Sayfa 1/2 12 SonSon
14 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Insanin Sudan Yaradilisi

  1. #1
    Phi
    Phi çevrimdışı
    Phi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Mayıs 2008
    Yer
    Kuzey Kutbu
    Mesajlar
    1.097

    Standart Insanin Sudan Yaradilisi

    Allah, her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üzerinde yürümekte, kimi iki ayağı üzerinde yürümekte, kimi de dört (ayağı) üzerinde yürümektedir. Allah, dilediğini yaratır. Hiç şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir. (Nur Suresi, 45)

    O inkar edenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer, birbiriyle bitişik iken, Biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı? (Enbiya Suresi, 30)

    Ve insanı bir sudan yaratıp onu, neseb ve sihriyyet (sahibi) kılan O'dur. Senin Rabbin güç yetirendir. (Furkan Suresi, 54)

    Canlıların ve insanın yaratılışı konusundaki ayetlere baktığımızda, bu yaratılışların mucizevi şekilde olduğunu açıkça görürüz. Bu mucizevi yaratılış şekillerinden biri, canlıların sudan yaratılmasıdır. Pek çok ayette açıkça ifade edilen bu bilgiye insanların ulaşmaları ise, yüzyıllar sonra mikroskobun icadı ile mümkün olmuştur.

    Bugün en temel ansiklopedilerde "Su, canlı maddenin en büyük öğesidir. Canlı organizmaların ağırlığının %50-90'ı sudur" ifadeleri yer almaktadır. Ayrıca bütün biyoloji kitaplarında bahsi geçen standart bir hayvan hücresinin sitoplazması (hücrenin temel maddesi) da %80 sudan oluşur. Sitoplazmanın analiz edilip bilimsel kayıtlara geçirilmesi, Kuran'ın indirilmesinden yüzyıllar sonra gerçekleşmiştir. Dolayısıyla bugün bilim dünyasının kabul ettiği bu gerçeğin Kuran'ın indirildiği dönemde bilinmesi kuşkusuz ki mümkün değildi. Ancak buna rağmen insanların keşfinden 14 yüzyıl önce Kuran'da bu bilgiye dikkat çekilmiştir.

    ÇAMURDAN YARATILIŞ

    Allah Kuran'da insanın yaratılışının mucizevi bir biçimde olduğunu haber verir. İlk insan, Allah'ın çamuru şekillendirip insan bedeni haline getirmesi ve ardından bu bedene ruh üflemesiyle yaratılmıştır:

    Hani Rabbin meleklere: "Gerçekten ben, çamurdan bir beşer yaratacağım" demişti. "Onu bir biçime sokup, ona ruhumdan üflediğim zaman siz onun için hemen secdeye kapanın." (Sad Suresi, 71-72)

    Şimdi onlara sor: Yaratılış bakımından onlar mı daha zorlu, yoksa Bizim yarattıklarımız mı? Doğrusu Biz onları, cıvık-yapışkan bir çamurdan yarattık. (Saffat Suresi, 11)

    Bugün insan dokuları incelendiğinde, yeryüzünde bulunan pek çok elementin insanın dokularında da bulunduğu ortaya çıkar. Canlı dokuların %95'i karbon (C), hidrojen , oksijen (O), nitrojen (N), fosfor (P) ve sülfür (S)'den oluşur ve canlı dokularda toplam 26 element bulunur. Kuran'ın bir başka ayetinde şöyle buyrulmaktadır:

    Andolsun, Biz insanı, süzme bir çamurdan yarattık. (Müminun Suresi, 12)

    Ayette "süzme" olarak çevrilen "sulale" kelimesi, "temsili örnek, öz, hulasa, esas" gibi anlamlara gelmektedir. Görüldüğü gibi Kuran'da 14 asır evvel bildirilenler, modern bilimin bize söylediklerini -insanın yaratılışındaki malzeme ile toprağın içerdiği temel elementlerin ortak olduğu gerçeğini- tasdik etmektedir.

    Aşağıda ortalama 70 kiloluk bir insanın vücudunda bulunan elementlerin dağılımı yer almaktadır.

    Biz bir kac tembel, vakt-i kerahet bir uykuya dalmisiz, bir lugat paralamalar, bir tuhaf ruyalar, tabire gelmez.

  2. #2
    telrunya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18 Kasım 2009
    Mesajlar
    559

    Standart

    Biyoloji canlı bilimidir. Bu nedenle yaratılış konusu farklı bir yerde olur diye düşünüyorum.
    Kendisine yakıştırılan bütün değerleri Hiç'e indiren bir yokluk!


    in vino veritas.


    non serviam.

  3. #3

    Üyelik tarihi
    21 Şubat 2010
    Yaş
    53
    Mesajlar
    304

    Standart

    Nisâ(*) Sûresinin 1 . Ayetinde Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da1 eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah üzerinizde bir gözetleyicidir.

    Bir tek nefisten yaratılan insanın elbetteki Zenci, Beyaz, Kızıl, Sarı, Kısa, uzun, cüce biçiminde gelişimleri insanın kafasını karma karışık ediyor, İnsanın Kuranda yaratılışı ile ilgili farklı farklı anlatımlar var incildede kan pıhtısı olarak belirtiliyor.
    Doğa içeriside oluşan canlı evrimini işlerken Biyoloji, bu oluşumun gökten inmediğini doğanın içerisinde oluşan güneş ışığınında katkıları ile şekillenen reaksiyonlardan bahsederken elbetteki, toprakla bitki ile taş ile diğer canlılar arasındaki elementer yapıda büyük farklılıklar olmayacaktır, Gen Mühendisliği Canlı ve Cansız farkında çok çok cüzzi kromozon farklılıkları ile ayrımları ortaya koymuştur.
    Oluşumda atmosfer dediğimiz gökyüzüde sonradan meydana çıkan bir yapılanmadır...
    Bilgi gömü gibidir,bulup çıkarmak için onu, emek ister....

  4. #4
    Phi
    Phi çevrimdışı
    Phi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Mayıs 2008
    Yer
    Kuzey Kutbu
    Mesajlar
    1.097

    Standart

    Alıntı turko29 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Nisâ(*) Sûresinin 1 . Ayetinde Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da1 eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah üzerinizde bir gözetleyicidir.

    Bir tek nefisten yaratılan insanın elbetteki Zenci, Beyaz, Kızıl, Sarı, Kısa, uzun, cüce biçiminde gelişimleri insanın kafasını karma karışık ediyor, İnsanın Kuranda yaratılışı ile ilgili farklı farklı anlatımlar var incildede kan pıhtısı olarak belirtiliyor.
    Doğa içeriside oluşan canlı evrimini işlerken Biyoloji, bu oluşumun gökten inmediğini doğanın içerisinde oluşan güneş ışığınında katkıları ile şekillenen reaksiyonlardan bahsederken elbetteki, toprakla bitki ile taş ile diğer canlılar arasındaki elementer yapıda büyük farklılıklar olmayacaktır, Gen Mühendisliği Canlı ve Cansız farkında çok çok cüzzi kromozon farklılıkları ile ayrımları ortaya koymuştur.
    Oluşumda atmosfer dediğimiz gökyüzüde sonradan meydana çıkan bir yapılanmadır...
    Sevgili turko29. Ben bilime karsi olan bir insan degilim. Aksine bilim okuyorum zaten hatta Kuran'dan daha cok okumuslugumda vardir yani. Siz hala insanlarin neden cuce zenci sari kumral esmer oldugunu arastirip bunun kuranda olmadigini savunup bilim bunu aciklar diyorsunuz. Birakin zenciyi kumrali esmeri her bir parmak izi, her bir dna yapisi insanda farkli farklidir. Bunu yaratan olmali. Bunu bu sekilde duzene sokan biri olmali. Yok diyenin, kendi kendine olmus diyenlerin cidden suphe edilecek yanlari vardir.

    Birde su gercek inanmayan birine ne dersen de birsey bulup inanmamak icin kendini kandirmaya devam edecektir. Sirf sizin icin iman eden bilim adamlarini yazdim. Acip okumanizi tavsiye ederim. Eger bilim bu kadar Allah'a karsi olsaydi o halde bilimde cigir acan bir suru bilim adami neden Allah'a iman ettilerde kendilerini ilah saymadilar? Newton, Einstesin, Gallie, Pascal, Paster, Willson vb... Hatta ve hatta hepsinin ortak bulustugu soz bilimi kurcaladikca o gucu (Allah)'i gorememek korluktur derken bile...
    Biz bir kac tembel, vakt-i kerahet bir uykuya dalmisiz, bir lugat paralamalar, bir tuhaf ruyalar, tabire gelmez.

  5. #5
    telrunya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18 Kasım 2009
    Mesajlar
    559

    Standart

    Alıntı Major Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Eger bilim bu kadar Allah'a karsi olsaydi o halde bilimde cigir acan bir suru bilim adami neden Allah'a iman ettilerde kendilerini ilah saymadilar? Newton, Einstesin, Gallie, Pascal, Paster, Willson vb... Hatta ve hatta hepsinin ortak bulustugu soz bilimi kurcaladikca o gucu (Allah)'i gorememek korluktur derken bile...

    Bilim Allaha karşı değildir. Bilimin nelere karşı olduğunu, neleri karşısına aldığı bilinmeden atılan her adım karanlık bir mağaranın içine körü körüne yürümek olur. Fakat dinlerin bilime karşı olduğu sık sık kendini gösterir. Bu nedenledir ki; Nicolaus Copernicus'in dünyanın Güneş etrafında döndüğünü bulması ölümünden yüzyıllar sonra kilise tarafından kabullenilmiştir. Dinlerin bilimi uğrattığı sekte örneğidir.!?
    Kendisine yakıştırılan bütün değerleri Hiç'e indiren bir yokluk!


    in vino veritas.


    non serviam.

  6. #6
    enkaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Ekim 2009
    Yaş
    29
    Mesajlar
    447

    Standart

    küçükken babaanneme sorardım, ya babaanne bu dereden su içilir mi? , o da derdi ki akan su yedi taşa vurdu mu mikrobu kırılır-temizlenir uşağum iç iç ...
    yıllar sonra okulda bir derste suyun barajlara gitmeden önce bu tip engellerle köpürtüldüğünü ve bünyesine oksijeni aldığını öğrendim. yani köyde de bu mantıkta suyun temizlendiğine inanılıyordu... akan ve taşlara vurarak köpüren su bu yüzden içilebilirdir köylerde...
    şimdi bilimi suya benzetsem, dini de küçük bentlere, şelalelere, kayalara benzetiyorum... çünkü bu şekilde köpürebiliyor su ve temizleniyor. engel dediğiniz nedir? doğada herşey bir diğer şeye engel olduğu için süreklilik sağlanmaz mı? ve engeller de bir şekilde aşılır, suyun aşamadığı bir engel var mıdır? ve eğer aşabiliyorsa karşılaştığı şey engel olmaktan çıkar... barajı doldur doldur taşıramazsa dahi su bu kez de buharlaşarak aşar barajı ve baraj(engel) tekrar engel olmaktan çıkar.

  7. #7
    Phi
    Phi çevrimdışı
    Phi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Mayıs 2008
    Yer
    Kuzey Kutbu
    Mesajlar
    1.097

    Standart

    Bilimde kendi sacmaliklari ile dinin daha saglam ogrenilmesine engel olmustur. Ayrica Kopernik papazdir. Donemin inanisina gore o tur bir seyi soylemesinin cezasi olumdur. Keza bu sebeple baspisikopoza mektup yazmistir ve bildirmistir de. Allah'in varligina birligine inanmak ayri, devletlerin yonetim sekilleri ayridir. Hallac-i Mansur zikir cekercen enel hak demistir. Seriat kanunlarina gore bu sirk kosmak ve cezasi olumdur. Zaten atin arkasina baglanarak, taslanarak oldurulmustur. Ama sen gelip Hallac-i Mansur'un muslumanligini Allah'a olan inancini enel hak dedi diye tartisamazsin. O donemin yonetim sekli ile alakalidir.

    Enkaz babaanne gelince uzuluyorum. Seni gercekten inanmayan biri olarak gorse kim bilir ne der. Karadeniz bolgesinde inanmayan bir insan tuhaf dogrusu. Ailenden sakladigini dusunuyorum bu inancsizligini.
    Biz bir kac tembel, vakt-i kerahet bir uykuya dalmisiz, bir lugat paralamalar, bir tuhaf ruyalar, tabire gelmez.

  8. #8
    telrunya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18 Kasım 2009
    Mesajlar
    559

    Standart

    Bilim = su
    Din = bentler, şelaleler, kayalar
    ...dediniz. Sizce bilimi mi temizliyor din? Yani din bilimin kullanılabilir, içilebilir hale gelmesini mi sağlıyor?

    Doğada birbirine engel olunmaz, zincir olunur.
    Kendisine yakıştırılan bütün değerleri Hiç'e indiren bir yokluk!


    in vino veritas.


    non serviam.

  9. #9
    enkaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Ekim 2009
    Yaş
    29
    Mesajlar
    447

    Standart

    major, yapma ne alakası var yahu,, çok iyi bir müslüman sayılamam ama inanan biriyim(herne kadar dini kuralları tam olaraka yerine getiremesemde). verdiğim örneği yanlış anladınız belki ben yanlış anlattım...
    Konu enkaz tarafından (15 Mart 2010 Saat 17:17 ) değiştirilmiştir.

  10. #10
    telrunya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18 Kasım 2009
    Mesajlar
    559

    Standart


    Yönetim şekliyle mi ilgili?? Körü körüne savunma bu olsa gerek. Devletin yönetim şekli nedir acaba? Madem ilk vikipedi sayfasından Kopernik'i öğrendik, devamını da öğrenelim. Neden yönetim şekli bilimi ve getirilerini öcü olarak görür? Acaba şu kiliseler, hahamlar, camiler vs kendi eksikliklerinden mi korkar? Yoksa bilim ve din bir arada yürüse daha sağlıklı olmaz mıydı?
    *Teokrasi ve gizli ya da aleni buna dayanan yönetimler birgün kendi sonunu kendisi getircektir.

    Ayrıca bilimin saçmalıklarını merak ettim doğrusu?
    Kendisine yakıştırılan bütün değerleri Hiç'e indiren bir yokluk!


    in vino veritas.


    non serviam.

Sayfa 1/2 12 SonSon

Members who have read this thread : 0

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0