Sonuçlar: Kendinizi din felsefesinde nerde buluyorsunuz ?

Katılımcı sayısı
76. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor
  • Teizm

    13 17.11%
  • Deizm

    9 11.84%
  • Agnostisizm

    15 19.74%
  • Ateizm

    19 25.00%
  • Panteizm

    6 7.89%
  • Diğer(Lütfen Belirtiniz.)

    14 18.42%
Sayfa 6/8 İlkİlk ... 45678 SonSon
72 sonuçtan 51 ile 60 arası
Like Tree4Teşekkür

Konu: Din

  1. #51
    Feylesof TeCe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    31 Aralık 2010
    Yer
    Sakarya & Bolu
    Yaş
    18
    Mesajlar
    828

    Standart

    Alıntı glsezinrs Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Anket sorusunu yanlış buldum.Dinin hangi aşaması yerine "inanç konusunda tercihiniz" vb olabilirdi.Anketteki yanıtlar din aşamaları değildir.Bunlar inanç konusundaki farklı bakış açılarını ifade eden yaklaşımlardır..
    Alıntı Karamella Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dinin hangi aşaması? Herhalde sıralama şöyle oluyor: Ateizm- agnostisizm- deizm ve teizm. Sonunda doğru yolu bulmuş oluyoruz. Panteizmi bir yere sokamadım, o da sıkışıverir artık araya bir yere. Hey allam ya.
    Karamella da bu noktadan şikayetçiydi. Sen de şikayetçisin, evet bir yanlışlık mevcut...

  2. #52

    Üyelik tarihi
    21 Ekim 2011
    Yer
    izmir-aliağa
    Yaş
    18
    Mesajlar
    21

    Standart

    din hakkında neden böyle düsünüyorsunuz ? nasıl böyle bır kanıya vardınız ?

  3. #53

    Üyelik tarihi
    21 Ekim 2011
    Yer
    izmir-aliağa
    Yaş
    18
    Mesajlar
    21

    Standart

    Alıntı Kartal Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Marx'ın ''Din bunalmış mahlukun iç çekişi, kalpsiz bir dünyanın kalbi ve akılsız bir çağın aklıdır.Din halkın afyonudur'' lafı hep en kısa ve öz cümleler olmuştur benim için.

    Şu varki din kitleleri uyuşturmak için müthiş bir silahtır.Örneğin fabrikada düşük maaşlarından dolayı isyan çıkaran işçiler tarihin birçok aşamasında Papaz'ın gelip ''İsyan etmeyin, şükredin'' demesiyle isyanlarını anında noktalamışlardır.Bunlar en basit örneklerdir.İslam, Hristiyanlık, Şintoizm farketmez.

    Son olarak bir alıntı daha

    Din . . . temel olarak korkuya dayanır ... bilinmeye karşı duyulan korku, yenilgi korkusu, ölüm korkusu. Korku her acımasızlığın anasıdır ve o yüzden acımasızlık ve dinin el ele gitmesine şaşılmamalı. Benim din hakkındaki görüşüm Lucretius'la aynı. Onu korkudan doğan bir hastalık ve insan ırkına büyük bir mutsuzluk kaynağı olarak görüyorum.
    Bertrand Russell
    nasıl böyle bir kanıya vardın daha kapsamlı acıklarmısın

  4. #54

    Üyelik tarihi
    29 Mart 2011
    Yer
    izmir-karşıyaka
    Mesajlar
    131

    Standart Cevap: Din

    eskiden dindardım , şimdi ise hiç bilmiyorum.Artık herhangi bir dine mensup değilim ama deist miyim ateist miyim...sürekli git gellerle zihnim bulandı

  5. #55
    faşist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26 Kasım 2011
    Yer
    trabzon
    Mesajlar
    315

    Standart Cevap: Din

    Din=Değer Değer=Ben => Din=Ben
    KENDİMİ O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ SÜRÜ BENDEN NEFRET EDİYOR.

  6. #56
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    631

    Standart Cevap: Din

    Din afyondur. cümle sloganlaştırıldı Ooo çok popüler, kısa, net havalı.. peki bana afyon olmayan bişi söyleyin bakalım? kendinize bakın, yaşadıklarınızı düşünün..nasıl ayakta kalıyorsunuz hala? afyonlarınızı itiraf edin ? söyledikleri manada tek afyon din mi acaba? hayatı anladınız mı gerçekten? o zaman tekrar soruyorum;

    afyon olmayan bir şey söyle?

  7. #57
    leprechaun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Ocak 2012
    Yer
    Hatay
    Yaş
    28
    Mesajlar
    131

    Standart Cevap: Din

    dinin aşaması değilde teoloji dersek sanırım daha doğru olabilir.

    TEOLOJİ

    Teoloji, kelime olarak Yunanca θεος, theos(Tanrı) ve λογος, logos(bilgi) kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Ancak logos biraz daha karmaşık bir kelimedir. Esasında logos “usla kavrama” anlamına gelir ve “duyguyla kavrama” anlamına gelen pathos kelimesinin karşıtı konumundadır. Yinede o dönemde ki us(akıl) rasyonel anlamda kullanılmaktaydı. Platon’a göre bilgi, logosta temelleri idealar hem düşünceler hem de bu düşüncelerin ilkesiz sonsuz nesneleridir. Logos ilahi kelam anlamında da kullanılmaktaydı. Böylece bu kelimelerin birleşimi olarak theos + logos= theology(teoloji) yani Tanrı bilim anlamına gelmektedir. Ama nasıl bir Tanrı?

    Dinler uygarlıkların kültürel dış görünümlerini yansıtmada en önemli ayraçlardan biridir. Uygarlıkların bu kültürel algıları, kendi sistemleri içinde ifade bulur. Uygarlığa ait her birey bu sistem ile büyür, gelişir, kavrar, öğrenir, yorumlar, kelimelere anlam yükler, simgeleştirir vs. Ancak kendini beğenmiş 18. ve 19. yy Batı Uygarlığının sandığının aksine, uygarlıklar tek olmadığı gibi bu uygarlıklara ait sistemler de tek değildir. Bu sistemlerin kültürel algıları aynı olmaz, aynı olsa da sistemin bu algılara yüklediği anlamlar farklılaşır. Doğal olarak bir sistem içinde büyümüş birey, farklı sisteme ait bir kavramı kendi sistemi içinde kavramaya çalışır. Kavram, kendi sistemi içinde tutarlı olsa da bireyin kavramaya çalıştığı sistem içinde tutarsız görünür. Örneğin “Rab” kelime anlamı itibariyle muallim/öğreten/terbiye eden/görüp gözeten vs anlamına gelir. İbrani geleneklerinde peygamberlere de “rabbi”(ey muallim) şeklinde seslenilirdi. Oysa bugünkü İslam Ortodoksisi içinde düşünen birey bu kelimeyi Tanrı anlamında algılayıp eski bir metinde bir kişiye “rabbi” şeklinde ki seslenişi bir şirk olarak yorumlayabilir. Sistemlerin kelimelere yükledikleri manayı kavramak yerine mevcut sistem içinde başka sistemlere ait terimleri kavramaya çalışmak bizi yanılgılara götürecektir.
    Kelime olarak Tanrı-Bilim anlamına gelen teolojiyi inceleyebilmek için sistemlerin Tanrı/Allah/Hak/Hüda/İlah vb kavramlara yükledikleri anlamı incelemeden bu sistemleri, sistemlerin kültürel dile gelişi olan dinlerin teolojilerini incelememiz mümkün olmayacaktır. Daha da derine inmek gerekirse, bu sistemlerin kavramlara yüklediği mananın sebeplerini ve bu sebeplerin o toplumun üretim ilişkileri ile olan bağlantısını incelemeden havanda su dövmekten daha fazlasını yapmış olmayacağız.
    Bir gün mutlaka...

  8. #58
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    631

    Standart Cevap: Din

    Alıntı leprechaun Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ama nasıl bir Tanrı?
    ben ancak insan ölçüleri ile anlayabilirim. sözü geldi aklıma. birde zekam bu dünyaya aittir sözü. bu iki tespiti önerme yapıp doğru kabul edersem.

    biz hakkıyla Tanrının zatını tanımlayamayız dolayısı ile anlayamayız.

    o zaman Tanrıya inanmamak neden neden cezayı hak ediyor çoğu dinde?

    bir gün Tanrıyla yüzleşirsem inanmadım diye beni nasıl -haksız- çıkaracak? (Tanrı adildir)

    inanmamak cezayı hak ediyorsa, varolan herşeyiin ağırlıkla inanma lehinde olması gerekir değil mi? duruma inkar denilebilmesi için?

    ....

    görüşü, bilgisi olan paylaşsın lütfen..

  9. #59
    leprechaun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Ocak 2012
    Yer
    Hatay
    Yaş
    28
    Mesajlar
    131

    Standart Cevap: Din

    Alıntı donkişot Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ben ancak insan ölçüleri ile anlayabilirim. sözü geldi aklıma. birde zekam bu dünyaya aittir sözü. bu iki tespiti önerme yapıp doğru kabul edersem.

    biz hakkıyla Tanrının zatını tanımlayamayız dolayısı ile anlayamayız.

    o zaman Tanrıya inanmamak neden neden cezayı hak ediyor çoğu dinde?

    bir gün Tanrıyla yüzleşirsem inanmadım diye beni nasıl -haksız- çıkaracak? (Tanrı adildir)

    inanmamak cezayı hak ediyorsa, varolan herşeyiin ağırlıkla inanma lehinde olması gerekir değil mi? duruma inkar denilebilmesi için?

    ....

    görüşü, bilgisi olan paylaşsın lütfen..
    bu teist bir bakış açısının çelişkisi olabilir. ancak çoğu inançta aynı zamanda insan Tanrı'dan bir parça anlayışı esastır. Tanrı insanı kendi suretinde yaratır/ona kendi ruhundan üfler/doğu mistisizmde Tanrı soyluluk, ataların Tanrılar olması geçer.

    bu durumda küçümsediğimiz insan zihni Tanrısal bir Potansiyel kazanmış olur. böyle bir zihin kendi özünü kavrayabilir mi? soru bu!

    ancak bu kavrayışa sahip anlayışlarda inançsızların azabı farklı anlamda yorumlanır.
    Pyramos likes this.
    Bir gün mutlaka...

  10. #60
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    631

    Standart Cevap: Din

    Alıntı leprechaun Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bu teist bir bakış açısının çelişkisi olabilir. ancak çoğu inançta aynı zamanda insan Tanrı'dan bir parça anlayışı esastır. Tanrı insanı kendi suretinde yaratır/ona kendi ruhundan üfler/doğu mistisizmde Tanrı soyluluk, ataların Tanrılar olması geçer.

    bu durumda küçümsediğimiz insan zihni Tanrısal bir Potansiyel kazanmış olur. böyle bir zihin kendi özünü kavrayabilir mi? soru bu!

    ancak bu kavrayışa sahip anlayışlarda inançsızların azabı farklı anlamda yorumlanır.
    aynı anda hem inanıp hem sorgulanabilir mi? çelişki yok kardeş anlamaya çalışmak var,çelişkiden korkmamak var,kaçmamak var,kendinle yüzleşmek var...

    neye inanıyorum ? neye inanmıyorum? bazen öyle zamanlar, durumlar olur ki ne kadar inandığınızı ancak o zamanlar idrak edebilirsiniz..inanmak sadece bir düşünce ürünü değildir yani..

    Allah beni biliyor..O herşeyi biliyor..bu sebeble bir yerde ona kendinizi anlatmak, açıklamak zorunda kalmıyorsunuz..bu çok güzel birşey..

Sayfa 6/8 İlkİlk ... 45678 SonSon

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0