5 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Arkadaş Özger

  1. #1
    kırmızıpabuç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Kasım 2009
    Yaş
    26
    Mesajlar
    29

    Standart Arkadaş Özger


    Her Şey Tekrardır Biraz

    Öperse sakalımı biralanmış bir berber
    Aşkımın civcivleri kanatlanmış
    merhaba
    şiirlere kılıç çeken gökyüzü
    yerin bu şiirde de bir
    çocuk ağlamasıdır
    (yerin bu şiirde küçük bir çocuk ağlamasıdır)
    yani ki sen

    EY
    li bir heple başlayan
    hüzünlerin ve yalnızlığın bekçisi
    bütün şiirlerin babası
    üvey
    babam
    merhaba
    ..........
    ..........


    Arkadaş Özger
    'Ne var ki sizin doğanız benim doğamdır.'

  2. #2
    kırmızıpabuç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Kasım 2009
    Yaş
    26
    Mesajlar
    29

    Standart

    Merhaba Canim
    ben az konuşan çok yorulan biriyim
    şarabı helvayla içmeyi severim
    hiç namaz kılmadım şimdiye kadar
    annemi ve allahı da çok severim
    annem de allahı çok sever
    biz bütün aile zaten biraz
    allahı da kedileri çok severiz

    ..........
    ..........


    Arkadaş Özger
    'Ne var ki sizin doğanız benim doğamdır.'

  3. #3
    kırmızıpabuç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Kasım 2009
    Yaş
    26
    Mesajlar
    29

    Standart


    Beyaz Ölüm Kuşları

    Sonra bir gün anneler de ölür
    Böcekler ve kertenkeleler ölür
    Boşalır suyu havuzun kum seddi yıkılınca
    Sivrisinekler ve kağıttan kayıklar ölür
    Sonra o gün çocuklar da ölür

    Biz hepimiz önce küçük bir çocuktuk

    Sonra büyüdük hepimiz çocuk olduk
    Balçıktan bir külçe olan dölleri
    En iri elleriyle kepçeliyen
    Ve biçimliyen
    Ve hep önce kendidiyle biçimliyen
    O dehşetli yontucuyu
    Doğumu ve gebelik sanatının bütün hünerlerini
    Sütten bir mermere eşsiz bir incelikle işliyen
    Anneyi o usta nakkaşı
    Unutmadık

    Önce anne doğurdu çocuğu acıya
    Sonra çocuk acıya anneyi ve ölümü kattı
    Sonra herşey ve herkes çocuktan var oldu

    Geçti sarp kayalardan aştı nice dağlar
    İçti ağulu sütünü hayat denen annenin
    Sıkıntının kutsal kabında yıkadı ellerini
    Hüznü kuşlara dağıttı unutmasınlar diye onu
    Acıyı gömdü toprağa gayrı açar mezarlık çiçekleri

    Böyle vardı bir ırmak kıyısına
    Anne bir tedirginliktir nerede olsa
    Bağırgan bir karmaşadır onun sesi
    takılır gibi eski bir gıramafona titrek bir iğne
    - bu ayıp bu günah
    bu çok ayıp günay
    -el ne der sonra
    ayak ne der
    bırakmaz çoçuğu çocukça yaşamıya

    ama bir gün anneyle de hesaplaşılır

    çocuk yalnız annesine yaşar çocukken
    anne yalnız çocuğuna yaşamaz anneyken
    bölüşür anneliği babanın kasığında
    çocuğun bakışında çelişkidir büyüyen
    ağlamak bir soru olur sevginin yarım payında
    -ah baba
    niye baba

    ve bir gün babalar ölür

    tanrı bir ürpertidir çocuğun yüreğinde
    her tanrı biraz baba gibidir
    ..........
    ..........


    Arkadaş Özger
    'Ne var ki sizin doğanız benim doğamdır.'

  4. #4
    şehrin yabancısı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Şubat 2009
    Yer
    istanbul
    Yaş
    40
    Mesajlar
    431

    Standart

    Çalınmamış kapıları biz çaldık korkusuzca
    Hep kötü bakışlı insanlardı karşımıza çıkan
    Ama hiç kokmadık kötülüklerden ne var ki
    Nasılsa yaşamıyorduk açlığa inat
    Korkmakta neydi kötü bakışlardan
    Onlarda olmayan bir şey vardı tek kozumuz..
    Küme küme mutsuzluğumuz vardı onları korkutacak
    Sonra bir kırıntı umudumuz vardı az da olsa
    Tanrı avlusunda güvercinlerden çaldığımız
    Hiç olmadı güvercinleyin olabilirdik sanıyorduk.
    Çalınmış umudumuza güveniyorduk mutsuzluğumuza..
    Yüreklice çaldık ilk kapıyı korkmuyorduk..
    Kötü bakışlı insanlardı karşımıza çıkan.
    Önce ekmek istedik ellerinden yaşam istedik utanmadan..
    Kör oldu gözleri güneşsiz kaldılar.
    Acıdık mum ışığı tuttuk gözlerine..
    Bana mısın demediler, ama biliyor musunuz.
    Teşekkür bile etmediler üstelik.
    Yine bizi kovdular yaşam eşiklerinden..
    Sanki bir onlar vardı evrende yalnızca..
    Sanki bir onlardı güzel yaşamlı mutlu..
    Ya biz neyiz. Biz biz neyiz ya.
    Biz hep bir dilenci hep aç hep yoksul..
    Hep çalınmamış kapıları çalmak zorunluluğunda.
    Birinci sonrası hep birinciye benziyordu
    Hep kötü bakışlı insanlardı karşımıza çıkan
    Ne ekmek ne mut ne yaşam
    Bir bıkkınlık bir bıkkınlık çöktü gözlerimize
    Kapayıp tanrıyı arayalım dedik yardım eder
    Hani bikırıntı umudumuz vardı ya güvercinlerden çaldığımız
    Tüm güvenimiz oydu işte. Yardım eder
    Birinci sonrası kapılar hep birinciye benziyordu

    Son çaldığımız kapıda kimseler yoktu
    Kapının ardında bir boşluk bir boşluk ki sormayın
    Ne ekmek ne mut ne yaşam
    Hepsinin en güzeli
    Tanrıyı gördük –inanmayın- tanrıyı gördük
    Dayanamadık
    ÖLDÜK
    ARKADAŞ Z. ÖZGER
    Sözcüklerin gücünü anlamadan insanların gücünü anlayamazsınız.
    KONFİÇYUS

  5. #5
    şehrin yabancısı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Şubat 2009
    Yer
    istanbul
    Yaş
    40
    Mesajlar
    431

    Standart

    Göğü kucaklayıp getirdim sana
    Kokla açılrsın…
    Solmuşsun benzin sararmış
    Yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün
    Öyle bükük bakma bana
    Çam kolanyası getirdim sana
    Kentli dalgıların haklı sevdasını
    Sanki köroglunun ter kokusu
    Amam kokusu billah kokusu
    Canlarım, canım benim.
    Üzme kendini bu kadar
    Sana umudu ögretemeyenlerin suçumu var..
    Bak yeryüzü ne kadar geniş ne kadar dar.
    Dur akıtma gönlün yaşını
    Gözünden öpücek bir yer bırak
    Oy bana en yakın
    Bana en uzak sevgili yar..
    Hasretine vur beni..
    Giyecek çamaşır getirdim sana
    Adettir diye degil, sevdim diyedir
    Bagışla, eski biraz
    Bedenim uygundur diye bedenine
    Elimle yıkadım,ütüledim
    Elma agacında kuruttum..
    Günler sarmal bir yay gibi
    Bunu unutma.
    Bahar annemizin yemenisindeki solgun çiçektir
    Bunu unutma
    Seni ben her yerinden öperim.
    Beni unutma.
    Kadere inansaydım sana inanırdım.
    Düşürmem sigaramın undaki külü ben
    Öyle kırık bakma bana..,
    Caddeler nasıl da genişliyor
    Sana bunu söyleyecektim.
    Bileyli bir makas vardı yanımda
    Sana bunu söyleyecektim..
    Hadi kes büyüyen tırnaklarındaki kiri
    Sana bunu….
    Oyy nasıl söyleyebilirim..
    Deliren sevdamızın kısrak huyunu
    Elimi tut
    Tutururlar, o kadarına izinverirler.
    Kahreden bir ayrılıgın çılgınlıgı degil bu..
    Bir isyanın kelepçeleşmiş resmidir parmaklarımız…..,

    arkdaş z. özger.
    Sözcüklerin gücünü anlamadan insanların gücünü anlayamazsınız.
    KONFİÇYUS

Members who have read this thread : 2

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0