2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Enis Batur

  1. #1
    kalliope - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Aralık 2008
    Mesajlar
    737

    Standart Enis Batur

    BEŞ GÜL

    Sizin için tuttum beş gül getirdim Sevgili,
    durup dururken beş kırmızı gül getirdim, kan.
    Beş beyaz gül süt, beş sarı gül altın yaprak,
    tuttum beş pembe gül getirdim Sevgili, tan.

    Başka bir el koparmış onları, benim elim
    bunca korkak: Bir dikmeyi bilirim. bir de
    dokunmayı: Tepeden tırnağa teniniz yangın
    beldem, sizin için beş siyah gül parmaklarım.

    Kömür. Toprak, temas, sahi bir de ak kağıt,
    seçtiğim kelimelerin arasında nedense mağrur,
    ilerlerim karda bıraktığım izler birer ağıt,
    ayırdım dikenleri: Sizin için bu beş arı gül.


    ÇİFT

    Pus, sis, alaca
    bir tesbih saatler,
    çeviriyorum.
    Bir düğme açıyorum yakamda,
    bir başka düğme kapanıyor,
    çıkıp yürüyorum
    nisandan nisana doğru.

    Düşüyor işte dilimdeki tetik
    ve havaya çiziyorum
    sesleri, sessiz harfleri
    bomboş bir çiviyle.
    Bir düğme açıyorum yakamdan,
    bir düğme daha açıyorum:
    Tutup kökünden söndürdüğüm
    geceye fırlıyor
    apansız
    bir kuş sürüsü.

    Kedimin gözleri
    gecemi aydınlatıyor.


    YUNUS

    Beş duyunun ucuna doğru, sonunda
    kavuştu mıknatıs.
    Dip derin bir
    perde çektiler, birlikte
    suyu ve karanlığı susturdular,
    herşeyin bittiği, herşeyin başladığı
    anda konuştular, biri gözünde kor
    ışık, öteki kuyudan bir ses :
    "Bir ben var bende, şimdi senden içeri"

    Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız.(Konfüçyüs)

  2. #2
    kalliope - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Aralık 2008
    Mesajlar
    737

    Standart

    ORTAK BİR IŞIK

    Bekledik, gelmediler. Açtık
    pencereleri, kulak kesildik seslere
    gündüz ve gece, taradık tek tek
    istasyona inen yorgun yüzleri,
    ufuktaki lekelere ayarladık dürbünü:
    Bekledik, kırık, gelmeyeceklerini
    anladıktan sonra bile.

    Görkemli geçmedi günler burada:
    Sıradan, sade, dingin anlar kovaladı
    sıradan, sade, kekre anları: Yoktu
    büyük fırtınalar öyle, büyük büyüler
    kurulup çözülmedi bu yaz: Her zamanki
    nedensiz hüzünler, çocukların şaşkın
    falı, biraz tatilde kasaba sosyalojisi,
    biraz başi boş konuşmayla döndü takvimler.
    Gözümüz yoldaydı gelmediler.

    Odalara çekilip şiir okuduk
    içimizden: Seferis ve Montale,
    Akdeniz dolu dizeler, hepsi genizden.
    Durup dururken yürüyüşe çıktık
    akşamları, durup dururken sustuk
    yakalamıs gibi seyrek bir anlamı,
    dağ köylerine çıkıp bir gün
    öyküsünü dinledik süngerci
    oğulların, unutulmus bir kadınla
    konuştuk bir başka gün, tansıklar
    izledi birbirini sonra: Bir atmacaya
    baktık uzun uzun avının gözünden,
    sağanak indirdik kavruk mevsimin
    ortasına, bir yangını söndürürken
    bir başkasını başlattık: Durup
    dururken gelebilirdiniz, bekledik.

    Hazırdı sofra: Semizotu ve sarımsak,
    elimizle topladığımız kekik, incir,
    nane: Hazırdık sürdürmeye telaşı
    ve coşkuyu bıraktığımız yerden.
    Geçmişin nasıl geçtiğini, nasıl
    geleceğini geleceğin soracaktık.
    Dinmezdi ağrı üstüne gitmedikçe,
    açılmazdı bu koyu sis
    tutmadıkça kökünden ortak bir ışığı,
    içinde olacaktık içimizdeki korkunun:
    Bekledik gelmediniz.

    Eksikti önemli bir şey, başladığında
    dönüş, bavulu kapatamadık. Döndük
    odalara baktık yeniden, aradık
    taslık ve hayatta: Neydi yitirdiğimiz
    anlayamadik. Yarım bir duyguydu belki,
    belki sürüp giden bir gündüşü,
    kendimizde beslenmiş,
    ötekinde sönmüş bir ateşti belki de,
    eşiğine dayanıp göremediğimiz:
    Bekledik, gelseydiniz.


    KAYNAK MESELİ

    Ağacı derisinden sıyırıyorum.
    Bir iklim gelgiti içinde gelişiyor
    günün çıbanı: Kor siyahın bünyesinde
    çoğalıyor meşin derin deri izi.

    Bu neşeyle kanı denetleyen
    yaşlı çocuk umutsuzluğa çiziyor
    etin eksenini.
    Coşuyor, ürküyor belki, usulca
    yayılıyor ateşin, yalımın katsayısında.

    Soruyor:
    Gneşin sızdığı çatlakta mı ışık?

    Başka bir kaynak mı
    yarımadadan suya doğru
    başınabuyruk?

    Bilinmeyen onuruyla karşılaşıyorum
    keskin anların. Tenha gün
    gecenin girdabından
    açılan pencerede patlıyor.

    Ağrı taşıyorum uslu ve usta,
    büyüyor, taşıyorum
    göksel iliğinden kırmızının.


    GÖNDERİ MESAJI

    Seyrek başdaşlar,
    hayatta ve / ya tefekkürde (âdemoğlu şiirde yalnızdır) :
    Krisis bir sözcük değil.
    Birinin içinde bir başkasını hem de birinden ötürü başkasını yaşıyoruz.
    Bir değerler bunalımı, çünkü
    bir yalpalanma içinde çalkalanan şu yarımadanın,
    eninde sonunda,
    Kakania'dan uzun uzadıya farkı kalmamıştır.

    Bütün elimizde kalan:
    Uçuşu sürdürürken korunmak:
    Korunuyorum, öyleyse varım, olacak mıyım?


    KIRKİKİNDİLER


    "Bu sarı, tok tütünü senin için
    ayırdım: senin için soydum
    domatesin kabuğunu, senin için
    dildim, tuzladım."

    "Senin için perdaha çektim içimdeki
    hayvanı; gövdemi yaya, burguya
    aldım senin için. Bu koku, bu kor,
    bu gemsiz istek senin açlığın için."

    "Toprak suya doydu bu yıl, ben sana
    daha doyamadım," diye sürdürüyor
    kadın, içinden. "Yüzündeki gururlu
    umutsuzlukla içimdeki doludizgin
    kısrağa katıl."


    ULAK

    Yıldan yıla geçerken
    hikâyeler topladım evlerde,
    çıkından çıkına doldum taşırdım
    hiçbir yere sığmayan
    ölüm dirim haberlerini,
    çıkamadığım yokuşları
    bağışlıyorum giremediğim
    çıkmazları : Doydum
    gezdiğim caddelerde
    kovandan kovana delik deşik
    götürdüğüm uğultulara.
    Bir kül ki boşuna : Ben
    unutsam, kimse hatırlamaz.

    Belki de yenilenmeli ağaçlar.
    Boyalar devşirilmeli
    mevsimin yapraklarından,
    haşarı erguvandan.
    Yepyeni fırçalar alınmalı çarşıdan,
    insan eliyle germeli bezi tahtaya :
    Herkes kendine görülmemiş
    bir düş aramalı.

    Sen, penceredeki suskun kadın :
    Hayatımda ol, kal, öl, istiyorum.


    Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız.(Konfüçyüs)

Members who have read this thread : 0

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0