Hastalıktır.
Seçimdir.
eşcinselliğe böyle çağdaş olup kabul etmek; veya örf ve adetlere aykırı diye kabul etmeme.birde hastalığa indirgemek.. İnsanın fiziki kimyasının değişimini kabullenmeme. Nasıl bir mantık ve zihniyettir.böyle mahalle karısı ağzı ile gelip felsefe sitelerinde içi boş cümleler kurma bu nasıl birşeydir tanrım... hiçmi birşey anlamamak kendini geliştirememek... Bağnazlık yobazlıkla farkı yok bu gibi düşüncelerin. İki cinsi taşıyan bir insan mı tehlikelidir yoksa böyle bir düşünce güruhunu besleyen sosyal adalet ve düzen mi?. kendilerine doğru diye bir düşünce üretip onun at gözü ile yaşayanlar gerçeğin dipsiz kuyusun da yok olacaklar.bütün eşçinseleri yok edelim…!
Konu şehrin yabancısı tarafından (18 Eylül 2011 Saat 23:38 ) değiştirilmiştir.
Sözcüklerin gücünü anlamadan insanların gücünü anlayamazsınız.
KONFİÇYUS
Eşcinsellerin yaşadığı sorunların nedeni hepimiziz. Hepimizi bu sistem zehirliyor. Ancak siz “bazı eşcinseller toplum içinde sorun yaşayabiliyorlar” diyerek sorunu hem hafifletiyorsunuz hem de sorumluları yok sayıyorsunuz. Bu tür yaklaşımlar hayatımızın birçok alanında tehdit olarak karşımıza çıkıyor.
Bir süre önce bir transseksüel öldürüldü. Sırf transseksüel olduğu için. Bu cinayetin katili, onu öldüren kişi değil. Eğitim sisteminde, aile yapısında, çalışma hayatında eşcinsel, biseksüel, transseksüellerin yaşamını değersizleştiren, onların insan olduğunu unutturan sistem ve bu sistemin içimize sinmesine neden olan herkes.
Bir eşcinsel erkek ya da kadın, karşı cinsle yattığı zaman cinsel yönelimi değişmez. “Evlen, çoluk çocuğa karış” tadında yaptığınız bütün tavsiyelerle hayatlarını yanlış yönlendiriyorsunuz. “Eşcinselsen eşcinselsin ama bunu yaşama” demek istiyorsunuz.
bu dünyada kavranılamaz biriyim ben
çünkü ölülerin arasında olduğu kadar
daha doğmamışların da arasındayım
yaratılışa alışılmıştan biraz daha yakın
ve yine de çok uzakta
Toplumun eşcinsellere yaklaşımı hakkında bilgi almak istiyorsanız ''İzdivaç Esra Erol - Lezbiyen '' yazın, çıkan ilk videoya girin.Ve telefondaki hanımefendi konuştuğunda Esra Erol'un suratındaki ifadeye bakıp ''Hadi anam başka kapıya'' deyişini bir görün. Yüz ifadesi çok ilgi çekici...Lezbiyen kelimesini ilk defa duyup, kafasına balyoz inmiş gibi...
Sana da veda ederken şunu öğreteyim, deli:
- Artık sevmediğin yerin önünden -geçip gitmeli!-
Zerdüşt delinin ve şehrin önünden geçti....ve gitti...
bu dünyada kavranılamaz biriyim ben
çünkü ölülerin arasında olduğu kadar
daha doğmamışların da arasındayım
yaratılışa alışılmıştan biraz daha yakın
ve yine de çok uzakta
Subcomandante kadar olamayanlara... (!) :
Cia'in kendisi hakkında çıkardığı eşcinsel dedikodularına cevaben :
"Marcos, san francisco'da bir eşcinsel, güney afrika'da bir karaderili, Avrupa'da bir asyalı,san ysidro'da bir chicano yerlisi, ispanya'da bir anarşist, israil'de bir filistinli, san cristobal sokaklarında bir maya kızılderilisi, neza'da (meksiko şehrinde büyük bir gecekondu bölgesi) bir çete üyesi, (solcu halk müziğinin büyük etkisi olduğu) ulusal üniversite'de bir rockçu, almanya'da bir yahudi, savunma bakanlığı'nda bir halk temsilcisi, soğuk savaş sonrası dönemde bir komünist, galerisi veya mevkii olmayan bir sanatçı, bosna'da bir barış taraftarı, meksika'daki herhangi bir şehrin herhangi bir mahallesinde bir cumartesi gecesi evde yapayalnız bir ev kadını, ctm'de (grevlere şiddetle karşı olan hükümet taraftarı sendika federasyonu) bir grevci, arka sayfalara yer dolduracak haber yazmak zorunda bırakılan bir muhabir, gece saat 10'da metroda yalnız başına bir kadın, topraksız bir köylü, işten atılmış bir işçi, mutsuz bir öğrenci, serbest piyasa ekonomisinin tam ortasında bir muhalif, ne kitabı ne de okuyucusu olan bir yazar ve tabii ki meksika'nın güneydoğusundaki dağlarda bir zapatista'dır."
"Yâni marcos bir insandır, bu dünyadaki herhangi bir insan. marcos; bütün sömürülenler, kenara itilmişler ve ezilen azınlıklar, direnenler ve 'yeter!' diyenlerdir."
Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)
Eşcinselliğin kendi "olgusal/biyolojik" yanından çok , sergileniş tarzını dikkate aldık belki...Travestilerin bu anlamda olumsuz katkıları oldu toplumsal belleğimize..Bedenimize rağmen Kadınsı/erkeksi düşünmek ve yaşamak niye bu denli gerdi bizi?Çünkü eşcinselliğin de doğallıktan kopuk yanları afişe edildi bize.Köyde-kentte hangi sosoyal konumda olursa olsun,hiçbir kadın travestinin giyindiği gibi giyinmez, öyle el kol haraketleri ve jargonlar kullanmazken, bunlar kötü bir kadınsı(lık) karikatürü gibi sergilendi bize...Sevgili medyada da yangına körükle gitti eline sağlık.Gerilmemiz ondandır.Ünlü, sanatçı, tuzu kuru olanları alkışladık.Eşçinsel ama...diye başlayıp onu tolere eden diğer vasıflarını saydık döktük.Bir simitçinin, eğitmenin, manavın eşcinsel olmasını yasakladık.Toplumsal ikiyüzlülüğümüz 7/24 işbaşındaydı.Bu arada mutsuz arayışlarında sağlıklı bir cinsel kararlılık sürdüremeyip gelgitler yaşayan, aslında eşçinsel olmayıp da onların direnişlerinden kendilerine pay çıkarmak isteyen "özgür tercihçiler" yedi pastanın kremasını...Kime niyet, kime kısmet?
Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.
Bilimsel olarak bir hastalik degildir, secim olup olmadigi ise, basindan gecen bir olaydan dolayimi yoksa cinsel bir yonelimden dolayi mi olduguna baglidir.
Bilindigi gibi, erkek demek % 60 erkek % 40 disi, disi demek te % 60 disi ve % 40 erkek hormonel dengesi ile belirlenir. Bunun % 50'ser oldugu durumlarda cinsel yonelim her iki tarafa da kayabilir, kisi hetero, homo ya da bisexuel de olabilir.
Insanoglunun kimin ile ve nasil cinsel iliskiye girmesi gerektigi, dogada bulunmaz. Bu bir etik yonlendirim ve yaptirimdir. Burada bilimsel olan ureme olabilmesinin iki farkli insanoglu gorunumu olan erkek ve disinin cinsel iliskisine bagli olmasidir. Ureme disindaki her turlu cinsel birliktelik eger ortada cocuk yoksa, yetiskinlerden her ikisi de (erkek ya da disi) bu cinsel birliktelige razi ise ortada hukuki bir yaptirim yoktur.
O yuzden escinsellik ne bir hastaliktir, ne de bir secimdir. Kisinin cinsel yonelimidir. Bu yonelimin ne kadarinin fiziksel ne kadarinin zihinsel oldugu ise, kisiye, icinde bulundugu cografya ve toplumun bu iliskiye bakis acisina, birey bilincine ve bireyin kendine verilen her turlu cinsel degerlerine, tabularina ve bunlari kendisinin nasil algiladigina ve bu konuda ne dusunup nasil davranacagina karar vermesine baglidir.
Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.
Dimi, dimi, dimi...
Escinselleri kafadan hasta olarak ilan edenler, kendi psikolojilerinden habersiz. Asil hasta olan, escinsellik karsitlaridir. Bu insanlar yarin kadinlar basimizi sisiriyor diye kadinlara, yarin kopekler cok havliyor diye kopeklere, obur gunde guvercinler uzerimizi pisliyor diye guvercinlere sinir olacak, uzerine vazife olmayan islere girecektir. Neden peki? Cunku kendisi eziktir. Iste bu yuzdendir nefreti.
Saglikli toplumlarada kimse kimsenin ozel hayatina karismaz. Karisilan toplumlar hasta toplumlardir, aynen bizimkisi gibi.
Sadece bu mesajı yazabilmek için bu güzide siteye üye oldum, normalde okuyucusuydum sadece.
Asıl cevabın şıklarda olmaması gerçekten üzücü ve hiç yakışı kalmamış. Eşcinsellik her şeyden önce bir "eğilimdir".
Ayrıca yıllar önce WHO'nun hastalık kategorisinden çıkardığı bu durumu, şıklara hastalık kelimesini ekleyerek farkında olmadan eleştirdiğinizi düşünüyorum. Eşcinsellik kesinlikle bir hastalık değildir, bu ancak homofobik bir söylem olabilir ki o da tarafımca yobazlık olarak değerlendirilmektedir.
Eşcinsellik, tercih de değildir. Eğer sahipseniz, sadece biraz mantığınızı kullanmanızı istiyorum; Türkiye gibi homofobinin hat safhada olduğu bir yerde bir erkek, (erkek diyorum çünkü kadın eşcinselliği çok hoşa giden yetişkin içeriği olarak değerlendiriliyor) neden eşcinselliği tercih etsin ? Linç edilmek için mi ? İğrenç sıfatlar yakıştırılsın diye mi ? Erkeği geçtim, hiçbir insan istemez bunları. Bu nedenle eşcinsellik tercih değildir, eğer tercih olsaydı çok az kişi bunu tercih ederdi. Kadınlardan sıkılan biri mesela.
Eşcinsellik, eğilimdir ve değiştirilmesi çok zordur. Oluşmasında genlerin ve çocukluktaki çevrenin önemi büyüktür. Hormon tedavisi uygulamak vs. hastalık olarak kabul edip, homofobik davranmak, yobaz/çağ dışı olmaktır.