Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Araştırmalar

Etiketlenen üyelerin listesi

Like Tree5Likes

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04.02.2018, 21:24   #1
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.484
Standart Psikopat Gen

Yüzlerce seri katilin beyin röntgenlerini inceleyen ünlü nörolog James Fallon ‘psikopat geni’ keşfetti. MAOA adı verilen genin, protein üretimini kontrol altına alarak davranışlara yön verdiği belirlendi.

Hayatını yüzlerce katil ve seri katilin beyinlerini taramaya adayan ve ‘psikopat beyni’ diye bir şeyin olup olmadığını araştıran ünlü nörolog James Fallon, sonunda insanda ‘psikopat geni’ olduğunu ortaya çıkardı. Psikopatların ve katillerin davranışlarını belirleyen tek bir etkenin olmadığını belirten Fallon, incelediği beyin röntgenlerinde ve DNA’larda MAOA adlı bir psikopat geni keşfetti. Bu genin şiddeti ve saldırganlığı tetiklediği belirlendi. Savaşcı olarak da bilinen genin protein üretimi kontrol ettiği öğrenildi. Kontrol altına alınan proteinin beyne gereken sinyali vermemesi üzerine kalp taşı, kan basıncı ve mutluluk hormununda düzensizliklerin yaşanmasına neden olduğu açıklandı.

Beyni doğrudan etkiliyor

Az protein üretimine neden olan genin, beyin kimyasını bozduğunu ve bunun sonucunda insanı şiddet içerikli davranışlara yönelttiği belirlendi. James “Psikopat gene sahip kişilerde genelikle düzensiz uykuya ve şiddete meyilli oldukları görülür” dedi. Acımasız insanlarının beyinlerini yıllarca inceleyen nörolog Fallon, kendi beynini de 2005’te inceliyor ve kendinde de bir ‘psikopat gen’ buluyor. "İçimdeki Psikopat: Beynin Karanlık Tarafına Yolculuk" adlı bir kitap çıkartan Fallon, insanın içindeki farklı ‘ben’e yolculuk yaparak psikopatlığı gösteriyor.

- Alıntı -

Geçenlerde bir seri katil hakkında belgesel tarzında bir film izledim. Uzun yıllardır yakalanamayan ve yaptığı tüm kötülüklerin bedelini ödemeden yaşamına devam eden bu katil, tahmin ettiğimizden çok daha fazla zeki çünkü hem o kadar cinayet işliyor, hem de iz bırakmıyor.

Katillerin beyninin normal insanlardan çok farklı işlediği bilinir fakat genlere bağlı olarak katil doğmak da, yaşam planının bu dünyaya gelmeden önce oluşturulduğu konusunda iddialarımı doğruluyor, ya görevli ya da yaşam planı geçmiş deneyimlerine göre bu şekilde işleyecek olmalı.

Seri katillerin normal bir insana dönüştürülmesi için hapishanelerde değil, tedavi merkezlerinde tutulması gerekiyor. Beynin işleyişini etkileyen bu gen ile mücadele nasıl olur, bilemiyorum fakat tüm insanlara mutlaka bir "Gen Taraması-Genetik Taraması" yapılması mı gerekiyor acaba, diye düşünmeye başladım ve böylece olası cinayetler, belki de daha başlamadan önlenebilir. Bu başarının elde edilmesi özgür iradenin, o kişiler için devreye girebileceği anlamına gelir. Katil doğmak ama katil olmadan yaşamak. Özgür irade; hayatımızdaki olası seçimleri kapsıyor yani tamamen özgür değil gibi görünsek de, olaylar karşısında seçimlerimizi değiştirme şansımız var. Genlerine bağlı olarak katil doğan birisinin, uygulanacak tedavi sonrası öldürmemesi yani öldürmeyi seçmemesi, işte özgür iradenin varlığını gösterir. Hayat planımız ne olursa olsun, koşullara bağlı seçim hakkımız vardır. Kukla gibi gelmiş, baştan rolümüz yazılmış ve oynayıp, gidiyoruz mantığı yanlıştır.

Filmi merak edenler için;
Poughkeepsie Kasetleri - The Poughkeepsie Tapes 2007

2001 yılında New York Poughkeepsie'de yanmış cesetler bulunur ve tüm bu cesetlerin bir malikanede öldürüldüğü ortaya çıkar, evin içinde arama yapıldığında ise daha 800 adet daha cinayet kaseti bulunur. Yıllar süren araştırmalara rağmen ise katil bulunamamıştır.


_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno

Konu Lefty tarafından (04.02.2018 Saat 21:26 ) değiştirilmiştir.
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 04.02.2018, 23:26   #2
 gerçeği arıyan adam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2018
Nereden:
Mesajlar: 126
Standart

haaahh şöyle alıntı yapta anlıyalım. zaten senin yazılarını okuyorumda. % 65 şi alıntı .. alıntı yapmıyarak kendin yazmış gibi gösterdiğin yazdığın yazıları analız ettım.
en azından alıntı olarak belirt. bu örneklemede olduğu gibi. zaten seni çok iyi tanıdım. çok iyi birisin ama kafan sadece ayetlere çalışıyor.buda gayet dogaldır. çünkü seni araştırdım. imam hatip lisesi mezunu olduğunu ögrendım. üniversiteyi okudun yeri bilmiyorum. ama oldukça düşük bir seviyeyele bitirdiğin anlaşılıyor. ama bu önemli değil. iyi birisin asıl önemli olan bu. seni eleştirmek için yazmadım. yanlış anlama ama imama hatip mezunusun ama ayetleri senden daha iyi biliyorum kabul et artık.. ayetler ve islam dışında yazdıklarının % 90 sının alıntı olduğunu düşünüyorum. hatta çok fazla belli oluyor alıntı olduğu senın yazılarınla alıntıyı karşılaştırdım. ve analiz ettım. sonuc. bazı yazılarında alıntı var ama yazmıyorsun.
çok ilginç müslümansın ama biyolojıden alıntı yapıyorsun genelde biyolojı ateistlerin en büyük silahıdır islama karşı..



Konu gerçeği arıyan adam tarafından (04.02.2018 Saat 23:31 ) değiştirilmiştir.
gerçeği arıyan adam isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 05.02.2018, 01:00   #3
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.484
Standart

gerçeği arıyan adam Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
haaahh şöyle alıntı yapta anlıyalım. zaten senin yazılarını okuyorumda. % 65 şi alıntı .. alıntı yapmıyarak kendin yazmış gibi gösterdiğin yazdığın yazıları analız ettım.
en azından alıntı olarak belirt. bu örneklemede olduğu gibi. zaten seni çok iyi tanıdım. çok iyi birisin ama kafan sadece ayetlere çalışıyor.buda gayet dogaldır. çünkü seni araştırdım. imam hatip lisesi mezunu olduğunu ögrendım. üniversiteyi okudun yeri bilmiyorum. ama oldukça düşük bir seviyeyele bitirdiğin anlaşılıyor. ama bu önemli değil. iyi birisin asıl önemli olan bu. seni eleştirmek için yazmadım. yanlış anlama ama imama hatip mezunusun ama ayetleri senden daha iyi biliyorum kabul et artık.. ayetler ve islam dışında yazdıklarının % 90 sının alıntı olduğunu düşünüyorum. hatta çok fazla belli oluyor alıntı olduğu senın yazılarınla alıntıyı karşılaştırdım. ve analiz ettım. sonuc. bazı yazılarında alıntı var ama yazmıyorsun.
çok ilginç müslümansın ama biyolojıden alıntı yapıyorsun genelde biyolojı ateistlerin en büyük silahıdır islama karşı..
İmam hatip lisesi mi? Yine hayal mi görmeye başladın? Beni kimden ve nasıl araştıracaksın ki, hiç kimse beni tanımaz ve hakkımda da bilgi aktaramaz. Alıntı yaptığımda yazıyorum zaten ve ne analizi yapacaksın sen, otur da kendini analiz et.

Dinlerin batıni kısmı ile ilgileniyorum yani hakiki manası ile, senin gibi ayet cımbızlayan birisi anlayamaz.

Biyoloji ya da bilim konularına karşı bir tavrım yok çünkü aklın yolu birdir, bilim ile dini karşılaştırmak bile anlamsızdır çünkü ikisi çok farklı noktadalar. Mesele inançlı olmak ya da olmamak değil, hakikati aramak fakat sen, sabit fikirli olduğun için hep yerinde sayıp duracaksın. Şu diline doladığın Aristo'nun mantığını doğru öğrensen, o bile yetecek ama bunun için önce akıl gerekiyor, o da maalesef sonradan edinilemiyor.


_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 05.02.2018, 01:15   #4
 gerçeği arıyan adam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2018
Nereden:
Mesajlar: 126
Standart

Biyoloji ya da bilim konularına karşı bir tavrım yok çünkü aklın yolu birdir, bilim ile dini karşılaştırmak bile anlamsızdır çünkü ikisi çok farklı noktadalar. Mesele inançlı olmak ya da olmamak değil, hakikati aramak fakat sen, sabit fikirli olduğun için hep yerinde sayıp duracaksın. Şu diline doladığın Aristo'nun mantığını doğru öğrensen, o bile yetecek ama bunun için önce akıl gerekiyor, o da maalesef sonradan edinilemiyor.[/QUOTE]

aç google yaz aristonun mantıgı de arastır bu çıkar.
aristonun mantığını 15 yasındaki ateistler bile.. ögrenmış ama sen hala anlıyamamışsın. bravo. yoksa ben ezbere biliyorum. hatta bu ezbere arge yapma kapasitesıne sahibim. analız yapmakta ustayımdır.. senın gibi alıntı hastalıgı yok bende..
ben sadece senın zeka seviyene göre basite indirgedim o kadar.
kuşlar uçar tavuk kustur. o halde tavuklar uçarmış
aristonun mantıgına göre dünyada herşey sabitttir tıpkı senın gibi hiç bir sey değişmezmış evren sabitttir. bütün canlıllar şimdi oldukları giib yaratılmışlar hiç değişmemışler. der arıstocuk en uçtakı tanrı bile sabıtttır. değişmez. ölümde sabittir. ölümde değişmez.
tırtık tırtıldır kelebekte kelebek

biyolojıye karşısın demedım zaten. biyolojı sana karşı çünkü ateistler bu argümanı çoktan sahiplendiler. sen müslümansın. bir ateistle biyolojı kavramını tartışamazsın. yerle bir olursun. ateist seni biyolojı niyetine su gibi içer..



Konu gerçeği arıyan adam tarafından (05.02.2018 Saat 01:19 ) değiştirilmiştir.
gerçeği arıyan adam isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 05.02.2018, 01:19   #5
 ihaveanidea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2017
Nereden:
Mesajlar: 764
Standart

Tebrik ederim bilgilendirici bir yazı olmuş.


Fakat görüşünüze şu yönden ekleme yapmak isterim:


Yazınızda katilliğin sadece bir gen tarafından kontrol edildiğini belirtmişsiniz.Mantıklıdır,zira yazınız da bunun üzerine.


Ancak gerçekten bu durum var olsa bile insan davranışlarını mekanikleştirip determinist bir tavırla beyin ve vücutta gerçekleşen birtakım olaylara bağlamak yanlış değildir fakat yetersizdir.


Olsa olsa bebeklik ya da çocukluk çağında gerçekleşen bazı travmatik olaylar nevrotik süreçte zihin evriminin gelişimini olumsuz etkileyip,sürecin olağan seyirinden farklı olarak gelişim göstermesi ve bunun sonucunda kansere benzer "psikopatlaşmış bilinç" gözlenebilir.


Yani davranışsal anlamda kendine yer bulan katillik,genden ziyade bir aksaklık ve aksaklığın da ileride etkileşimde bulunulan kişilerle ciddi temas sonucu empoze edilmesiyle gözlemlenebilir en fazla.


Yine de en doğru ve mantıksal yaklaşımı bilim adamları eleştirilerimize sunacaklardır.


_______________________
Sadece bir kez yaşarsın.O halde her gün Toblerone ye!
ihaveanidea isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 05.02.2018, 01:54   #6
 gerçeği arıyan adam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2018
Nereden:
Mesajlar: 126
Standart

psikopatlaşmış gen biyolojının olmazsa olmazıdır. ama bana göre tanrısal bir kavramdır. ben farklı bir örnekle süslendiricem.
biyolojıde down sendromu hastalıgı aslında 46 kromozom yerine 47 kromozom oluşmasından kaynaklanır. işin ilginç yanı anne ve baba saglıklı ama cocukları 47 kromozom yanı down sendromu olur.
peki? bu nasıl olur. dow naslında genetık bir farklılıktır. biz buna tıbben bir hastalık diyememeyız. adı bellıdır genetık bozukluk zeka geriliği peki? bu nasıl? olur. anne ve baba eşleşmesınde Bu durumun sebebi, döllenme öncesinde veya sırasındaki hücre bölünmesinde ortaya çıkan sperm veya yumurta hücresinde ekstra bir kopya kromozomdur. yani biz buna tıpta hayali kromozm yanı kopya kromzom. derız.
şimdi bu örnegi niye? verdım. zekı kız verdıgın psıkopat genı ile down senromu arasındaki tek fark biri 46 kromozomlu zekı insan digerıde 47 kromozomlu geri zekalı insan.
şimdi proteinsel bazda bunu tetıklyende tanrı hayalı hücreleri tetikleyende yine aynı tanrı. şimdi sana soruyorum. tanrının verdıgı kötülük genını bir insana yüklemek doğrumudur? o insanı yargılamak aynı zamanda tanrıyı!! yargılamak değilmidir???



Konu gerçeği arıyan adam tarafından (05.02.2018 Saat 01:56 ) değiştirilmiştir.
gerçeği arıyan adam isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 05.02.2018, 09:39   #7
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.484
Standart

ihaveanidea Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Tebrik ederim bilgilendirici bir yazı olmuş.
Fakat görüşünüze şu yönden ekleme yapmak isterim:
Yazınızda katilliğin sadece bir gen tarafından kontrol edildiğini belirtmişsiniz.Mantıklıdır,zira yazınız da bunun üzerine.

Ancak gerçekten bu durum var olsa bile insan davranışlarını mekanikleştirip determinist bir tavırla beyin ve vücutta gerçekleşen birtakım olaylara bağlamak yanlış değildir fakat yetersizdir.

Olsa olsa bebeklik ya da çocukluk çağında gerçekleşen bazı travmatik olaylar nevrotik süreçte zihin evriminin gelişimini olumsuz etkileyip,sürecin olağan seyirinden farklı olarak gelişim göstermesi ve bunun sonucunda kansere benzer "psikopatlaşmış bilinç" gözlenebilir.

Yani davranışsal anlamda kendine yer bulan katillik,genden ziyade bir aksaklık ve aksaklığın da ileride etkileşimde bulunulan kişilerle ciddi temas sonucu empoze edilmesiyle gözlemlenebilir en fazla.

Yine de en doğru ve mantıksal yaklaşımı bilim adamları eleştirilerimize sunacaklardır.
Sadece genler etkili demek yeterli olmaz, nitekim araştırmayı yapan doktorda da aynı gen çıkmış fakat bu genin zamanla aktif hale gelmesini tetikleyen başka unsurlar var, yaşam koşulları ya da hormonlar gibi.
Katillerin geçmişi hep sorunludur, iyi bir aile ortamında yetişip de katil olan birisine çok nadir rastlanır fakat asıl mesele bu genin hangi koşullarda ve ne zaman aktif olacağının tam olarak kestirilemiyor olmasıdır.
Bazı insanlar çok uzun süre sakin bir hayat yaşar sonra birden büyük bir katliam ile haber olur, çevresi onun böyle bir şey yaptığına inanamaz, işte sebep bu gen olabilir. Tüm bunlar birer tahmin tabii ki bilimsel çevrelerin yapacağı araştırmalar ile netlik kazanacaktır.

gerçeği arıyan adam Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
psikopatlaşmış gen biyolojının olmazsa olmazıdır. ama bana göre tanrısal bir kavramdır. ben farklı bir örnekle süslendiricem.
biyolojıde down sendromu hastalıgı aslında 46 kromozom yerine 47 kromozom oluşmasından kaynaklanır. işin ilginç yanı anne ve baba saglıklı ama cocukları 47 kromozom yanı down sendromu olur.
peki? bu nasıl olur. dow naslında genetık bir farklılıktır. biz buna tıbben bir hastalık diyememeyız. adı bellıdır genetık bozukluk zeka geriliği peki? bu nasıl? olur. anne ve baba eşleşmesınde Bu durumun sebebi, döllenme öncesinde veya sırasındaki hücre bölünmesinde ortaya çıkan sperm veya yumurta hücresinde ekstra bir kopya kromozomdur. yani biz buna tıpta hayali kromozm yanı kopya kromzom. derız.
şimdi bu örnegi niye? verdım. zekı kız verdıgın psıkopat genı ile down senromu arasındaki tek fark biri 46 kromozomlu zekı insan digerıde 47 kromozomlu geri zekalı insan.
şimdi proteinsel bazda bunu tetıklyende tanrı hayalı hücreleri tetikleyende yine aynı tanrı. şimdi sana soruyorum. tanrının verdıgı kötülük genını bir insana yüklemek doğrumudur? o insanı yargılamak aynı zamanda tanrıyı!! yargılamak değilmidir???
Ne kadar anlatsak boş. Tanrı kötülük genini veriyor ama niye? Kişinin tekamül yolunda bu gene sahip olarak doğması gerekiyor, neden peki? Önceki yaşam planı ile alakalı olduğu gibi görevli de olabilir.
Senin bugün bu halde olmanın sebebi, Tanrı'nın suçu değil, bizzat kendi suçun, geçmiş yaşamından hangi yükleri getirdin Allah bilir, bu gidişle bu yaşamında da yüklenecek ve sonraki yaşamına aktaracaksın.

Hayat bu şekilde işliyor, akıntıya karşı kürek çekmek yerine yaşamını daha anlamlı kılmak için bir şeyler yapmaya çalış.


_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 06.02.2018, 16:14   #8
 M3CSL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2016
Nereden:
Mesajlar: 164
Standart

Güzel yazı
Küçük kötülükler büyük kötülükleri önlemek içindir, resmin tamamına odaklanmak gerekir, şehit neden verilir, vücütta neden mkroplar vardır, aşı neden yapılır araştırmak lazım.Hayatın olumsuzluğunu görmeden olumlu yanlarını anlayamayız


M3CSL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 20.02.2018, 20:10   #9
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.484
Standart

Görücüye gittiği evde katliam yaptı: 3 ölü, 4 yaralı
Balıkesir'in Havran ilçesinde 26 yaşındaki Ali Saral, ailesiyle birlikte kız istemeye gittikleri evi çıkan tartışmanın ardından av tüfeğiyle bastı. Saral'ın silahından çıkan saçmalarla 3 kişi öldü, 4 kişi de yaralandı. Zanlı Saral, olay yerinden ayrılmadan önce gerçekleştirdiği katliamı cep telefonu ile kaydederek sosyal medyada paylaştı.

Zanlı Ali Saral, gerçekleştirdiği saldırıdan sonra kan gölüne çevirdiği evden sosyal medyadan canlı yayın yaptı. Dehşet görüntüleri Facebook'tan canlı yayınlayarak anlatan Ali Saral, "Bu saatten sonra Hüseyin Beşeler Köyü'ndeyim son hali" dedi. Saral, son olarak "Oldu bitti kül oldu" yazılı ifadelerini paylaştı.

https://www.sabah.com.tr/yasam/2018/...3-olu-4-yarali

Haberde bahsi geçen kişi, 26 yaşına kadar normal bir yaşam sürüp, kız istemeye gittikleri evde katliam yapacak kadar ne yaşamış olabilir? Sosyal medyada canlı yayın yapması da, öfke patlaması ile oluşmuş bir katliam olmadığını göstermektedir.

Sosyal medyada katillere duyulan hayranlık da hiç anlaşılır bir durum değil ve kişilik bozukluğudur yani katil ile aynı kafaya sahip gizli katiller var ve her an ortaya çıkabilirler.

Bahsi geçen "gen" bu şahısta var mı yok mu, bakmaları gerekiyor çünkü çok dikkat çekici bir örnek.



_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 16.06.2018, 17:25   #10
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.484
Standart

PSİKOPAT BİR SİNİRBİLİMCİYLE BEYNİN KARANLIK TARAFINA YOLCULUK

James “Jim” Fallon, 1947 doğumlu Amerikalı sinirbilimcidir. California Üniversitesi, Irvine Tıp Fakültesi’nde psikiyatri ve insan davranışları profesörüdür. Araştırma alanları arasında yetişkin kök hücreleri, kimyasal nöroanatomi, yüksek beyin fonksiyonları ve beyin görüntüleme yer alır. Fallon, şizofreni, Parkinson hastalığı, Alzheimer hastalığı dâhil olmak üzere sinirbilimin çeşitli alanlarında önemli katkılarda bulunmuştur. Fakat onu diğer sinirbilimcilerden ayıran asıl olay, 2006 yılında beyninin karanlık bir tarafının olduğunu fark etmesi ile olmuştur. Dr. Fallon, 2006 yılında kendi beyninin bir taramasıyla karşılaştığında, psikopat katillerin beyin taramalarını inceliyordu. Beyninin duygusal bölgesinde gördüğü yapısal farklılık azımsanabilecek gibi değildi. Kendi beyin görüntüsü ile psikopat katillerin beyin görüntüleri birebir uyuşuyordu. Beyin görüntülerine eşlik eden genetik testler ve psikiyatrik testler sonucunda ailesinin ve arkadaşlarının yıllardır ısrar ettiği bir şeyi kabul etti: Fallon bir psikopattı.

Psikopati nedir?

Psikopati; kişinin başkalarına ve toplumsal kurallara saygı duyamadığı bir kişilik bozukluğu olarak tanımlanır. Psikopatinin en önemli özelliklerinden biri pozitif ve negatif duyguların yoksunluğudur. Kişi, karşısındaki ile empati kuramaz. Diğer özellikleri ise; benmerkezcilik, aldatıcılık, dürtüsellik, duyarsızlık, sorumsuzluk, sığ duygular, yetersiz davranış kontrolü ve anti-sosyal davranışlardır. Psikopatlar genellikle çekici kişiliğe sahiptirler ve bu çekiciliklerini başkalarını manipüle etmek için kullanırlar. Beyinlerinde endişe ile ilgili bölge tam gelişmediği için, hatalarından ders alamazlar, bu da onların sorumsuzca ve acımasızca davranmasına yol açar.

Türkçeye “İçimdeki Psikopat” adıyla çevrilen bir kitabı bulunan Dr. Fallon ile Bilim ve Ütopya okuyucuları için, Suç Bilimleri sayısına özel olarak, insan beyninin karanlık dehlizlerine doğru bir yolculuk yaptık. Keyifli okumalar.

Bilim ve Ütopya: Merhaba, bize biraz kendinizi tanıtır mısınız?

James Fallon: Hakkımda neler yazıldığını bilmiyorum ama aslına bakarsan sıradan bir insanım, sıradan bir çocukluk ve gençlik geçirdim. Barmen ve işçi olarak çalıştım. Lisede ve üniversitede sporla yoğun olarak ilgilendim. Futbol, güreş, kayak gibi pek çok spor yaptım. İlk defa kız arkadaşım olduğunda 12 yaşındaydım, aynı kızla 12 sene flört ettim. Hâlâ o 12 yaşındaki kızla sevgiliyim; evlendik, şimdi çocuklarımız ve torunlarımız var. Yani gördüğün üzere sıradan bir hayatım var. Çocukluğumdan bu yana hep bilim adamı olmak istedim, şimdi California Üniversitesi’nde profesörüm. Hayatım boyunca ne olmak istediğime veya kiminle evlenmek istediğime dair özel bir çaba harcamadım. Hepsi kendiliğinden, doğal olarak gelişti. Rahat bir çocukluk geçirdim diyebilirim, özel bir şey yoktu.

BÜ: Sizinle ilgili çok özel bir durum var aslında; hakkında kitap da yazdığınız psikopat beyniniz. Tam olarak ne zaman keşfettiniz bu durumu?

JF: İlginç bir durum değil mi? Anatomik ve genetik olarak ilk keşfetmem 2006 yılında oldu, üzerinde pek durduğum bir konu değildi aslında. Sonuçta ne bir suç kaydım vardı, ne de kötü bir insandım. Fakat benim için asıl şaşırtıcı olan karımın bu duruma şaşırmaması oldu. Beni hep “iyi huylu bir psikopat” diye değerlendirirdi. Karım beni “kontrol altına alınmış kötü bir adam” olarak nitelendirirken, annem ise “kontrolden çıkmış iyi bir adam” olarak niteliyordu. Her ikisinin ortak anlaştığı nokta ise psikopat özellikleri gösterdiğimdi. Evet, bu özellikleri gösteriyorum ama klinik bir psikopati vakası değilim, bu da beni sınırda psikopat yapıyor.

BÜ: Bu ikisi arasındaki farkı biraz anlatabilir misiniz?

JF: Hare listesine göre iki psikopatlığı tanımlamak için iki faktör vardır. Birinci faktör grubu daha çok narsistik kişilik bozukluğu ile ilgilidir. İkinci faktör (PCL-R 2a ve 2b) grubu ise güçlü anti sosyal kişilik bozukluğu, öfke, şiddet ve suç ile ilgilidir. Bu gruptakiler klinik psikopati vakalarını oluştururlar, ben bu gruba girmiyorum. Bu bağlamda benim için olumlu (prososyal) psikopat terimi kullanılabilir.


Prof. Dr. James FALLON
California Üniversitesi Irvine Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü

Söyleşi: Sinem SERAP
Yeditepe Üniversitesi Doktora Öğrencisi

Psikopat bir sinirbilimciyle beynin karanlık tarafına yolculuk | Bilim ve Ütopya


_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
gen, katil, katil geni, poughkeepsie kasetleri, psikopat, psikopat geni


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:49.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2018 DragonByte Technologies Ltd. Runs best on HiVelocity Hosting.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz