Sayfa 1/2 12 SonSon
15 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Bertolt Brecht

  1. #1
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.515

    Standart Bertolt Brecht

    19 NOLU SONNET
    Yalnızca benden kaçma yeter
    Boş sözler de etsen duymak istiyorum seni
    Sağır olsan gönlüm sözlerini ister
    Dilsiz olsan gördüğünü.

    Kör olsam, seni görmek isterdim
    Sen yanımda yol gösterici oldun
    Uzun yolun daha yarısı bile aşılmadı
    Bir düşün içinde yaşadığımız karanlığı

    'Bırak beni yaralıyım' desen de boşa
    Görevden dönülmez, yalnızca ertelenir
    Başka bir yerde değil, yalnızca burda

    Bilirsin özgür değildir gereksinilen kimse
    Gönlüm herşeyden önce seni ister
    Biz de diyebilirim, ben yerine.

    BERTOLT BRECHT

    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  2. #2
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.515

    Standart

    BEKLEYECEĞİM SENİ

    Savaşa gitmek mi istersin, git asker,
    Gidenin bir daha gelmediği
    Kanlı, kuduran savaşa.
    Burda olacağım geri dönersen,
    Yeşeren karaağaçlar altında bekleyeceğim seni,
    Bekleyeceğim çıplak ağaclar altında,
    Dönünceye dek en son asker,
    Bekleyeceğim seni daha da çok.

    Sen geri gelince savaştan
    Göremeyeceksin kapıda başka bir çizme.
    Yanımdaki yastık hep boş kalacak.
    Dokunmamış olacak dudağıma başka dudak.
    Bıraktığım gibi diyeceksin her şey,
    Sen geri gelince savaştan,
    Sen geri gelince.

    BERTOLT BRECHT


    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  3. #3
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.515

    Standart

    BİR YAPRAK GÖNDER

    Bir yaprak gönder bana,
    bir koruluktan koparılmış olsun,
    hiç değilse evinden yarım saat öteden.
    Sen oraya dek yürür güçlenirsin,
    bense kalkar teşekkür ederim sana
    o güzel yaprak için.

    BERTOLT BRECHT

    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  4. #4
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.515

    Standart

    DÖRT AŞK ŞARKISI

    -I-
    Senden ayrılıp sonra
    Kavuşunca bu büyük güne
    Gördüm, görmeye başlayınca
    Herkesi neşe içinde.
    Ve o akşam vaktinden beri
    Bilirsin ya, hangisi
    Dudaklarım daha bir güzel
    Ve ayaklarım daha bir çevik şimdi.
    Daha yeşil ağaçlar dallar ve çimen,
    Duyumsayınca böyle
    Ve su daha hoş serin
    Üstüme dökününce.

    -II-
    Bana neşe verince sen
    Düşünüyorum da bazen:
    Şimdi ölebilirim diyorum işte
    Ve hep mutlu kalırım böylece
    Ta sonsuza dek.
    Sen yaşlanınca sonra
    Ve hatırlarsan beni
    Görünürüm yine bugünkü gibi
    Ve bir sevgilin olur senin de
    Hala gencecik biri.

    -III-
    Yedi gülü var dalın
    Altısını yel alır
    Biri kalır geriye
    O da bana adanır.
    Yedi kez çağırırım seni
    Altısında gelme kal
    Ama yedincisinde söz ver
    Tek bir sözcükle gel.

    -IV-
    Bir dal verdi sevdiğim
    Üstünde sarı yapraklar.
    Yıl desen,geçer gider
    Sevdaysa yeni başlar.

    BERTOLT BRECHT



    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  5. #5
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.515

    Standart

    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  6. #6
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.515

    Standart

    HALKIN EKMEĞİ

    Bilin: Halkın ekmeğidir adalet.
    bakarsınız bol olur bu ekmek,
    bakarsınız kıt,
    bakarsınız doyum olmaz tadına,
    bakarsınız berbat.
    Azaldı mı ekmek,başlar açlık,
    bozuldumu tadı,başlar hoşnutsuzluk boy atmaya.

    Bozuk adalet yeter artık!
    Acemi ellerle yuğurulan,iyi pişirilmemiş adalet yeter!
    Yeter katıksız,kara kabuklu adalet!
    Dura dura bayatlayan adalet yeter!

    Bolsa insanın önünde ekmek,lezzetliyse,
    gözler öbür yiyeceklere yumulsada olur.
    Ama her şey bollaşmaz ki birdenbire...
    Bilirsiniz,nasıl bolluk doğurur ekmek:
    Adaletin ekmeğiyle beslene beslene.

    Ekmek her gün nasıl gerekliyse nasıl,
    adalet de gerekli her gün,
    hem o,günde bir çok kez gerekli.

    Sabahtan akşama dek,iş yerinde,eğlencede,
    hele çalışırken canla başla,
    kederliyken, sevinçliyken,
    halkın ihtiyacı var pişkin, bol ekmeğe,
    günlük, has ekmeğine adaletin.

    madem adaletin ekmeği bu kadar önemli,
    onu kim pişirmeli, dostlar, söyleyin?

    Öteki ekmeği kim pişiren?

    Adaletin ekmeğini de
    kendisi pişirmeli halkın,
    gündelik ekmek gibi.

    Bol,pişkin,verimli.

    BERTOLT BRECHT



    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  7. #7
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.515

    Standart

    SONE

    Eskiden beri alışkınım pencerede
    Suyun ya da ormanın uğultusuna
    Çabucak uyudum böylece
    Yatıp kaldım onun uzun saçlarında

    O acılı geceden çok şey kalmadı aklımda
    Biraz dizinden, azıcık boynundan
    Sabun kokusu siyah saçlarında
    Ve onun için kulaktan duyduklarım

    Yüzü çabuk unutulur demişlerdi
    İnce bir şey olduğundan üstünde
    Yazılmamış boş bir kağıt gibi

    Yüzü pek gülmez demişlerdi
    Çabuk unutulacağını bilir kendisi de
    Anımsamaz kim olduğunu belki, okusa bu şiiri


    BERTOLT BRECHT




    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  8. #8
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.515

    Standart

    ZAVALLI B.B.

    Ben Bertolt Brecht kara ormanlardan geliyorum
    Anamın karnındaydım daha
    Kentlere taşıdığında beni
    Ölünceye dek kalacak bende ormanların soğuğu

    Asfalt kentte evimdeyim der demez
    Son gereçler elimin altında
    Gazeteler tütün içki
    Çekingen tembel her neyse memnun

    İyi geçinirim insanlarla başımda
    Töreleri gereğince melon bir şapka
    Tuhaf bir kokuları var bu hayvanların derim
    Aldırma derim ben de onlardanım

    Sabahleyin yanımda birkaç kadın
    Sallantılı-koltuklarımda otururum
    Bakarım onlara kuşkusuz derim ki
    Bayanlar güvenmeyin bana sakın

    Geceleyin erkekleri toplarım çevreme
    Nasılsınız beyefendi teşekkür ederim beyefendi
    beyefendi aşağı beyefendi yukarı
    Ayaklarını uzatırlar masalarımın üstüne
    İyi olacak işler derler bense
    Sormam onlara ne zaman

    Tan ağarırken çamlar işler ortalığa
    Başlar cıvıldamağa kuşlar pireler içinde
    İşte o zaman boşaltırım kadehimi kentte atarım
    İzmaritimi uyurum kaygılı boğunlutu

    Biz soysuzlar kapandık kaldık
    Yıkılmaz sandığımız evlere
    (Manhattan adasında yüksek yapıları da bu amaçla kurduk
    Kurduk Atlantık üzerinde söyleşen ince antenleri de)

    Yel üfürüp su götürecek bu kentleri
    Seviçli kılıyor ev yiyiciyi yiyici boşaltmak
    istiyor onu
    Biliyorum biz geçici olduğumuzu
    Adam sen de sözümüz bile edilmeğe değmez

    Yer salsıldığı gün
    Virjinya'larını bırakmıyacağımı onları acı
    bulamayacağımı umarım
    Ben Bertolt Brecht asfalt kentlerde çuvallamış
    Eskiden kara ormanlardan gelmişim anamın
    karnında

    BERTOLT BRECHT

    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  9. #9
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.515

    Standart

    Bertolt Brecht: Korsan Jenny



    Hey ahali! Görürdünüz ya beni
    Yerleri ovup silerken hani
    Bu rezil kasabada Güney’de
    Bu köhnemiş cenabet otelde
    Bakardınız aval aval ve bir teklik atardınız
    Havanız artsın diye –ne kadar da cömertsiniz!-
    Ama bilmezdiniz hiç kim’le dans edersiniz
    Hayır. Karşınızda kim var bilemezdiniz

    Ama durun bakalım karanlık basınca bir gün
    Bir çığlık duyacaksınız geceyi yırtan
    Kim acaba diyerek fırlıycaksınız yataktan
    Ben hınzır bi tebessümle yerleri silerken hâlâ
    “Ne sırıtır bu ya?” diye sorucaksınız
    Anlatayım da öğrenin o zaman

    Bir korsan gemisi açıkta
    Adı Kara Kadırga
    Ve bir kuru kafa pruva direğinde
    Buraya gelmek üzere

    Siz cici beyler, tersleneceksiniz hâlâ:
    “Hey sürtük, elini çabuk tut, yerleri bitir ve çık hemen üst kata
    Derdin ne senin ya? Ekmek kapın burası!”
    Toslarsınız bahşişi
    Ve gözlersiniz gemileri
    Ama ben sayıyorum şimdiden kellelerinizi
    Bir yandan da yatakları yapıyorum sessizce
    Bu rahat döşeklerde kimse uyuyamıycak, tatlım
    KİMSE!
    HİÇ KİMSE!

    Sonunda bir gece çığlığı duyunca
    Diyceksiniz: “Ne bu gürültü ya?”
    Görceksiniz beni orda pencereden bakarken
    Ve diyceksiniz: “Nere bakar bu ya?”
    Anlatayım da öğrenin o zaman

    Bir gemi var biliyorum
    Kara Kadırga
    Limanı dönmek üzere
    Ve topları dizilmiş güvertesinde


    Şimdi beyler!
    Yüzünüzden o rahat gülüşü silseniz iyi olur
    Kasabanın tüm evleri yerle bir oluyor
    Bu cenabet kasabada taş üstünde taş kalmayacak
    Bir tek bu ucuz otel dimdik ve ayakta
    Bağırcaksınız, “Neden ona bir şey yok?” diye
    Evet.
    Diyceğiniz bu olacak sadece:
    “Neden dokunmadılar ona?”

    Bütün gece gürültü-patırtı arasında
    Düşünceksiniz kim yaşar orda yukarda
    Ve sabah görceksiniz beni otelden çıkarken
    İki dirhem bir çekirdek saçımda bir kurdela

    Ve malûm gemi
    Kara Kadırga
    Bir bayrak çekecek direğine
    Bir alkış tufanı yeri göğü inletecek

    Tam öğleyin rıhtımda
    İğne atsan yere düşmez kalabalıktan
    Hayalet gemiden süzülenler
    Gölgeler gibi dolaşacak ortalıkta
    Ama kimse göremiycek onları
    Ve zincire vuracaklar tekmil ahaliyi
    Getirip karşıma dikecekler
    Ve soracaklar bana:
    “ŞİMDİ mi gebertelim bunları, yoksa SONRA mı?”
    BANA soracaklar:
    “ŞİMDİ mi bitirelim işlerini, SONRA mı?”

    Tam öğleyin oracıkta
    Yaprak kımıldamazken rıhtımda
    Bir canavar düdüğü duyulacak uzaklardan
    Ve o ölüm sessizliğinde:
    “Tam zamanı.” diyeceğim onlara
    “İşte şimdi tam zamanı.”

    Yığacaklar cesetleri üst üste sonra
    Ve ben bakıp diyeceğim ki:
    “Öğrendiniz mi şimdi?”

    Ve gemi
    Kara Kadırga
    Açık denizde kaybolup gidecek
    Güvertesinde
    onun
    bir
    tek
    ben.


    Çeviren : Mehmet Aslan



    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  10. #10
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.515

    Standart

    Bertolt Brecht: Birleşik Cephe Türküsü



    1.
    Ve insan insan olduğu için
    yemek isteyecektir, buyrun hadi.
    Oysa sözcükler ne etin yerini tutar,
    ne de doldurur boş mideyi.

    Haydi sola, bir kii!
    Haydi sola, bir kii!
    Yer var, yoldaş, sana da,
    al Birleşik Cephe'de yerini,
    çünkü bir işçisin sen de.




    2.
    Ve insan insan olduğu için
    hoş görmez suratına inecek çizmeyi.
    Ne kendi altında köleler ister,
    ne de üstünde ister bir efendi.

    Haydi sola, bir kii!
    Haydi sola, bir kii!
    Yer var, yoldaş, sana da,
    al Birleşik Cephe'de yerini,
    çünkü bir işçisin sen de.


    3.
    Ve işçi işçi olduğu için
    ona başkası vermez özgürlüğü.
    Onu kurtaracak başkaları değil,
    bu iş işçinin kendi işi.

    Haydi sola, bir kii!
    Haydi sola, bir kii!
    Yer var, yoldaş, sana da,
    al Birleşik Cephe'de yerini,
    çünkü bir işçisin sen de.



    Çeviri : A. Kadir - Gülen Aktaş



    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

Sayfa 1/2 12 SonSon

Members who have read this thread : 11

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0