5 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Dostoyevski 'ye ait özlü sözler

  1. #1
    mavimor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Ayvalık
    Yaş
    32
    Mesajlar
    1.421

    Standart Dostoyevski 'ye ait özlü sözler

    "Kelle kesildikten sonra saçların ardından ağlanırmı."
    Söz uçar, yazı kalır...

  2. #2

    Üyelik tarihi
    07 Haziran 2009
    Mesajlar
    4

    Standart

    “Her insan herkes karşısında her şeyden sorumludur.”

  3. #3
    ayşenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    25 Ağustos 2010
    Yer
    ankara
    Yaş
    19
    Mesajlar
    243

    Standart

    İSYAN

    "-Başına geleni kavrayamayacak kadar küçük yaratık, o murdar , karanlık, soğuk yerde, ufacık eliyle sızlayan göğsünü yumruklayarak gözyaşları döküyor, Tanrı'sına onu koruması için yalvarıyordu.Bu anlamsızlığa akıl erdirebiliyor musun sen dostum, kardeşim, dindar rahip adayı? Bu saçmalığın ne lüzumu var, dünyada varlığının sebebi ne? Bu olmasa insan, iyilikle kötülüğü ayırt edemeyeceği için yaşayamazmış derler. Bu kadar pahalıya mal olan iyilikle kötülüğün canı cehenneme! Bir yavrunun, Tanrı'sına döktüğü gözyaşları dünyanın bütün bilgisine bedeldir.Büyüklerin ıstırabnı hesaba katmıyorum; onlar elma yemişler-cehenneme kadar yolları var-fakat bunlar, bunlar!...


    Yerin kabuktan göbeğe emdiği öbür insan gözyaşlarından bahsetmiyorum, konumu bile bile daralttım.Bir tahtakurusundan başka bir şey değilim. Aczimi açığa vuruyor, her şeyin neden böyle olduğunu zerre kadar anlamadığımı, olduğu gibi söylüyorum.

    Benim zavallı, ölümlü , Öklit çerçeveli aklımla bildiğim sadece şunlardırünyada ıstırap var ama suçlular yok.Her şey bir zincirin halkası halinde tam bir basitlik ve sadelikle geçip gidiyor ve sonunda dengeye varıyor.Bu sadece öklit çerçevesinde hezeyandır, biliyorum, bunun üzerine hayatımı kuramam ben!Suçlular bulunmamış, her şey düz, basit bir zincirlemeden ibaret olmuş, benim de bunlardan haberim varmış da ne olmuş! Ben eden bulur mantığının peşindeyim.


    Hayatta işlediğim suçların, çektiğim acıların gelecekte, bilmem kim için ebedi ahenk hazırlığına gübrelik ettiğini görmek istemem.Çektiklerim bunu uğruna değildi.

    Ölümsüz ahengi sağlamak için ıstırap çekmemiz gerektiğini kabul edelim.Ama çocukların ne ilgisi var bunun, lütfen söyler misiniz bunu bana? Onların hayatta acı tatmak,ıstırap çekmek pahasına ahenk satın almalarına ne gerek var? Neden onlar da malzemeye girip , kimbilir kimin uğruna yarınki ahengin zeminini gübreliyorlar?İnsanlar arasındaki günah ve ceza konusundaki dayanışmayı anlıyorum, ama çocuklara uygulanamaz bu.Yok eğer babalarını günahlarında bunların da payı varsa , bu dünyamızın dışında bir gerçek olur.Bu kadarını aklıma sığdıramam.

    Geç olmadan kendimi çekmek, şu üstün ahenkten tamamen vazgeçmek niyetindeyim. O iğrenç yerde, öcü alınmamış gözyaşları döküp göğsünü yumruklayarak Tanrı'sına yalvaran yavrunun tek gözyaşına değmez bu üstün ahenk!Değmez çünkü çocuğun gözyaşları hesabı sorulmadan kalıyor.Karşılık olmalı aksi halde ilahi ahengin manasını kavramak mümkün değil.Ama neyle ödenebilir bunlar?Var mı böyle bir şey, bir öç mü sadece? Öcü ne yapayım ben, canavarlar cehenneme gidecekmiş; cehennem yaptıkları kötülükle mahvettikleri hayatı geri getirebilir mi? Sonra cehennemle ilahi ahenk nasıl bağdaşabilyor?

    Kimsenin ıstırap duymasını istediğim yok artık!Büyük af için bağrımı açmaya hazırım.

    Hayır, istemem ben ölümsüz ahengi, insanları sevdiğim için istemem.Haksız da olsam öcü alınmamış ıstıraplarımla, giderilmemiş hiddetimle kalmaya değişmem bunu.Zaten ahenge pek yüksek bir değer biçildi, bu değer kesemize göre değil.Bu yüzden ben bileti hemen geri veriyorum.Namuslu bir adamsam bunu bir an önce yapmam gerekir.Ben de yapıyorum işte.Tanrı'yı reddetmiyorum, sadece giriş biletini üstün saygılarımla geri veriyorum!"


    Dostoyevski- Karamazov Kardeşler
    kalp penceresinden günışığı sızdıkça
    şiiri tutuklayamaz hiçbir gardiyan

    murat menteş

  4. #4
    ayşenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    25 Ağustos 2010
    Yer
    ankara
    Yaş
    19
    Mesajlar
    243

    Standart

    Başkalarını yargılamaya hakkın yoktur...


    Çünkü bir insan, karşısındqa duran suçlu gibi, kendisinin de bir suçlu olduğu, ortadaki suçta belki en büyük payın kendisinin olduğu bilincine varmadan başkalarını yargılayamaz...


    Bunu anladıktan sonra yargıç olabilir ancak...


    Ne denli garip olursa olsun, gerçektir bu...


    Çünkü doğru bir insan olsaydım, karşımda duran suçlu belki de hiç olmayacaktı...
    kalp penceresinden günışığı sızdıkça
    şiiri tutuklayamaz hiçbir gardiyan

    murat menteş

  5. #5
    ayşenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    25 Ağustos 2010
    Yer
    ankara
    Yaş
    19
    Mesajlar
    243

    Standart

    “Ona öyle geliyordu ki; bu beş dakikada o kadar çok yaşam yaşayacaktı ki şimdilik ölümü düşünmeye hiç gerek yoktu.
    Adam öldürdü gerekçesiyle öldürmek, kıyanın kendisiyle bile oransız bir cezadır. Bir idamlığın öldürülmesi, bir katilin öldürülmesinden çok, çok daha korkunçtur. Katillerin öldürdüğü-maktul- bir ormanda ya da başka bir yerde boğazladığı adam, son an’a kadar kurtulacağını umut eder. Gırtlağı kesildikten sonra bile, insanın hala umut ettiği, kaçmaya çalıştığı, aman dilediği durumlar anlatılır. Oysa burada son umut, ölümü on kez daha katlanılır kılan umut, kesinlikle alınmıştır elinden. Burada, cezayı korkunç kılan yargı kararı ve ondan kurtulmanın olanaksız olduğu olgusudur, yeryüzünde bundan korkunç işkence yoktur, inanın bana.”

    F.M. Dostoyevski- Budala’dan bir kesit
    kalp penceresinden günışığı sızdıkça
    şiiri tutuklayamaz hiçbir gardiyan

    murat menteş

Members who have read this thread : 6

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0