10 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Afşar Timuçin

  1. #1
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.515

    Standart Afşar Timuçin

    DENİZİN BEKLEDİĞİ


    Seni sevmek mor denizlerdi biraz
    Ne kadar gidilse bir o kadar bitmeyen
    Umutlar ve yıkışmalar ardında direnilen
    Seni sevmek mevsimler içinde en güzel yaz

    Seni sevmek yaşamanın aşılmaz büyüklüğü
    Seni sevmek kan dolu yüzyılları korkutan
    Ve sığınıp ılık kıyı kentlerine bir akşam
    Seni sevmek çocukların düşlerinde gördüğü

    Varılırdı daha saydam günlere isteseler
    İsteseler yalnızlık giremezdi evlere
    Seni sevmek bir kırlangıç olacak bekleseler
    Ve uçacak durmadan adasız denizlere

    Kim bulacak cam kırığı gözlerinde sevgimi
    Sonra yalnız kalmak gibi yoksulca uğuldayan
    Bütün okyanusların baş eğdiği tek kaptan
    Sana verdim geç diye bütün denizlerimi






    Afşar TİMUÇİN


    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  2. #2
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.515

    Standart

    BİR GÜN ÖVGÜSÜ


    Ben ölecek olduktan sonra
    Musa'nın bir başka türlüsü İsa


    Gece duran bir fesleğen saksıda
    Gün dalında değişen kasımpatı
    Akşam dar geçitlerde aldatıldı
    Artık çiçek saymıyorlar akşamı
    Sabah olsa olsa uzun selvidir
    Duruşu ölümlerle gerilidir
    -Yokluğunun tutarsız bir anlamı

    Gece neye giderler savaş mı başlatıldı
    Bir karanlık yanıyor
    Nereye koşarlar dizili adımlarla
    Kan en sonun da gene susuzluğu özlerken
    Duyarlığım yarı yolda kalıyor
    Niye sadece bana bıraktın yamaçları
    Seller içimi deşiyor düzenim dağılıyor

    Yıkımı yorgunluğu ölümle sevişiyor
    Sen gene bak baktıkça düzenim değişiyor
    Yaralı güveni dağ aşılmazlığında
    Bilinmeyen bir gün gibi aklında
    Varlığıyla birden pençeleşiyor
    Daralıyor güneşinin kapsamı
    Karanlığı sarsılmaz anlamda gelişiyor





    Afşar TİMUÇİN


    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  3. #3
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.515

    Standart

    SÜRGÜN


    Senin değil bir çocuğun elleri
    Bir daha gülebilmek için yürek genişliğince
    Bir susmanın gölgesine sığınır
    -Ellerinde kopan bütün tutuşlar
    Eskiden kalma bir savaş düzeni

    Tutku son kalan çocuktur
    Pembeleşen sessizleşen sokakta
    Yalnızlığın koruduğu ağaçlarda
    Akşamın korku gibi içilen karanlığı
    Uzun bir yolculuktur

    Bir deniz kıyısında çağrışan mavileri
    Taşır zarflara koyup postacılar
    Biraz daha geceyse güneşin umuru mu
    Bütün mektuplar aynı özlemi yazar
    -İki yıl geçti yüzümden sen görmeyeli beri






    Afşar TİMUÇİN


    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  4. #4
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.515

    Standart

    AYRILIKTA SÖYLENMİŞ BİR YAZ TÜRKÜSÜ
    Gözlerine bakar ağlar
    Bu son şarkı
    Son umut

    Gitme hep burada kal
    Bizimle kal bu kıyıda
    Her yanına dokundum bakışının
    Her yerini tanıdım göklerinin
    Gün boyu sende uçtum
    Dinlendim dallarında
    Atlılar gibi yoruldum yanında
    Uyudum

    Ölür kıyı ölür yazlar
    Alır götürür karakış
    Her bahar her umuda zorunlu mu
    Neden yolcusun bu kadar
    Gideceksen
    Al götür umudumu
    Al götür sonuna kadar


    Afşar TİMUÇİN


    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  5. #5
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.515

    Standart

    BİLGELERİN ÖLÜM TÜRKÜSÜ


    Ölümün üstüne sünger çekin
    Yaşayandan başkası bilmez yaşadığını
    Ölümü zambaklarla süslemeyin
    Giden aldı götürdü yanlışını

    Geriye umut kalmış gibi
    Acıyı anılarla beslemeyin
    Vazoya dün koyduğunuz çiçeği
    Kısaca her şeyiyle aştığınız gerçeği
    Ölü resimleriyle süslemeyin

    Yalnızlığa o kadar gücenmeyin
    Saplanmayın bilgi kitaplarına
    Çaresiz kalanı da anlayın
    Sıradan sevinçleri küçük duyarlıkları
    Akşamcılıkları hoş karşılayın

    Sakın ölüme geç kalmayın
    Kızmayın çanları erken çalana
    Ölü evlerinde toplanmayın
    Hele yaşadıysanız hiç korkmayın
    Ölüm el sürmez yaşayana






    Afşar TİMUÇİN



    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  6. #6
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.515

    Standart

    SAVAŞÇININ ÖLÜM TÜRKÜSÜ


    Yorgun kuşlar dökülüyor göklerden
    Kaskatı rüzgârlara çarpa çarpa
    Yorgun kuşlar dökülüyor uzaklardan
    Yorgun kuşlar göklerin avucunda
    Sonsuzluğa serpiliyor dağlardan

    Ne düştüğün gök ne varacağın toprak
    Seni bir bitmişlik diye anlamayacak
    Her yerde izi var kanatlarının
    Her yere saçıldı duyarlıkların
    İşte sonu geldi yorgunlukların
    Başka kuşlar olacak bundan sonra
    Zaman kadar bitimsiz gmklerde

    Güneşe en yakın doruklarda
    Yeni kuş yuvalarında yeni kuşlar
    Kanatlanıyor çığlık çığlığa
    Göklere yeni çırpınışlar gelecek
    Ne üzül ne kıskan ne acı çek
    Bir sonsuzluk gibi geçtiğin göklerden
    Artık başka güzellikler geçecek







    Afşar TİMUÇİN



    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  7. #7
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.515

    Standart

    SENİ DÜŞÜNDÜĞÜM TÜRKÜ


    Benim bin canla sevip bin özlemle andığım
    Bari gölgeni bırak bana
    Su çiçeklerinin en güzel yanı budur
    Giderken gölgelerini verirler suya
    Güz akşamları dal kıpırdamazken
    Suda halkalanan gözleridir
    Sen de gölgeni bırak bana

    Gönlümün bin güzelliğiyle inanıp sevdiğim
    Güzelliğini burada ince ince aratma
    Bir kıyıya bir gün inen fırtına
    Gibi birdenbire bir şeyler bırak
    Bir şeyleri soğut bir şeyleri yak
    Dağıt bir şeyleri bir şeyleri kur
    Kendini hiç yokmuşsun gibi bırakma

    Kafamın her yanıyla bir şeyler öğrendiğim
    Sonsuza uzanan sevinç güzele vurgun tasa
    En az bin yılda arayıp bulduğum
    Bana aşk şiirleri yazdırma artık
    Beni burada gölgen gibi bırakma






    Afşar TİMUÇİN



    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  8. #8
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.515

    Standart

    DONKİŞOTUN AKŞAMI


    Dulcinea seni en çok andığım
    Bu garip bu bilinmez akşamlardır
    Büyülü kırık dökük hanları
    Kral saraylarına dönüştüren
    Anlaşılmaz gizidir akşamların

    Zor zamanlarımda düşlediğim
    Sen bütün sezgilerimde varsın
    Olsaydın belki yarım kalırdım
    Bir uzak köyde un eleyen süt sağan
    Bilinmez biri olman
    Kesinlikle kanıtlamaz yokluğunu
    Sen dünyaya her dokunmamda
    Gün gibi yeniden başlayansın

    Olmazlıkta kurar insan sevincini
    Tutku her şeyi yeniler
    Yüreklilik bir çeşit yalnızlıktır
    O aptal yeldeğirmenlerine gelince
    Sen onları benden iyi tanırsın
    Aldı mı yere vurur adamı
    Kaldı ki sen onlardan da kahramansın
    Aşılmazlığınla aydınlat yolumu
    Dulcinea doğallığım sevincim anayurdum
    Dünya gün gelip anlayacak
    Sende gerçek büyüklüğe kavuştuğumu






    Afşar TİMUÇİN



    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  9. #9
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.515

    Standart

    SANA SON MEKTUBUMDUR


    Beni rüzgâra verme
    Öfkeli bir deniz gibi
    Üstünden atma beni
    Yazdığın gibi silme

    Yumlama parçalama
    Ne yapsam kırılmaz diye
    İtme koca dağlardan
    Gidip gelip ağlatma

    Bu bensiz yapamaz de
    İçimin derinlerine sakla
    Gösterme kimseye beni
    Gönlünde tut bırakma

    Kuşlara parçalatma
    Çöllere koyup dönme
    Gözden çıkarma beni
    Tam her şeyimi aydınlatırken
    Yeter bu kadar deyip sönme

    Bir gidip bir gelip
    Çocuk gibi oyalama
    Korkutma yıldırma beni
    Beni sakın bırakma






    Afşar TİMUÇİN



    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  10. #10
    kalliope - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Aralık 2008
    Mesajlar
    737

    Standart

    YAĞMUR ARKASI

    Yağmurlar yağdı ve hiç dinmedi,
    Her biri saydam çiçeklenen saçında,
    Yağmurlar daha çok pencereler içindi.
    Öksüzdüm, gözyaşıydım dudağında,
    Bir sancıydım boğuk akşamlar gibi,
    Büyüdükçe büyüdü isli ve yalnız olmak.
    Kirazını soldurdu ağaçların,
    Nasıl devrildi taşlar üstümüze,
    Çoğalan nasıl boydan boya kuşkular.
    Kar dizboyu ölümü sokakların,
    Ezgiler sabahlarda eriyecek,
    Gözlerin uykumda yeşerir durur.
    Kalsam çağlar boyu yokluğunun kapısında,
    Yaşamak bunca umuda yeniden varmak olur,
    Ölmek, seni duymamak bir gün daha...

    Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız.(Konfüçyüs)

Members who have read this thread : 1

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0