrates bazı mistik çevrelerce peygamber olarak kabul edilir ve Platon da Eflatun-u İlâhi diye anılır.

Belli anlatımlar, işaretler vardır erişmekle, yaklaşmakla ilgili. Bunlar okunup geçilir, nitekim bu okunanlar farkındalığa yaklaşınca hissedilir ve yaşanırsa o zaman okunanın sahih olduğu anlaşılır çünkü söylenenler işe yararsa, o söylenenler birer tecrübe sonucu söylenmiştir. Ve henüz farkındalığa erişmeyenin farkındalığa inanması gibi farkındalığa eriştiğini iddia edenlerin sözleri de kaale alınır, mutlak olarak inanmak şart değildir çünkü bu yolda bilmekdikten, bilemedikten, farkına varamadıktan, şahsî olarak anlamadıktan sonra o anlamın başka yerde anlaşılır olarak mevcut bulunması anlamayanın hiçbir işine yaramaz.

Sağlıcakla.
Evet Sokrates zaten ilk gercegin ne olduygu temelliakilciligin yaraticisi ve ortaya aticisidir. Halbuki bilimsel olan gercek degil; olgudur, bu da bir arama degil; gozlemdir. Bu acidan bilimsel olarak erisilmez yoktur, erisilmeyi bekleyen vardir. Bilinmez yioktur, henuz bildirilmeyen vardir.

Mesela insanoglu mukemmel ya da kusursuz, diye bir kavrami neden yaratmistir?

Bunun ne oldugunun farkindaligi mumkun degildir ve erisilmezdir. O yle oldugu halde her beyin bir mukemmel pesinde kosar ve neyin pesinde kostugunu bilmez. Cunku sorgulamaz.


 
Alıntı ile Cevapla
Alt 02.09.12, 14:30   #10
Mor ve Ötesi
Guest
 Mor ve Ötesi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Nereden:
Mesajlar: n/a
Standart Cevap: Mistisizm/Gizemcilik Uzerine

evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Mistisizm, gizemcilik, tasavvuf, tarikat v.s.; genelde ne oldugu ortaya evrensel onay olarak konulamiyan, bilim ve bilimselligin konusu olmayan ve felsefenin varlik dali ile ilgilenen metafizigin bir ideolojik inancsal dogrusudur.

Mistisizm, genelde bilinemezlik, algilanamazlik ve bunun paralelinde, korku, endise, caresizlik, psikolojik bozukluk ve teslimiyet ile sonuclanan ve gercek hayatta, yasamda degilde, zihinde var olarak lanse edilen bir metafizik inancsaldir.

Mesela, idealizm; materyalizmi elestirirken, maddenin zihinde yer alan, mistik bir olgu oldugunu ve gercekte olmadigini savunan bir tasavvuf gorusudur.

Mistisizmin, insanoglu ile olan iliskisi, yine bir insanoglu yaratimi olarak, cok eski tarihlere dayanir ve dunya capinda da, her turlu dini, tanrisal, ilahi v.s. inanista da cok yaygindir.

Mistik temelli uygulamalar, dusunce ve davranislar, mistik temelli varliklar v.s. insanoglunun tarihinden ve zihninden hic cikmamis ve cikmamaktadir. Bunlar uzerine, pitoreskler, tarihi yaratilan karakterler, filmler, kitaplar, dini ve ilahi orgutlenmeler, hatta yasamini buna adayanlar dunya cografi dagiliminda cok yaygindir. Kutsallik, ilahilik, yucelik, dokunulmazlik, belirsizlik, sirlik, gizemlilik v.s. temelini teskil eder.

Yoga, meditasyon v.s. temelli ogreti ve uygulamalar da mistisizmin bir parcasidir.

Basta belirttigim gibi, bu konu ne bilimin konusudur, ne de bilimseldir. Fakat insanoglu, bu konu ile her yonlu cikar, iktidar, guc ve teslimiyet, otorite saglamaktadir. Bu konudaki duygu ve dusunceler, somuru ve istismar olarak, kisilere milyarlar kazandirmaktadir.

Oyuzden konu bilimsel bir gozlem olarak; insanoglu uzerindeki her turlu olumsuz etkisiyle ortaya konabilir ve insanogluna yarattigi her turlu numenal ve psikolojik sorunlar ortaya konabilir.

Konu mistik olarak lanse edilen varliklarin varligi/yoklugu veya mistisizme inanmak/inanmamak degil; insanoglunun tarihler boyu suren bu insandisi ve yerine gore insanlikdisi sistem, uygulama ve davranislarini,mistisizmi yasam yonlendiricisi haline getirmelerini iyi algilamak, analiz etmek, sorgulamak ve insanoglunun her turlu insani dusunce ve davranisini onlemekle kalmayip, yasamini da elinden alan veya baska bir degere teslim eden bu olgu, bulgu ve kurgunun insanoglu turu ve birine, getirdigi her turlu ufuk darligini, tikanikligini ve psikolojik etkilerini iyi etud etmek gerekir.

Mistisizm, sonucta ya bilerek, ya da bilincinde olmayarak kisiyi insandisi bir guce teslim etme ve bir cesit tanrisina ulastirma yontemi olarak taraftar bulur. Yalniz buradaki tanrisal zihniyet, kitaplasmis ve rehberi olan bir zihniyetten ziyade, kisinin kendi kendisini, kisisel olarak bagladigi bir tanrisal ulastirimdir.

Ayrica mistisizmin, her turlu ve orgutlu, kitapli sekilli dini uygulama ve inanislarin, her turlu tanrilastirmanin ve bir cesit kisinin kendi algisina gore tanri ile butunlesmesinin, ya datanrisina ulasmasinin da bir yolu olarak algilanir.

Anadolu'muzda da, mistisizm; tarihlerdir varligini kilik ve icerik degistirerek surdurmektedir.

Monizm, haniflik, vahdet-i vucud, varolus, Budha, ve Anadolu tarihinden gelen kulturdeki gunumuzun ve gecmis mistik orgutlenme, tarihi karakter ve isimlendirmeleri de oldukca yogundur. Bunlarin basinda Mevlana, Pir Sultan Abdal gelir. Tum efsaneler, mitolojik masallar v.s. de konumuza dahildir.

Cinlerin, perilerin, buyunun, melegin, seytanin, inegin ekmegin kutsalliginin v.s. olarak ta bunyesine alan mistisizm, kisaca bilinemezlik/gizem/sir genis bir konudur.

Bilhassa bu konuda, konuya disaridan bakabilecek ve notr algi temelinde bu konuyu, icinde yer almadan olumlu/olumsuz bir degerlendirmeye tabi tutmadan, sadece ne oldugunu, ne algiladigini, ya da yasadigi deneyimi, bildiklerini dile getirecek ve bu konuyu bir bilgi, birikim, gozlem v.s. alis-verisine tasiyabilecek dusunceleri olan site yazar arkadaslarin, gorus, dusunce ve yorumlariyla, konuyu detaya tasimaya ve masaya yatirmaya cagiriyorum.

Parapsikoloji, altinci his, tarot, astroloji her turlu fal, medyumluk v.s. de konumuz dahilindedir.
allah aşkına saçmalamayı bırak artık,
bıktın usandırdım...


 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesajlar
Hyloteizm-Tek madde Tanriciligi evrensel-insan Felsefe Akımları 1 07.04.15 21:27
yampirilik nedir ? 5N1K Y Harfinden Nedir? Başlıkları 0 03.01.12 05:25
mütevazin nedir ? 5N1K M Harfinden Nedir? Başlıkları 0 31.12.11 07:59
gün balığı nedir ? 5N1K G Harfinden Nedir? Başlıkları 0 28.12.11 08:34
ağız yapmak nedir ? 5N1K A Harfinden Nedir? Başlıkları 0 16.12.11 23:26

Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:35.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2018 DragonByte Technologies Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz