Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu Zurna.net

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Anketler

Etiketlenen üyelerin listesi

Like Tree11Likes

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22.10.2018, 17:26   #1
 Sindella - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2018
Nereden:
Mesajlar: 49
Standart Pragmatik Tarih Yazıcılığı

Eğitim müfredatındaki tarih, Öğretici (pragmatik) Tarih Yazıcılığı türünde yazıldı. Peki bu Pragmatik Tarih Yazıcılığıyla belli görüş ve ideolojiler çatısı altında yazılan tarih ne kadar güvenilir? İdeolojilere bağlı kalınarak yazılan tarihi belli düşünceleri olmayan beyinlere tamamen doğruymuş gibi empoze etmek ne kadar doğru?

Pragmatik Tarih Yazıcılığı için bilgilendirme:

“Pragmatik tarih yazıcılığının en belirgin özelliği, tarihte ün yapmış şahsiyetlere geniş yer verilmesi, bu kişilerin idealleştirilmesi, hatta adeta insanüstü varlıklar haline getirilmesidir.”

“Thukydides’in açtığı çığır, tarihi gerçekleri ortaya koymak hedefini güttüğü halde, örnek olmak prensibiyle de hareket ettiğinden, bunu benimseyen müelliflerin eserlerinde hep zaferler ve parlak olayların işlenmesine özen gösterilmiş, başarısızlıklar ve hayal kırıklıkları karşısında sessizlik tercih edilmiştir. Bu da öğretici tarzın en büyük zaafını teşkil etmiştir.”

“Geçmiş olaylardan ders almak, gelecekteki yolu doğru çizebilmek, okuyucuya ahlaki ve milli duygular aşılayabilmek maksadıyla yazılan bu tarz eserler, öğretici bir mahiyet arz ettiklerinden “öğretici” veya “pragmatik” denilen tarihçilik akımı içinde yer alırlar.”

Kaynak: Tarih - Vikipedi

Bu konuda bir örnek vermem gerekirse Türklerin İslamiyetle tanışması bize güzellikler ve toplumlar arası yüce bir empati şeklinde anlatıldı fakat bunun böyle olmadığı bariz. Talkan Katliamı, Curcan Katliamı gibi birçok katliam ve yaptırımların müfredatta olmaması ve halk tarafından bilinmemesi.
ihaveanidea, Lefty ve kahin bunu beğendiler.



Konu Sindella tarafından (22.10.2018 Saat 17:30 ) değiştirilmiştir.
Sindella isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 22.10.2018, 17:54   #2
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.337
Standart

Thukididis (Thukydides) önderliğinde başlatılan ve ilk şart olarak da gerçeğe sadık kalınması esas alınan bu akım, ne yazık ki zamanla abartılı anlatımlara dönüşmüştür çünkü amaç; insanlara şevk vermek ya da örnek almalarını sağlamak olduğu için, kötü detaylara değinilmemiştir. Bu da ciddi anlamda sorun yaratmaktadır.

Bazı kişisel gelişimciler de buna benzer anlatımlar ile insanları motive etmeye ya da hırslandırmaya çalışıyorlar ki mesela "The Secret" kitabı tamamen eksik bir anlatım içermektedir.
Sindella bunu beğendi.


_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno

Konu Lefty tarafından (22.10.2018 Saat 18:15 ) değiştirilmiştir.
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 22.10.2018, 21:39   #3
 ÜstünKişi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2018
Nereden:
Mesajlar: 435
Standart

Sindella Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Eğitim müfredatındaki tarih, Öğretici (pragmatik) Tarih Yazıcılığı türünde yazıldı. Peki bu Pragmatik Tarih Yazıcılığıyla belli görüş ve ideolojiler çatısı altında yazılan tarih ne kadar güvenilir? İdeolojilere bağlı kalınarak yazılan tarihi belli düşünceleri olmayan beyinlere tamamen doğruymuş gibi empoze etmek ne kadar doğru?

Pragmatik Tarih Yazıcılığı için bilgilendirme:

“Pragmatik tarih yazıcılığının en belirgin özelliği, tarihte ün yapmış şahsiyetlere geniş yer verilmesi, bu kişilerin idealleştirilmesi, hatta adeta insanüstü varlıklar haline getirilmesidir.”

“Thukydides’in açtığı çığır, tarihi gerçekleri ortaya koymak hedefini güttüğü halde, örnek olmak prensibiyle de hareket ettiğinden, bunu benimseyen müelliflerin eserlerinde hep zaferler ve parlak olayların işlenmesine özen gösterilmiş, başarısızlıklar ve hayal kırıklıkları karşısında sessizlik tercih edilmiştir. Bu da öğretici tarzın en büyük zaafını teşkil etmiştir.”

“Geçmiş olaylardan ders almak, gelecekteki yolu doğru çizebilmek, okuyucuya ahlaki ve milli duygular aşılayabilmek maksadıyla yazılan bu tarz eserler, öğretici bir mahiyet arz ettiklerinden “öğretici” veya “pragmatik” denilen tarihçilik akımı içinde yer alırlar.”

Kaynak: Tarih - Vikipedi

Bu konuda bir örnek vermem gerekirse Türklerin İslamiyetle tanışması bize güzellikler ve toplumlar arası yüce bir empati şeklinde anlatıldı fakat bunun böyle olmadığı bariz. Talkan Katliamı, Curcan Katliamı gibi birçok katliam ve yaptırımların müfredatta olmaması ve halk tarafından bilinmemesi.
Pragmatik tarih yazıcılığı, ülke yöneticileri ve toplum yönlendiricileri için, fazlasıyla güvenilirdir; çünkü, halkları kültür, kültürün bir kısmını ise tarih yönetir. Tarih yönetilebiliyorsa kültür, kültür yönetilebiliyorsa toplum yönetilebilir.
Lefty ve Sindella bunu beğendiler.


_______________________
Her şeyin varlığı benim varlığıma bağldır, ben var olmazsam hiç bir şey var olmaz.
ÜstünKişi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 22.10.2018, 22:24   #4
ls2
 ls2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 2.563
Standart

Sindella Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Eğitim müfredatındaki tarih, Öğretici (pragmatik) Tarih Yazıcılığı türünde yazıldı. Peki bu Pragmatik Tarih Yazıcılığıyla belli görüş ve ideolojiler çatısı altında yazılan tarih ne kadar güvenilir? İdeolojilere bağlı kalınarak yazılan tarihi belli düşünceleri olmayan beyinlere tamamen doğruymuş gibi empoze etmek ne kadar doğru?
Bilimle,akılla veya objektif bakış açısı ile budunlar ve dolayısı ile devlet kurulamaz. efsanelerle mitlerle kurulur. bugunkü dünya şartlarında bu böyle olmak zorunda. dolayısı ile yapılan doğru. çocuklara birçok şeyi böyle anlatmak zorundayız..


_______________________
Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur. Tolstoy
ls2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 23.10.2018, 03:32   #5
 Sindella - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2018
Nereden:
Mesajlar: 49
Standart

ls2 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bilimle,akılla veya objektif bakış açısı ile budunlar ve dolayısı ile devlet kurulamaz. efsanelerle mitlerle kurulur. bugunkü dünya şartlarında bu böyle olmak zorunda. dolayısı ile yapılan doğru. çocuklara birçok şeyi böyle anlatmak zorundayız..
Bilim ve akıl, toplumları birleştiren geniş bir paydaya sahip olabilir. Hümanizm altında birleşmiş toplumlar, bilim ve akılı esas alabilir diyebiliriz. Günümüzde bilim ve aklı esas alarak yönetilen ülkeler var, ateist oranları çok yüksek olan ülkeler. Bu ülkelerde milliyetçilik oranları da yüksek değil. Bu da güçlü toplumların mit ve efsanelere dayanması gerekmediğini gösteriyor. Bu görüşünüze katılmıyorum.

Devletin efsane ve mitlere dayalı olması gerektiğini söylemişsiniz fakat efsane ve mitlere dayalı bir toplumdan akılcı bir tutum beklemek ne kadar doğru? Bu tür toplumlarda eleştirel düşünen insanlar efsane ve mitleri reddettiklerinde devletin temellerini sarsmış olacağından bu insanlar o toplum tarafından engellenecektir. Din üzerine kurulu uygarlıkların da sonunun nasıl olduğunu tarihte birçok yerde görebiliyoruz.

Farklı bir noktadan bakalım. Akılcı toplumlar genelde federalleşmeye gider. Olabildiğince özgürleşmek isterler ve bu da devlet kavramının güç kaybetmesine neden olur. Anarşizm bir ütopyadır. Herkesin özgür iradesiyle hiçbir baskı altında kalmadan doğru karar vermesini düşler. Akılcı toplumlar da bu ütopyaya doğru ilerler. Yani akılcı toplumlar ütopyaya daha yakın toplumlardır.

Eğitim konusunda, kendi düşünce yapısını oluşturabilecek ve sorgulayabilecek eğitimi almamış olan hiçbir insana amacı ne kadar yüce olursa olsun bir ideolojiyi zorla öğretmek doğru değildir. Yeterli eğitimi alan insana istenilen ideoloji, kişinin isteğiyle öğretilebilir tabii. Ne kadar yüce bir amaç uğruna olursa olsun tarih gibi objektif bir sistem bazı ideolojiler uğruna çarpıtılarak anlatılması bence yanlış. Görüşlerinizi bekliyorum
ihaveanidea ve Lefty bunu beğendiler.


_______________________
Bir zamanlar zincirlere vurulmuş insanın o iç dünyası, şimdi hep zincir şakırtılarıyla dolu.
Sindella isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 23.10.2018, 11:46   #6
 ihaveanidea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2017
Nereden:
Mesajlar: 728
Standart

Dün akşam Mel Gibson'un başrolünde oynadığı The Patriot filmini izledim.

Film kısaca isyancı, milis Amerikan ordularına karşı düzenli, onurlu İngiliz birliklerinin savaşını konu alıyor.

Filmde siper almadan ölüme koşan askerlerden tutun Amerikan bayrağını sallayarak cenge giden Mel Gibson'a kadar her şey var.

Ve bilin bakalım savaşı kim kazanıyor?

Amerikan orduları...



İnsanlığın gurur ve övünç kaynağı abartı sanatlarıdır. Bunlar sağlam temellere oturtularak, hayatın içine yedirilerek yapılır.

Bir adım sonrası mitlerdir fakat günümüzde mitler yaşamamakta, tutulmamaktadır.



Gelgelim bu iş, sadece sanat kısmında gerçekleştirilebilir. Bunun nedeni bahsettiğim gurur duyma isteğidir.

Bir tarihçinin görevi atalarıyla gurur duymak değil, hakikatı ortaya çıkarmak; bir izleyicinin görevi tarihi olayları sistematik özümsemek değil, keyfine bakmaktır.



Abartı, ihtiyaçtan doğmuştur.
Sindella bunu beğendi.


_______________________
Sadece bir kez yaşarsın.O halde her gün Toblerone ye!
ihaveanidea isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 23.10.2018, 17:30   #7
ls2
 ls2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 2.563
Standart

Sindella Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bilim ve akıl, toplumları birleştiren geniş bir paydaya sahip olabilir. Hümanizm altında birleşmiş toplumlar, bilim ve akılı esas alabilir diyebiliriz. Günümüzde bilim ve aklı esas alarak yönetilen ülkeler var, ateist oranları çok yüksek olan ülkeler. Bu ülkelerde milliyetçilik oranları da yüksek değil. Bu da güçlü toplumların mit ve efsanelere dayanması gerekmediğini gösteriyor. Bu görüşünüze katılmıyorum.
toplumları birleştirmek ütopyasını temel alıyor fikirleriniz. bunu bilim ve akıl yapabilir diye inanıyorsunuz sanırım.
peki akılı ve bilimi esas alan ateist bir toplumda mitler yok mu oluyor?

size hasta annenize bakmanız gerektiğini söyleyen akıl ve bilim mi? veya düşkün birine yada komşunuza yardım etmenizi söyleyen?

o akıl ve bilimin hakim olduğu ateist ülkelerde bunlar yapılmıyor mu?

bizler sadece coğrafi ve fiziki dünyada yaşamayız aynı zamanda 'anlamlar dünyasında' yaşarız. ve bu anlamlar dünyasınıda içinde yaşadığımız kültürden alırız. kültürün dil modu bilimsel veya rasyonel değildir. mitseldir. yukardaki örneğe dönersek birine hasta annesine bakması gerektiğini bilimsel veya rasyonel dil ile anlat(a)mazsınız.


Sindella Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Devletin efsane ve mitlere dayalı olması gerektiğini söylemişsiniz fakat efsane ve mitlere dayalı bir toplumdan akılcı bir tutum beklemek ne kadar doğru? Bu tür toplumlarda eleştirel düşünen insanlar efsane ve mitleri reddettiklerinde devletin temellerini sarsmış olacağından bu insanlar o toplum tarafından engellenecektir. Din üzerine kurulu uygarlıkların da sonunun nasıl olduğunu tarihte birçok yerde görebiliyoruz.

Farklı bir noktadan bakalım. Akılcı toplumlar genelde federalleşmeye gider. Olabildiğince özgürleşmek isterler ve bu da devlet kavramının güç kaybetmesine neden olur. Anarşizm bir ütopyadır. Herkesin özgür iradesiyle hiçbir baskı altında kalmadan doğru karar vermesini düşler. Akılcı toplumlar da bu ütopyaya doğru ilerler. Yani akılcı toplumlar ütopyaya daha yakın toplumlardır.

Eğitim konusunda, kendi düşünce yapısını oluşturabilecek ve sorgulayabilecek eğitimi almamış olan hiçbir insana amacı ne kadar yüce olursa olsun bir ideolojiyi zorla öğretmek doğru değildir. Yeterli eğitimi alan insana istenilen ideoloji, kişinin isteğiyle öğretilebilir tabii. Ne kadar yüce bir amaç uğruna olursa olsun tarih gibi objektif bir sistem bazı ideolojiler uğruna çarpıtılarak anlatılması bence yanlış. Görüşlerinizi bekliyorum
mitlerden kastım sadece destanlar ,efsaneler değil. kültüre ait herşey. bizler sadece şimdiki zamanda yaşamıyoruz. geçmiş tecrubeleri hatırlayan, şimdide varolmayı anlamlandıran ve geleceği düşünen/sezmeye çalışan canlılarız. zihnimiz böyle şekillenir.
bizden farklı tarihi,kültürü ve dini inançları olanın bir insanınki de kendi kültürüne göre şekillenir. bu yüzden bu iki insan birbirinin ''anlam dünyası''nın derinliklerini anlayamaz.
bilim ve akıl müşterek zemini elbette insanları birbirine yaklaştırır. ama bu anlaşmazlıklar ve çatışmalar dünyasında nasıl birleştirebilir?(tek toplum gibi)
ve sizin örneğinizle gidelim, şimdi çocuklara bizi kılıçla kanla zorla müslüman yaptılar diye mi anlatalım? zaten müslüman olmuşuz, karıştırmanın ne anlamı var (gerçekçi bakalım olaya diye söylüyorum) bunu olduğu gibi çocuğa aktarmanın çocuk üzerinde olumlu etkisi olmayacağı açıktır. ha ilerde üniversitede olabildiğince objektif olalım. amenna.


_______________________
Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur. Tolstoy

Konu ls2 tarafından (23.10.2018 Saat 17:33 ) değiştirilmiştir.
ls2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 23.10.2018, 19:44   #8
 Sindella - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2018
Nereden:
Mesajlar: 49
Standart

ls2 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
toplumları birleştirmek ütopyasını temel alıyor fikirleriniz. bunu bilim ve akıl yapabilir diye inanıyorsunuz sanırım.
peki akılı ve bilimi esas alan ateist bir toplumda mitler yok mu oluyor?

size hasta annenize bakmanız gerektiğini söyleyen akıl ve bilim mi? veya düşkün birine yada komşunuza yardım etmenizi söyleyen?

o akıl ve bilimin hakim olduğu ateist ülkelerde bunlar yapılmıyor mu?

bizler sadece coğrafi ve fiziki dünyada yaşamayız aynı zamanda 'anlamlar dünyasında' yaşarız. ve bu anlamlar dünyasınıda içinde yaşadığımız kültürden alırız. kültürün dil modu bilimsel veya rasyonel değildir. mitseldir. yukardaki örneğe dönersek birine hasta annesine bakması gerektiğini bilimsel veya rasyonel dil ile anlat(a)mazsınız.




mitlerden kastım sadece destanlar ,efsaneler değil. kültüre ait herşey. bizler sadece şimdiki zamanda yaşamıyoruz. geçmiş tecrubeleri hatırlayan, şimdide varolmayı anlamlandıran ve geleceği düşünen/sezmeye çalışan canlılarız. zihnimiz böyle şekillenir.
bizden farklı tarihi,kültürü ve dini inançları olanın bir insanınki de kendi kültürüne göre şekillenir. bu yüzden bu iki insan birbirinin ''anlam dünyası''nın derinliklerini anlayamaz.
bilim ve akıl müşterek zemini elbette insanları birbirine yaklaştırır. ama bu anlaşmazlıklar ve çatışmalar dünyasında nasıl birleştirebilir?(tek toplum gibi)
ve sizin örneğinizle gidelim, şimdi çocuklara bizi kılıçla kanla zorla müslüman yaptılar diye mi anlatalım? zaten müslüman olmuşuz, karıştırmanın ne anlamı var (gerçekçi bakalım olaya diye söylüyorum) bunu olduğu gibi çocuğa aktarmanın çocuk üzerinde olumlu etkisi olmayacağı açıktır. ha ilerde üniversitede olabildiğince objektif olalım. amenna.
Ahlaki değerlerden bahsetmişsiniz, bu konuda haklısınız kültürel değerler kişinin ahlaki yapısını da etkiliyor. Fakat çoğunluğu ateist toplumlarda ahlak eğitimle veriliyor ve bu eğitimde empatiyi güçlendirme gibi akılcı yöntemler tercih ediliyor. Dini kullanarak ödül-ceza öğretisi empoze edilmiyor. Dini eğitimin çocuklara verilmesinin çocuklarda zihinsel gelişim sorunlarına yol açtığı kanıtlandı. Kaynak: https://www.google.com.tr/url?sa=t&s...q5dthbkMKiSllN .
Evet çocuklara kan ve vahşet dolu bir tarih aktarılmamalı fakat bu da var olan vahşeti cennet gibi anlatmamıza yeterli bir mazeret değil.


_______________________
Bir zamanlar zincirlere vurulmuş insanın o iç dünyası, şimdi hep zincir şakırtılarıyla dolu.
Sindella isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 23.10.2018, 21:12   #9
 Sindella - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2018
Nereden:
Mesajlar: 49
Standart

ihaveanidea Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Dün akşam Mel Gibson'un başrolünde oynadığı The Patriot filmini izledim.

Film kısaca isyancı, milis Amerikan ordularına karşı düzenli, onurlu İngiliz birliklerinin savaşını konu alıyor.

Filmde siper almadan ölüme koşan askerlerden tutun Amerikan bayrağını sallayarak cenge giden Mel Gibson'a kadar her şey var.

Ve bilin bakalım savaşı kim kazanıyor?

Amerikan orduları...



İnsanlığın gurur ve övünç kaynağı abartı sanatlarıdır. Bunlar sağlam temellere oturtularak, hayatın içine yedirilerek yapılır.

Bir adım sonrası mitlerdir fakat günümüzde mitler yaşamamakta, tutulmamaktadır.



Gelgelim bu iş, sadece sanat kısmında gerçekleştirilebilir. Bunun nedeni bahsettiğim gurur duyma isteğidir.

Bir tarihçinin görevi atalarıyla gurur duymak değil, hakikatı ortaya çıkarmak; bir izleyicinin görevi tarihi olayları sistematik özümsemek değil, keyfine bakmaktır.



Abartı, ihtiyaçtan doğmuştur.
Uygarlık teknolojiyi saymassak güç getirmez, doğru. Homo sapiensler olarak Neandertalleri katletmedik mi zamanında


_______________________
Bir zamanlar zincirlere vurulmuş insanın o iç dünyası, şimdi hep zincir şakırtılarıyla dolu.
Sindella isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 23.10.2018, 22:12   #10
ls2
 ls2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 2.563
Standart

Sindella Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ahlaki değerlerden bahsetmişsiniz, bu konuda haklısınız kültürel değerler kişinin ahlaki yapısını da etkiliyor. Fakat çoğunluğu ateist toplumlarda ahlak eğitimle veriliyor ve bu eğitimde empatiyi güçlendirme gibi akılcı yöntemler tercih ediliyor. Dini kullanarak ödül-ceza öğretisi empoze edilmiyor. Dini eğitimin çocuklara verilmesinin çocuklarda zihinsel gelişim sorunlarına yol açtığı kanıtlandı. Kaynak: https://www.google.com.tr/url?sa=t&s...q5dthbkMKiSllN .
Evet çocuklara kan ve vahşet dolu bir tarih aktarılmamalı fakat bu da var olan vahşeti cennet gibi anlatmamıza yeterli bir mazeret değil.
valla herşey iç içe geçmiş. yani girift diye bir kelime var ya, onun gibi. ayırmak ayrıştırmak çok zor. bakınız siz bu satırlarda dini; ödül-ceza öğretisine indirgemişsiniz. hep böyle yaparız. anlamak için indirgeriz. felsefi,etik,politik,psikolojik,sosyolojik vb olana inidirgeniz. bu gayet insanidir,bişey demiyorum. ama bütünü doğru anladığımızıda göstermez bu.

her toplum kendi dinamikleri ile ilerliyor, ve ilerlemeye devam edecek. ilerde bir yerde tüm insanlığın buluşacağını sanmıyorum, bunu olabilmesi icin önce ; ortak ve soyut insani varoluş öğretileri belirlememiz lazım. bunu şu an somut bir biçimde kendi kültür dinamikleri ile ilerleyen tüm toplum ve toplulukların kabul etmesi lazım. ve devlet eliyle bu yeni kültürün çocukluktan itibaren yeni nesillere verilerek , gelişiminin takip edilmesi lazım. (ki her devletin kendi halkı üzerindeki gücü bile değişkendir). böylece sonunda ortak insanlık kültürü diye birşey oluşabilir. yani şu an yazarken bile saçma geldi bana, böyle birşey olacağını hiç sanmam


_______________________
Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur. Tolstoy

Konu ls2 tarafından (23.10.2018 Saat 22:15 ) değiştirilmiştir.
ls2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
pragmatik, tarih, yaziciligi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:16.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2018 DragonByte Technologies Ltd. Runs best on HiVelocity Hosting.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz