Sayfa 3/3 İlkİlk 123
26 sonuçtan 21 ile 26 arası

Konu: Attila İlhan

  1. #21
    Aksiyom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Temmuz 2009
    Mesajlar
    611

    Standart

    GEÇ KALMIŞ ÖLÜ

    Korkacak bir şey yok hesap tamam
    Sıram geldi mi hatta güleceğim
    Kendimi hazırladım biliyorum
    Önce turgut arkasından ömer haybo
    Daha sonra varujan sonra nureddin
    Sonra ben değilsem demokrat toni
    Sonra o değilse mutlaka benim
    Kendimi hazırladım biliyorum

    Aysel'in gölgesine saklandım
    Hep susamışım su içiyorum..


    atilla-ilhan.jpg
    5 yıl oldu bugün gideli.
    Derin sevgi ve saygıyla anıyoruz.
    Konu Aksiyom tarafından (11 Ekim 2010 Saat 17:21 ) değiştirilmiştir.
    Yedi parça oldu.
    Altısı uçtu.
    Birini aldı.
    Üzerinde 'oluş' yazıyordu..

  2. #22
    Süreyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16 Nisan 2010
    Mesajlar
    455

    Standart

    SÖYLER

    Zaman olmuştur ki
    Dumanlı havuzlarda soğuk nilüferler
    Bulutlara savrulmuş ateş kuşları
    Korkulu bir hicranı söyler

    Zaman olmuştur ki
    dalgınlıkları hisarbuselik kızların
    bildik şarkıları birden unutuşları
    Aynalarda solan gün
    Bilinmez hangi uğultulu
    Ahval-i perişanı söyler

    Zaman olmuştur ki
    Loş salonların heyula büfelerinde
    O kristal fanuslu yorgun saat
    Fena halde durmuş görünse de
    Başka bir boyutta başka bir zamanı söyler

    Zaman olmuştur ki
    Falcının avucunda tuttuğu sihirli küre
    Aslında yaşanmamış belki hiç yaşanmayacak
    Ancak ne kadar renkli
    Ne kadar yanardöner bir ömr-ü zerefşanı söyler

    Zaman olmuştur ki
    Belki sonbahar belki aksam
    Tepeden tırnağa silme yıldız
    Belki haziran gecesi
    Sanki bir hayal oturmuş o tenha piyanoya
    Parmak uçlarında tatyos efendi'nin
    Herkesin unuttuğu bir bestesi
    çalıyor doya doya
    O evcara beste ki
    çevresinde avizelerden
    Gökkuşağı serpintileri
    Güllerdeki şuhu
    O serv-i hıramanı söyler

    Zaman olmuştur ki
    Yanar mor zambaklar buğulu gece lambaları
    Bir katar kaybolur Haydarpaşa Garı'ndan
    Bırakıp gümüş çığlıklarını tel tel ardında
    Ağır ve cefakar bir marşandiz katarı
    Kıvamlı bir sessizliğe batmış ıhlamurlar
    Yalnız Kuzguncuk'taki yalıda
    Karanlık bir gazelhan
    Yanık yanık bir ask-ı bi-amanı söyler

    Zaman olmuştur ki
    Sızar gecenin suları simsiyah camlardan
    Havada olum parıltısı adeta çelik
    Fi bin dört yüz beş
    Der saadet'te yazıldı işbu gazel
    Avuçları kan yüreği delik deşik
    Yaşlanmış ama uslanmamış
    Bir eski militanı
    Bir sair-i devranı söyler


    Atilla İlhan


  3. #23
    Aksiyom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Temmuz 2009
    Mesajlar
    611

    Standart

    SEN BEYAZ BİR KADINSIN

    asıl büyük sarhoş benim
    uzaktaki
    ben ki tek damla şarap içmedim
    ekmeğin beyaz zeytinin siyah
    olduğunu biliyorum
    asıl büyük sarhoş benim
    uzaktaki
    benim kusturucu sarhoşluğum
    yoksulluğum

    yüzüme bakmasan da
    yağmura düşürsen de gözlerini
    gözlerime bakmasan da ne kadar
    o kadar aydınlığın gökyüzüme uzanıyor
    uykularımda nefesinin sıcaklığı
    o kadar
    hangi akşam kapımı çalan sen değilsin
    sen değil misin gizli bir kıvılcım gibi
    gözbebeklerimde duran
    umutsuzlandığım her akşam
    senin rüzgârın almıyor mu
    uğultulu yorgunluğumu
    yoksulluğun eşiğinde kapaklandığım zaman
    ellerimden sımsıkı tutmuyor mu senin
    iyimserliğin

    ben bu tezgâhı kurdumsa senin için kurdum
    senin için dokuduğum basma ve pazen
    denizin yeşilinden süzdüğüm balık
    göğün mavisinden çaldığım kuş
    senin için
    felsefe okudumsa
    iktisat okudumsa gece yarıları
    boğazım kurumuş içim bir kalabalık
    sıcacık mısralar okudumsa yunus' dan
    senin için okudum

    geceyarıları

    sen beyaz bir kadınsın
    uzaktaki
    GÖZLERİN AKLIMDAN ÇIKMIYOR
    sen beyaz bir kadınsın
    karanlıkları dinleyen
    uzaktaki
    sarmaşıkları duyuyor musun rüzgârda
    yorgun başını
    üşümüş yastığına koyuyor musun
    uyuyor musun

    Attila İLHAN

    Üstad'dan kardeşime. : )
    Yedi parça oldu.
    Altısı uçtu.
    Birini aldı.
    Üzerinde 'oluş' yazıyordu..

  4. #24
    Aksiyom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Temmuz 2009
    Mesajlar
    611

    Standart

    BENCE MALUMDUR

    dikenin
    kalbime battığı bir sonbahar günüdür
    sen elini bulutların içinde gezdirirsin
    bulutlar senin gözlerinin üstünde yürürler
    içini kurtlar kemirir
    bence malûmdur
    buğulanmış camların arkasında masmavi yüzün
    senin ateşler içinde olduğun
    bence malûmdur
    ellerin muhakka çocuk elleridir
    hep kimsenin bilmediği türküler düşünürsün
    onlar neden daima okul türküleridir
    süleymancıktan bahseder
    kara toprakta açık yeşil bir yıldız gibi akıp giden
    süleymancıktan
    ve karınca yuvalarından bahseder
    ışıksız kömürsüz karınca yuvakarından
    gökyüzünde
    kıpkızıl bir hilâlin kaydığını görürsün
    gözlerinin gözlerinin rengi
    bence malûmdur
    elinde değildir akşam serinliğinde üşürsün
    eylül'den itibaren geceler hazindir uzundur
    sokaklar yorulur uykuya varıp gelirler
    bulutların üstünde yıldızların gözleri gelir
    bir yıldız bir yıldızın ardınca gider
    yıldızların kaybolduğu yer
    bence malûmdur
    karanlıkta bir şeyler kopar dağılır
    uzaktan yabancı sesler duyulur
    sen elini bulutların içinde gezdirirsin
    elin hayallerimi dağıtır
    bilirsin
    sen elini bulutların içinde gezdirirsin
    Yedi parça oldu.
    Altısı uçtu.
    Birini aldı.
    Üzerinde 'oluş' yazıyordu..

  5. #25
    Aksiyom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Temmuz 2009
    Mesajlar
    611

    Standart

    ADIM SONBAHAR

    nasıl iş bu
    her yanına çiçek yağmış
    erik ağacının
    ışık içinde yüzüyor
    neresinden baksan
    gözlerin kamaşır

    oysa ben akşam olmuşum
    yapraklarım dökülüyor
    usul usul
    adım sonbahar
    Yedi parça oldu.
    Altısı uçtu.
    Birini aldı.
    Üzerinde 'oluş' yazıyordu..

  6. #26
    Aksiyom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Temmuz 2009
    Mesajlar
    611

    Standart

    AN GELİR

    an gelir
    paldır küldür yıkılır bulutlar
    gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
    o eski heyecan ölür
    an gelir biter muhabbet
    çalgılar susar heves kalmaz
    şatârâbân ölür

    şarabın gazabından kork
    çünkü fena kırmızıdır
    kan tutar / tutan ölür
    sokaklar kuşatılmış
    karakollar taranır
    yağmurda bir militan ölür

    an gelir
    ömrünün hırsızıdır
    her ölen pişman ölür
    hep yanlış anlaşılmıştır
    hayalleri yasaklanmış
    an gelir şimşek yalar
    masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
    direkler çatırdar yalnızlıktan
    sehpada pir sultan ölür

    son umut kırılmıştır
    kaf dağı'nın ardındaki
    ne selam artık ne sabah
    kimseler bilmez nerdeler
    namlı masal sevdalıları
    evvel zaman içinde
    kalbur saman ölür
    kubbelerde uğuldar bâkî
    çeşmelerden akar sinan
    an gelir
    -lâ ilâhe illallah-
    kanunî süleyman ölür

    görünmez bir mezarlıktır zaman
    şairler dolaşır saf saf
    tenhalarında şiir söyleyerek
    kim duysa / korkudan ölür
    -tahrip gücü yüksek-
    saatlı bir bombadır patlar
    an gelir
    attilâ ilhan ölür
    Yedi parça oldu.
    Altısı uçtu.
    Birini aldı.
    Üzerinde 'oluş' yazıyordu..

Sayfa 3/3 İlkİlk 123

Members who have read this thread : 7

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0